Halk sağlığı tedbirleri ekonomik bunalıma sebep olmayabilir

Koronavirüs salgını, küresel pandemiler ve onlara karşı alınan tedbirlerin ekonomiye etkisine ilişkin soruları beraberinde getirdi. Siyasi karar mercileri salgının ekonomiye ne kadar zarar vereceğini kestiremiyor, dolayısıyla krizin nasıl yönetilmesi gerektiği konusunda çok az fikirleri var. Hükümetler ya salgına karşı para musluğunu fazla açmakla veya hiç açmamakla suçlanıyor.

Ekonomistler ise iki temel soruya yanıt arıyor. Birincisi, küresel salgının ekonomiye etkisi geçici mi yoksa kalıcı mı olacak? İkincisi ise, sağlık otoritelerinin aldığı tedbirler salgının ekonomik sonuçlarını ne yönde etkiliyor?

ABD Merkez Bankası ekonomistleri Sergio Correia ve Stephan Luck ile M.I.T. Üniversitesi ekonomi profesörü Emil Verner’in 26 Mart’ta yayınladığı bir çalışma, salgının yayılma hızının azaltılması için alınan önlemlerin bir yandan salgında ölümlerin önüne geçerken bir yandan da salgının ekonomiye etkisini sınırlayabileceğini de ortaya koydu.

Ekonomik bunalıma pandemiler yol açar, kamu sağlığı önlemleri değil

Correia, Luck ve Verner’ın çalışmasının başlığı vardığı sonucu özetler nitelikte: “Ekonomik bunalıma pandemiler yol açar, kamu sağlığı önlemleri değil.” Üç ekonomist bu sonuca “İspanyol Gribi” olarak da bilinen 1918 Grip salgınına ABD’nin farklı eyaletlerinde alınan tedbirlerin ekonomiye etkisini ölçerek vardı:

“Çalışmamızda ABD tarihinin en büyük grip salgınını inceledik. Ocak 1918 ile Aralık 1920 arasında tüm dünyaya yayılan 1918 Grip Pandemisinde, virüs 500 milyon kişiye, yani o tarihlerdeki dünya nüfusunun üçte birine bulaşmış, en az 50 milyon kişinin ölümüne yol açmıştı. 1918 Grip Salgını ABD’yi de etkilemişti. Nüfusun binde 6,6’sının yani 550 bin ile 675 bin kişinin ölümüne yol açtı. Ölümlerin büyük bölümü genç ve üretken olabilecek 18-44 yaş aralığı yetişkinlerdi.

Araştırmamızda hem salgının şiddeti hem de hastalığın ABD eyaletleri ve şehirlerin yayılmasını önlemek amacıyla uygulanan tedavi dışı önlemlerin hayata geçirilme hızı ve süresine ilişkin varyasyonları sınadık. 1918’de uygulamaya konulan tedavi dışı yöntemler COVID-19’un yayılmasını azaltmak için alınan çoğu tedbir benziyordu. Okullar, tiyatrolar ve kiliseler kapatıldı, çok sayıda kişinin bir araya geldiği etkinlikler ve cenazeler yasaklandı, kuşkulu vakalar karantina altına alındı ve çalışma saatleri kısıtlandı…”

Araştırmaya göre 1918 salgını, etkili olduğu bölgelerde sadece istihdamı değil, talep ve arzın her iki tarafını da etkiledi. Finansal varlıkların erimesine, dayanıklı tüketim malları tüketiminin durmasına neden oldu. İktisatçılara göre, salgından etkilenen kentlerde, ekonomik faaliyetler 1923 yılına kadar krizin etkilerinden arınamadı.

Üç iktisatçının alıntıladığı, Wall Street Journal gazetesinin o dönemde yayınlanan bir haberine göre, 1918 Grip Salgını ABD’de iktisadi faaliyetlerin yüzde 50 oranında azalmasına yol açmıştı.

Ancak her eyalet ve şehrin aldığı önlemler aynı olmadı. Virüs ülkenin doğusundan giriş yaparken, ülkenin batısındaki Seattle, Oakland, Portland, Los Angeles ve Omaha gibi şehirler, kısa sürede sosyal mesafeyi artıracak tedbirleri uygulamaya başladılar. Correia, Luck ve Verner’ın yaptığı araştırmaya göre bu önlemler sayesinde bu şehirlerde grip salgınında ölenlerin oranı 100 binde 600’ün altında kalırken, imalat sektöründe istihdam azalmadığı gibi yüzde 0.50 ile 1.20 oranları arasında arttı. Artış sadece istihdam ile sınırlı kalmadı, imalat sanayi arzının ve finansal varlıkların paralel oranda arttığı gözlemlendi.

Erken tedbir almak ekonominin daha az zarar görmesine sebep oluyor

Amerikalı iktisatçılara göre sıkı sosyal mesafelendirme önlemleri alan şehirlerin ekonomik performansında da farklılıklar vardı. Araştırmacılara göre bu fark, önlemlerin alınma hızı farkından kaynaklanıyordu:

“Salgının varışından 10 gün önceden harekete geçmek, salgın sonrasında imalat sektöründeki istihdamı yaklaşık yüzde 5 artırıyor. 15 gün öncesinden harekete geçmek ise artış oranını yüzde 6,5’a çıkıyor.”

