İnsan

25 Eylül 2020

Yazdır

İşin kadını erkeği olmaz

Ben Berna Gözbaşı, iş insanıyım. 2019’un yaz aylarında, Kayserispor kulübünün başkanı seçildim ve Süper Lig futbol tarihinin ilk kadın başkanı oldum. Erkek egemen futbol camiasında bu konumdaki tek kadın olmam sebebiyle dikkat çektim, haberlere konu oldum.

Peki, buna gerek var mıydı?

Geçen ay Berlin Film Festivali, 2021 itibariyle, kadın ve erkek oyuncu ayrımı yapmadan en iyi başrol oyuncusu ve en iyi yardımcı oyuncu rolleri vereceğini duyurdu. Bence artık biz de şu ‘kadın başkan’ muhabbetine bir son verelim çünkü işin kadını erkeği olmaz.

Hayatım ilklerle dolu

Ben asker bir babanın ve öğretmen bir annenin kızıyım. Hayata sıfırdan başladım. Ne bana kapıları açacak bir sermayem ne de yol gösterecek bir akrabam vardı. Çok çalıştım, çabaladım; şu an yaklaşık 1000 kişiye istihdam sağlayan yatak üreten bir fabrikanın sahibiyim. Dış Ekonomik İlişkiler Konseyi (DEİK) İcra Kurulu’ndayım ve Afrika Koordinatörü’yüm. Ülkenin ticari diplomasisinde yer alıyorum.

Çocukluğumdan beri dünyayı görmek ve mali işlerle, parayla uğraşmak gibi hayallerim vardı. Daha ilkokuldayken evimizdeki ansiklopedide yer alan ülkeler hakkında yazılanları okur, özellikle de hangi ülkede ne alınır ne satılır türü bilgilere odaklanırdım. Belki de ailem ticaretle ilgili olmasa bile Kayserili olmanın etkisiydi bu.

11 yaşımdayken karşıma başka bir şehirde daha iyi bir eğitim alma fırsatı çıktı ve ailem bana fikrimi sordu, ben olumlu yaklaşınca eğitimime ailemden ayrı bir şehirde devam ettim. 12-13 yaşlarındayken tek başıma şehirlerarası seyahat ettiğim olurdu.

İzmir’de, üniversite yıllarımda İngilizce İşletme eğitimi almaya başladım. Okulda bize teoriden çok pratik eğitimi verildi, ben de işi öğrenmek için ihracat yapan birçok şirkette ya staj yaptım ya da boğaz tokluğuna çalıştım ama işi öğrendim. Bir süre sonra, henüz öğrenciyken kazandığım parayla bir faks aldım ve edindiğim network ile ilk ihracatımı yaptım.

Okul bitince Kayseri’ye döndüm ve bir şirkette çalışmaya başladım. Eğitimim ve yabancı dilim nedeniyle şirket beni henüz Türkiye’de de çok yeni gelişmekte olan bir işi öğrenmem için Londra Metal Borsası’nda “Uluslararası Finans, Metal Ticareti, Futures& Options” konusunda eğitim almaya gönderdi. Kayseri’de o eğitimi alan ilk kişiydim ve şehirde bu alanda çalışan çok firma olduğu için uluslararası pazarlama ve dış ticaret danışmanlığı yapmaya başladım.

2006 yılında ise hayatımda yine bir ilk gerçekleşti. İhracat yapmaya devam ederken yaptırdığım fason işi – bence kadın gözüyle – beğenmediğim için üretime girme kararı aldım. At yelesinden yatak üretmeye ve dünyanın dört bir yanına satmaya başladım. O zaman 10 çalışan ile 800 m²’de kurduğumuz iş inanılmaz bir hızla büyümeye başladı. Türkiye’nin en hızlı büyüyen 25 şirketinden biri ve Kayseri’ye ilk yabancı yatırım fonu getiren firma olduk. Avrupa’nın en başarılı 10 girişimci kadınından biri seçildim. Kayseri Sanayi Odası ilk kadın meclis üyesi oldum.

Futbol dünyasında kadın olmak

Şimdi ise hayatımda yine bir ilk var: Erkek egemen futbol dünyasına adım attım.

