- Fikir Turu - https://fikirturu.com -

Rusya’daki protestoların Putin için anlamı ne?

Rusya’da son iki hafta sonunda yüzlerce kişinin gözaltına alındığı protesto gösterileri yapıldı. Göstericiler, çoğu muhalif bağımsız adayların 8 Eylül’de yapılacak yerel seçimlere katılmasına izin verilmemesini protesto ediyor.

Muhaliflerin aday olabilmeleri için 5 bin imza toplamaları şartı getirilmişti, ancak “sahte imza” kullanmakla suçlanarak, yeterli imzayı toplayamadıkları gerekçesiyle 30 kişinin adaylıkları reddedilmişti.

Aday adaylarının seçime girmesine izin verilmemesini protesto eden gösterilere destek çağrısı yaptığı için muhalif liderlerden Aleksey Navalni 31 Temmuz’da 30 günlük hapis cezasına çarptırılmıştı. Cezasını çekerken, geçen hafta alerjik reaksiyon teşhisiyle hastaneye kaldırıldı ancak taraftarları zehirlendiğini iddia ediyor.

Rusya Federasyonu siyasal sisteminde aslında yerel yönetimler çok fazla yetkiye sahip değil. Ancak muhalefet, 2021 yılında yapılacak genel seçimlerde halkın önemli bir kesiminin desteğine sahip Rusya Federasyonu lideri Vladimir Putin’e karşı mevzi kazanmanın bir yolu olarak yerel seçimleri önemsiyor.

Göstericiler, Moskova emniyetinin sert müdahalesine rağmen 10 Ağustos’ta da yeni gösteri çağrısı yaptı. Gösterilerin ne anlama geldiğini siyaset bilimci Ian Brammer, Time dergisine yazdığı makalesinde özetle şöyle değerlendirdi:

Eylemlere neden sert müdahale ediliyor?

“Protestolar, Moskova için yeni bir şey değil. Ancak Moskova emniyetinin bu son olaylara yönelik müdahalesinin sertliği, birçok siyasi gözlemciyi şoke etti. Ülkede yıllardır bu kadar çok sayıda göstericinin gözaltına alındığı bir eylem olmamıştı.

Eylemcileri bastırmak için yapılan müdahalenin ağırlığı, Kremlin’in siyaseti serbestleştirmekten ziyade, baskıyı zirveye çıkarmaya karar verdiğini gösteriyor. Bu endişe verici işaret, 2021 genel seçimlerine uzanan süreçte benimsenecek yaklaşımın da habercisi niteliğinde.

İkincisi, Kremlin son aylarda vatandaştan gelen tepkilere daha fazla kulak asıyor gibi görünüyordu. Şüpheli suçlamalarla tutuklanan araştırmacı bir gazetecinin serbest bırakılması ya da Yekaterinburg’da bir parkın içine kilise inşa etme planlarının askıya alınması gibi örnekler sayılabilir.

Putin liderliğindeki Kremlin’in bu son hamleleri, ekonominin içinde bulunduğu zor durumun, düşen maaşların, emeklilik reform planının, yüksek vergilerin, yolsuzluğun ve kötüleşen yaşam standartlarının Rus halkını fena vurduğunun hükümet tarafından da anlaşıldığı şeklinde okuyanlar oldu. Hatta kimilerine göre bu, bir ölçüye kadar siyasi bir serbestleşmenin de habercisiydi. Fakat hafta sonu düzenlenen eylemlerde polisin sert müdahalesi bu yöndeki her türlü iyimser fikrin sonu oldu.”

Şimdi ne olacak?

Aynı zamanda New York Üniversitesi’nde görev yapan yazar Bremmer bundan sonra olabileceklere dair tahminlerini de paylaşıyor:

“Eylemcileri bastırmak için yapılan müdahalenin ağırlığı, Kremlin’in siyaseti serbestleştirmekten ziyade, baskıyı zirveye çıkarmaya karar verdiğini gösteriyor. Bu endişe verici işaret, 2021 genel seçimlerine uzanan süreçte benimsenecek yaklaşımın da habercisi niteliğinde.

