Rusya, ABD-İran savaşı hakkında ne düşünüyor?

Moskova, stratejik ortaklık anlaşması imzaladığı Tahran’ı, ABD saldırıları başlayınca neden yalnız bıraktı? Rusya’nın eylemsizliğinin anlamı ne?

Moskova’nın kendisini yeni birçok kutuplu düzenin önderi olarak göstermeye çalıştığı bir dünyada, Rusya’nın en yakın ortakları Kremlin’in dayanışmasının keskin sınırları olduğunu keşfediyorlar. Şam’dan Karakas’a ve Tahran’a kadar, bir zamanlar Rusya’nın desteğine güvenen liderler, Vladimir Putin ile dayanışmanın çoğu zaman sözlü destekten öteye geçmediğini öğrendiler.

Eva Hartog, Politico web sitesi için kaleme aldığı yazısında Rusya’nın müttefiklerine karşı gerçekleştirilen saldırılar karşısındaki zayıf tepkisini ve Rusya ile dostluğun sınırlarını ele alıyor.

Yazıdan öne çıkan bölümleri paylaşıyoruz:

“İran’a yönelik bombalama başlayınca ülkenin en üst düzey diplomatı Moskova’yı aradı.

Rusya’nın resmî açıklamasına göre, telefonun diğer ucunda Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İranlı mevkidaşına taziyelerini iletti ve sözlü olarak desteğini sundu.

Böylece İran, Suriye ve Venezuela’dan sonra Rusya ile ortaklığın ne anlama geldiğini ve ne anlama gelmediğini ilk elden deneyimleyen en son ülke oldu.

Dört yıl önce Ukrayna’yı işgalinden bu yana Kremlin, sözde çok kutuplu dünyanın bayraktarı olarak güçlü söylemleriyle dikkat çekiyor. Ancak, müttefik ülkelerin liderleri saldırıya uğradığında, Kremlin’in bu ülkelerdeki tepkisi belirleyici anlarda dikkat çekici bir şekilde zayıf kaldı.

İlk olarak, Suriye’de Beşar Esad, 2024’ün sonlarında, muhalif güçlerin Şam’ı kasıp kavururken, Rusya’nın desteğinin rejiminin hayatta kalmasını garanti etmediğini öğrendi. Bu yılın başından beri bir Amerikan hapishane hücresinde tutulan eski Venezuela lideri Nicolás Maduro da ihtiyaç duyduğu anda Kremlin’in nerede olduğunu merak ediyordur.

İran, Kremlin’in Amerikan hegemonyası karşısında büyük sözler sarf etmesi ile bu hegemonyanın giderek daha fazla ortaya çıktığı gerçek dünya arasındaki çelişkinin en son örneği olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Sadece sembolik destek

Tahran için Moskova’nın zayıf tepkisi sürpriz olmamalı.

En azından geçen yazdan beri bu durum belliydi. O zaman, İran’ın nükleer tesislerine ABD’nin büyük çaplı saldırısının da dahil olduğu 12 günlük İsrail savaşı sırasında, üst düzey Rus yetkililer benzer şekilde kınama açıklamaları yapmış, ancak hiçbir eylemde bulunmamışlardı.

Takip eden aylarda Moskova, hasarı sınırlamaya çalıştı. İslam rejiminin protestoları bastırma hakkını savundu. Raporlara göre, rejim protestoları bastırmak için Rus askeri teçhizatı ve teknolojisini kullandı.

Financial Times’ın haberine göre, Aralık ayında Rusya, Tahran’ın ikinci bir ABD saldırısına karşı kendini silahlandırması için 500 milyon euro değerinde gelişmiş omuzdan ateşlenen füzeler sağlamayı kabul etti.

Moskova, kendisini ABD ve İran arasında arabulucu olarak konumlandırdı ve zenginleştirilmiş uranyum stoklarının Rus topraklarında depolanmasını önerdi.

Sembolik olarak, İran ve Rus donanmaları bu ay Umman Körfezi’nde ortak bir tatbikat düzenledi, ancak Moskova sadece bir savaş gemisi gönderdi. Kremlin danışmanı Nikolai Patrushev, bunun ardından Çin’in katılımıyla Hürmüz Boğazı’nda daha fazla tatbikat yapılacağını duyurdu.

