- Fikir Turu - https://fikirturu.com -

Kitaplar nasıl düzenlenmeli?

Fikir Turu [1] · Kitaplar nasıl düzenlenmeli? [2]

Kaçış noktası, keyif alma yeri, anıları tazeleme mekânı… Nasıl görüyor olursanız olun kitaplara meraklıysanız kütüphaneniz sizin için değerlidir ancak yeni kitaplar ekledikçe de karmaşıklaşır. Aeon ve Psyche yardımcı yapım editörü Freya Howar, Psyche’de yayımlanan yazısında merakınızı besleyen ve keyfinizi artıran bir koleksiyon oluşturmanız için birkaç adım sıralıyor.

Yazının bazı bölümlerini aktarıyoruz:

“Cicero’ya göre, bir kütüphaneniz ve bahçeniz varsa, ihtiyacınız olan her şeye sahipsiniz demektir. Kütüphane ya da bahçe birinci öncelik haline gelmeden önce karşılanması gereken daha sıradan ihtiyaçların olduğu iddia edilebilir olsa da Cicero’nun duyarlılığını takdir ediyorum. Ve bu konuda yalnız olmadığımı da biliyorum. 10 yıl boyunca kitapçılarda çalışırken, okudukları kitapları çok önemli gören ve kütüphane fikrine değer veren pek çok insanla tanıştım. Vahşi, genişleyen, kaotik ya da belki sistemli, mantıksal ve düzenli kütüphaneler zaman içinde kitapların birikmesiyle ortaya çıkar.

Bir kütüphaneyi rastgele bir kitap yığınından ayıran, küratörlük sürecidir. Halk kütüphanesinde, hizmet sunduğu topluluğun ihtiyaçlarına cevap veren bir koleksiyon oluşturmak kütüphanecinin görevidir. Kişisel kütüphaneniz ise tek bir topluluğa, yani size hizmet eder. Siz hem okur hem de kütüphanecisinizdir. Bu da kütüphanenizin başkalarınınkiyle aynı görünmeyeceğine işaret eder.

Romancı Hanya Yanagihara’nın alfabetik koleksiyonu, evinin büyük bölümünü kaplıyor. Susan Sontag ise (Thomas) Pynchon ve Platon’u yan yana saklamanın doğru olmayacağını savunarak alfabetik sırayla dizmeyi reddetmiştir. Alberto Manguel’in yaklaşık 35 bin kitaplık koleksiyonu, onu kütüphanesi için Fransa’da eski bir ev satın almaya yöneltmişti. Sizin kütüphaneniz, özel yapım raflarda düzenlenmiş yüzlerce veya binlerce kitap ya da evinizin farklı yerlerine yığılmış daha mütevazı sayıda kitabı barındırıyor olabilir.

Çoğumuz koleksiyonlarımızı kitap kitap büyütürüz: Kitapçıda bir cilt ilgimizi çeker, onu alıp okur, rafa koyar ve bu süreci başka kitaplarla tekrarlarız. Kütüphaneci gibi düşünmek, neyi neden eklediğiniz de dâhil olmak üzere koleksiyonunuzu bir bütün olarak değerlendirmek üzere bir adım geride durmayı gerektirir. Bakımlı bir kütüphanenin tüm kitapları bir bütünün parçası haline gelir ve tamamen size özeldir.

Kişisel kütüphane ne işe yarar?

Kişisel kütüphane, bir anılar deposudur. Fikirleri ve duyguları yeniden keşfetmenin ve yeniden gözden geçirmenin ve yeniden okumanın keyfini çıkarmanıza yardımcı olur. Yeni fikirlerle karşılaşmanızı sağlayan bir araştırma aracıdır ve eğlence, gerçeklerden kaçma, teselli, güzellik, ilham ve sürpriz gibi çeşitli zevklerin kaynağıdır.

Kütüphanenizi geliştirmek için yola çıkarken bu potansiyel işlevlerin her birini akılda tutmakta fayda var. Kitaplar fiziki olarak yakınlık kurulan nesnelerdir ve birini raftan almak, onu ilk okuduğunuz zamana dair anıları canlandırabilir. (…)

Kütüphane otobiyografiktir

Kişisel bir kütüphanenin değeri, sizinle birlikte değişip büyüyerek kimliğinizi ve entelektüel yollarınızı haritalama ve şekillendirmeye yardımcı olma biçimindedir. (…)

Bir kütüphanenin tüm zevklerine ve avantajlarına rağmen nasıl bir yük haline gelebileceğini ortaya çıkarmak için tüm kitaplarınızı paketlemenin yarattığı zorluğu düşünün. Bu nedenle, hangi kitaplara gerçekten ihtiyacınız olduğunu [3] ve hayatınızın çeşitli dönemlerinde yanınızda olmasını istediğinizi dönem dönem düşünmek mantıklıdır. Bir bahçe gibi, kütüphane de stratejik budama yoluyla daha zengin ve daha ödüllendirici olur. (…) Yazının ilerleyen bölümlerinde, mevcut koleksiyonunuzu gözden geçirip yeniden düzenlemenin ve anılarınızı canlandıran, merakınızı besleyen ve size zevk veren kitaplarla bir koleksiyon oluşturmanın yollarını sıralayacağım.

