Jeo-politika

9 Şubat 2024

Yazdır

Türkiye’nin KYB ile ilişkilerinde normalleşme ne kadar mümkün?

Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ve lideri Bafel Talabani son dönemde Türkiye’de ana akım bir parti ve lideri kadar popüler. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 16 Ocak 2024’te son PKK saldırılarıyla ilgili Meclis’e bilgi verirken söylediği “Süleymaniye’ye yönelik yaptırımlarımıza rağmen KYB, PKK’ya müzahir tutumunu değiştirmezse daha ileri tedbirler almakta tereddüt etmeyeceğiz” ifadeleri Ankara-KYB hattındaki gerilimin öncelikli nedenine işaret ediyor.

Söz konusu gerilimin arkasında şüphesiz PKK ile Bafel Talabani arasındaki temaslar yatıyor. Ama KYB’nin Ankara ile ilişkilerini karmaşıklaştıran yalnızca PKK konusu değil.

KYB’nin kontrolündeki Süleymaniye coğrafi olarak İran’a yakın olduğu için, KYB Tahran ile ilişkilerine öncelik veriyor. Ayrıca gerek bölgesel denklemde gerekse Irak’ta yaşanan Türkiye-İran rekabetinde KYB’nin İran taraftarı tutumu, Ankara-KYB ilişkilerini zora sokuyor. Partinin ideolojik yapısının sol ve seküler temeli de Ankara ile ilişkilerin gidişatında kısmi belirleyen olabilir. Ankara’nın güçlü ekonomik, siyasi ve güvenlik ilişkilerinin olduğu Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) ile siyasi ve ekonomik rekabet de KYB’nin gerek siyasal ve jeopolitik eğilimlerinde gerekse de Ankara ile temaslarında olumsuz etken. Bunların yanı sıra Bafel Talabani’nin öngörülemeyen ve diplomatik dilden uzak çıkışları da Ankara ile ilişkilerde gerilim alanı yaratabiliyor.

Tüm bunlar ilişkileri bulanıklaştırsa da PKK şu an için diğer gündemleri baskılıyor. Yani PKK gündemi aşılmadan ilişkilerde normalleşme beklemek zor.

Yükselen bir figür olarak Bafel Talabani

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) ikinci büyük partisi KYB, geleneksel olarak sol ideolojiye sahip olduğu gibi bölgenin en büyük partisi KDP’nin aksine disiplinli ve homojen değil. 1975’te Suriye’de kurulan parti aslında bünyesinde demokrat, solcu ve seküler hizipleri ihtiva eden bir birlik.

KYB’yi 45 yıl yöneten Celal Talabani’nin 2012’de rahatsızlanmasıyla tırmanan parti içi ayrışmalar, 2017’de ölmesiyle liderlik krizine dönüşmüştü. Celal Talabani’nin büyük oğlu Bafel Talabani babasının hastalığından itibaren KYB ve IKBY siyasetinde adından söz ettirmeye başladı, partinin dağılma belirtileri gösterdiği 2016’da klikleri uzlaştırmaya çabaladı. 2020’de parti sistemi değiştirilerek Celal Talabani’nin yeğeni Lahur Şeyh Cengi Talabani’nin partinin eş başkanlığına seçilmesi de krizi dindiremedi.

İngiliz ve Fransız Özel Kuvvetlerince eğitilen Bafel Talabani 1973 doğumlu. 2003’teki ABD işgali öncesi yurtdışına gönderilen Bafel Talabani uzun süre İngiltere’de yaşadı. Göz dolduran bir aksanla İngilizce konuşuyor. İşgalin ardından Süleymaniye’ye dönerek KYB’nin güvenlik ve askerî kanadında görevler üstlendi, ilk kritik görevinde KYB’nin istihbarat birimi Zenyari’nin lideri oldu.

ABD’den istihbarat toplama ve askerî operasyonlar eğitimini alan Lahur Talabani ve Bafel Talabani KYB Terörle Mücadele Örgütü’nü de birlikte kurdular. Bütün bunlar hatırlandığında Bafel Talabani’nin militarist yönünün siyasetine yansıması kaçınılmaz. Nitekim Bafel Talabani, Lahur Talabani’yi partiden 2021’de sert güçle tasfiye etti. Geçen Eylül’deki parti kongresinde bazı klikleri de saf dışı bıraktı. Böylece liderliğini mutlaklaştırdı.

