- Fikir Turu - https://fikirturu.com -

Kadın düşmanı internet grupları ve kadın cinayetleri

Fikir Turu [1] · Kadın düşmanı internet grupları ve kadın cinayetleri [2]

Uluslararası literatürde Femicide olarak tanımlanan kadın cinayeti, kültürel bağlamına bağlı olarak değişen, genelde sırf “kadın veya kız çocuğu oldukları için kasıtlı olarak öldürülmeleri” anlamına geliyor ve bu, cinsiyete dayalı bir nefret suçu terimi olarak kabul ediliyor.

Yeni doğanın öldürülmesi, cadı yakmaları, namus adına işlenen cinayetler, tarih boyunca yaşanan örneklerden sadece birkaçı.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre kadın cinayeti genellikle erkekler tarafından işleniyor, ancak bazen kadın aile üyeleri de olaya karışıyor.

Kadın cinayetleri hakkında veri toplamak çok zor, çünkü cinayet vakalarında katil ile mağdur arasındaki ilişki, cinayet nedeni gibi veriler kaydedilmiyor. Neyse ki, giderek yaygınlaşan bulgular var.

Georgetown Üniversitesi, Walsh Dış Hizmetler Okulu’nda ders veren Doçent Jacob Ware bu konuyu araştırıp, IPG Journal için yazmış.

Yazıdan önemli bölümleri sunuyoruz:

“2017 yılında, dünya genelinde, her saat yaklaşık altı kadın, tanıdıkları bir kişi tarafından kasten öldürüldü. Öldürülen toplam 87 bin kadının yarısından azı bir yabancının kurbanı oldu.

Tanımları değişkenlik gösterse de Kadın Cinayeti eylemi farklı suçları ifade eder. Femicide yahut feminicidio olarak farklı dillerde kullanılıyor, kültürel olarak ayırt edilebilecek unsurlara sahipseler de, genel anlamda kadın cinayetleri, aynı temele dayanan unsurları içeriyor: Kadınlar ve kız çocukları, sadece cinsiyetleri nedeniyle öldürülüyorlar! Bu cinayetler, kökleri geleneksel cinsiyet rollerine, geleneklere ve düşünce biçimlerine dayanan adaletsiz güç yapılarından kaynaklanıyor. Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik toplumsal cinsiyete dayalı şiddet söz konusu olduğunda, bahsi geçen tüm bu unsurlar buzdağının sadece görünen kısmı.

Kadın cinayetleri ve sosyal ağlar

Bu vahim durum göz önünde bulundurulduğunda, kimi erkeklerin kadınlara yönelik nefretlerini ve şiddetlerini meşrulaştırmaya çalışması çok saçma. Ağustos ayında İngiltere’nin Plymouth kentinde, 22 yaşında bir adam beş kişiyi vurarak öldürdü. Cinayetin ardından yapılan araştırmaların sonucunda, bu adamın büyük ölçüde çevrimiçi bir iletişim grubu olan Incel hareket grubuyla bağlantılı olduğu ortaya çıktı.

Hareketin üyeleri, kendilerini şöyle tanımlıyor: Romantik veya cinsel anlamda kendine partner bulamayanlar.

Katil, saldırısından kısa bir süre önce sosyal ağlar üzerinden, Kadınlar kibirli ve inanılmaz derecede küstah varlıklardır diye açıklamalarda bulunuyor, kendisini ise acı çeken ve kıskanç birisi olarak tanımlıyor.

Sonuç olarak, çevrimiçi bir topluluğa üye olan bu grup; kendilerini sosyal yabancılar olarak algılayan ve öfkelerini öncelikle kadınlara, aynı zamanda erkeklere ve çiftlere yönlendiren, kendi sosyal yaşamlarında ilişki kuramadıklarından dolayı hüsrana uğramış bir erkek internet topluluğundan ibaret.

İstemsiz bekârlar ve alfa erkeği

Incel kelimesi İngilizce olarak ‘istemsiz bekârlar’ anlamına gelen ‘involuntary celibate’ kelimelerinin birleştirilmesi ile oluşturulmuş bir tanım. Hareketin ideolojisi, istemsiz cinsel perhiz fikrine dayanıyor. Bu, bazı fiziksel, biyolojik, sosyal ve zihinsel özelliklerin erkeklerin bir tür cinsel pazara erişimini engellemesinden kaynaklanıyor.

İddialara göre, bu pazara ‘Chads’, yani kadın muadili veya cinsel açıdan başarılı bir alfa erkeği ile ‘Stacys’ diye tanımlanan son derece iyi görünümlü, aynı zamanda yavan, kibirli, kaba ve sadece cinsellikle ilgilenen bir kadın için aşağılayıcı argo terimle nitelendirilen gruplar hâkim. Bu gruplar, klişe olarak rüya erkek ve kadınları özellikle Incel hareketine mensup topluluğun dışında tutuyorlar. İşte bu düşünce yapısı neticesinde, üyeleri kendilerini sosyal yabancılar olarak gören ve öfkelerini öncelikle kadınlara, aynı zamanda erkeklere ve çiftlere yönlendiren, hüsrana uğramış bir erkek internet topluluğu ortaya çıkıyor.