Ancak savaş başlayınca Moskova’nın Tahran’a askerî yardımda bulunacağına dair hiçbir söz söylenmedi.

Resmî olarak Rusya’nın bunu yapma zorunluluğu yok. Rusya ve İran Nisan 2025’te stratejik ortaklık anlaşması imzalamış olsa da, bu anlaşma karşılıklı savunma maddesi içermiyordu.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Andrey Rudenko, o dönemde Rusya Devlet Duması’na yaptığı açıklamada, “Anlaşmanın imzalanmasının İran ile askeri ittifak kurulması veya karşılıklı askeri yardım anlamına gelmediğini vurgulamak isterim” diye açıkladı.

Savaşın başlamasıyla, birçok sosyal medya kullanıcısı Putin’in Haziran 2025’te St. Petersburg Ekonomi Forumu’nda yaptığı ve ABD ile İsrail’in İran’a ilk saldırısı sırasında Rusya’nın “tarafsız” tutumunu savunduğu açıklamalarını gündeme getirdi.

Putin, İsrail’de en az iki milyon eski Sovyet vatandaşının yaşadığını belirtti. “Bugün neredeyse Rusça konuşulan bir ülke. Biz de elbette bu faktörü dikkate alıyoruz” dedi.

Moskova bundan sonra ne yapabilir?

Rusya’nın İran’a müdahale edememesi, şüphesiz küresel sahnede itibarını zedeledi. Ancak bu durum, bazı kazanımlar da getirebilir.

Moskova, Batı’nın, özellikle de ABD’nin uluslararası normlara uymadığını vurgulayarak dikkatleri kendinden uzaklaştırmayı umacaktır.

Ayrıca, Kremlin’in Ukrayna konusunda tuttuğu katı pozisyonu da pekiştirecektir. Kremlin, bu pozisyonu sürekli olarak Batı’nın saldırganlığına karşı bir savunma hamlesi olarak çerçeveliyordu.

University College London’a bağlı Rus siyaset bilimci Vladimir Pastukhov, Telegram’da “Putin’i [Batı’nın tehlikesi konusunda] hatalı olduğuna ikna etmek zor olacak” dedi. “İşgali eleştirenlere Tahran’ı gösterip ‘Bu bizim başımıza da gelebilirdi’ diyecek,” diye ekledi.

En azından, ABD’nin arabuluculuğunda Ukrayna’da barış görüşmeleri başarısız olursa, Moskova’nın savunacağı argümanları hazır olacak.

Savaşa ilk tepki gösteren Kremlin yetkililerinden biri, Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı ve eski Cumhurbaşkanı Dmitry Medvedev oldu.

“Barış gücü yine iş başında” diye yazan Medvedev, ABD Başkanı Donald Trump’a atıfta bulundu. “İran ile görüşmeler sadece bir örtbas idi. Bunu herkes biliyordu.”

Kremlin’in Rus dış politika danışmanı Fyodr Lukyanov, İran’daki olayların Trump ile diplomasi yapmanın “tamamen anlamsız” olduğunu gösterdiğini öne sürdü.

Moskova, kalan müttefiklerinin kendi eylemsizliği yerine bu mesajı dikkate almasını umuyor.”

Bu yazı ilk kez 4 Mart 2026’da yayımlanmıştır.

Eva Hartog’un Politico’da sitesinde yayınlanan “Putin’s friendship has limits — as Iran just found out” başlıklı yazısından öne çıkan bazı bölümler Caner Köseler tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısıyla yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline aşağıdaki linklerden erişebilirsiniz: https://www.politico.eu/article/vladimir-putin-friendship-limits-iran-leader-khamenei-found-out/

Fikir Turu
Fikir Turuhttps://fikirturu.com/
Fikir Turu, yalnızca Türkiye’deki düşünce hayatını değil, dünyanın da ne düşündüğünü, tartıştığını okurlarına aktarmaya çalışıyor. Bu amaçla, İngilizce, Arapça, Rusça, Almanca ve Çince yazılmış önemli makalelerin belli başlı bölümlerini çevirerek, editoryal katkılarla okuruna sunmaya çalışıyor. Her makalenin orijinal metnine ve değerli çevirmen arkadaşlarımızın bilgilerine makalenin alt kısmındaki notlardan ulaşabilirsiniz.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Son Eklenenler

Rusya, ABD-İran savaşı hakkında ne düşünüyor?

