Uzayda yaşamış astronottan tecritte zorlananlara tavsiyeler

2016 yılında Uluslararası Uzay İstasyonu’nda yaklaşık bir yıl görev yaparak, uzayda en uzun süre kalan ikinci astronot unvanını alan Scott Kelly, eve kapanmakta zorlananlara yönelik tavsiyelerini New York Times için kaleme aldığı bir yazıda paylaştı.

“Uluslararası Uzay İstasyonu’nda geçirdiğim bir yıl hiç kolay olmadı. Uyuduğumda mesai devam ediyordu. Uyandığımda çalışmaya devam ediyordum. Uzayda çalışmak muhtemelen görev sırasında hiçbir şekilde bırakıp gidemeyeceğiniz yegâne iş,” diyerek kendi durumunu paylaşan Kelly, “Uzayda görev yaptığım süre boyunca bu konuyla ilgili öğrendiklerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu tavsiyeler koronavirüsün yayılmasını önlemek için kendimizi eve kapadığımız bu günlerde işe yarayabilir“ diyor ve önerilerini şöyle sıralıyor:

Bir programa göre hareket edin

“Uzay İstasyonunda uyanıp mesaiye başladığım andan itibaren çok sıkı bir program uyguluyorduk. Bu bazen sekiz saat süren bir uzay yürüyüşü, bazen de beş dakikalık kısa görevler şeklinde gerçekleşiyordu. Uzayda deneysel bir şekilde yetiştirdiğim çiçeklerin bakımı da buna dâhil edilebilir.

Bir plana tabi olmak yapılması gereken işlere, siz ve ailenizin evdeki yaşam koşullarına uyum sağlamasına yardımcı olacaktır. Dünyaya döndüğümde uzaydaki kurulu düzenin ve sıkı disiplinin eksikliğini hissettim.”

Ritminizi yavaşlatın

Kelly’in diğer önerisi, temponuzu düşürmek. Zira kendi deneyimlerine dayanarak çıkardığı sonuç, “aynı ortamda günlerce yaşıyor ve çalışıyorsanız, eğer müsaade de ederseniz – işinizin her şeyin önüne geçme ihtimali.”

“Uzayda yaşayacağım uzun süreyi hesaba katarak ritmimi bilinçli bir şekilde yavaşlattım. Bugün de benzer bir süreçten geçiyoruz. Keyif alacağınız aktivitelere zaman ayırın: Ben de (uzayda) meslektaşlarımla ‘film geceleri’nde bir araya gelip abur cubur yiyerek, ‘Game of Thrones’ dizisinin bütün bölümlerini -hem de ikişer defa- izledim.

Uygulayacağınız programda tutarlı bir şekilde uykuya zaman ayırın. NASA‘da bilim insanlarının astronotlar ve uyku üzerine yaptığı araştırmalar uyku kalitesinin davranış (ve kavrayış) biçimine, ruh halinize ve kişisel ilişkilere, uzayda bir görevin icrası ve evde uygulanan karantinaya kadar hayati önem taşıdığını gösteriyor.”

Sosyal mesafeyi koruyarak hava alın

Kelly, uzayda kaldığı süre boyunca en çok özlediği şeylerden birinin doğa olduğunu söylüyor:

“Yeşil rengi, taze toprak kokusunu ve güneş ışınlarının yüzümdeki hissini özledim. Çiçek yetiştirme deneyi benim için tahminimden çok daha fazla önemsediğim bir görev haline geldi. Uzay İstasyonu’nda meslektaşlarım dünyada kaydedilmiş sesleri -kuş cıvıltısı, ağaç hışırtısı ve hatta sivrisinek seslerini- tekrar tekrar dinlemekten hoşlanıyorlardı. Hatta ben de birkaç bu hayali sivrisineği öldürme teşebbüsünde bulundum.

Bir astronot için dışarı çıkmak günlerce süren hazırlık aşamasından sonra icra edilen tehlikeli bir görev. Bugün yaşadığımız tatsız durum ile arasında bir bağ kuruyorum.”

Kelly, uzaydayken dışarı çıkmak için bir uzay kıyafetine ihtiyaç duyulduğunu, karantina günlerinde böyle bir kıyafete ihtiyaç duyulmadan dışarı çıkılabileceğini söylüyor, ama ısrarla vurguladığı bir nokta var: Hijyen koşullarına ve sosyal mesafeye dikkat etmek ve tabii abartmamak. (Fikir Turu olarak biz de mümkün olduğu kadar evde kalmanız gerektiğini hatırlatır, bu konuda konulan kurallara uymanız gerektiğini vurgulamak isteriz.)

Bir hobi edinin

Emekli astronot, “küçük bir alanda yaşamak zorunda kaldığınızda rutin iş ve davranışlarınızın dışında bir meşgale gerekiyor,” diyor ve kendi deneyimini şöyle özetliyor:

“Uzaya getirdiğim kitaplar kimilerini şaşırttı. Bir tabletten okumak yerine fiziki bir kitabın sayfalarını çevirmek bence eşsiz bir duygu. Bugün birçok küçük kitapçı -hem de eve teslimat hizmetiyle- kitapseverleri bekliyor. Hem yerel (ve küçük) bir işletmeye destek olmak hem de -karantina günlerinde- odaklanıp okuyacağınız birçok öykü için bir fırsat.

Bir müzik enstrümanı çalmayı öğrenebilirsiniz (Ben de internet üzerinden dijital gitar eğitimi satın aldım) ya da bir zanaatla uğraşmak veya resim yapmayı deneyebilirsiniz. Astronotlar da uzayda bunları deniyor. (Canadalı astronot Chris Hadfield’ın uzay istasyonunda David Bowie’nin Space Oddity parçası için yaptığı meşhur video klibi hatırlayın!)