Çoğu kadın cinayeti eylemlerinin aksine, bu harekete mensup olan erkekler genellikle terörist faillerin modeline benzer şekilde, rastgele seçtikleri ve hiç tanımadıkları kadınlara saldırıyorlar.

Beyaz ırkın üstünlüğü

Ülkelerin yerel aşırıcılık ve terörizmin mevcut gruplarının karmaşık dünyasında, bu harekete mensup kişiler garip bir biçimde özel bir konuma sahip. Onlar topluluk olarak beyaz ırkın üstünlüğüne ideolojik olarak fazlasıyla inanan ya da cihatçı Selefiler kadar tehlikeli olmasalar da, korkuyu ciddi anlamda körükleyerek, oldukça hararetli tartışmalara yol açıyorlar.

Onların tuhaf inançları ideolojik sınırları dahi aşıyor. Halle’de bir sinagog ve bir kebapçıya suikast düzenleyen aşırı sağcı birisi, bu eylemi gerçekleştirdiği sırada özellikle Incel sohbet odalarında yaygın olarak kullanılan ifadeleri kullanıyor. İşte bu bağlamda, ideolojik sınıflandırmaları ne olursa olsun, hareketin şiddet içeren unsurlarının Batı toplumlarındaki belirli nüfus grupları açısından terör tehdidi oluşturduğu düşünülüyor.

Bu hareketin eylemleri özellikle 2020 ve 2021 yıllarında şiddetin aşırı boyutlara ulaştığı en kötü seviyede. Ölümlerin çoğu, beş kişinin öldüğü Plymouth’taki saldırıda meydana geldi. ABD ve Kanada’da gerçekleşen saldırılarda da birçok kurban saldırıya uğradı. Kuzey Amerika’da ortaya çıkan şiddet olayları ise bu durumun vahametini gözler önüne seriyor.

ABD’deki en kötü vaka, Mayıs 2020’de yerel bir görevlinin bir alışveriş merkezinde çiftlere ateş açtığı Arizona, Glendale’de meydana geldi. Olayda üç kişi yaralandı. Toronto’da ise bir genç, masaj salonunda bir kadını öldürdükten sonra terör suçuyla suçlanmıştı.

Pandemi kaynaklı radikalleşme

Aslında ortaya çıkan vakalar göz önünde bulundurulduğunda, bu harekete mensup olan toplulukta, pandemi kaynaklı radikalleşmelerinin aşırılıklara neden olabileceğine dair endişelerin doğruluğu kanıtlanıyor.

Terörle mücadele uzmanları bu konuda genellikle niyet ve yetenek arasındaki bağlantıya işaret ederek, niyet ve yeteneğin çatışması sonucunda bir terör saldırısının kaçınılmaz olduğunu söylüyorlar. Bu hareket grubuna mensup olan kişilerde niyet genellikle yeteneğinin önüne geçiyor. Şiddet eylemlerinin son iki yılda daha da kötüleşmemesi ise, niyet eksikliğinden değil, suikastçıların beceriksizliğinden ve polisin iyi çalışmasından kaynaklanıyor. Örneğin, Virginia’da ‘ateşli ponpon kızları’na saldırmayı planlayan genç bir adam, bomba yaparken bir patlamada elini kaybediyor. Şunu söylemekte yarar var: Niyet devam ettiği sürece tehlike de devam ediyor.

Incel hareket topluluğu, söz konusu olduğunda, aşırılık yanlılarının pandemi ile bağlantılı radikalleşmesine ilişkin ciddi endişeler özellikle büyük önem taşıyor. Uzmanlar, özellikle pandemide dile getirilen sorunların – izolasyon, yalnızlık, can sıkıntısı ve internette çok fazla zaman geçirmenin – aşırılıkçılığa yeni bir ivme kazandırabileceğinden korkuyorlar.

Pandemi, bu grubun radikalleşmesi açısından aslında ideolojilerinin bir parçası olarak, diğer aşırılıkçı hareketlerin aksine çok daha tehlikeli faktörlerin ortaya çıkmasına neden oluyor. İnternette kendilerini radikalleştiren Incel üyelerinin, hiçbir suretle arkadaşlık ve bir aşk ilişkisi kurma ihtimali olmadığından, sürekli olarak her gün evde tek başlarına vakit öldürdüklerinden, okulla ya da iş aramayla boğuştuklarından yakınıyorlar. Pandemide, Incel’leri radikalleşmeye yönlendiren duygu ve durumları daha da yoğunlaşıyor. Bununla birlikte, bu harekete mensup kişilerin yaşadıkları sorunlara bağlı olarak ideolojik düşünceleri de giderek daha fazla güçleniyor.

Böylece Incel hareketine bağlı topluluk üyeleri kendilerini Avrupa genelinde yaygınlaştırıyorlar.