Kürt siyasetindeki yeni nesil liderlerin aksine kendisini takım elbiseyle sık sık görmüyoruz. Hatta bazen Zenyari logolu kıyafetleriyle istihbaratçı kimliğini hatırlattığı gibi İran yanlısı milis liderlerine benzeyen bir hava estiriyor.

IKBY’de pek çok programda yakinen izlediğim kadarıyla esprili bir figür olduğu dikkat çekse de agresif ve öngörülemez bir mizacı da var. Öyle ki, 2022 sonunda Süleymaniye ziyaretim esnasında kayınpederi KYB’nin eski ağır toplarından Molla Bahtiyar’a tokat attığı iddia ediliyordu.

PKK ilişkileri dinamitliyor

Türkiye’nin Celal Talabani döneminde daha yönetilebilir olan KYB ile ilişkileri Bafel Talabani ile birlikte giderek gerilimli bir hal aldı. Irak’ın kuzeyinde son yıllarda yoğun PKK karşıtı askerî operasyonlar yürüten Ankara ile KYB arasındaki ilişkiler, Bafel Talabani’nin PKK’nın Suriye uzantısı Demokratik Suriye Güçleri (SDG) ve Demokratik Birlik Partisi (PYD) ile yakın temaslarının yanı sıra Türkiye’deki Kürt meselesine ilişkin çıkışları nedeniyle kopuşun eşiğinde.

Talabani’nin 20 Aralık 2022’de Suriye’nin kuzeyinde SDG ve PYD yetkilileriyle görüşmesi ve sonrasında görünürlüğü artan ilişki ağı Ankara’nın şiddetli yanıtıyla muhatap oldu.

Ocak 2023’te KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, Talabani’nin çağrısı üzerine Süleymaniye’nin Dukan ilçesinde siyasi partilerin katılımı ile gerçekleştirilen ve KDP’nin davet edilmediği toplantıya gönderdiği mektupta, “daha fazla ulusal birliğe ihtiyaç” olduğunu söylemişti.

KYB-SDG ilişkileri Mart 2023’te Duhok’ta meydana gelen helikopter kazasıyla tescillendi. Süleymaniye’ye giden helikopterlerin düşmesiyle SDG’nin terörle mücadele birimi YAT’ın dokuz üyesi öldü. Talabani, kazanın ardından yayımladığı taziye mesajında KYB’nin Terörle Mücadele Birimi YAT ile “omuz omuza mücadele ettiğini” söyleyerek taraflar arasındaki ilişkileri korudu. Helikopterlerin ABD yardımıyla sağlanması ve PKK’nın hava aracı kullanmaya başlaması Ankara için görmezden gelinmeyecek bir detay olduğu gibi Süleymaniye-Kuzey Suriye arasındaki hava köprüsü endişelerini pekiştirdi. Bu durum, Türkiye-Irak-Suriye üçgeninde yer alan ve Ankara’nın “ikinci Kandil” olarak tanımladığı Sincar’dan sonraki yeni eşik. Lahur Talabani’nin de geçmişte YPG’ye ABD desteği verilmesinde aracı olduğu ve KYB’nin de ABD üzerinden YPG’ye silah gönderdiği iddia edilmişti.

Nitekim Türkiye Dışişleri Bakanlığı 5 Nisan 2023’te “bölgede PKK’nın faaliyetlerinin yoğunlaşması” nedeniyle Türk hava sahasının Süleymaniye’deki uluslararası havalimanına kapatıldığını duyurdu. Havalimanının yakınlarında SDG Genel Komutanı Mazlum Kobani’nin de içinde yer aldığı konvoya hava saldırısı düzenlendi.

Özellikle 18 Eylül’de Süleymaniye’deki Arbat Havaalanı’na düzenlenen hava saldırısında KYB’nin Terörle Mücadele Birimi’nin “üç üyesinin ölmesi” Ankara-KYB gerilimini yeni “kanlı” duruma taşıdı. Ankara saldırıyı açıktan üstlenmese de Arbat’ta YPG’ye eğitim verildiğini açıklaması muhatabına zımni bir mesaj mahiyetindeydi.

