Tarımın görünmeyen kahramanları: Kadınlar

Tarım, kadın emeğinin en yoğun olduğu, buna rağmen en görünmez olduğu sektör. Kadın, tarlada da tarım politikalarında da adeta yok. Kooperatifler kadınlar için bir umut ışığı. Kadınların tarımda güçlenmesi ve emeğinin karşılığını alabilmesi için ne yapılmalı? Ayşe Kaşıkırık yazdı.

Tarım, kadın emeğinin en yoğun olduğu, buna rağmen en görünmez olduğu sektör. Tarımda kadınlar “ücretsiz aile işçisi” olarak tarladan sofraya kadar tarımsal üretimin tüm aşamalarında -çapalamadan dikime, sulamadan paketlemeye kısacası tohumdan hasada- her aşamada aktif olarak görev alıyor. Ancak, kayıt dışı istihdam en yaygın tarım sektöründe yaşandığı için kadınların bu emeği ve gücü resmî istatistiklere yansımıyor.

Kadınlar tarımsal üretimin temelini oluşturmasına rağmen eşit ve adil olmayan çalışma koşullarında varlık mücadelesi verdiği için tarımda kadınların emeği, görünmeyen bir emek! Buna bağlı olarak, tarımda kadınların toprak üzerindeki söz hakkı, kontrol gücü ve mülkiyet oranı da çok düşük.

Kadınların geçimi neredeyse tamamen toprağa bağlı. Dünyayı besleyen kadınların dünya genelinde tarımda toprak sahipliği oranı sadece %14! Bu oran, Afrika ve Doğu Asya bölgelerinde daha da düşük.[efn_note]https://sosyalekonomi.org/kadinlarin-toprak-hakki/.[/efn_note]

Dünya Bankası’nın 2021 verilerine göre, dünya genelinde tarımda kadın istihdamı %25. Gelişmekte veya az gelişmiş̧ ülkelerde tarımda kadın istihdamı daha yüksek mesela Burundi’de %94, Mozambik’te %80, Nepal ve Güney Sudan’da %75 gibi yüzdelerle karşılaşıyoruz. Avrupa Birliği ile OECD ülkelerinde ise oran çok düşük, %3 civarında.[efn_note]https://data.worldbank.org/indicator/SL.AGR.EMPL.FE.ZS?most_recent_value_desc=true.[/efn_note]

Tarımda kadınlar ücretsiz aile işçisi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) I. Çeyrek (Ocak-Mart 2023) İşgücü İstatistiklerine göre, istihdam edilenlerin sektör (tarım, sanayi, inşaat ve hizmetler) dağılımları incelendiğinde tarımda istihdam edilme oranı kadınlarda %16,5 iken erkeklerde %12,2.[efn_note]TÜİK (2023). İşgücü İstatistikleri, I. Çeyrek: Ocak-Mart, 2023, https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Isgucu-Istatistikleri-I.-Ceyrek:-Ocak-Mart,-2023-49380.[/efn_note] Yani tarımda kadınların istihdamı erkeklerden daha fazla.

Tarım, %77,7’lik kayıt dışı istihdam oranı ile tüm sektörler arasında bu konuda zirvede yer alıyor. Tarımda çalışan kadınların % 88,7’si hiçbir sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı değilken erkeklerin ise %70,5’i kayıt dışı çalışıyor.

İstihdam edilenlerin işteki durumuna göre; tarımda ücretli veya yevmiyeli çalışan kadın sayısı 146 bin kişi (%8,74), kendi hesabına çalışan 251 bin kişi (%15,03), ücretsiz aile işçisi olarak bir milyon 268 bin kişi (%75,97) ve işveren kadın sayısı ise 3 bin kişi (%0,17).

Görüldüğü üzere, tarımda kadınlar ücretsiz aile işçisi! Bir başka ifadeyle, her 4 kadından 3’ü ücretsiz aile işçisi…

Erkeklerde ise durum çok farklı; ücretli veya yevmiyeli çalışanların sayısı 341 bin kişi (%13,38), kendi hesabına çalışan bir milyon 763 bin kişi (%69,21), ücretsiz aile işçisi olarak çalışan 395 bin kişi (%15,50) ve işveren erkek sayısı ise 48 bin kişi (%1,88).

Verilerin ortaya koyduğu üzere erkeklerin çoğunluğu kendi hesabına çalışırken ücretsiz aile işçisi erkeklerin oranı ise oldukça az.

En nihayetinde, işveren kadın sayısı erkeklerin çok gerisinde; benzer şekilde ücretli veya yevmiyeli çalışan kadın sayısı da erkeklerden daha az.