Putin ve partisi Birleşik Rusya, söz konusu seçimleri kazanacaktır; hatta Kremlin’in kendi istediği adayların kazanmasını sağlamak için seçim kanununda değişiklik yapması da ihtimal dahilinde. Ancak diğer yandan, eskiden beri iktidarda kalmak için başvurdukları yöntemleri kullanmaya devam etmeleri de zor. Moskova, vatandaşların gündelik hayatlarının her geçen gün daha da zorlaştığının farkında. Toplumu memnun etmek için sosyal harcamalarda bir artışa gidilmesi muhtemel. Fakat bu yolu seçmek de ilerleyen dönemlerde daha büyük ekonomik sorunlarla karşı karşıya kalmak demek.”

Durumu açıklayan kilit veri ne?

Eylemcilere yönelik sertliğin ardında yatan temel sebebin Putin’in yaşadığı popülerlik kaybı olduğu yönündeki yaygın kanıya değinen Bremmer, asıl sebebin farklı olduğunu dile getiriyor. Oysa Bremmer’a göre durum farklı. Bremmer, Putin’in partisi Birleşik Rusya’nın oy oranının halen yüzde 33 olduğunu, bu rakam rakiplerinin üzerinde olsa da, 2016 seçimlerinde kazanılan yüzde 54’ün çok altında olduğunun da altını şöyle çiziyor:

“Protestoculara yönelik bu sert müdahalenin altında yatan etkenin Putin’in yaşadığı popülerlik kaybı olduğu düşünülüyor. Oysa Rus liderin popülaritesi, 2015 yazındaki yüzde 89’lardan bugüne bir miktar düşmüş olmakla birlikte, bağımsız kamuoyu araştırma kuruluşu Levada Center’a göre yüzde 68 ile hâlâ oldukça sağlam konumda.

Kremlin’in asıl endişesi, Putin’in partisi Birleşik Rusya’nın tepetaklak inişe geçen rakamları. Öyle ki, bazı parti üyeleri Belediye Meclisi seçimlerine bağımsız aday olarak katılmayı tercih etti. Oysa Putin’in hem parlamentoda hem de bölgesel yönetimlerde kontrolü elinde tutabilmesi için Birleşik Rusya’nın başarılı olması şart.

Kremlin’in asıl endişesi, Birleşik Rusya’nın tepetaklak inişe geçen rakamları. Öyle ki, gelinen bu noktada, bazı parti üyeleri Belediye Meclisi seçimlerine bağımsız aday olarak katılmayı tercih etti. Partinin bu hiç de parlak sayılmayan anket sonuçları, Kremlin açısından ciddi bir sorun, zira Putin’in hem parlamentoda hem de bölgesel yönetimlerde kontrolü elinde tutabilmesi için Birleşik Rusya’nın başarılı olması şart.”

Bremmer yazısının son bölümünde, Putin’in kırılganlığının ortaya çıktığını kısaca şu sözlerle öne sürüyor:

“Jeopolitik düzenin olmadığı bir dünyada, haydut devletler ve devlet dışı aktörler, iç siyaset platformundaki davranışlarını pek de kısıtlama gereği duymazlar. Putin de yıllardır bunun avantajını yaşıyor. Fakat diğer taraftan, Mihail Hodorkovski gibi kendisini hiç lafını esirgemeden eleştiren isimleri istediğinde serbest bırakabilmek, Navalni’nin sokakta özgürce dolaşabilmesine izin vermek de hoşuna gitti, çünkü bu, gücünün bir göstergesiydi. Mutlak gücün sahibi Putin’in yüce gönüllülüğünün ve iyi kalpliliğinin bir işareti…

Ama popülaritesi azalmaya, ekonomi sendelemeye ve halk sokağa çıkmaya başladığında, Putin de baskıyı hissetti. Her ne kadar gücünü hâlâ koruyor olsa da, dış dünyaya karşı sergilediğinden çok daha kırılgan olduğu ortaya çıktı. Navalni’nin zehirlendiği kanıtlanırsa – ki dürüst olmak gerekirse bunu kanıtlamak neredeyse imkansız – ülke içerisindeki istikrarsızlığın tahmin edildiğinden de derin olduğu anlaşılacak.”

Yazının tamamını bu linkten https://time.com/5639451/what-the-protests-in-russia-mean-for-president-putin/ [1] okuyabilirsiniz.