KDP-KYB gerginliği

IKBY’nin 2017’de bağımsızlık referandumu sonrası Kerkük’ün Irak kontrolüne girmesi konusunda KDP lideri Mesut Barzani’nin Bafel ve Lahur Talabani’yi Kürtlere “ihanet etmek” ve İranlılarla anlaşmakla suçlaması Süleymaniye-Erbil hattında ilişkileri dinamitlemişti.

IKBY’de KDP ve KYB’nin kontrolündeki iki şehir devletine benzeyen ikili yönetimin ürettiği gerginlik bugün halen sürüyor.

Öte yandan, KYB’yi, KDP’nin IKBY siyasetindeki hakimiyetine alternatif olarak sunmaya çalışan Bafel Talabani, bölgesel Kürt jeopolitiğinde etkili görünmek için Suriye’deki Kürtlerle temasını güçlendirirken partisini “Kürt siyasetinin hizmetkarı” olarak konumlandırıyor.

Geçen yıl Diyarbakır’daki Nevruz kutlamaları için yayınladığı video mesajda, Kürtler arasında birlik çağrısında bulunan ve “hapistekilerin serbest bırakılması” çağrısı yapan Bafel Talabani, barış süreçlerinde rol almak isteyen Kürt lideri imajını güçlendirmek istiyor. Bafel Talabani’nin babası Celal Talabani’nin Türkiye’deki Kürtlerle yapıcı ilişkileri ve arabuluculuk rolünü sürekli hatırlatarak, aynı nüfuzu kendi yönetimindeki KYB için de arzuladığı açık. Ancak Ankara’nın, KYB liderinin PKK konusundaki sicili nedeniyle bu konularda rol almasına tolerans göstermeyeceği anlaşılıyor.

İletişim kanalları yarım açık

Taraflar gerilime rağmen, ilişkilerde köprüleri tamamen atmaktan yana değil.

PKK’nın Süleymaniye’deki faaliyetleri nedeniyle Türkiye ile KYB ilişkileri geçmişte de kopma eşiğine gelmiş ve 2017’de KYB’nin Türkiye temsilcisi Behruz Galali’nin ülkeyi terk etmesi istenmişti.

Ancak o dönemde Ankara ile gergin ilişkilerin sürdürülebilir olmadığının farkına varan Bafel Talabani Ekim 2018’de dönemin Erbil Başkonsolosu Hakan Karaçay ile Erbil’de bir araya gelmişti. Nitekim 2018’de, PKK’nın bölgedeki siyasi ayağı olarak faaliyet yürüten Tevgera Azadi’nin ofislerinin KYB tarafından kapatılması ve Berham Salih’in 2019’daki Türkiye ziyareti sonrası, bölgeye yönelik uçak seferleri yasağı kaldırılmıştı. Hem KDP ile hem de Ankara ile iyi ilişkileri olan Kubat Talabani’nin bu süreçte ciddi inisiyatifler aldığını not etmek gerekiyor.

Kuzey Suriye ziyaretinin ardından Bafel Talabani de Ankara’ya iyi niyet mesajı olarak Türkiye destekli Irak Türkmen Cephesi (ITC) lideri Hasan Turan ile görüşmüştü. Öte yandan, KYB içerisinde Bafel Talabani’nin kardeşi ve IKBY Başbakan Yardımcısı Kubat Talabani gibi isimler gerilimin hafifletilmesi konusunda öne çıkıyor. Kubat, Talabani, hava sahası kapatıldıktan kısa süre sonra Ankara’ya gelerek dönemin MİT Başkanı Hakan Fidan ile görüşmüştü. Daily Sabah’a bir süre önce konuşan güvenlik kaynaklarının, KYB’li yetkililerin görüşme talep ettiği dikkate alındığında1 partinin normalleşme konusunda istekli olduğu anlaşılıyor.

Ankara – Süleymaniye ilişkileri kopar mı?

KYB kadar Ankara da Süleymaniye ile temasları tamamen koparmak istemiyor. Fidan, 2023’ün Ağustos ayındaki Erbil ziyaretinde Kubat Talabani ile görüşmüştü. Yine Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi Ali Rıza Güney de Kasım ayında Kubat Talabani’nin yanı sıra partinin yükselen isimlerinden Derbaz Kosret Ali ile bir araya gelmişti.