Günlük tutun

NASA’nın yıllardır tecritin insan üzerindeki etkilerini araştırdığını ve bu araştırmalar sonucunda günlük tutmanın faydalı olduğu sonucuna ulaşıldığını aktaran Kelly, bize de aynı yöntemi öneriyor:

“Bir yıl süren görevim sırasında ben de neredeyse her gün ‘uzay maceramı’ anlattığım bir günlük tuttum. Siz de günlüğünüzde güncel konulara değinmek yerine (Mevcut gündem sebebiyle kendinizi tekrar etmekten kaçının) beş duyu organınızla duyumsadıklarınızı veya hatıralarınızı kaleme alın. Günlüğümde yazdıklarımı benim gibi kitaba dönüştürmeseniz bile bugünkü tecrübemizin hangi perspektifle yazıldığını, yıllar sonra dönüp baktığımızda tarihte yer alacak bu olağanüstü zamanı idrak etmeye yardımcı olacaktır.”

Sevdiklerinizle iletişim kurun

“Uzay İstasyonu komutanı olarak birçok görev ve sorumluluğa rağmen ailem ve arkadaşlarımla ‘video konferansı’ ile bağlantı kurup onlara her zaman vakit ayırdım. Bilim insanları tecrit sırasında zihinsel olumsuzluklar yanında fiziki sağlığımızın da bozulduğuna ve bağışıklık sistemimizin etkilendiğine işaret ediyorlar. Teknoloji sevdiklerimiz ile bağlantı kurmak için bize gelişmiş imkânlar sunuyor. Her gün -sevdiklerimizle- bağlantı kurmak virüslere karşı mücadelenize yardım edebilir.

Uzmanlara kulak verin

Birçok problemin çözümü için roket bilimine ihtiyaç yok, ancak roket bilimime ihtiyaç duyulduğunda işin uzmanlarına başvurmak gerekiyor. Uzayda yaşamak bana hayatta kalmak için mühendislere, tıbba ve bu müthiş Uzay İstasyonu’nu inşa edenlere yani konu her ne olursa olsun işin uzmanlarına güvenmenin ne kadar önemli olduğunu öğretti.

Özellikle bugün, bu zor zamanlarda -virüsle mücadele için- konunun uzmanlarına kulak vermeliyiz. Sosyal medya ve kaynağı belli olmayan haberler bilgi kirliliği yaratıyor. Gerçekleri güvenilir kaynaklara itibar ederek aramalıyız.”

Bir bütünün parçalarıyız

Kelly uzun süre uzayda kalmanın bakış açısını değiştirdiğini, uzaydan bakıldığında dünyadaki sınırların görünmediğinin altını çiziyor:

“Koronavirüs salgını bize paylaştığımız dünyanın bizi ayıran dünyadan -iyi ya da kötü- çok daha güçlü olduğunu gösteriyor. Bütün insanlar aslında kaçınılmaz olarak birbirine bağlı. Problemlerimizi çözmek için hep birlikte hareket etmeliyiz, bu hepimizin çıkarına hizmet edecektir.

Dünyaya uzay perspektifinden bakmak insanda yan etkiler yaratıyor. Bu galiba bende merhamet duygusunu ön plana çıkardı. Bugün evlerimize kapandık, çaresiz hissediyor olabiliriz. Aslında yapabileceğimiz birçok şey var: Videokonferans ile çocuklara hikaye okuyanlar, hayır kurumlarına internet yoluyla bağışta bulunanlar, yaşlı, hasta ve virüse karşı savunmasız olan komşularının yardımına koşanlar yardım ettiklerinin duygularına ortak oluyorlar.

Bir astronot olarak tahmin bile edemeyeceğiniz sorunların üstesinden birlikte çalışarak gelen insanlar gördüm, eğer hepimiz üzerimize düşen görevi yapar ve birlikte hareket edersek bugünkü zorluğu da aşacağımıza hiç kimsenin kuşkusu olmasın.

Bu arada, ellerinizi sık sık yıkayın lütfen.”

Bu yazıda kullanılan ana görsel https://go.nasa.gov/2WPGefK sayfasından alınmıştır.

Bu yazı ilk kez 29 Mart 2020’de yayımlanmıştır.

 

Scott Kelly’nin New York Times için yazdığı “Bir yılımı uzayda geçirdim, toplumsal mesafe için önerilerim var” başlıklı makalesinin bazı bölümleri Yiğit Tahtalıoğlu tarafından İngilizceden Türkçeye çevrilmiş ve editoryal katkılarla yeniden düzenlenmiştir. Makalenin orijinaline ve tamamına şu linkten ulaşabilirsiniz: https://www.nytimes.com/2020/03/21/opinion/scott-kelly-coronavirus-isolation.html

Fikir Turu

Fikir Turu, yalnızca Türkiye’deki düşünce hayatını değil, dünyanın da ne düşündüğünü, tartıştığını okurlarına aktarmaya çalışıyor. Bu amaçla, İngilizce, Arapça, Rusça ve Çince yazılmış önemli makalelerin belli başlı bölümlerini çevirerek, editoryal katkılarla okuruna sunmaya çalışıyor. Her makalenin orijinal metnine ve değerli çevirmen arkadaşlarımızın bilgilerine makalenin alt kısmındaki notlardan ulaşabilirsiniz.

Yorumu Gör

avatar
Send this to a friend