Bir inşaatın anatomisi

Türkiye’de herkes müteahhit, herkes mimar. Bir yere bir yapı yapılacağı zaman herkesin bir yorumu, bir eleştirisi var. Oysa yaşadığımız son depremler gösteriyor ki, basit bir konu değil bina yapımı. Tüm süreçleri adım adım Doç. Dr. Armağan Güleç Korumaz yazdı.

Kahramanmaraş ve Hatay depremlerinde 47 binin üzerinde can hayatını kaybetti ve 100 bine yakın bina ya yıkıldı ya da ağır hasar aldı.

Türkiye bir deprem ülkesi. Bu tehdit karşısında ise alınması gereken önemlerin en başında ‘güvenli bina yapımı’ geliyor. Peki, binalar depremlere karşı nasıl güvenli hale getiriliyor, yapım aşamalarında hangi türden teknolojiler kullanılıyor? İnşa için gerekli izinler nereden, nasıl alınıyor? Hangi aşamalarda hata yapılıyor? Adım adım bir inşaatın anatomisini çıkardık.

İmar durumu ve inceleme

Bir inşaata başlamadan önce inşaatın yapılacağı arsanın imar durumunun incelenmesi gerekir. İlgili belediyeden imar durum belgesi (ÇAP) alınarak, emsal, yapı çevresi imar durumu ve çevrede yer alan yapılar, arsaya özel inşaata esas taban alanı kat sayısı (TAKS), kat alanı kat sayısı (KAKS), maksimum yapı yüksekliği gibi temel bilgiler belediyeden temin edilerek öğrenilmelidir.

İnşaat yapılması planlanan arsa üzerinde yıkılması istenen mevcut bir bina varsa, yıkım ruhsatı için belediyeye başvurulur. Eğer mevcutta bir bina yoksa zemin etüdü yapılır ve rapor sonucunun gelmesi beklenir.

Avan projenin hazırlanması

Zemin etüdü raporunun ardından belediyeden gelen veriler çerçevesinde mimar avan projeyi hazırlar.

Avan projeyi ön hazırlık projesi ya da demo proje olarak da adlandırabiliriz.

Pratikte gerçekleştirilmek istenen projenin mevcut şartlarına göre (arsa büyüklüğü, bütçe, maliyet hesaplaması, imar planı vb.) sunulan, düşünülen, fikir yürütülen aşamadır.

Bu aşamada inşaat mühendisinin teknik anlamda mimara destek vermesi, tasarım açısından büyük önem taşır. Zemin etüt raporu doğrultusunda mimari projeye uygun olarak statik proje hazırlanır. Zemin etüt raporuna göre, eğer zemin iyileştirmeye ihtiyaç varsa, ayrıca zemin iyileştirme projesi hazırlanır ve belediyeye teslim edilir. Mimari projenin onaylanmasının ardından elektrik mühendisi tarafından elektrik projesi, makine mühendisi tarafından ısıtma ve tesisat projesi, inşaat mühendisi tarafından statik projesi ve harita mühendisi tarafından harita dosyası, projeye göre gerekli ise diğer projeler (peyzaj, havalandırma, yangın gibi) de hazırlanarak belediyeye sunulur. Projenin onaylanmasının ardından yapı ruhsatı alımı için belediyeye gerekli evraklarla başvurulur. Ruhsat için gerekli onay ve izinler alındıktan sonra inşaat aşamasına geçilir.

Şantiye aşaması

Öncelikle şantiye alanı ve çevresi her türlü tehlikeye karşı dışarıdan birinin girmeyeceği şekilde bariyer ya da panellerle kapatılır. Şantiyenin büyüklüğüne göre ihtiyaç halinde şantiye alanına konteyner kurulur. Ayrıca elektrik panosu, şantiye elektriği aboneliği ve şantiye suyu aboneliği alınır.

Arsa üzerinde mimari projeye uygun olarak ve harita mühendisi tarafından belirlenen koordinatlara göre hafriyat alanı açılır.

Zemin etüt raporuna göre zeminde iyileştirme yapılması gerekiyorsa temelin oturacağı alana uygun yöntemle zemin iyileştirme yapılır. Farklı zemin tiplerinde farklı zemin iyileştirme yöntemleri uygulanır. Uygun zemin iyileştirme yapıldıktan sonra hafriyat kotuna kadar kazı yapılır.

Bunun için zemine uygun iş makineleri seçilmelidir. Hafriyattan çıkan moloz, kamyonlara yüklenerek belediyenin gösterdiği alanlara bırakılır. Hafriyatı yapılmış zemin üzerindeki kaba toprak sıyrılarak mıcır ile tesviye yapılır. Mıcır içine drenaj için özel drenaj boruları döşenir. Drenaj boruları yer altı sularının tahliye edilebilmesi için gereklidir ve bu boruların özel eğimlerine dikkat edilmelidir. Burada mıcır kalınlığının ideal olarak 18 cm’den daha az olmaması gereklidir.