Ankara’nın, Bafel Talabani ile görüntü vermekten kaçınırken ikinci kanaldan uzlaşılabilir isimlerle görüşmesi normalleşme girişiminden vazgeçmediğini gösteriyor. Ayrıca, Intelligence Online sitesi İbrahim Kalın’ın Haziran ayında MİT’in başına geldikten sonra KYB ile ilişkilerin tamiri konusunda girişimlerde bulunduğunu öne sürdü.2
Nitekim Kalın 22 Ocak 2024’te Bağdat’ta Irak Cumhurbaşkanı Abdüllatif Reşid ile Bağdat’ta ikili ilişkiler ve terörizmi görüştü. KYB’nin eski tüfeklerinden Reşid aynı zamanda Bafel Talabani’nin teyzesi Şahnaz İbrahim Ahmed ile evli. Bafel Talabani’nin İngiltere’de teyzesinin evinde kaldığı biliniyor. Bu nedenle görüşmenin KYB ile ilişkiler açısından mahiyeti güçlü.

KYB-PKK temaslarını yakın markaja aldığını görülen Ankara, PKK’ya karşı mücadele potansiyeline gölge düşürmek istemiyor. Bağdat’la ilişkilerinin zarar görmesi pahasına PKK’ya yönelik operasyonlarından vazgeçmeyen Ankara’nın bundan sonra Süleymaniye’deki askerî operasyonlarını sürdüreceği açık. Bafel Talabani’nin Ankara’nın rahatsızlıklarını izale edecek dengeli bir politika geliştirmemesi halinde ise ilişkilerde sıkışma sürecek. Yani normalleşme için PKK konusunda Ankara’yı tatmin edecek aksiyon alınmalı.

Bu çerçevede KYB’nin, bölge gaz ve petrolünün dünyaya ihraç edildiği ve Batı’ya açılan kapı Türkiye ile ilişkilerini geliştirmeye hevesli olması tercihinde, KDP’nin Ankara ile kurduğu ilişkilerden elde ettiği avantajı ve İran’ın KYB üstündeki nüfuzunu dengeleme isteğinin yanı sıra bölgesel gücünü artırma arayışı olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Türkiye ile ciddi ticari ve siyasi ilişkileri olan KDP, PKK ile kötü ilişkileri nedeniyle Ankara’ya PKK konusunda alan açarken, Türkiye’nin hava sahası hariç KYB üzerinde İran gibi bir nüfuz alanı yok ve hâliyle KYB’den KDP’den aldığı verimi beklemek gerçekçi değil. Bu nedenle KYB ile doğal gaz üzerinden ekonomik ilişki geliştirme girişimi karşılıklı fayda sağlaması açısından Ankara-Süleymaniye hattındaki gerilimin sindirilmesini kolaylaştırabilir.

Türkiye’nin KYB’yi KDP’den farklı kılan coğrafi, jeopolitik ve ideolojik kodlara daha toleranslı olması da gerekebilir. Ancak Türkiye’nin PKK ile ilişkilerin tamamen kesilmesi konusunda tavizsiz tutumu ve KYB’nin beklentilere yeterince cevap vermemesi gerilimin şu an için süreceği anlamına geliyor.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fikir Turu’nun editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı ilk kez 9 Şubat 2024’te yayımlanmıştır.

  1. https://www.dailysabah.com/politics/news-analysis/tensions-to-grow-in-iraq-if-puk-retains-close-ties-with-pkk
  2. https://www.intelligenceonline.com/government-intelligence/2023/07/06/turkey-s-mit-seeks-greater-balance-in-relations-with-erbil-and-sulaymaniyah,110000986-art

Mehmet Alaca

Mehmet Alaca - Irak, bölgesel Kürt siyaseti ve Ortadoğu’daki Şii milisler konularında akademik çalışmalarını yürütüyor. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde lisans, İngiltere’de Exeter Üniversitesi’nin Politics and International Relations of the Middle East Bölümü’nde yüksek lisans derecesi aldı. Çalışmaları The Washington Institute, The German Marshall Fund, Amwaj Media, AGSIW, LSE Middle East Centre, The New Arab gibi uluslararası platformlarda yayımlanıyor. Çeşitli medya kurumları ve düşünce kuruluşlarında çalıştı. Halen Anadolu Ajansı’nda dış haberler departmanında iş hayatına devam ediyor.

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
Send this to a friend