Kadın dayanışmasının örgütlü mücadelesi: Kadın kooperatifleri

Bu dengesiz tablonun değişmesi için yapılacak elbette çok şey var.

Son yıllarda sayıları artan kadın kooperatifleri de bu alandaki en önemli çalışmalardan…

Aslında Türkiye’de kadın kooperatiflerinin kuruluşu 1999 yılına dayanıyor. Bugün ise Türkiye’nin dört bir yanında kurulan 1.040 kadın kooperatifi var.

Bu kooperatifler, kadınların sosyo-ekonomik açılardan güçlenmesi, kadın yoksulluğunun ve yoksunluğunun sona ermesi için var gücüyle çalışıyor.

Dayanışma ekonomisinin en güçlü örneklerinden olan kooperatifler her yıl binlerce kadına ulaşıyor, yerelde değişimi ve dönüşümü tetikliyor.[efn_note]Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV). “Kadın Kooperatifleri Güçleniyor”. https://www.kedv.org.tr/icerik/kadin-kooperatifleri-gucleniyor. [/efn_note]

Kooperatifler, kadın emeğinin örgütlenmesinin lokomotif unsuru. Kadınlar kooperatifler aracılığıyla örgütlü mücadele içerisinde bulunarak emeklerinin karşılığını almaya çalışıyorlar.

Kadın kooperatifleri hem örgütlenme modelleri hem de imkânlar açısından kadın emeğinin değerlendirilmesinde ve kadınların sosyo-ekonomik açılardan güçlenmesinde önemli potansiyele sahip.

Kooperatiflerde herkes eşit haklara sahip ve her kadının söz hakkı var; kadınlar karar alma mekanizmalarının “nesnesi” değil “öznesi” konumundalar. Bir diğer ifadeyle, kadınlar kooperatif yönetiminin her aşamasında temsil ediliyor, karar alma mekanizmalarına aktif katılıyor.

Kadın kooperatiflerindeki kolektif eylem, ortak üretim ve yönetim anlayışı ile kadınlar sosyal ve ekonomik açılardan güçleniyor; kadınların temel haklar konusunda farkındalıkları, hayata bakış açıları ve algıları değişim gösteriyor.

Aynı zamanda, kooperatifler “kadın emeğinin örgütlenmesi” açısından kadınlara güç veren iyi bir yönetim modeli sunuyor. Kooperatif üyesi kadınlar “yapabilirlik” duygusu ile birbirlerine ilham veriyor. Diğer bir deyişle, kadınlar tüm kadınları “kız kardeş” olarak görüyor; böylelikle birbirlerine umut oluyorlar, yurt oluyorlar ve yoldaş oluyorlar.

Türkiye’nin 5 farklı coğrafi bölgesinden 10 kadın kooperatifiyle[efn_note]Genellikle tarımsal ürünlerin işlenmesi, ev yapımı gıda üretimi, bakliyat üretimi ve yöresel ürün/yemek alanında faaliyet gösteren 10 kooperatif.[/efn_note] (2’si Ege Bölgesi, 1’i Karadeniz Bölgesi, 4’ü Marmara Bölgesi, 1’i Akdeniz Bölgesi ve 1’i Doğu Anadolu Bölgesi) yapılan “Ataerkil Kapitalist Toplumda Tarımda Kadın Emeği”[efn_note]https://www.academia.edu/99335139/Ataerkil_Kapitalist_Toplumda_Tarımda_Kadın_Emegi.[/efn_note] başlıklı bir araştırmada, bu alanda çalışan kadınlar “kadın emeği” ve “tarımda kadın emeği” deyince akıllarına gelenleri şu ifadelerle anlatıyorlar:

  • “Yokluğunda; fark edilen aydınlık…”
  • “Alın teri- pare, pare olmuş kadın elleri”
  • “Kadının bereketinin tarımsal üretime yansıtılması”
  • “Kadınların iş gücünün içinde olduğu ama kayıt dışı çalıştıkları, sağlık ve sosyal güvencenin olmadığı, tarım çalışanlarını özellikle aile işçisi yapan kişiler”
  • “Kadının yetiştirdiği veya elleriyle yaptığı ürünler, enerjisini ve zamanını verdiği işler.”
  • “Geleneksel olarak yapılan, evinin ekonomisine destek için ve doğal yöntemlerle üretilen yapılan el emeği yiyecek içecek ürünleri”

En nihayetinde tarımda kadın emeği, “hayat, örgütlenme, görünmeyen emek, para kazanma, karşılıksız emek” kavramları ile özdeşleşiyor.

Kadın tarımda nasıl görünür olur?

Kadınların tarımda güçlenmesi ve emeğinin karşılığını alabilmesi için atılması gereken pek çok somut adım var.

