15 Haziran 2021

Ekonomi

Yorum yap

Yazdır

Çip ekonomisi ve kriz

Dijital dönüşüm, otonom robotlar, elektrikli arabalar, ev aletleri, uçaklar, giyilebilir teknolojiler ve sanayide kısacası teknoloji ve elektroniğin söz konusu olduğu her yerde kullanılan çipler yarı iletken olarak da adlandırılıyor. ABD ve Uzak Doğulu firmaların tekelinde bulunan çip piyasasında en büyük alıcı da Çin.

2020 yılında bir önceki yıla oranla yüzde 7’lik bir artışla dünya genelinde 440 milyar dolar civarında yarı iletken satışı gerçekleşti. Çip pazarının 2021 yılında yüzde 11’lik bir artışla 488 milyar dolara yükseleceği tahmin ediliyor. Çip üretiminde yeni yatırımlar planlansa da en erken 2022 yılında artan talebin karşılanabileceği öngörülüyor.

Talep artınca üretimi kısa sürede artırmak bazı ürünler için mümkün olsa da bu durum çipler için geçerli değil. Hem fiyatı hem de kendisi oldukça küçük, ancak üretimi oldukça karmaşık olan çip piyasasına yeni üreticilerin girmesi veya mevcut üreticilerin hızlıca kapasite geliştirmesi çok zor. Ayrıca çip üretimi uzun soluklu ve de ölçek ekonomisinin geçerli olduğu bir sektör, yani üretimde avantajlı duruma geçmek için çok büyük miktarlarda üretmeniz ve sürümden kazanmanız gerekiyor.

Çiplerde kıtlık neden yaşandı?

Pandemi döneminde zorunlu olarak üretimde ve tüketimde değişimler yaşandı ve piyasalarda arz-talep dengeleri bozuldu. Eve kapanma ve evden çalışma ile birlikte telekomünikasyon ve tüketici elektroniği sektörleri artan talebi karşılamak için daha fazla çip satın almak zorunda kaldı. Kapanma döneminde üretim bantlarını bir süreliğine durduran otomotiv sektörü ise yeniden üretime başlayıp çip satın almak istediğinde kolayca çip bulamadı. Çünkü otomotiv sektörünün çip pazarında açtığı boşluğu tüketici elektroniği çoktan doldurmuştu. Çip bulamadığı için otomotiv firmaları birer birer üretime ara vermeye başlayınca da kriz baş gösterdi.

Çip tedariğinde yaşanan krizin bir diğer nedeni de, ABD ile Çin arasında Trump döneminde yaşanan gerginlik ve ABD’nin Çinli firmalara uyguladığı yaptırımlar oldu. Bir yandan SMIC gibi Çin menşeli firmalardan alımların yasaklanması, diğer yandan da en büyük çip alıcısı olan Çin’in ABD yaptırımları başlamadan çip talebini artırması büyük çip üreticilerinin bir anda gelen yüksek talebi karşılayamaması ile sonuçlandı.

Çip piyasasındaki büyük oyuncular

Çip piyasasında otomotiv sektörü elektronik sektörüne oranla daha küçük bir alıcı olarak yer alıyor. Küresel otomobil endüstrisi yaklaşık 37 milyar dolar değerinde çip satın alırken Apple tek başına 56 milyar dolar değerinde çip satın alıyor. Samsung ise 36 milyar dolar değerinde çip kullanıyor. En büyük 2 otomotiv çip alıcısı olan Toyota ve Volkswagen’ın alımları 4’er milyar dolar değerinde.

Çip kıtlığı nedeniyle otomotiv sektöründe üretimde kısa dönemli duraklamalar yaşandı. 2021 yılı Nisan ayında Mitsubishi çip tedariğinde sıkıntı yaşadığı için Japonya’da iki, Tayvan’da bir fabrikasında üretimi azalttı. Mayıs ayında Suzuki Motor 3 tesisinde üretime ara vereceğini duyurdu. Toyota Motor da 7 Haziran’dan itibaren iki üretim hattını en fazla 8 gün süreyle durduracağını açıkladı. Benzer şekilde Nissan ve General Motors da çip krizinden olumsuz etkileneceklerini açıkladı. Japon üretici Honda, çip tedariği sıkıntısının 2021 mali yılı net kârını yüzde 10,3 oranında düşüreceğini tahmin ediyor. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings yaşanan çip krizinin otomobil üretiminde tahmini yıllık satışların yüzde 5’ine mal olacağını belirtiyor.

