Jeo-politik

24 Haziran 2021

Yazdır

İran’ın yeni cumhurbaşkanı kim?

İran’da tartışmalı cumhurbaşkanlı seçim süreci tamamlandı ve Hasan Ruhani’nin yerine Eski Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi geçti. Middle East Eye (MEE) sitesinin muhabirleri, dünya kamuoyunca çok az tanınan İbrahim Reisi’nin geçmişinin izini sürdü ve nasıl bir siyaset izleyeceğine dair ipuçları toplamaya çalıştı. İşte genel hatlarıyla İran’ın yeni cumhurbaşkanının portresi:

“Aşırı muhafazakâr din adamı ve yargı erkinin başı İbrahim Reisi, İran’da İslam Cumhuriyeti’nin ilanından beri en düşük katılımının görüldüğü seçimde cumhurbaşkanlığını kazandı.

Reisi 15 yaşında, 1979 İslam Devrimi’nden dört yıl önce doğduğu Meşhed kentinden ayrılıp ülkenin en önemli ilahiyat okullarının bulunduğu kutsal Kum kentine gitti. 1981 yılında başkent Tahran yakınlarındaki Kerec kentinin başyargıcı olmak üzere eğitimini bıraktı.

“Ölüm Komitesi” yargıcı mı “ılımlı” bir kişi mi?

10 yıldan az bir sürede yargı erki içinde çok sayıda üst düzey görevlere getirildi ve muhalefetin “ölüm komitesi” yaftasını yapıştırdığı heyetin en genç üyesi oldu.

Bu komite, 1988 yılında, 2.000 ila 4.000 arasında İranlı siyasi mahkumun idam edilmesini hükmetti. İran ve Irak’ta terör örgütü olarak kabul edilen Halkın Mücahitleri Örgütü üyelerinin yanı sıra Marksist ve solcu grupların üyelerinin de bu kişiler arasındaydı.

İnfazların ölçeği, hızı ve hukuki usullere aykırılığı o sıralar İslami Cumhuriyet’in lideri Ayetullah Ruhullah Humeyni’nin halefi olarak atanan merhum Ayetullah Ali Muntazeri’den bile itirazların yükselmesine neden olmuştu. Muntazeri’nin, diğer meselelerin yanı sıra infazları eleştirmesi, 1989’da görevinden alınmasına yol açtı.

Aynı yıl Tahran başsavcılığı görevine atanan Reisi, merhum Ayetullah Ekber Haşimi Rafsancani tarafından “ılımlı” bir kişi olarak tanımlanmıştı.

Reisi daha sonra 1994 yılında yargı erkine bağlı Devlet Denetleme Kurumu Başkanı oldu.

Hamaney’i eleştirdi ama muhalif değil

Reisi kendisini, “Dinî Lider Ayetullah Ali Hamaney’in gerçek destekçisi ve takipçisi” olarak göstermeye çalışsa da, onun bazı konuşma ve tutumlarını zaman zaman eleştirdi.

1996’da Rafsancani’yi ziyareti sırasında Reisi, Hamaney’in Rafsancani’nin cumhurbaşkanlığı döneminde ülkedeki yolsuzluklara üstü kapalı biçimde atıfta bulunmasını eleştirdi. Reisi, Hamaney’in yorumlarını “zararlı” olarak niteledi ve makamına konuya ilişkin dosya veya belgenin ulaşmadığını söyledi.

Yine de kimliğinin gizli kalmasını isteyen bazı İranlı kaynaklar, Reisi’ye dair şu yorumu yapıyorlardı: “Kişisel olarak ılımlı bir kişi olmasına rağmen zaman zaman rejimin siyasetini eleştirmeyi sürdürürken istikametini hiç değiştirmedi ve talimatları her zaman hassasiyetle yerine getirdi.” Söz konusu rejimin, Hamaney ve onun tarafından kontrol edilen güvenlik aygıtını da içerdiği unutulmamalı…

Reisi, 2009’da yargı erkinin baş yardımcısı olarak, oy pusulalarının muhafazakâr Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad lehine düzenlendiğine inanan iki reformcu cumhurbaşkanlığı adayı Mir Hüseyin Musevi ile Mehdi Kerrubi’yi eleştirdi ve onları “affedilmez günahları” nedeniyle yargılamakla tehdit etti.