Tarım sektöründe kadınlara özel devlet teşvikleri sunulmalı; kadınların ekonomik özgürlüğünü elde edebilmesi ve ekonomik alanda güçlenmesi sağlanmalı.

Kadın emeği ve tarımsal üretim odağında yayın kanalları (TV, radyo ve dijital mecralar) çeşitlenmeli.

Kadınlar dijital alanda güçlenmeli; kadınlara dijital pazarlama, dijital kimlik oluşturma ve markalaşma gibi konularda eğitimler verilmeli ve danışmanlık desteği sunulmalı.

Kadınlar örgütlenmeli; kadın kooperatifleri nicelik ve nitelik olarak güçlenmeli ve kolektif çalışma kültürü aşılanmalı.

Kadının sırtındaki “bakım emeği” yükü kamusal olarak ücretsiz biçimde karşılanmalı; hane içinde adil bir iş bölümü sağlanmalı ve evden başlayarak toplumsal cinsiyet eşitliği yaklaşımı gündelik hayatın her alanında benimsenmeli.

Devlet tarım işçisi kadınların emeğini görünür hale getirmeli; kayıt dışı istihdamla topyekûn mücadele edilmeli ve güvenceli istihdam imkânları geliştirilmeli.

Kadınların çalışma koşulları iyileştirilmeli ve kadınların özgün ihtiyaçları dikkate alınmalı; insan onuruna yakışır iş ve iş ortamı sağlanmalı.

Kadınlar “kendi” topraklarında sadece işçi olmamalı; toprak sahibi olarak da söz hakkı kazanmalı.

Özetle, tarım sektöründe kimsenin geride kalmaması, eşit ve kapsayıcı çalışma koşullarının inşa edilebilmesi için hak temelli bir yönetim yaklaşımı benimsenmeli.

Tarım politikalarında kadın temsili̇[efn_note]Kaşıkırık, A. “Tarımsal Emeğin Görünmeyen Yüzü: Tarımda Kadın Temsili Üzerine Bir Araştırma”. UPA Strategic Affairs 3 (2022): 111-131. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2653757.[/efn_note]

Parlamentolar Arası Birlik (IPU) ve Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin (UN Women) hazırladığı “Siyasette Kadın: 2023” haritasına göre, 190 ülkedeki kadın bakanların çalıştığı alanlar arasında %13 kadın temsili ile tarım en alt sıralarda (son sıralarda savunma, ulaştırma, enerji ve tabii kaynaklar var).

Kadın bakanların neredeyse tamamı (%84) “kadın ve toplumsal cinsiyet eşitliği” alanında yer alırken ardından “aile ve çocuk işleri” geliyor. Ne yazık ki üst düzey kararların alındığı bakanlıklarda kadın temsili toplumsal cinsiyet rolleriyle doğrudan ilişkilendirilen aile ve çocuk işleriyle sınırlandırılıyor.[efn_note]https://turkiye.un.org/tr/224323-women-politics-map-2023.[/efn_note]

Tarımsal emeğin çoğunluğunu oluşturan kadınların tarım politikalarının belirlenmesinde ön sıralarda yer alması ve öncü̈ olması beklenirken aslında durum tam tersi. Türkiye’de tarıma yön veren en üst kuruluş̧ olan Tarım ve Orman Bakanlığı’nda da kadın temsili eşitlikten uzak.

Örneğin, Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca bir kez bile tarıma “Kadın Bakan” atanmamış. Özellikle, üst yönetimde (seçimle ve atama ile gelinen karar alma mekanizmalarında) kadınların eksik temsil sorunu daha da şiddetli hissediliyor:[efn_note]Kaşıkırık, A. “Tarımsal Emeğin Görünmeyen Yüzü: Tarımda Kadın Temsili Üzerine Bir Araştırma”. UPA Strategic Affairs 3 (2022): 111-131. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2653757.[/efn_note]

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın merkez teşkilatı çalışanlarının %36’sı kadın, taşra teşkilatında çalışanların ise sadece %24’ü kadın. Genel toplama göre personelin %25’i kadın ve %75’i erkek.

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı olan “İlgili Kuruluşlar” arasında Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü, Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu ve Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü yer alıyor. Bu kuruluşların hiçbirinde kadın “Genel Müdür” yok. Bakanlığın 4 tane “Bağlı Kuruluş”u bulunmakta olup hiç birinde -bir tane bile- kadın “Müdür” yok.

Sonuçta, çalışanlar arasında kadınlar dörtte bir oranında temsil ediliyor. Böylece temel bir insan hakkı olan eşit temsil ilkesinin ihlal edildiği ortaya çıkıyor.