Çip krizinin etkileri daha çok otomotiv sektörü baz alınarak anlatılsa da bu etkiler sadece otomotiv sektörü ile sınırlı değil. Çip krizi elektronik sektöründe de ciddi kayıplara neden olmaya devam ediyor. Dünyanın en büyük yarı iletken alıcısı olan Apple, çiplerdeki kıtlık nedeniyle iPhone 12’nin lansmanını iki ay ertelemek zorunda kaldı. Sony, yarı iletken tedarik sorunu nedeniyle 2021 yılı satış hedeflerine ulaşamayabileceğini söyledi. Apple’dan sonra dünyanın en büyük ikinci çip alıcısı olan ve aynı zamanda dünyanın en büyük ikinci çip üreticisi olan Samsung da çip kıtlığından etkilendiğini duyurdu.

Krizin devam etmesinin maliyeti ne?

Çip krizi dünyada pek çok ülke ve şirketi farklı şekillerde etkiliyor. Pek çok sektörde kilit girdi konumunda olan çip tedariğinde yaşanan aksamalar üretim süreçlerinde duraksama ve yavaşlamayı da beraberinde getirerek bir yandan fiyat artışı bir yandan ürün kıtlığına neden oluyor.

Hem pahada hem de yükte hafif olan, ancak ha dendiğinde kapasite geliştirmenin mümkün olmadığı bir madde olan çipler konusunda dünyada çıkar çatışması yaşanması pek muhtemel. Bir yandan tüketici elektroniği bir yandan da otomotiv sektörünün devleri çipler olmadan üretime devam edemiyor. Çip üreticileri her ne kadar tam kapasite çalışsa da artan talebi karşılayamıyor. Bu durumda çip üreticilerine büyük alıcıların baskı yapması söz konusu olabilir. Her ne kadar günümüzde serbest piyasa hakim olsa da birbiri ile çatışan çıkarlar söz konusu olunca Adam Smith’in görünmez eli piyasanın tüm sorunlarını çözemez ve devreye firma kayırma, ülke önceleme veya karaborsaya benzer yapılar girebilir.

Danışmanlık firması AlixPartners’ın tahminlerine göre, çip krizi 2021 yılında 3,9 milyon aracın üretimini etkileyecek ve otomobil üreticilerine 110 milyar dolarlık gelir kaybına mal olacak. Kovid-19 kaynaklı kapanma dönemlerinde zaten düşen üretim tam atağa geçecekken çip krizi bu toparlanmayı geciktirmeye devam edecek. Sonuç olarak kendisi küçük ama önemi büyük çiplerde yaşanan kıtlık fiyatlarda yükselme, üretim ve gelirde azalma ve gelir dağılımında değişme gibi sonuçlar yaratabilir.

Çip krizinden çıkarılan dersler

Tarih boyunca yaşanan zorlukların insanları daha üretken ve yaratıcı olmaya zorladığı görülür. Tedarik zincirlerini çeşitlendirmek ve güvence altına almak, Kovid-19 salgınının baş gösterdiği ilk aylarda alınan en büyük ders olmuştu. Bu ders çip krizinde de benzer şekilde alındı.

Çin, ABD ve Avrupa ülkeleri başta olmak üzere pek çok ülke çipler konusunda yeni stratejiler geliştirmeye başladı. Şimdiye kadar zaten çok ucuz olan ve rahatça tedarik edildiği için önemi anlaşılmayan çiplerin, üretimde ve ülke ekonomilerinde ne kadar kilit bir rol oynadığı görüldü. Tedarik zincirini güçlendirmek ve çipler konusunda dışa bağımlı olmaktan kurtulmak pek çok ülke için son zamanların en mühim konusu oldu. Devletler çip üretimi konusunda stratejiler geliştirirken, yaşanan çip krizi neticesinde üretimi durdurmak zorunda kalan ve zarar eden Apple, Amazon ve Microsoft gibi firmalar kendi çiplerini üretmek için kolları sıvadı.