Mıcırın etrafına nivo  ile teraziye alınmış kalıplar yerleştirilerek grobeton  (Lean Concrete) dökümüne başlanır. Grobeton kalınlığı 10 cm. olmalıdır. Grobetonun drenaj borularını tıkamayacak şekilde örtülmesi ve iki kat dökülmesi gerekir. Sonrasında üzerine izolasyon için iki kat 3 mm. kalınlığında yalıtım membranı  serilir. Buna temel bohçalaması denir.  Serilen yalıtımı korumak için 5 cm koruma betonu atılır. Koruma betonu radye temel  imalatı sırasında demir döşenirken yalıtımın zedelenmesini önler.

Ardından kalıpçı ekibi projeye göre kalıpları kurarak yapının akslarını belirler ve statik projeye uygun biçimde temel demirleri döşenir ve paspayları  konur. Bu paspaylarının temelde 5 cm olması gerekir. Demirlerin arasından faraday kafesi  sağlamak ve statik elektrik yükünü deşarj edebilmek için galvaniz şeritler geçirilir.

Ardından statik projede belirlenen beton sınıfına göre belirlenen beton, betona su ilave etmeden dökülür. Beton atılırken ve ilk prizlenme sürecinde hava şartları çok önemlidir. Eğer don olma durumu varsa uygun hava koşulları beklenmeli ya da antifriz ilaveli beton dökülmelidir. Betonun kalıba iyi yerleşmesi ve boşluk oluşturmaması için mutlaka beton vibratörü kullanılmalı ve bu cihaz bilinçli kişilerce döküm boyunca çalıştırılmalıdır. İlk aşamada radye temel ile subasman kotu arasındaki subasman perdelerinin demir, kalıp ve beton işlemleri tamamlanır. Su basman perdelerinin içinde kalan boşluğa uygun malzemelerle dolgu yapılarak daha sonra boşluk oluşmaması için sıkıştırılmadan önce suya doyurulması gerekir. Yaklaşık %20 nem oranına ulaşan dolgu, kompaktörle sıkıştırılır. Sıkıştırılan dolgu üzerine pis su tesisatı gibi altyapı imalatları tamamlandıktan sonra mıcır serilir. Bu mıcır, grobeton ile dolgu arasında bir katman oluşturarak betonu ve hasır demiri korur. Mıcır üzerine tekrar 8-12 cm kalınlığında projede belirtilen sınıfta beton dökülür. Dolgu üzerine dökülen grobetonun kaliteli olması gerekir. Kalitesiz grobeton ileride taban çökmelerine neden olur.

Kalıp yeterli süre bekledikten sonra sökülmeli ve beton prizini alana kadar düzenli olarak doğru yöntemlerle sulanmalıdır. Temel kalıbı söküldükten sonra bodrum perdesi için kalıp çakılır. Projesine uygun ve denetimli demir döşenir ve yine projeye uygun beton dökülür. Beton kürünün tamamlanmasının ardından kalıp sökülür. Bodrum perdesinin dış toprak ile temas edeceği yer su yalıtımı yapılarak temelden gelen bohçalamanın dışından su drene edilecek şekilde sonlandırılır. Burada perde üzerinden gelen drenaj levhası temel alt yanına döşenen drenaj borusuna kadar indirilmelidir. Bu işlem, tretuvar bölgesinden ve yandan gelen suların perde betona temas etmeden drene edilebilmesini sağlar. Perde etrafının dolgusu moloz, cüruf ya da toprak değil, yukarıdan gelen suyu filtre ederek aşağıya indirecek ve su ile temastan dolayı çökme yapmayacak mıcır ile doldurulmalıdır.

Şantiyelerde bir önemli nokta da iş güvenliğidir. Kaba inşaat zemin seviyesinin üstüne çıkar çıkmaz iş güvenliği ağı kurulmalı ve yüksekten düşme nedenli can kayıplarının önüne geçilmelidir.