Başka bir tarım mümkün

Kadınlar tarımsal üretimin güvencesi. Tarımda toplumsal cinsiyet eşitliği için kadın temsili sadece tarımsal üretimle sınırlı tutulmamalı, kadınlar tarım politikalarının her aşamasında yer almalı ve karar alma mekanizmalarında “eşit temsil” edilmeli.

Kadınlar, tarım politikalarının belirlenmesinde ve uygulanmasında ön sıralarda bulunmalı. Böylelikle, tarımda çalışan kadınların ihtiyaç ve beklentilerine çözüm sunulabilir; yani kadın bakış açısı tarım politikalarına yansıtılabilir. Eğer kadınlar tarımdan uzak kalırsa dünya genelinde gıda krizi şiddetlenir; açlık ve kıtlık yaşanır.

Bilim ışığında, hak temelli politikalarla kadınların tarım sektöründe güçlenmesi ve kadın emeğinin görünür olması sağlanmalı. Eğer tarımda eşit temsil ve eşit katılım mümkün olmazsa sürdürülebilir bir gelecekten de bahsedemeyiz.

Unutmayalım, kadın yoksa tarım da yok! Tarım yoksa gelecek de yok!

Kaynakça

1. https://sosyalekonomi.org/kadinlarin-toprak-hakki/.
2. World Bank (2021). “Employment in agriculture, female (% of female employment). https://data.worldbank.org/indicator/SL.AGR.EMPL.FE.ZS?most_recent_value_desc=true.
3. TÜİK (2023). “İşgücü İstatistikleri, I. Çeyrek: Ocak-Mart, 2023”. https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Isgucu-Istatistikleri-I.-Ceyrek:-Ocak-Mart,-2023-49380.
4. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası (2023). 3. Toplumsal Cinsiyet Kent ve Mekân Sempozyumu. https://www.academia.edu/99335139/Ataerkil_Kapitalist_Toplumda_Tarımda_Kadın_Emegi.
5. Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV). “Kadın Kooperatifleri Güçleniyor”. https://www.kedv.org.tr/icerik/kadin-kooperatifleri-gucleniyor.
6. Kaşıkırık, A. “Tarımsal Emeğin Görünmeyen Yüzü: Tarımda Kadın Temsili Üzerine Bir Araştırma”. UPA Strategic Affairs 3 (2022): 111-131. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2653757.
7. https://turkiye.un.org/tr/224323-women-politics-map-2023.
8. Kaşıkırık, A. “Tarımsal Emeğin Görünmeyen Yüzü: Tarımda Kadın Temsili Üzerine Bir Araştırma”. UPA Strategic Affairs 3 (2022): 111-131. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2653757.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fikir Turu’nun editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı ilk kez 21 Haziran 2023’te yayımlanmıştır.

Ayşe Kaşıkırık
Ayşe Kaşıkırık
Ayşe Kaşıkırık - İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği’ni onur derecesiyle tamamladı. 2017 yılında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde (SBE) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi yüksek lisans programında “Cinsiyet Eşitlikçi Perspektifle Belediye Bütçeleri: Fatih Belediyesi” konulu tezini başarıyla savunmuştur. İstanbul Üniversitesi SBE’de Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi programında doktora eğitiminde tez aşamasındadır. 2013-2016 yılları arasında TÜBİTAK’ta araştırmacı olarak görev aldı. 2017-2020 yılları arasında Kadın Adayları Destekleme Derneği’nde projeler koordinatörü olarak; kadın dostu kentler, toplumsal cinsiyet eşitliği, toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme ve kadınların eşit temsili odağında projeler yürüttü. Ulusal ve uluslararası çok sayıda sivil toplum kuruluşunda gönüllü olmak birlikte kurucu üyelikleri vardır. 3 Nisan 2021’de, Türkiye’de kadınların yerel yönetimlere seçme ve seçilme hakkı kazanmasının 91. yıl dönümünde “Daha eşit ve kapsayıcı bir dünya mümkün!” temeline dayanan “Küresel Eşitlik ve Kapsayıcılık Ağı’nı kurdu. Yerel yönetimler, yerel siyaset, kent, toplumsal cinsiyet ve kadın alanında teorik ve uygulamalı çalışmalarına devam etmektedir. Bu alanlarda çok sayıda rapor ve kitap bölümü yazdı. Makaleleri çeşitli ulusal ve uluslararası bilimsel dergilerde yayımlandı. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü tarafından yürütülen TÜBİTAK destekli “Olası İstanbul Depreminin Çevresel Zorunlu Göç Senaryosu ve Yönetimi” isimli projede doktora bursiyeridir.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Son Eklenenler

Tarımın görünmeyen kahramanları: Kadınlar

Tarım, kadın emeğinin en yoğun olduğu, buna rağmen en görünmez olduğu sektör. Kadın, tarlada da tarım politikalarında da adeta yok. Kooperatifler kadınlar için bir umut ışığı. Kadınların tarımda güçlenmesi ve emeğinin karşılığını alabilmesi için ne yapılmalı? Ayşe Kaşıkırık yazdı.