Tenzili rütbeden dönen talihe

Yargı erki başkanının başyardımcısı olarak 10 yıl hizmet verdikten sonra dönemin Yargı Erki Başkanı Ayetullah Sadık Amoli Laricani tarafından daha düşük düzeyli bir görev olan ülkenin başsavcılığına getirildi.

MEE’ye konuşan bir kaynağa göre, bu tenzili rütbe Reisi’nin Hamaney’in yerini alacak adaylar arasında yer alan Laricani’ye karşı açıkça garez duyduğu dönemde gerçekleşti.

Ancak bir mucize kabilinden gelişme Reisi’nin talihini değiştirdi. Onun cumhurbaşkanlığına getirilebileceğine ve ülkeyi yönetebileceğine karar verilmişti.

Yine isminin gizli kalması koşuluyla MEE’ye konuşan ve artık görevde olmayan muhafazakâr bir yetkiliye göre, “Lider her zaman kendi kontrolünde tutabileceği bir cumhurbaşkanı istiyordu”. O yüzden bir reform yanlısının göreve gelmesine karşıydı.

Hamaney ve rejim kurumları, Ahmedinejad’ın seçimleri kazanmasına yardımcı oldu çünkü onun avuçlarının içinde olduğundan emindiler.

Ancak Ahmedinejad 2009’da başlayan görevinin ikinci döneminde itaatsizlik göstermeye başladı ve Dinî lider için tatsız bir anı ve kötü bir ders haline geldi.

Rejim, Hasan Ruhani’nin başını çektiği reform yanlıları ve onun tabuları yıkan politika ve eylemlerinden bıktığı için Hamaney’in ekibi, Hamaney’i baypas etme ve itaatsizlik gösterme olasılığı sıfır olan yeni bir yüz bulmaya çalıştı.

Bu kişi Reisi gibi çoğu kişi tarafından tanınmayan ve güler yüzlü bir kişi olmalıydı.

İmamın Türbesi’nden gelen işaret

Nihayetinde Reisi, Laricani tarafından kızağa çekilmesine rağmen Hamaney tarafından 2015’te Şiiliğin Sekizinci İmamı’nın türbesini yöneten İmam Rıza Türbe ve Külliyesi Vakfı Başkanlığına getirildi.

Aynı sıralarda Hamaney’in onu, ölümünden sonra Dinî Lider olarak yerine geçecek ciddi bir aday olarak düşündüğüne dair dedikodular çıktı.

Aynı şekilde, bazı muhafazakâr yayın organları, seçkinler arasındaki konumunu yükseltmek için Reisi’yi “Ayetullah” olarak anmaya başladı ve onun İslami çalışmalar hakkında eksiksiz bilgiye sahip olduğuna dikkat çektiler.

Dinî liderin pozisyonunu işgal eden kişinin “içtihat yeteneği”nin birkaç büyük Ayetullah tarafından onaylanmasının gerektiği unutulmamalı.

Rapçiyle şov cumhurbaşkanlığından etti

Yeni görevi, Ayetullah olarak anılması ve Hamaney dedikoduları, Reisi’nin sıradan insanların gözünde olduğu kadar siyaset sahnesindeki statüsünü de yavaş yavaş yükseltti.

İmam Rıza Türbesi ve Külliyesi Vakfı’na bir yıl başkanlık ettikten Reisi, 2016 cumhurbaşkanlığı yarışına, Ruhani’yi devirmeye çalışan İslam Cumhuriyeti rejiminin tüm kurumlarının desteğini alarak girdi.

Buna rağmen Reisi, Ruhani’nin belagatinin üstesinden gelemedi. Cumhurbaşkanlığı münazaralarında Ruhani, güçlü saldırılarla Reisi’yi ezdi geçti.