Temel ve su basman betonlarının dökümünün ardından kat betonlarının atılması işlemine geçilir. Bu işleme geçmeden önce kalıpçı ekibi kolon, kiriş ve döşeme kalıplarını kurar. Demirci ekibi de demirleri bağlar. Elektrikçi beton atılmadan önce projesine göre boruları yerleştirir. Baca boşluğu, tesisat boşluğu gibi önemli alanların etrafına kalıp kurulur. Kolon ve döşeme kalıplarının kurulması sırasında kullanılacak malzemenin temiz, düzgün ve sağlam olması çok önemlidir. Kalıp imalatında kullanılacak malzemenin sağlamlığı ve destekleri güçlü olmalıdır. Çünkü taze beton kalıp yüzeylerine yüksek basınç uygular. Bu nedenle demir donatılar düzgün olmalı ve paspayları kalıbın her yüzeyine konmalıdır. Paspayı kullanılmayan betonarme imalatlarda korozyon sıklıkla görülmektedir. Ayrıca kolon ve kirişlerdeki etriyenin bükümü ile etriye sıklaştırma bölgelerine ve diğer ölçülere göre projeye uygun bir şekilde tel bağlamanın atlanmaması gerekir. Kirişlerde etriyelerin üst demirlere telle bağlandığı gibi alt demirlere de telle bağlanması olası durumlarda kirişin alt kısmından kırılmasını önler. Alt kattan gelen demir filizlerinin kolonun orta noktasına kadar gelmesi ve o katın kolon demirleri ile birbirlerine etriyelerle bağlanması çok önemlidir. Ayrıca tabliyelerde hasır oluşturan demirlerin tel ile bağlanması gerekir. Bu detaylar yaşadığımız depremde birçok binada yapılmamış detaylardır. Bu imalatların yapılması sırasında yerinde yapı denetimde yetkin, tecrübeli denetçiler tarafından kontrolü sağlanmalı ve beton dökümü için izin alınmalıdır.

Statik projede belirtilen beton sınıfına göre kullanılacak beton, betona su katmadan katlara dökülür. Beton kıvamı için gerekirse akışkanlaştırıcı takviye edilir. Betonun kalıba daha iyi yerleşebilmesi için mutlaka vibratör kullanılmalıdır. Beton dökümü sırasında hiçbir noktada soğuk derz oluşmaması için beton katmanları arasındaki sürelere dikkat edilmelidir. Gerektiğinde özel noktaların bağlantısını güçlendirmek için epoksi esaslı kimyasallar kullanılabilir. Beton dökümü için sıcaklık önemli bir faktördür. Yaz aylarında beton dökümü sırasında hava sıcaklığından ötürü betonun yanıp mukavemetini yitirmemesi için doğru ve yeterli kadar sulanması gerekir. Betonun kalitesi ve sulama işlemi, betonda gevrek kırılmaların ve betonun toz gibi dağılmasını önlemek için gereklidir. Ayrıca beton prizini alıp tam anlamıyla donmadan kalıp sökülmemelidir, aksi halde özellikle kirişlerde sehimler meydana gelir.

Betonarme işlerinin tamamlanmasının ardından tuğla işlerine geçilir. Tuğla işleri genelde betonarme inşaat iki ya da üç kat ilerledikten sonra alt kattan başlar. Bazı projelerde tuğla yerine gazbeton, bims, alçıpan, ytong gibi ürünler de kullanılabilir. Özellikle dış duvar tuğla imalatlarında binanın dış duvar yüzeyinin temelden çatıya kadar aynı hizada olması gerekir. Bu, ileride karşılaşılabilecek olası fazla sıva yapımı ya da estetik açıdan kusurlu görüntülerin engellenmesi açısından önemlidir. Tuğla duvar imalatı sırasında pencere üstü lentoların uzunluğu ile pencere eni arasındaki oranların doğru olmasına dikkat edilmelidir. Tüm duvar imalatı bittikten sonra en üst tuğla sırası ile üst döşeme arasında kalan boşluklar köpük ile sabitlenip en son harç ile sıkı bir biçimde doldurulmalıdır.  Bu deprem sırasında duvarların taşıyıcı ile birlikte hareket ederek binanın rijitliğine  destek verir. Tuğla işleri sırasında aynı zamanda elektrik tesisatı ve makine tesisatının alt yapı işleri tamamlanır. Kablolama, sortiler ve sıhhi tesisatın hazırlanması işlemleri de bu aşamada gerçekleşir. Tesisat imalatlarının taşıyıcılara zarar vermemesi için çok sıkı denetlenmesi gerekir. Depremde yaygın olarak görülen detay hatalarından biri de tesisat imalatları için kolon ve kirişlerin kesilmesiydi.