Buna karşılık önlemleri uygulamakta geç kalan veya kapsamlı önlemlerden kaçınan Pittsburg, Philadelphia, Boston ve Nashville gibi kentlerde ise 100 bin kişiye ölüm oranı 800 ile 1200 arasına çıkarken, imalat sektöründe istihdam artışı yüzde 0,4’ün altında kaldı. Üç iktisatçı bulgularını şöyle özetlediler:

“Araştırmamızda iki ana sonuca ulaştık. Birincisi, 1918 Grip Pandemisi’nden en fazla etkilenen bölgelerde reel iktisadi faaliyetlerde keskin ve kalıcı azalma yaşandığını bulguladık. İkincisi ise, tedavi dışı önlemleri erkenden ve yaygın biçimde uygulamaya sokan kentlerin orta vadede hiçbir olumsuz etki yaşamadığını gördük. Aksine, erken müdahalede bulunan ve agresif kararlar alan kentler salgın durdurulduktan sonra reel ekonomik faaliyetlerin arttığını gördüler. Toparlarsak, bulgularımız, pandemilerin ekonomiye maliyetinin büyük olduğunu ve alınan önlemlerin hem daha iyi ekonomik sonuçlar verirken ölüm oranını düşürdüğünü ortaya koydu.”

Sosyal mesafe önlemleri orta vadede ekonomide olumlu sonuç verir mi?

Peki, insanları evlerine kapatan, ekonomik faaliyetlere ara vermeye zorlayan sosyal mesafelendirme önlemleri nasıl oluyor da ekonomi üzerinde negatif etki yaratmıyor aksine orta vadede olumlu sonuçlara yol açabiliyor? Amerikalı iktisatçılar bu durumu şöyle açıklıyor:

“Teoride sosyal tedavi dışı tedbirlerin ekonomik etkisi artı yönlü de olabilir eksi de… Diğer tüm şartlar bir yana, tedbirler sosyal etkileşimi kısıtlamakta ve böylece bu etkileşime bağlı ekonomik faaliyetlerin önünü kesmektedir. Ancak bir pandemide insanlar tüketimlerini azaltacakları ve virüsün bulaşması riskini azaltmak için daha az emek arz edecekleri için ekonomik faaliyetler bu tür tedbirler alınmasa bile azalacaktır. Dolayısıyla tedavi dışı tedbirler ekonomik faaliyetleri azaltırken hastalığın yayılması ve ekonomideki salgına bağlı bozulmayla mücadeledeki koordinasyon sorunlarını da çözebilir.”

Amerikalı iktisatçılar, COVID-19 salgınındaki gelişmelerin, vardıkları sonuçları doğruladığına inanıyor:

“Tayvan ve Singapur gibi sosyal mesafelendirme önlemlerini erkenden alan ülkelerde enfeksiyon artışı son derece sınırlı kaldı. Bu ülkeler salgının ekonomik bozulmaya yol açan etkilerini de kontrol altında tutabildiler. Bu yüzden pandemi sırasında dozu iyi ayarlanmış ve erken ve güçlü tedbirler büyük bir ekonomik maliyet olarak görülmemeli.”

Bu yazı ilk kez 8 Nisan 2020’de yayımlanmıştır.

 

Sergio Correia, Stephan Luck ve Emil Verner’in “Ekonomik bunalıma pandemiler yol açar, kamu sağlığı önlemleri değil” başlıklı ve bir bölümü The Economist dergisinde yayımlanan çalışmanın özeti ve bazı önemli bölümleri Mustafa Alkan tarafından İngilizceden Türkçeye çevrilmiş ve editoryal katkılarıyla yeniden düzenlenmiştir. Makalelerin ve çalışmanın orjinaline ve tamamına aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:

https://www.economist.com/graphic-detail/2020/03/31/lessons-from-the-spanish-flu-social-distancing-can-be-good-for-the-economy

https://papers.ssrn.com/sol3/Papers.cfm?abstract_id=3561560

https://libertystreeteconomics.newyorkfed.org/2020/03/fight-the-pandemic-save-the-economy-lessons-from-the-1918-flu.html

Fikir Turu

Fikir Turu, yalnızca Türkiye’deki düşünce hayatını değil, dünyanın da ne düşündüğünü, tartıştığını okurlarına aktarmaya çalışıyor. Bu amaçla, İngilizce, Arapça, Rusça ve Çince yazılmış önemli makalelerin belli başlı bölümlerini çevirerek, editoryal katkılarla okuruna sunmaya çalışıyor. Her makalenin orijinal metnine ve değerli çevirmen arkadaşlarımızın bilgilerine makalenin alt kısmındaki notlardan ulaşabilirsiniz.

Yorumu Gör

avatar
Send this to a friend