Kültür Sanat

Kategori Arşivi

Kültür Sanat
Suat Derviş – Bir kere eğilmedi bu kadının başı!

Suat Derviş – Bir kere eğilmedi bu kadının başı!

İlk romanını 7 yaşında yazan; Nâzım Hikmet’e, “Ağlasa da gizliyor gözlerinin yaşını; / Bir kere eğemedim bu kadının başını” mısralarını yazdıran; Almanca, İtalyanca ve İngilizceden çeviriler yapıp eserleri basılsın diye menajer tutan Suat Derviş’i niye geç keşfettik? Bugün onu özel ve popüler kılan ne? Serdar Soydan yazdı.
Kültür Sanat
İnsan neden kendiyle baş başa kalamıyor?

İnsan neden kendiyle baş başa kalamıyor?

İnsan, var oldu olalı hep yalnızdı. Çağ atladıkça, teknoloji geliştikçe arttı bir başınalığı. Öyle ki, “yalnızlık bakanlığı” bile kuruldu kimi ülkelerde. Ancak salgın, “dışarıda”ki insanı “içeri” sokup, kendisiyle yüzleştirince dengeler bozuldu. Boşluğa düşüldü. Canlar sıkıldı. Acaba tek başına kalmak beceri mi gerektiriyor? Benim yalnızlığım niye onun yalnızlığına benzemiyor? Psikoterapist Tuğçe Isıyel yazdı.
Kültür Sanat
Tüketim kültürünün yeni taşıyıcıları: YouTuberlar

Tüketim kültürünün yeni taşıyıcıları: YouTuberlar

YouTube, tarihteki en büyük ve en renkli kuşak olarak görülen Z Kuşağı’nın kendini ifade ettiği “özgürlük” alanı gibi. Ayrıca satın almayı belirlemedeki etkin rolü sebebiyle reklam sektörünün gözdesi. Bu noktaya nasıl gelindi? YouTuberlar hayatımızda neye karşılık geliyor? Bu istiladan kurtulamanın yolları var mı? Selçuk Bazarcı yazdı.
Kültür Sanat
Islıkla Çağıramazsın Beni

Islıkla Çağıramazsın Beni

İnternet üzerinden satış yapan bir site, ziyaretçi trafiğini artırmak için, Tomris Uyar’ı bir “aşk öznesi”ne indirgeyince hararet yükseldi. Bu öteden beri tartışılan bir konudur. Yazan erkek olunca “yetenek” olur, kadın olunca kuşku duyulur: Yaşadıklarını mı yazıyor? Dahası: Adının önüne muhakkak “kadın” konur. Kadın şair, kadın yazar, kadın çizer gibi. Bu ayrımı nasıl okumak gerekir? Nurduran Duman yazdı.
Kültür Sanat
Çocuk edebiyatında sansür ve edebiyatın cellatları

Çocuk edebiyatında sansür ve edebiyatın cellatları

Çocuk edebiyatı günümüzde onu üretenden çok, tüketenin söz sahibi olduğu bir mecraya doğru kayıyor. Anne babaların temel kaygısı şu: Çocuğumu zararlı kitaplardan nasıl uzak tutarım? Peki, bir edebi eserin denetleyeni, ona “yayın izni” vereni psikolog ya da pedagog olabilir mi? Sırf çocuğu koruma adına ısrarla talep edilen bu anlayış, sansürü, otosansürü beraberinde getirmez mi? Prof. Dr. Necdet Neydim yazdı.
Send this to a friend