İç mekân bölücü duvarların örülmesi ve kapı üzeri lentoların yapılmasının ardından bina kaba işlerden ince işler için hazır gelir. Pencerelere kör kasalar takılır. Sonrasında kaba sıva, alçı ve satne alçı işleri yapılır. Kaba sıvanın yapılması, duvarlardaki bağlayıcılığı arttırması bakımında önemlidir. Kör kasaların takılmasının ardından binanın mantolama işlemi yapılır. Bu aşamada içerideki çalışmayla dışarıdaki çalışmayı engelleyecek bir durum kalmamış olur. Mantolama esnasında her bir plakaya yeterince ve doğru noktalardan dübel atılması, mantolama üzerine yapılan sıvanın kalınlığı ve uygun bir harç halinde olması sıvanın çatlama eğilimini azaltır. Depremde az hasarlı binaların cephelerinde görülen deformasyonun en önemli nedenleri duvar ve sıva mantolamada aşamasındaki yanlış malzeme ve işçilik hatalarıdır. Bu aşamada eğer varsa dış cephe süslemeleri, kat silmeleri ve söveler de konur.

Mantolama işleminden sonra dış cephe boyanır ve iş iskelesi sökülebilir hale gelir.  Zemin için şap betonu atılmadan önce eğer varsa yerden ısıtma boruları döşenir ve ardından şap betonu dökülür. Şap betonu dökülürken asansör ve merdiven kotlarına dikkat edilmesi gerekir.

Şap atıldıktan sonra duvar ve tavan işlemlerine geçilir. Seramik, boya, duvar kağıdı gibi işlemler şap atıldıktan sonra yapılır. Şap atıldıktan sonra banyo, wc gibi ıslak hacimler ve dekoratif amaçlı kullanılacak yerlerde seramik kaplanır. Pencere söve işleri tamamlandıktan sonra pencere kasaları ve camlar takılır. Camların takılmasının ardından zeminde eğer varsa seramik ya da parkeler döşenir. Son olarak da mutfak dolapları gibi dolaplar ve kapıların montajı gerçekleştirilir.

İskân aşaması

İnşaatı biten bina iskân, bir diğer adıyla yapı kullanma izin belgesi alma aşamasına gelir. Bu belge binanın projesine ve yönetmeliklerdeki standartlara uygun olarak inşa edildiğinin ve o inşaatla ilgili tüm işlerin bittiğini gösteren bir belgedir. İskân alabilmek için inşaatın binanın tüm projelerine uygun olması ve inşaatta eksik hiçbir işin kalmaması gerekir. Tüm bu işler bittikten sonra belediyeye gerekli evraklarla iskân için başvuru yapılır.

İnşaatın tüm bu imalatları sırasında yapı denetim firmalarındaki tecrübeli ve yetkin denetçiler tarafından denetlenmesi çok önemlidir. Nitelikli bir yapı için uygun ve doğru malzeme seçilmeli ve iyi bir işçilik olmalıdır. Yaşamış olduğumuz depremde karşılaştığımız problemlerin çoğu, kalitesiz malzeme ve kötü işçilikten kaynaklanmaktadır. Yerinde ve düzenli kontrollerin yapılmaması, iskân sonrası binada yapılan keyfi değişiklikler ve tadilatlar, büyük yıkımlara neden olmuştur. Yapı için iskân belgesi alındıktan sonra dahi yapı belirli aralıklarla düzenli olarak kontrol edilmelidir. Özellikle taşıyıcı sistem başta olmak üzere mimari ve statik projeye uygun olmayarak yapılan tadilatlar büyük yıkımlara neden olmaktadır.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fikir Turu’nun editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı ilk kez 13 Mart 2023’te yayımlanmıştır.

Armağan Güleç Korumaz
Armağan Güleç Korumaz
Doç. Dr. Armağan Güleç Korumaz – Mimar, akademisyen. 2003 yılında Selçuk Üniversitesi Mimarlık bölümünde lisans eğitimini, aynı üniversitede yüksek lisansını (2007) tamamladı. 2008 yılında Amerika’ya gitti. New York’ta akademik çalışmalar yaptı. 2012’de doktora araştırması için TÜBİTAK bursu ile İtalya’ya geçti. İtalya’da bulunduğu sürede Floransa Üniversitesi, Çevre ve İnşaat Mühendisliği Fakültesi’nde açılan, İtalya-Almanya ortaklığındaki Uluslararası Doktora Programı sınavına girdi. 200 aday içinde 2’inci oldu. 2015’te ilk, 2018’de de ikinci doktorasını tamamladı. Çift doktoralı nadir akademisyenler arasına girdi. Birçok uluslararası kongrede bildiri sundu. Düzenleme komitelerinde yer aldı. Önemli dergilerde yazıları yayınlandı. 2016-2018 yılları arasında Mimarlar Odası Konya Şubesi’nde Yönetim Kurulu üyesi seçildi. 2019-2020 arasında KTÜN Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekan Yardımcılığı görevinde bulundu. Halen Mimarlar Odası Konya Şubesi Başkanı. Evli ve 2 çocuk annesi.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Son Eklenenler

Bir inşaatın anatomisi

Türkiye’de herkes müteahhit, herkes mimar. Bir yere bir yapı yapılacağı zaman herkesin bir yorumu, bir eleştirisi var. Oysa yaşadığımız son depremler gösteriyor ki, basit bir konu değil bina yapımı. Tüm süreçleri adım adım Doç. Dr. Armağan Güleç Korumaz yazdı.