Moskova, stratejik ortaklık anlaşması imzaladığı Tahran’ı, ABD saldırıları başlayınca neden yalnız bıraktı? Rusya’nın eylemsizliğinin anlamı ne?

Moskova’nın kendisini yeni birçok kutuplu düzenin önderi olarak göstermeye çalıştığı bir dünyada, Rusya’nın en yakın ortakları Kremlin’in dayanışmasının keskin sınırları olduğunu keşfediyorlar. Şam’dan Karakas’a ve Tahran’a kadar, bir zamanlar Rusya’nın desteğine güvenen liderler, Vladimir Putin ile dayanışmanın çoğu zaman sözlü destekten öteye geçmediğini öğrendiler.

Eva Hartog, Politico web sitesi için kaleme aldığı yazısında Rusya’nın müttefiklerine karşı gerçekleştirilen saldırılar karşısındaki zayıf tepkisini ve Rusya ile dostluğun sınırlarını ele alıyor.

Yazıdan öne çıkan bölümleri paylaşıyoruz:

“İran’a yönelik bombalama başlayınca ülkenin en üst düzey diplomatı Moskova’yı aradı.

Rusya’nın resmî açıklamasına göre, telefonun diğer ucunda Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İranlı mevkidaşına taziyelerini iletti ve sözlü olarak desteğini sundu.

Böylece İran, Suriye ve Venezuela’dan sonra Rusya ile ortaklığın ne anlama geldiğini ve ne anlama gelmediğini ilk elden deneyimleyen en son ülke oldu.

Dört yıl önce Ukrayna’yı işgalinden bu yana Kremlin, sözde çok kutuplu dünyanın bayraktarı olarak güçlü söylemleriyle dikkat çekiyor. Ancak, müttefik ülkelerin liderleri saldırıya uğradığında, Kremlin’in bu ülkelerdeki tepkisi belirleyici anlarda dikkat çekici bir şekilde zayıf kaldı.

İlk olarak, Suriye’de Beşar Esad, 2024’ün sonlarında, muhalif güçlerin Şam’ı kasıp kavururken, Rusya’nın desteğinin rejiminin hayatta kalmasını garanti etmediğini öğrendi. Bu yılın başından beri bir Amerikan hapishane hücresinde tutulan eski Venezuela lideri Nicolás Maduro da ihtiyaç duyduğu anda Kremlin’in nerede olduğunu merak ediyordur.

İran, Kremlin’in Amerikan hegemonyası karşısında büyük sözler sarf etmesi ile bu hegemonyanın giderek daha fazla ortaya çıktığı gerçek dünya arasındaki çelişkinin en son örneği olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Sadece sembolik destek

Tahran için Moskova’nın zayıf tepkisi sürpriz olmamalı.

En azından geçen yazdan beri bu durum belliydi. O zaman, İran’ın nükleer tesislerine ABD’nin büyük çaplı saldırısının da dahil olduğu 12 günlük İsrail savaşı sırasında, üst düzey Rus yetkililer benzer şekilde kınama açıklamaları yapmış, ancak hiçbir eylemde bulunmamışlardı.

Takip eden aylarda Moskova, hasarı sınırlamaya çalıştı. İslam rejiminin protestoları bastırma hakkını savundu. Raporlara göre, rejim protestoları bastırmak için Rus askeri teçhizatı ve teknolojisini kullandı.

Financial Times’ın haberine göre, Aralık ayında Rusya, Tahran’ın ikinci bir ABD saldırısına karşı kendini silahlandırması için 500 milyon euro değerinde gelişmiş omuzdan ateşlenen füzeler sağlamayı kabul etti.

Moskova, kendisini ABD ve İran arasında arabulucu olarak konumlandırdı ve zenginleştirilmiş uranyum stoklarının Rus topraklarında depolanmasını önerdi.

Sembolik olarak, İran ve Rus donanmaları bu ay Umman Körfezi’nde ortak bir tatbikat düzenledi, ancak Moskova sadece bir savaş gemisi gönderdi. Kremlin danışmanı Nikolai Patrushev, bunun ardından Çin’in katılımıyla Hürmüz Boğazı’nda daha fazla tatbikat yapılacağını duyurdu.