Tarım, kadın emeğinin en yoğun olduğu, buna rağmen en görünmez olduğu sektör. Tarımda kadınlar “ücretsiz aile işçisi” olarak tarladan sofraya kadar tarımsal üretimin tüm aşamalarında -çapalamadan dikime, sulamadan paketlemeye kısacası tohumdan hasada- her aşamada aktif olarak görev alıyor. Ancak, kayıt dışı istihdam en yaygın tarım sektöründe yaşandığı için kadınların bu emeği ve gücü resmî istatistiklere yansımıyor.

Kadınlar tarımsal üretimin temelini oluşturmasına rağmen eşit ve adil olmayan çalışma koşullarında varlık mücadelesi verdiği için tarımda kadınların emeği, görünmeyen bir emek! Buna bağlı olarak, tarımda kadınların toprak üzerindeki söz hakkı, kontrol gücü ve mülkiyet oranı da çok düşük.

Kadınların geçimi neredeyse tamamen toprağa bağlı. Dünyayı besleyen kadınların dünya genelinde tarımda toprak sahipliği oranı sadece %14! Bu oran, Afrika ve Doğu Asya bölgelerinde daha da düşük.[efn_note]https://sosyalekonomi.org/kadinlarin-toprak-hakki/.[/efn_note]

Dünya Bankası’nın 2021 verilerine göre, dünya genelinde tarımda kadın istihdamı %25. Gelişmekte veya az gelişmiş̧ ülkelerde tarımda kadın istihdamı daha yüksek mesela Burundi’de %94, Mozambik’te %80, Nepal ve Güney Sudan’da %75 gibi yüzdelerle karşılaşıyoruz. Avrupa Birliği ile OECD ülkelerinde ise oran çok düşük, %3 civarında.[efn_note]https://data.worldbank.org/indicator/SL.AGR.EMPL.FE.ZS?most_recent_value_desc=true.[/efn_note]

Tarımda kadınlar ücretsiz aile işçisi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) I. Çeyrek (Ocak-Mart 2023) İşgücü İstatistiklerine göre, istihdam edilenlerin sektör (tarım, sanayi, inşaat ve hizmetler) dağılımları incelendiğinde tarımda istihdam edilme oranı kadınlarda %16,5 iken erkeklerde %12,2.[efn_note]TÜİK (2023). İşgücü İstatistikleri, I. Çeyrek: Ocak-Mart, 2023, https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Isgucu-Istatistikleri-I.-Ceyrek:-Ocak-Mart,-2023-49380.[/efn_note] Yani tarımda kadınların istihdamı erkeklerden daha fazla.

Tarım, %77,7’lik kayıt dışı istihdam oranı ile tüm sektörler arasında bu konuda zirvede yer alıyor. Tarımda çalışan kadınların % 88,7’si hiçbir sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı değilken erkeklerin ise %70,5’i kayıt dışı çalışıyor.

İstihdam edilenlerin işteki durumuna göre; tarımda ücretli veya yevmiyeli çalışan kadın sayısı 146 bin kişi (%8,74), kendi hesabına çalışan 251 bin kişi (%15,03), ücretsiz aile işçisi olarak bir milyon 268 bin kişi (%75,97) ve işveren kadın sayısı ise 3 bin kişi (%0,17).

Görüldüğü üzere, tarımda kadınlar ücretsiz aile işçisi! Bir başka ifadeyle, her 4 kadından 3’ü ücretsiz aile işçisi…

Erkeklerde ise durum çok farklı; ücretli veya yevmiyeli çalışanların sayısı 341 bin kişi (%13,38), kendi hesabına çalışan bir milyon 763 bin kişi (%69,21), ücretsiz aile işçisi olarak çalışan 395 bin kişi (%15,50) ve işveren erkek sayısı ise 48 bin kişi (%1,88).

Verilerin ortaya koyduğu üzere erkeklerin çoğunluğu kendi hesabına çalışırken ücretsiz aile işçisi erkeklerin oranı ise oldukça az.

En nihayetinde, işveren kadın sayısı erkeklerin çok gerisinde; benzer şekilde ücretli veya yevmiyeli çalışan kadın sayısı da erkeklerden daha az.