Kahramanmaraş ve Hatay depremlerinde 47 binin üzerinde can hayatını kaybetti ve 100 bine yakın bina ya yıkıldı ya da ağır hasar aldı.

Türkiye bir deprem ülkesi. Bu tehdit karşısında ise alınması gereken önemlerin en başında ‘güvenli bina yapımı’ geliyor. Peki, binalar depremlere karşı nasıl güvenli hale getiriliyor, yapım aşamalarında hangi türden teknolojiler kullanılıyor? İnşa için gerekli izinler nereden, nasıl alınıyor? Hangi aşamalarda hata yapılıyor? Adım adım bir inşaatın anatomisini çıkardık.

İmar durumu ve inceleme

Bir inşaata başlamadan önce inşaatın yapılacağı arsanın imar durumunun incelenmesi gerekir. İlgili belediyeden imar durum belgesi (ÇAP) alınarak, emsal, yapı çevresi imar durumu ve çevrede yer alan yapılar, arsaya özel inşaata esas taban alanı kat sayısı (TAKS), kat alanı kat sayısı (KAKS), maksimum yapı yüksekliği gibi temel bilgiler belediyeden temin edilerek öğrenilmelidir.

İnşaat yapılması planlanan arsa üzerinde yıkılması istenen mevcut bir bina varsa, yıkım ruhsatı için belediyeye başvurulur. Eğer mevcutta bir bina yoksa zemin etüdü yapılır ve rapor sonucunun gelmesi beklenir.

Avan projenin hazırlanması

Zemin etüdü raporunun ardından belediyeden gelen veriler çerçevesinde mimar avan projeyi hazırlar.

Avan projeyi ön hazırlık projesi ya da demo proje olarak da adlandırabiliriz.

Pratikte gerçekleştirilmek istenen projenin mevcut şartlarına göre (arsa büyüklüğü, bütçe, maliyet hesaplaması, imar planı vb.) sunulan, düşünülen, fikir yürütülen aşamadır.

Bu aşamada inşaat mühendisinin teknik anlamda mimara destek vermesi, tasarım açısından büyük önem taşır. Zemin etüt raporu doğrultusunda mimari projeye uygun olarak statik proje hazırlanır. Zemin etüt raporuna göre, eğer zemin iyileştirmeye ihtiyaç varsa, ayrıca zemin iyileştirme projesi hazırlanır ve belediyeye teslim edilir. Mimari projenin onaylanmasının ardından elektrik mühendisi tarafından elektrik projesi, makine mühendisi tarafından ısıtma ve tesisat projesi, inşaat mühendisi tarafından statik projesi ve harita mühendisi tarafından harita dosyası, projeye göre gerekli ise diğer projeler (peyzaj, havalandırma, yangın gibi) de hazırlanarak belediyeye sunulur. Projenin onaylanmasının ardından yapı ruhsatı alımı için belediyeye gerekli evraklarla başvurulur. Ruhsat için gerekli onay ve izinler alındıktan sonra inşaat aşamasına geçilir.

Şantiye aşaması

Öncelikle şantiye alanı ve çevresi her türlü tehlikeye karşı dışarıdan birinin girmeyeceği şekilde bariyer ya da panellerle kapatılır. Şantiyenin büyüklüğüne göre ihtiyaç halinde şantiye alanına konteyner kurulur. Ayrıca elektrik panosu, şantiye elektriği aboneliği ve şantiye suyu aboneliği alınır.

Arsa üzerinde mimari projeye uygun olarak ve harita mühendisi tarafından belirlenen koordinatlara göre hafriyat alanı açılır.

Zemin etüt raporuna göre zeminde iyileştirme yapılması gerekiyorsa temelin oturacağı alana uygun yöntemle zemin iyileştirme yapılır. Farklı zemin tiplerinde farklı zemin iyileştirme yöntemleri uygulanır. Uygun zemin iyileştirme yapıldıktan sonra hafriyat kotuna kadar kazı yapılır.

Bunun için zemine uygun iş makineleri seçilmelidir. Hafriyattan çıkan moloz, kamyonlara yüklenerek belediyenin gösterdiği alanlara bırakılır. Hafriyatı yapılmış zemin üzerindeki kaba toprak sıyrılarak mıcır ile tesviye yapılır. Mıcır içine drenaj için özel drenaj boruları döşenir. Drenaj boruları yer altı sularının tahliye edilebilmesi için gereklidir ve bu boruların özel eğimlerine dikkat edilmelidir. Burada mıcır kalınlığının ideal olarak 18 cm’den daha az olmaması gereklidir.