Ancak Reisi’yi daha fazla itibarsızlaştıran şey, İran’ın Z Kuşağı arasında oldukça popüler olan rapçi Tataloo ile bir buluşma ayarlamasıydı.

Vücudu tamamen dövmelerle kaplı olan Tataloo’nun genellikle müstehcen şarkıları, dindar ve ortalama İranlıların gözünde ahlaksızlık olarak görülüyor.

Reisi’nin kampanyası gençlerin oylarını kazanmaya çalışırken, bu girişim muazzam bir biçimde geri tepti ve ona dinî sınıfın ve seçkinlerin desteğine mal oldu.

Reisi’nin yolunu açmak için reformculara veto

Cumhurbaşkanlığı seçimdeki başarısızlığına rağmen Reisi, 2019 yılında Hamaney tarafından yargının başına getirildi.

Bu hamle, atamayı Hamaney’in cumhurbaşkanlığı yarışındaki favori adayının kaybına misilleme olarak gören Ruhani’nin destekçilerini ve reformcu tabanını kızdırdı.

Bir kaynağa göre, Reisi’nin yargı erki başkan yardımcısı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei ve Başsavcı Muhammed Cafer Muntazeri’nin yerini değiştirmek için ciddi olarak niyetlenmesine rağmen, Hamaney onların yerinde kalmasını istedi ve Reisi emre itaat etmemeye karar verdi.

Reisi, yargıda kendisini sosyal ağların engellenmesine karşı ve basın özgürlüğünden yana biri olarak göstermeyi planlamıştı.

Ancak, hem Signal hem de Clubhouse yargı tarafından yasaklandı ve Voice adlı haftalık reformist bir derginin kapatılması emredildi.

Batı karşıtı dış politikaya dönüş mü?

2021 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde, rejim Reisi’nin tartışmalardaki bir başka kötü performansından ve rakipleri için olası bir zaferden korkmuş görünüyordu.

Sonuçta seçimleri denetleyen Anayasa Koruma Konseyi birçok popüler reformist ve ılımlı ismin adaylığını veto etti.

Hamaney’in danışmanlarından olan ve Devrim Muhafızları Ordusu’nun Kudüs Tugayları’nın merhum komutanı Kasım Süleymani’nin cumhurbaşkanı olmaya en uygun isim olduğunu söyleyen ılımlı Ali Laricani’nin bile seçime girmesine izin verilmedi.

Böylece Reisi’nin İran’ın bir sonraki cumhurbaşkanı olmasının yolu açılmış oldu.

Yüzeyde Reisi’nin karakteri yumuşak yaklaşımlı, ılımlı bir insan gibi görünse de, sürekli itaat ettiği perde arkasındaki, rejimin üst düzey isimleri tarafından yönetiliyor gibi görünüyor.

Bunun dış politikadaki yansıması ise muhtemelen Ruhani’nin Batı ile yakınlaşma siyasetinden uzaklaşılması ve Tahran ile Batı arasındaki gerilimin azaltılması olasılığını daha da azalması olacak.”

Bu yazı ilk kez 24 Haziran 2021’de yayımlanmıştır.

 

Middle East Eye muhabirleri tarafından hazırlanan “İbrahim Reisi: Emirlere her zaman uyan yeni İran cumhurbaşkanı” başlıklı yazısından bölümler Mustafa Alkan tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısı ile yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz: https://www.middleeasteye.net/news/ebrahim-raisi-iran-president-always-follows-orders

Fikir Turu

Fikir Turu, yalnızca Türkiye’deki düşünce hayatını değil, dünyanın da ne düşündüğünü, tartıştığını okurlarına aktarmaya çalışıyor. Bu amaçla, İngilizce, Arapça, Rusça, Almanca ve Çince yazılmış önemli makalelerin belli başlı bölümlerini çevirerek, editoryal katkılarla okuruna sunmaya çalışıyor. Her makalenin orijinal metnine ve değerli çevirmen arkadaşlarımızın bilgilerine makalenin alt kısmındaki notlardan ulaşabilirsiniz.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x
Send this to a friend