Kadın dayanışmasının örgütlü mücadelesi: Kadın kooperatifleri

Bu dengesiz tablonun değişmesi için yapılacak elbette çok şey var.

Son yıllarda sayıları artan kadın kooperatifleri de bu alandaki en önemli çalışmalardan…

Aslında Türkiye’de kadın kooperatiflerinin kuruluşu 1999 yılına dayanıyor. Bugün ise Türkiye’nin dört bir yanında kurulan 1.040 kadın kooperatifi var.

Bu kooperatifler, kadınların sosyo-ekonomik açılardan güçlenmesi, kadın yoksulluğunun ve yoksunluğunun sona ermesi için var gücüyle çalışıyor.

Dayanışma ekonomisinin en güçlü örneklerinden olan kooperatifler her yıl binlerce kadına ulaşıyor, yerelde değişimi ve dönüşümü tetikliyor.[efn_note]Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV). “Kadın Kooperatifleri Güçleniyor”. https://www.kedv.org.tr/icerik/kadin-kooperatifleri-gucleniyor. [/efn_note]

Kooperatifler, kadın emeğinin örgütlenmesinin lokomotif unsuru. Kadınlar kooperatifler aracılığıyla örgütlü mücadele içerisinde bulunarak emeklerinin karşılığını almaya çalışıyorlar.

Kadın kooperatifleri hem örgütlenme modelleri hem de imkânlar açısından kadın emeğinin değerlendirilmesinde ve kadınların sosyo-ekonomik açılardan güçlenmesinde önemli potansiyele sahip.

Kooperatiflerde herkes eşit haklara sahip ve her kadının söz hakkı var; kadınlar karar alma mekanizmalarının “nesnesi” değil “öznesi” konumundalar. Bir diğer ifadeyle, kadınlar kooperatif yönetiminin her aşamasında temsil ediliyor, karar alma mekanizmalarına aktif katılıyor.

Kadın kooperatiflerindeki kolektif eylem, ortak üretim ve yönetim anlayışı ile kadınlar sosyal ve ekonomik açılardan güçleniyor; kadınların temel haklar konusunda farkındalıkları, hayata bakış açıları ve algıları değişim gösteriyor.

Aynı zamanda, kooperatifler “kadın emeğinin örgütlenmesi” açısından kadınlara güç veren iyi bir yönetim modeli sunuyor. Kooperatif üyesi kadınlar “yapabilirlik” duygusu ile birbirlerine ilham veriyor. Diğer bir deyişle, kadınlar tüm kadınları “kız kardeş” olarak görüyor; böylelikle birbirlerine umut oluyorlar, yurt oluyorlar ve yoldaş oluyorlar.

Türkiye’nin 5 farklı coğrafi bölgesinden 10 kadın kooperatifiyle[efn_note]Genellikle tarımsal ürünlerin işlenmesi, ev yapımı gıda üretimi, bakliyat üretimi ve yöresel ürün/yemek alanında faaliyet gösteren 10 kooperatif.[/efn_note] (2’si Ege Bölgesi, 1’i Karadeniz Bölgesi, 4’ü Marmara Bölgesi, 1’i Akdeniz Bölgesi ve 1’i Doğu Anadolu Bölgesi) yapılan “Ataerkil Kapitalist Toplumda Tarımda Kadın Emeği”[efn_note]https://www.academia.edu/99335139/Ataerkil_Kapitalist_Toplumda_Tarımda_Kadın_Emegi.[/efn_note] başlıklı bir araştırmada, bu alanda çalışan kadınlar “kadın emeği” ve “tarımda kadın emeği” deyince akıllarına gelenleri şu ifadelerle anlatıyorlar:

  • “Yokluğunda; fark edilen aydınlık…”
  • “Alın teri- pare, pare olmuş kadın elleri”
  • “Kadının bereketinin tarımsal üretime yansıtılması”
  • “Kadınların iş gücünün içinde olduğu ama kayıt dışı çalıştıkları, sağlık ve sosyal güvencenin olmadığı, tarım çalışanlarını özellikle aile işçisi yapan kişiler”
  • “Kadının yetiştirdiği veya elleriyle yaptığı ürünler, enerjisini ve zamanını verdiği işler.”
  • “Geleneksel olarak yapılan, evinin ekonomisine destek için ve doğal yöntemlerle üretilen yapılan el emeği yiyecek içecek ürünleri”

En nihayetinde tarımda kadın emeği, “hayat, örgütlenme, görünmeyen emek, para kazanma, karşılıksız emek” kavramları ile özdeşleşiyor.

Kadın tarımda nasıl görünür olur?

Kadınların tarımda güçlenmesi ve emeğinin karşılığını alabilmesi için atılması gereken pek çok somut adım var.