Mıcırın etrafına nivo  ile teraziye alınmış kalıplar yerleştirilerek grobeton  (Lean Concrete) dökümüne başlanır. Grobeton kalınlığı 10 cm. olmalıdır. Grobetonun drenaj borularını tıkamayacak şekilde örtülmesi ve iki kat dökülmesi gerekir. Sonrasında üzerine izolasyon için iki kat 3 mm. kalınlığında yalıtım membranı  serilir. Buna temel bohçalaması denir.  Serilen yalıtımı korumak için 5 cm koruma betonu atılır. Koruma betonu radye temel  imalatı sırasında demir döşenirken yalıtımın zedelenmesini önler.

Ardından kalıpçı ekibi projeye göre kalıpları kurarak yapının akslarını belirler ve statik projeye uygun biçimde temel demirleri döşenir ve paspayları  konur. Bu paspaylarının temelde 5 cm olması gerekir. Demirlerin arasından faraday kafesi  sağlamak ve statik elektrik yükünü deşarj edebilmek için galvaniz şeritler geçirilir.

Ardından statik projede belirlenen beton sınıfına göre belirlenen beton, betona su ilave etmeden dökülür. Beton atılırken ve ilk prizlenme sürecinde hava şartları çok önemlidir. Eğer don olma durumu varsa uygun hava koşulları beklenmeli ya da antifriz ilaveli beton dökülmelidir. Betonun kalıba iyi yerleşmesi ve boşluk oluşturmaması için mutlaka beton vibratörü kullanılmalı ve bu cihaz bilinçli kişilerce döküm boyunca çalıştırılmalıdır. İlk aşamada radye temel ile subasman kotu arasındaki subasman perdelerinin demir, kalıp ve beton işlemleri tamamlanır. Su basman perdelerinin içinde kalan boşluğa uygun malzemelerle dolgu yapılarak daha sonra boşluk oluşmaması için sıkıştırılmadan önce suya doyurulması gerekir. Yaklaşık %20 nem oranına ulaşan dolgu, kompaktörle sıkıştırılır. Sıkıştırılan dolgu üzerine pis su tesisatı gibi altyapı imalatları tamamlandıktan sonra mıcır serilir. Bu mıcır, grobeton ile dolgu arasında bir katman oluşturarak betonu ve hasır demiri korur. Mıcır üzerine tekrar 8-12 cm kalınlığında projede belirtilen sınıfta beton dökülür. Dolgu üzerine dökülen grobetonun kaliteli olması gerekir. Kalitesiz grobeton ileride taban çökmelerine neden olur.

Kalıp yeterli süre bekledikten sonra sökülmeli ve beton prizini alana kadar düzenli olarak doğru yöntemlerle sulanmalıdır. Temel kalıbı söküldükten sonra bodrum perdesi için kalıp çakılır. Projesine uygun ve denetimli demir döşenir ve yine projeye uygun beton dökülür. Beton kürünün tamamlanmasının ardından kalıp sökülür. Bodrum perdesinin dış toprak ile temas edeceği yer su yalıtımı yapılarak temelden gelen bohçalamanın dışından su drene edilecek şekilde sonlandırılır. Burada perde üzerinden gelen drenaj levhası temel alt yanına döşenen drenaj borusuna kadar indirilmelidir. Bu işlem, tretuvar bölgesinden ve yandan gelen suların perde betona temas etmeden drene edilebilmesini sağlar. Perde etrafının dolgusu moloz, cüruf ya da toprak değil, yukarıdan gelen suyu filtre ederek aşağıya indirecek ve su ile temastan dolayı çökme yapmayacak mıcır ile doldurulmalıdır.

Şantiyelerde bir önemli nokta da iş güvenliğidir. Kaba inşaat zemin seviyesinin üstüne çıkar çıkmaz iş güvenliği ağı kurulmalı ve yüksekten düşme nedenli can kayıplarının önüne geçilmelidir.