Ancak savaş başlayınca Moskova’nın Tahran’a askerî yardımda bulunacağına dair hiçbir söz söylenmedi.

Resmî olarak Rusya’nın bunu yapma zorunluluğu yok. Rusya ve İran Nisan 2025’te stratejik ortaklık anlaşması imzalamış olsa da, bu anlaşma karşılıklı savunma maddesi içermiyordu.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Andrey Rudenko, o dönemde Rusya Devlet Duması’na yaptığı açıklamada, “Anlaşmanın imzalanmasının İran ile askeri ittifak kurulması veya karşılıklı askeri yardım anlamına gelmediğini vurgulamak isterim” diye açıkladı.

Savaşın başlamasıyla, birçok sosyal medya kullanıcısı Putin’in Haziran 2025’te St. Petersburg Ekonomi Forumu’nda yaptığı ve ABD ile İsrail’in İran’a ilk saldırısı sırasında Rusya’nın “tarafsız” tutumunu savunduğu açıklamalarını gündeme getirdi.

Putin, İsrail’de en az iki milyon eski Sovyet vatandaşının yaşadığını belirtti. “Bugün neredeyse Rusça konuşulan bir ülke. Biz de elbette bu faktörü dikkate alıyoruz” dedi.

Moskova bundan sonra ne yapabilir?

Rusya’nın İran’a müdahale edememesi, şüphesiz küresel sahnede itibarını zedeledi. Ancak bu durum, bazı kazanımlar da getirebilir.

Moskova, Batı’nın, özellikle de ABD’nin uluslararası normlara uymadığını vurgulayarak dikkatleri kendinden uzaklaştırmayı umacaktır.

Ayrıca, Kremlin’in Ukrayna konusunda tuttuğu katı pozisyonu da pekiştirecektir. Kremlin, bu pozisyonu sürekli olarak Batı’nın saldırganlığına karşı bir savunma hamlesi olarak çerçeveliyordu.

University College London’a bağlı Rus siyaset bilimci Vladimir Pastukhov, Telegram’da “Putin’i [Batı’nın tehlikesi konusunda] hatalı olduğuna ikna etmek zor olacak” dedi. “İşgali eleştirenlere Tahran’ı gösterip ‘Bu bizim başımıza da gelebilirdi’ diyecek,” diye ekledi.

En azından, ABD’nin arabuluculuğunda Ukrayna’da barış görüşmeleri başarısız olursa, Moskova’nın savunacağı argümanları hazır olacak.

Savaşa ilk tepki gösteren Kremlin yetkililerinden biri, Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı ve eski Cumhurbaşkanı Dmitry Medvedev oldu.

“Barış gücü yine iş başında” diye yazan Medvedev, ABD Başkanı Donald Trump’a atıfta bulundu. “İran ile görüşmeler sadece bir örtbas idi. Bunu herkes biliyordu.”

Kremlin’in Rus dış politika danışmanı Fyodr Lukyanov, İran’daki olayların Trump ile diplomasi yapmanın “tamamen anlamsız” olduğunu gösterdiğini öne sürdü.

Moskova, kalan müttefiklerinin kendi eylemsizliği yerine bu mesajı dikkate almasını umuyor.”

Bu yazı ilk kez 4 Mart 2026’da yayımlanmıştır.

Eva Hartog’un Politico’da sitesinde yayınlanan “Putin’s friendship has limits — as Iran just found out” başlıklı yazısından öne çıkan bazı bölümler Caner Köseler tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısıyla yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline aşağıdaki linklerden erişebilirsiniz: https://www.politico.eu/article/vladimir-putin-friendship-limits-iran-leader-khamenei-found-out/

Fikir Turu
Fikir Turuhttps://fikirturu.com/
Fikir Turu, yalnızca Türkiye’deki düşünce hayatını değil, dünyanın da ne düşündüğünü, tartıştığını okurlarına aktarmaya çalışıyor. Bu amaçla, İngilizce, Arapça, Rusça, Almanca ve Çince yazılmış önemli makalelerin belli başlı bölümlerini çevirerek, editoryal katkılarla okuruna sunmaya çalışıyor. Her makalenin orijinal metnine ve değerli çevirmen arkadaşlarımızın bilgilerine makalenin alt kısmındaki notlardan ulaşabilirsiniz.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Son Eklenenler

0
Would love your thoughts, please comment.x