7 Haziran 2021 tarihinde Almanya’nın Bosch firması Dresden’de tam dijital, karbon sıfır ve kendisini sürekli optimize eden bir çip fabrikası açtı. Sadece Almanya için değil Avrupa için çok önemli bir adım olarak görülen 1 milyar avroluk bu yatırım Almanya Başbakanı Angela Merkel’e göre “Asya ve ABD’deki rakiplerle arayı kapatmayı” hedefliyor. Çipleri kritik alan olarak gören Avrupa Birliği bu konuda bağımsız olma yolunda adımlar atıyor ve böylece yeni krizlere karşı daha dirençli bir Avrupa yaratmayı hedefliyor. AB 2030 yılında dünyadaki tüm son teknoloji ve sürdürülebilir çiplerin yüzde 20’sini üretmeyi planlıyor. Her ne kadar bütçe kısıtları olsa da, Avrupa Birliği mikroelektronik alanında yapılan yatırımları önceliyor ve Kovid-19 toparlanma fonlarını çip sektörüne vermeyi planlıyor.

Çipler konusunda Çin de boş durmuyor. Çin, 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 407’lik bir artışla çip sektörüne 35 milyar doları aşkın yatırım yaptı. Çin’deki iki ulusal varlık fonu, Çin’in lider çip üreticisi SMIC’a, Şanghay’daki fabrikasında üretimi üçe katlamak amacıyla toplam 2,25 milyar dolar finansman sağladı.

Türkiye’nin çip ekonomisindeki yeri

Çip piyasasında alıcı olarak yer alan Türkiye de dünyada yaşanan çip krizinden nasibini aldı. Otomotiv sektöründeki firmalar çip kıtlığı nedeniyle dönem dönem üretime ara vermek zorunda kaldılar. İhracatın lokomotifi olan otomotiv sektöründe çip tedariğinde yaşanan sorunlar nedeni ile ihracat 2021 yılı mayıs ayında aylık ortalamanın altında kaldı.

Türkiye’de yerli çip üretimine yönelik çalışmalar TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi’nde ‘Çakıl Milli İşlemci Projesi’ kapsamında yürütülüyor. Türkiye çip üretimi konusunda Malezya ile işbirliği yapıyor. Ancak, 2014 yılında ilk çip fabrikasının temelini atan Türkiye’nin bu konudaki çalışmaları hızlandırması gerekiyor.

Dijital dönüşüm, akıllı cihazlar, otonom robotlar ve elektrikli araçlarda kilit rol oynayan çipler ulusal güvenlik ve teknolojik bağımsızlık için stratejik öneme sahip. Dijital dönüşüm ve sanayi konusunda çok ileri olan ülkeler bile çip üretemiyor olmanın sıkıntısını çekerek bu konuya özel önem atfetmeye başladı.

Öyle görünüyor ki küresel rekabette çipler hem ekonomik hem de politik hesaplamaların önemli bir bileşeni olacak ve çip üretemeyen her ülke kendisini piyasanın ellerine teslim etmek zorunda kalacak. Çip ekonomisi de her geçen gün büyümeye devam edecek. Geleceğin teknolojilerinde öncü olanlar kritik adımları herkesten önce atanlar ve yılmadan çalışanlar olacak.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fikir Turu’nun editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı ilk kez 15 Haziran 2021’de yayımlanmıştır.

Elif Nuroğlu

Prof. Dr. Elif Nuroğlu - 2012 yılından bu yana Türk-Alman Üniversitesi’nde görev yapıyor. Viyana Ekonomi Üniversitesi’nde İşletme lisans ve yüksek lisansı (2004), Viyana Üniversitesi’nde İktisat Doktorası (2010) yaptı. Uluslararası Saraybosna Üniversitesi’nde asistanlık ve öğretim üyeliği yaptı. Akademik çalışmaları uluslararası iktisat, yerçekimi modeli, ampirik uluslararası ticaret, ekonometrik modellemeler, Balkanlar ve Endüstri 4.0 konularında yoğunlaşıyor.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x
Send this to a friend