Hem de 2019’da ligden düşmek üzere ve çok ciddi bir mali kriz içinde olan bir takıma… Aylarca benden başka kimsenin başkan olmak istemediği bir spor kulübüne…

Bir yandan Türkiye’nin dört bir yanında binlerce kadından sayısız destek mesajı aldım, bir yandan da erkeklerin “Ofsayt nedir biliyor musun?” sorularına maruz kaldım.

Ama bir yıl önce kalkıştığım işte aslında deneyimliyim. Erkek egemen bir sektörde iş yapmaya, çalışmaya, mücadele etmeye çok alışkınım. Sinirlerim de çelik gibidir. Erkeklerin egolarının savaştığı her şeye kulaklarımı tıkadım. Futbol kulübü başkanlığını bir iş olarak görüyorum ve bu işi doğru yönetmek için elimden geleni yapıyorum. Kulübü şirketinmiş gibi görünce, bizdeki kulüp yönetiminde klasikleşen yapıya son verme yolunda önemli adım atabiliyor, maddi sorunları gelecek yönetimleri sıkıntıya sokmadan çözebiliyor, en sorunlu futbolcu ile de taraftarla da diğer kulüplerle de iletişim kurabiliyorsunuz. Üstelik üzerimize yapıştırılan “kadın başkan” sıfatıyla.

Hatta hayatım boyunca biriktirdiğim deneyimlerimin de çok faydasını görüyorum. Ben hep özgüvenli bir insan oldum. 11 yaşımda ailemden ayrı okuyarak edindiğim özgüven iş yaşamımda çok işime yaradı. İhracat yaparken dünyanın en büyük firmalarıyla pazarlık aşamasında kabul edemeyeceğim şartlar sunduklarında masadan kalktığım çok oldu. Londra’da metal borsasında eğitim alırken ise beş dakika içinde milyon dolarlar hakkında karar vermeyi öğrendim. Yıllarca Afrika’nın en ücra ülkelerinden Ortadoğu’ya pek çok ülkeye seyahat ettim, çok insan tanıdım. İletişim becerimi geliştirdim.

Bugünse yabancı oyuncuların tümüyle kolaylıkla iletişim kurabiliyorum, pek çok kulüp yabancı oyuncularını pandemi döneminde Türkiye’de kalmaya ikna edemezken, ben ettim. Veyahut 21 üye arasında tek kadın başkan olduğum Kulüpler Birliği toplantısında, ligden düşme konusu gündeme geldiğinde tepkimi ortaya koymaktan çekinmedim.

Asla pes etme

Yaşam mottom pes etmemektir. Hayatım boyunca pek çok sorunla karşılaştım, ekonomik krizler, bürokratik engeller… Umutsuzluğa düştüğüm durumlar oldu ama pes etmemeyi, mücadele etmeyi ve istemeyi öğrendim. Geçen futbol sezonunun sonunda, Kayserispor’un küme düşmesi söz konuyken de vazgeçmedim. Küme düşeceğine neredeyse kesin gözüyle bakılan takımımız pandemi döneminde puanını en çok artıran takımlardan biri oldu.

Aradan geçen yaklaşık bir yılda yurt içi ve dışından gelen tepkiler çok doğru bir iş yaptığımı gösterdi. İster erkek ister kadın, bir insan doğru hamleler yapıp sonuna kadar mücadele edince mucizeler de yardıma koşuyor. Ligden düşmenin kaldırılması sayesinde biz de mucizeyi yaşadık, o süreçte lig sıralamasında son üçte yer alan diğer iki takım taraftarlarından da güzel sözler işitmek beni çok mutlu etti. Kadınların futbol dünyasında yer almasına yönelik önyargıyı kırdıktan sonra başarılı sonuçlar da gelmeye başlayınca artık kimse “kadın – erkek” mevzusuna değinmiyor.