Temel ve su basman betonlarının dökümünün ardından kat betonlarının atılması işlemine geçilir. Bu işleme geçmeden önce kalıpçı ekibi kolon, kiriş ve döşeme kalıplarını kurar. Demirci ekibi de demirleri bağlar. Elektrikçi beton atılmadan önce projesine göre boruları yerleştirir. Baca boşluğu, tesisat boşluğu gibi önemli alanların etrafına kalıp kurulur. Kolon ve döşeme kalıplarının kurulması sırasında kullanılacak malzemenin temiz, düzgün ve sağlam olması çok önemlidir. Kalıp imalatında kullanılacak malzemenin sağlamlığı ve destekleri güçlü olmalıdır. Çünkü taze beton kalıp yüzeylerine yüksek basınç uygular. Bu nedenle demir donatılar düzgün olmalı ve paspayları kalıbın her yüzeyine konmalıdır. Paspayı kullanılmayan betonarme imalatlarda korozyon sıklıkla görülmektedir. Ayrıca kolon ve kirişlerdeki etriyenin bükümü ile etriye sıklaştırma bölgelerine ve diğer ölçülere göre projeye uygun bir şekilde tel bağlamanın atlanmaması gerekir. Kirişlerde etriyelerin üst demirlere telle bağlandığı gibi alt demirlere de telle bağlanması olası durumlarda kirişin alt kısmından kırılmasını önler. Alt kattan gelen demir filizlerinin kolonun orta noktasına kadar gelmesi ve o katın kolon demirleri ile birbirlerine etriyelerle bağlanması çok önemlidir. Ayrıca tabliyelerde hasır oluşturan demirlerin tel ile bağlanması gerekir. Bu detaylar yaşadığımız depremde birçok binada yapılmamış detaylardır. Bu imalatların yapılması sırasında yerinde yapı denetimde yetkin, tecrübeli denetçiler tarafından kontrolü sağlanmalı ve beton dökümü için izin alınmalıdır.

Statik projede belirtilen beton sınıfına göre kullanılacak beton, betona su katmadan katlara dökülür. Beton kıvamı için gerekirse akışkanlaştırıcı takviye edilir. Betonun kalıba daha iyi yerleşebilmesi için mutlaka vibratör kullanılmalıdır. Beton dökümü sırasında hiçbir noktada soğuk derz oluşmaması için beton katmanları arasındaki sürelere dikkat edilmelidir. Gerektiğinde özel noktaların bağlantısını güçlendirmek için epoksi esaslı kimyasallar kullanılabilir. Beton dökümü için sıcaklık önemli bir faktördür. Yaz aylarında beton dökümü sırasında hava sıcaklığından ötürü betonun yanıp mukavemetini yitirmemesi için doğru ve yeterli kadar sulanması gerekir. Betonun kalitesi ve sulama işlemi, betonda gevrek kırılmaların ve betonun toz gibi dağılmasını önlemek için gereklidir. Ayrıca beton prizini alıp tam anlamıyla donmadan kalıp sökülmemelidir, aksi halde özellikle kirişlerde sehimler meydana gelir.

Betonarme işlerinin tamamlanmasının ardından tuğla işlerine geçilir. Tuğla işleri genelde betonarme inşaat iki ya da üç kat ilerledikten sonra alt kattan başlar. Bazı projelerde tuğla yerine gazbeton, bims, alçıpan, ytong gibi ürünler de kullanılabilir. Özellikle dış duvar tuğla imalatlarında binanın dış duvar yüzeyinin temelden çatıya kadar aynı hizada olması gerekir. Bu, ileride karşılaşılabilecek olası fazla sıva yapımı ya da estetik açıdan kusurlu görüntülerin engellenmesi açısından önemlidir. Tuğla duvar imalatı sırasında pencere üstü lentoların uzunluğu ile pencere eni arasındaki oranların doğru olmasına dikkat edilmelidir. Tüm duvar imalatı bittikten sonra en üst tuğla sırası ile üst döşeme arasında kalan boşluklar köpük ile sabitlenip en son harç ile sıkı bir biçimde doldurulmalıdır.  Bu deprem sırasında duvarların taşıyıcı ile birlikte hareket ederek binanın rijitliğine  destek verir. Tuğla işleri sırasında aynı zamanda elektrik tesisatı ve makine tesisatının alt yapı işleri tamamlanır. Kablolama, sortiler ve sıhhi tesisatın hazırlanması işlemleri de bu aşamada gerçekleşir. Tesisat imalatlarının taşıyıcılara zarar vermemesi için çok sıkı denetlenmesi gerekir. Depremde yaygın olarak görülen detay hatalarından biri de tesisat imalatları için kolon ve kirişlerin kesilmesiydi.