Tarım sektöründe kadınlara özel devlet teşvikleri sunulmalı; kadınların ekonomik özgürlüğünü elde edebilmesi ve ekonomik alanda güçlenmesi sağlanmalı.

Kadın emeği ve tarımsal üretim odağında yayın kanalları (TV, radyo ve dijital mecralar) çeşitlenmeli.

Kadınlar dijital alanda güçlenmeli; kadınlara dijital pazarlama, dijital kimlik oluşturma ve markalaşma gibi konularda eğitimler verilmeli ve danışmanlık desteği sunulmalı.

Kadınlar örgütlenmeli; kadın kooperatifleri nicelik ve nitelik olarak güçlenmeli ve kolektif çalışma kültürü aşılanmalı.

Kadının sırtındaki “bakım emeği” yükü kamusal olarak ücretsiz biçimde karşılanmalı; hane içinde adil bir iş bölümü sağlanmalı ve evden başlayarak toplumsal cinsiyet eşitliği yaklaşımı gündelik hayatın her alanında benimsenmeli.

Devlet tarım işçisi kadınların emeğini görünür hale getirmeli; kayıt dışı istihdamla topyekûn mücadele edilmeli ve güvenceli istihdam imkânları geliştirilmeli.

Kadınların çalışma koşulları iyileştirilmeli ve kadınların özgün ihtiyaçları dikkate alınmalı; insan onuruna yakışır iş ve iş ortamı sağlanmalı.

Kadınlar “kendi” topraklarında sadece işçi olmamalı; toprak sahibi olarak da söz hakkı kazanmalı.

Özetle, tarım sektöründe kimsenin geride kalmaması, eşit ve kapsayıcı çalışma koşullarının inşa edilebilmesi için hak temelli bir yönetim yaklaşımı benimsenmeli.

Tarım politikalarında kadın temsili̇[efn_note]Kaşıkırık, A. “Tarımsal Emeğin Görünmeyen Yüzü: Tarımda Kadın Temsili Üzerine Bir Araştırma”. UPA Strategic Affairs 3 (2022): 111-131. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2653757.[/efn_note]

Parlamentolar Arası Birlik (IPU) ve Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin (UN Women) hazırladığı “Siyasette Kadın: 2023” haritasına göre, 190 ülkedeki kadın bakanların çalıştığı alanlar arasında %13 kadın temsili ile tarım en alt sıralarda (son sıralarda savunma, ulaştırma, enerji ve tabii kaynaklar var).

Kadın bakanların neredeyse tamamı (%84) “kadın ve toplumsal cinsiyet eşitliği” alanında yer alırken ardından “aile ve çocuk işleri” geliyor. Ne yazık ki üst düzey kararların alındığı bakanlıklarda kadın temsili toplumsal cinsiyet rolleriyle doğrudan ilişkilendirilen aile ve çocuk işleriyle sınırlandırılıyor.[efn_note]https://turkiye.un.org/tr/224323-women-politics-map-2023.[/efn_note]

Tarımsal emeğin çoğunluğunu oluşturan kadınların tarım politikalarının belirlenmesinde ön sıralarda yer alması ve öncü̈ olması beklenirken aslında durum tam tersi. Türkiye’de tarıma yön veren en üst kuruluş̧ olan Tarım ve Orman Bakanlığı’nda da kadın temsili eşitlikten uzak.

Örneğin, Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca bir kez bile tarıma “Kadın Bakan” atanmamış. Özellikle, üst yönetimde (seçimle ve atama ile gelinen karar alma mekanizmalarında) kadınların eksik temsil sorunu daha da şiddetli hissediliyor:[efn_note]Kaşıkırık, A. “Tarımsal Emeğin Görünmeyen Yüzü: Tarımda Kadın Temsili Üzerine Bir Araştırma”. UPA Strategic Affairs 3 (2022): 111-131. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2653757.[/efn_note]

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın merkez teşkilatı çalışanlarının %36’sı kadın, taşra teşkilatında çalışanların ise sadece %24’ü kadın. Genel toplama göre personelin %25’i kadın ve %75’i erkek.

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı olan “İlgili Kuruluşlar” arasında Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü, Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu ve Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü yer alıyor. Bu kuruluşların hiçbirinde kadın “Genel Müdür” yok. Bakanlığın 4 tane “Bağlı Kuruluş”u bulunmakta olup hiç birinde -bir tane bile- kadın “Müdür” yok.

Sonuçta, çalışanlar arasında kadınlar dörtte bir oranında temsil ediliyor. Böylece temel bir insan hakkı olan eşit temsil ilkesinin ihlal edildiği ortaya çıkıyor.