Mevcut koleksiyonunuzun envanterini çıkarın

Muhtemelen birkaç ya da daha fazla kitabınız var. Kütüphane kurmayı sıfırdan başladığınız bir süreç olarak düşünmek yerine, yıllar içinde edindiğiniz kitapların size okuma zevkiniz ve ilgi alanlarınız hakkında neler söyleyebileceğini düşünün. Bu kitaplar size bir zamanlar nerede olduğunuzu gösterir ve keşfetmek isteyebileceğiniz fikir ve konulara işaret eder.”

Yazar, meseleye gerçekten kapsamlı yaklaşmak için tüm kitaplarınızı raflarından alıp yere sererek değerlendirmenize başlayabileceğinizi söylüyor:

“(…) Ortalığı biraz dağıttıktan sonra, kitaplarınızı kategorilere ayırmaya başlamanız faydalı olacaktır. ‘Kurgu’ ve ‘kurgu dışı’ gibi çok genel kategorilerle veya kitapçılar ya da kütüphanelerdeki gibi ‘tarih’, ‘felsefe’, ‘suç-kurgu’, ‘anı’ gibi geniş tür veya konu kategorileriyle başlayabilirsiniz. İlerledikçe, ‘tarih’ kategorisinde çok fazla kitabınız olduğunu fark edebilirsiniz, hatta o kadar çoklardır ki, onları ‘antik tarih’, ‘Orta Çağ tarihi’ gibi alt bölümlere ayırabilirsiniz. (…) Çok fazla roman okumuyorsanız, hepsini ‘kurgu’ olarak gruplamak yeterli olabilir.

Bu sınıflandırma sürecinde, okuma hayatınızın ve bugüne kadarki zevklerinizin bir resmi belirecektir. En çok alt kategoriyi oluşturan kategoriler, özellikle ilgilendiğiniz bir alanı, türü veya konuyu temsil ettikleri konusunda size net bir işaret vermelidir ve bu, kitaplarınızı edinme ve düzenleme konusunda daha sonraki kararlarınızda yol gösterici olabilir.

Hangilerini tutacak, hangilerini elden çıkaracaksınız?

Değerlendirme ve sınıflandırma aşamasının önemli bir kısmı, hangi kitapların sizin için hâlâ değer (bilgisel, duygusal vb.) taşıdığını bulmak ve diğer kitaplardan ne zaman uzaklaştığınızı fark etmektir. Saklamak istediğiniz ve bağışlayabileceğiniz kitapları buna göre sınıflandırabilirsiniz. Koleksiyonunuzu zaman zaman budayarak zevkleriniz ve ilgi alanlarınız hakkında daha fazla netlik kazanabilir ve elbette yeni, sizin için daha değerli kitaplar eklemek için kütüphanenizde yer açabilirsiniz.”

Yazar, sınıflandırma yaparken, ‘saklamak’ ya da ‘bağışlamak’ üzere kitap yığınları oluşturmak yerine, daha spesifik olabileceğimizi belirtiyor:

“İlk önce kitapları ‘okunmuşlar’ ve ‘okunmamışlar’ olarak ayırabilirsiniz. Ardından, daha önce okuduğunuz kitaplara bakarak şunları saptayabilirsiniz: Sevdiğiniz ve bir gün yeniden okumak istediğiniz kitaplar (saklayın); okuduğunuz sırada tam olarak anlamadığınız, ancak sürekli aklınızda olan ve daha sonra tekrar okumayı denemeniz gerekebileceğini düşündüğünüz kitaplar (saklayın); bir zamanlar beğendiğiniz, ancak aklınızı kurcalamayan ve bugün tekrar satın almayacağınız kitaplar (bağışlayın); yarıda bıraktığınız ve yeniden başlamak istemediğiniz kitaplar (bağışlayın). (…)

Kişisel klasiklerinizi belirleyin

Italo Calvino, ‘Klasikleri Neden Okumalı’ (1991) başlıklı makalesinde, klasikler fikrini tanımlamak ve onları okumanın değerini açıklamak için ayrıntılı bir liste hazırlar. Bu liste, tüm insanların okuması gereken kesin ve evrensel bir kitap listesi değildir; aksine Calvino, kendi okuma hayatınızda kalıcı yeri olan çok daha kişisel bir kitap listesine karar vermeye yönelik bir çerçeve oluşturur. Bunlar, dönüp durduğunuz, sürekli düşündüğünüz kitaplardır ve sonrakiler için de karşılaştırma noktalarıdır. Bu kitaplardan bazıları geniş çapta klasik olarak kabul edilebilir, bazı klasikleriniz ise yayınevlerinin listelerinde yer almayabilir. Önemli olan, sizin için önemli olmalarıdır. (…)