İç mekân bölücü duvarların örülmesi ve kapı üzeri lentoların yapılmasının ardından bina kaba işlerden ince işler için hazır gelir. Pencerelere kör kasalar takılır. Sonrasında kaba sıva, alçı ve satne alçı işleri yapılır. Kaba sıvanın yapılması, duvarlardaki bağlayıcılığı arttırması bakımında önemlidir. Kör kasaların takılmasının ardından binanın mantolama işlemi yapılır. Bu aşamada içerideki çalışmayla dışarıdaki çalışmayı engelleyecek bir durum kalmamış olur. Mantolama esnasında her bir plakaya yeterince ve doğru noktalardan dübel atılması, mantolama üzerine yapılan sıvanın kalınlığı ve uygun bir harç halinde olması sıvanın çatlama eğilimini azaltır. Depremde az hasarlı binaların cephelerinde görülen deformasyonun en önemli nedenleri duvar ve sıva mantolamada aşamasındaki yanlış malzeme ve işçilik hatalarıdır. Bu aşamada eğer varsa dış cephe süslemeleri, kat silmeleri ve söveler de konur.

Mantolama işleminden sonra dış cephe boyanır ve iş iskelesi sökülebilir hale gelir.  Zemin için şap betonu atılmadan önce eğer varsa yerden ısıtma boruları döşenir ve ardından şap betonu dökülür. Şap betonu dökülürken asansör ve merdiven kotlarına dikkat edilmesi gerekir.

Şap atıldıktan sonra duvar ve tavan işlemlerine geçilir. Seramik, boya, duvar kağıdı gibi işlemler şap atıldıktan sonra yapılır. Şap atıldıktan sonra banyo, wc gibi ıslak hacimler ve dekoratif amaçlı kullanılacak yerlerde seramik kaplanır. Pencere söve işleri tamamlandıktan sonra pencere kasaları ve camlar takılır. Camların takılmasının ardından zeminde eğer varsa seramik ya da parkeler döşenir. Son olarak da mutfak dolapları gibi dolaplar ve kapıların montajı gerçekleştirilir.

İskân aşaması

İnşaatı biten bina iskân, bir diğer adıyla yapı kullanma izin belgesi alma aşamasına gelir. Bu belge binanın projesine ve yönetmeliklerdeki standartlara uygun olarak inşa edildiğinin ve o inşaatla ilgili tüm işlerin bittiğini gösteren bir belgedir. İskân alabilmek için inşaatın binanın tüm projelerine uygun olması ve inşaatta eksik hiçbir işin kalmaması gerekir. Tüm bu işler bittikten sonra belediyeye gerekli evraklarla iskân için başvuru yapılır.

İnşaatın tüm bu imalatları sırasında yapı denetim firmalarındaki tecrübeli ve yetkin denetçiler tarafından denetlenmesi çok önemlidir. Nitelikli bir yapı için uygun ve doğru malzeme seçilmeli ve iyi bir işçilik olmalıdır. Yaşamış olduğumuz depremde karşılaştığımız problemlerin çoğu, kalitesiz malzeme ve kötü işçilikten kaynaklanmaktadır. Yerinde ve düzenli kontrollerin yapılmaması, iskân sonrası binada yapılan keyfi değişiklikler ve tadilatlar, büyük yıkımlara neden olmuştur. Yapı için iskân belgesi alındıktan sonra dahi yapı belirli aralıklarla düzenli olarak kontrol edilmelidir. Özellikle taşıyıcı sistem başta olmak üzere mimari ve statik projeye uygun olmayarak yapılan tadilatlar büyük yıkımlara neden olmaktadır.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fikir Turu’nun editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı ilk kez 13 Mart 2023’te yayımlanmıştır.

Armağan Güleç Korumaz
Armağan Güleç Korumaz
Doç. Dr. Armağan Güleç Korumaz – Mimar, akademisyen. 2003 yılında Selçuk Üniversitesi Mimarlık bölümünde lisans eğitimini, aynı üniversitede yüksek lisansını (2007) tamamladı. 2008 yılında Amerika’ya gitti. New York’ta akademik çalışmalar yaptı. 2012’de doktora araştırması için TÜBİTAK bursu ile İtalya’ya geçti. İtalya’da bulunduğu sürede Floransa Üniversitesi, Çevre ve İnşaat Mühendisliği Fakültesi’nde açılan, İtalya-Almanya ortaklığındaki Uluslararası Doktora Programı sınavına girdi. 200 aday içinde 2’inci oldu. 2015’te ilk, 2018’de de ikinci doktorasını tamamladı. Çift doktoralı nadir akademisyenler arasına girdi. Birçok uluslararası kongrede bildiri sundu. Düzenleme komitelerinde yer aldı. Önemli dergilerde yazıları yayınlandı. 2016-2018 yılları arasında Mimarlar Odası Konya Şubesi’nde Yönetim Kurulu üyesi seçildi. 2019-2020 arasında KTÜN Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekan Yardımcılığı görevinde bulundu. Halen Mimarlar Odası Konya Şubesi Başkanı. Evli ve 2 çocuk annesi.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Son Eklenenler

0
Would love your thoughts, please comment.x