Incel hareketi Asya’da genişleyebilir

Bu topluluk tarafından şimdiye kadar işlenen şiddet eylemlerinin çoğu Kuzey Amerika’da gerçekleşti. Ancak İskoçya ve İngiltere’deki birkaç tutuklama ve Plymouth’daki suikast girişiminin gösterdiği gibi, hareket Avrupa’da da giderek yayılmaya devam ediyor.

Bu topluluk, Almanya ve İtalya’da da şiddet eylemlerini giderek güçlendiriyor. Daha önce bir ülkeyle sınırlı olduğuna inanılan hareketler, sınırları ve okyanusları aşarak, sosyal ağların kollarında hızla yayılarak ve diğer ülkelerdeki yeni gelenleri radikalleştirerek, terörizmde sürekli bir gelişmenin gerçekleştiğini gözler önüne seriyor.

Ulusal terörle mücadele makamlarının geleneksel kavramlarına uymadıkları için bu konuda kurumların onlarla mücadele etmesi de çok zor.

Incel hareketi ideolojisi doğası gereği Batılı değil – bu sebeple Asya’da daha fazla genişlemenin önüne geçilmesi pek mümkün olmayacak gibi.

Incel hareketine mensup gruplar medyada çokça yer alıyorlar, ancak başka kadın düşmanı hareketler de bulunuyor. Elbette ki bu grupların daha az tehlikeli oldukları iddia edilemez, ancak bu hareketin topluluğu kadar göz önünde bulunmadıklarından, yaptıkları eylemler kolayca gözden kaçabiliyor.

Bu konuda en etkileyici örnek, bu yılın başlarında, ağırlıklı olarak Asyalı müşterilerin bulunduğu çeşitli masaj salonlarında kadınların hedef alındığı Atlanta’daki saldırılardır. Suikastçı bir Incel hareketi üyesi değil, ancak bu vakada da benzer şekilde derin bir cinsel saldırı ile ırkçı bir ideolojinin birleşiminden ortaya çıkan şiddet eylemi vuku bulmuş durumda. Incel gibi belirli hareketlerin yarattığı tehlikeye ek olarak, kadın düşmanlığı ve erkek üstünlüğü fantezilerinin oluşturduğu tehdit de bu nedenle mutlak suretle göz önünde bulundurulmalı.

Terörist bir eylem mi?

Harekete karşı nasıl davranılacağı ve hareketin ‘terörist bir eylem’ olarak sınıflandırılıp sınıflandırılmaması gerektiği konusu büyük tartışmalara neden oluyor. Kanada, şiddetin terörizm olarak sınıflandırılması için kampanya yürütüyor. Bu da çok daha hararetli tartışmaların ortaya çıkmasına sebep oluyor. ABD, çekincelerle de olsa Kanada örneğini izliyor gibi görünüyor. Ancak elbette ki, Terörizm olarak sınıflandırmak, şiddete karşı mücadeleye yardımcı mı olur yoksa zarar mı verir? sorusunu da kendilerine sormalılar.

Incel hareketinden ilham alan tüm şiddet eylemlerinin aynı ideolojik bileşenleri içermemesi tartışmayı daha da sorunlu bir hale sokuyor. İlk sözde ‘Incel Suikastı’, Kaliforniya, Isla Vista’daki bir kardeşlik evinde silahlı bir adam tarafından gerçekleştirildi. Fail, internet üzerinden saldırıyı itiraf etti ve bu saldırı tam anlamıyla Incel ideolojisiyle ilişkilendirdi. Ancak Plymouth’taki olay bu şekilde gerçekleşmemişti. İşte bu noktada terörizm kavramı ve olası yasal sonuçları, açıkça tanımlanmış bir ‘dış grubu’ hedef alan ideolojik güdümlü şiddet eylemlerinden ayrılmalı. Plymouth saldırısı da dahil olmak üzere, şiddete dayalı saldırıların bazıları Incel hareketinin ideolojik yapısına uygun gibi görünüyor, ancak hepsi buna dahil değil.

Incel’de, aşırılık yanlılarını ortaya çıkaran bir erkek üstünlüğü fanatiği hareketiyle mücadele ediliyor. Diğer grupların eylemlerinde ise suikast riski yüksek. Ve eylemlerin tümü pandeminin getirdiği sorunları kendi ideolojileri doğrultusunda avantaja çevirerek, coğrafi olarak gelişimlerini sürdürüyorlar. Ancak yine de belirtmek gerekir ki, bu topluluk erkeklerin üstünlük kavramlarını geliştiren birçok gruptan sadece birisi. Covid sonrası dönemde terörle mücadele için bu, bu tür eğilimleri daha fazla araştırmak ve yakından takip etmek anlamına geliyor.”

Bu yazı ilk kez 13 Ocak 2022’de yayımlanmıştır.

 

Jacob Ware’nin IPG Journal internet sitesinde yayımlanan “Hassobjekt” (Nefret Nesnesi) başlıklı yazısından öne çıkan bazı bölümler Meral Harzem tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısıyla yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline ve tamamına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz: https://www.ipg-journal.de/rubriken/demokratie-und-gesellschaft/artikel/hassobjekt-5566/ [3]