Birbiriyle konuşan kitaplarla kütüphanenize derinlik katın

Mevcut koleksiyonunuzu değerlendirdikten sonra, bir kütüphane oluşturmanın muhtemelen en heyecan verici kısmına hazırsınız: Yeni kitaplar eklemek! Ama hangileri? Başlangıç olarak, kitapların kendileri daha sonra okuyacaklarınız konusunda mükemmel bir rehberdir. Etkiler ve referanslar demetidir, bu yüzden birini okumak, yolları her yöne doğru genişletir: Daha önce yazılmış ve yazarı etkileyen kitaplardan yazarın etkilediği sonraki kitaplara giden bir harita gibidir… (…)

Öneriler alın, ancak tesadüfi keşifler için yer bırakın

Sınırlı zaman ve neredeyse sınırsız seçenekle (2019’da yalnızca ABD’de 4 milyondan fazla yeni kitap yayınlandı), almayı düşündüğünüz kitapları gözden geçirmenize yardımcı olacak bazı güvenilir kaynaklara sahip olmak isteyebilirsiniz. İşte bazı yararlı yaklaşımlar:

Ancak, yalnızca seveceğinizi bildiğiniz kitapları alırsanız, okuma deneyimleriniz biraz aynı restorana gidip menüden hep aynı yemeği sipariş etmek gibi olabilir. Bu yol elbette güvenilirdir, ancak neleri kaçırdığınızı bilmenize imkân tanımaz. Tekrar tekrar yenen favori yemek bile lezzetini kaybetmeye başlayabilir. Bazen en iyi kitaplar, en azını beklediğiniz kitaplardır; bazen de zevklerinizi yeniden ayarlamak ve teyit etmek için damak temizleyici olarak ‘kötü’ bir kitap okumanız gerekir. (…)

Şans unsurunu kütüphanenize dâhil etmenin de birçok yolu vardır:

Koleksiyonunuzu sistematik olarak düzenleyin

Kitapları düzenlemenin pek çok yolu vardır, bu noktada fazla kuralcı olmak istemem. Yukarıda sıralanan adımlarda olduğu gibi, kendinizin kütüphanecisi olmanızın amacı, sizin için en uygun olanı seçmektir.

Göz önünde bulundurabileceğiniz seçeneklerden bazıları şunlardır:

Bir bütün olarak kütüphanenizin temel düzenleme ilkelerine karar verdikten sonra, tek tek ciltler içinde gezinmenize yardımcı olacak sistemler hakkında da düşünebilirsiniz. Kitaplarınıza açıklama notları alma konusunda bir sıkıntınız yoksa, okurken arka tarafında kişiselleştirilmiş bir dizin oluşturabilirsiniz. Boş olan bu sayfalara, genellikle orada ilginç bulduğum şeyin ne olduğunu hatırlamama yardımcı olması için belirli sayfa numaralarını ve birkaç kelimeyi not ederim. Bu şekilde, tekrar okumak ve daha sonra başvurmak için bir alıntıya veya önemli bir bölüme kolayca geri dönebilirim. Kitaplarınıza yazı yazmak istemiyorsanız, buna benzer bir uygulamayı ayrı bir okuma günlüğünde yapabilirsiniz.

Kitaplarınızı dikkatli bir şekilde düzenlemek, onun size sunabileceği tüm faydaları elde ettiğinizden emin olmanın iyi bir yoludur. Örneğin, birbiriyle ilişkili kitapları gruplamak, okurken kurduğunuz bağlantıları bir bakışta görmenize yardımcı olabilir. (…)

Öte yandan kütüphaneler zamanla biraz vahşi hale gelebilir; birçok kitap kolayca kategorilere ayrılamaz ve yaptığınız sınıflandırmalar netliğini kaybeder. Bunda da bir sorun yoktur. Kütüphane biraz kaotik ve çelişkili olmalıdır; sonuçta, kaçınılmaz olarak birbiriyle uyuşmayan fikirleri barındıracaktır. Mükemmel uyumun hüküm sürdüğü bir kütüphane oldukça sıkıcı ve ilham vermeyen bir yer olurdu.

Bu yazı ilk kez 22 Eylül 2022’de yayımlanmıştır.

 

Freya Howarth’ın Psyche internet sitesinde yayımlanan “How to nurture a personal library” başlıklı yazısından öne çıkan bazı bölümler Nevra Yaraç tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısıyla yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline ve tamamına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz: https://psyche.co/guides/how-to-nurture-and-grow-a-personal-library-of-books [4]