Ben bunların hiçbirini kadın olduğum için başarmadım. Bence kadın erkek ayrımından çok hayatta gelinen nokta, sağladığınız artı değer önemli. Hangi işi yaparsanız yapın, eğer profesyonel bir yaklaşımla çok çalışır, sürekli yeniliklerin peşinden giderseniz, cinsiyetin de bir önemi olmadığını göreceksiniz.

Bu tablo nasıl değişir?

İş yaşamım boyunca kadınları kendi işlerinin patronu olmaları konusunda teşvik ettim. Girişimci kadınlara destek veren çok sayıda projede yer aldım; işini kurmasına yardımcı olduğum, belki rol modeli olduğum yüzlerce kadın bugün kendi işinin patronu, çoğuyla iletişimim sürüyor.

Hiç korkmayın çalıştıktan çabaladıktan, mücadele ettikten sonra azmin elinden hiçbir şey kurtulmaz. Mutlaka başaracaksınız; kendinize yakın, çok sevdiğiniz bir iş üzerinde uzmanlaşma bunun önkoşulu. İşini severek yapan hiç kimsenin kaybettiğini görmedim.

Batarsanız batarsınız bundan korkmayın. İsterseniz çıkarsınız. Ama sizin artı bir değeriniz olan hislerinize güvenin. Hayalleriniz doğrultusunda gidin, göreceksiniz korktuğunuz engeller bir bir yok olacak.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fikir Turu’nun editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı ilk kez 25 Eylül 2020’de yayımlanmıştır.

Berna Gözbaşı

Berna Gözbaşı - Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce İşletme bölümünü bitirdikten sonra iş hayatına Kayseri’de kurulu Çinkur’un ihracat biriminde başladı. Türkiye'de henüz VOB yok iken Londra Metal Borsası’nda “Uluslararası Finans, Metal Ticareti, Futures& Options” konusunda çalışmalar yapan Gözbaşı, uluslararası finans konusundaki deneyimleri ile 2001 yılında ilk şirketi olan BRN Uluslararası Danışmanlık ve Dış Ticaret Limited Şirketi’ni kurdu. Çok sayıda KOBİ'ye uluslararası pazarlama ve dış ticaret danışmanlığı yaparak, ihracatla tanıştırdı, 2001-2006 yılları arasında henüz yeteri kadar keşfedilmemiş Doğu ve Batı Afrika ile Ortadoğu pazarlarında başarılı çalışmalar yaptı. 2006 yılında 800 metrekarelik bir alanda 5 dikiş ve 2 kenar kapatma makinesi ile yatak üretimine başladı. Türkiye Futbol Federasyonu'nun ilk iki kadın delegesinden biri oldu. Ardından Hes Kablo Kayserispor’da başkanlık görevine getirilmesiyle Süper Lig tarihinin ilk kadın başkanı ünvanını aldı. 2007 yılında Garanti Bankası ve Ekonomist Dergisi tarafından Türkiye’de ilk kez düzenlenen “Türkiye’nin Kadın Girişimci” Yarışması’nda birincisi seçildi. 2011 yılında Avrupa İş Ödülleri’nde (European Business Awards) “Yenilikçilik, Inovasyon ve En İyi Uygulamada” 15.000 firma arasından finale kalarak Avrupa’nın en başarılı 10 girişimcisi arasına girdi ve “Ruban D’Honneur 2011” nişanına layık görüldü. 2012 yılında Yaratıcı Genç Girişimciler Derneği Ödülleri Türkiye birincisi oldu. (CYEA Creative Young Entrepreneurship Awards 2012). Kurucusu olduğu BRN Yatak 2012 yılında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Harvard Üniversitesi –All World Network – Türkiye’nin En Hızlı Büyüyen 25 Şirketi arasında yer aldı. Berna Gözbaşı DEİK İcra ve Yönetim Kurulu Sayman Üyesi, Türkiye-Afrika İş Konseyi Koordinatör Başkanı, DTİK Dünya Türk İş Konseyi İcra Kurulu Üyesidir. Kayseri Serbest Bölge KAY-SER A.Ş. Yönetim Kurulu üyesi ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulunda da görev yapıyor. Ayrıca Kayseri Sanayi Odası ilk Kadın Meclis üyelerindendir.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x
Send this to a friend