Başka bir tarım mümkün

Kadınlar tarımsal üretimin güvencesi. Tarımda toplumsal cinsiyet eşitliği için kadın temsili sadece tarımsal üretimle sınırlı tutulmamalı, kadınlar tarım politikalarının her aşamasında yer almalı ve karar alma mekanizmalarında “eşit temsil” edilmeli.

Kadınlar, tarım politikalarının belirlenmesinde ve uygulanmasında ön sıralarda bulunmalı. Böylelikle, tarımda çalışan kadınların ihtiyaç ve beklentilerine çözüm sunulabilir; yani kadın bakış açısı tarım politikalarına yansıtılabilir. Eğer kadınlar tarımdan uzak kalırsa dünya genelinde gıda krizi şiddetlenir; açlık ve kıtlık yaşanır.

Bilim ışığında, hak temelli politikalarla kadınların tarım sektöründe güçlenmesi ve kadın emeğinin görünür olması sağlanmalı. Eğer tarımda eşit temsil ve eşit katılım mümkün olmazsa sürdürülebilir bir gelecekten de bahsedemeyiz.

Unutmayalım, kadın yoksa tarım da yok! Tarım yoksa gelecek de yok!

Kaynakça

1. https://sosyalekonomi.org/kadinlarin-toprak-hakki/.
2. World Bank (2021). “Employment in agriculture, female (% of female employment). https://data.worldbank.org/indicator/SL.AGR.EMPL.FE.ZS?most_recent_value_desc=true.
3. TÜİK (2023). “İşgücü İstatistikleri, I. Çeyrek: Ocak-Mart, 2023”. https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Isgucu-Istatistikleri-I.-Ceyrek:-Ocak-Mart,-2023-49380.
4. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası (2023). 3. Toplumsal Cinsiyet Kent ve Mekân Sempozyumu. https://www.academia.edu/99335139/Ataerkil_Kapitalist_Toplumda_Tarımda_Kadın_Emegi.
5. Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV). “Kadın Kooperatifleri Güçleniyor”. https://www.kedv.org.tr/icerik/kadin-kooperatifleri-gucleniyor.
6. Kaşıkırık, A. “Tarımsal Emeğin Görünmeyen Yüzü: Tarımda Kadın Temsili Üzerine Bir Araştırma”. UPA Strategic Affairs 3 (2022): 111-131. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2653757.
7. https://turkiye.un.org/tr/224323-women-politics-map-2023.
8. Kaşıkırık, A. “Tarımsal Emeğin Görünmeyen Yüzü: Tarımda Kadın Temsili Üzerine Bir Araştırma”. UPA Strategic Affairs 3 (2022): 111-131. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2653757.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fikir Turu’nun editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı ilk kez 21 Haziran 2023’te yayımlanmıştır.

Ayşe Kaşıkırık
Ayşe Kaşıkırık
Ayşe Kaşıkırık - İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği’ni onur derecesiyle tamamladı. 2017 yılında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde (SBE) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi yüksek lisans programında “Cinsiyet Eşitlikçi Perspektifle Belediye Bütçeleri: Fatih Belediyesi” konulu tezini başarıyla savunmuştur. İstanbul Üniversitesi SBE’de Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi programında doktora eğitiminde tez aşamasındadır. 2013-2016 yılları arasında TÜBİTAK’ta araştırmacı olarak görev aldı. 2017-2020 yılları arasında Kadın Adayları Destekleme Derneği’nde projeler koordinatörü olarak; kadın dostu kentler, toplumsal cinsiyet eşitliği, toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme ve kadınların eşit temsili odağında projeler yürüttü. Ulusal ve uluslararası çok sayıda sivil toplum kuruluşunda gönüllü olmak birlikte kurucu üyelikleri vardır. 3 Nisan 2021’de, Türkiye’de kadınların yerel yönetimlere seçme ve seçilme hakkı kazanmasının 91. yıl dönümünde “Daha eşit ve kapsayıcı bir dünya mümkün!” temeline dayanan “Küresel Eşitlik ve Kapsayıcılık Ağı’nı kurdu. Yerel yönetimler, yerel siyaset, kent, toplumsal cinsiyet ve kadın alanında teorik ve uygulamalı çalışmalarına devam etmektedir. Bu alanlarda çok sayıda rapor ve kitap bölümü yazdı. Makaleleri çeşitli ulusal ve uluslararası bilimsel dergilerde yayımlandı. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü tarafından yürütülen TÜBİTAK destekli “Olası İstanbul Depreminin Çevresel Zorunlu Göç Senaryosu ve Yönetimi” isimli projede doktora bursiyeridir.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Son Eklenenler

0
Would love your thoughts, please comment.x