Jeo-Strateji

18 Nisan 2023

Yazdır

Sızan gizli askeri belgelerden ne öğrendik?

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’a ait başta Ukrayna Savaşı olmak üzere Rusya, Çin ve İran nükleer programına ilişkin bazı güncel ve gizli belgeler Nisan ayının başında sızdırılarak sosyal medyada yayınlandı.

Sızan 100’den fazla belgenin ilk grubu, ABD ve NATO’nun Ukrayna ordusunu Rus ordusuna karşı bir taarruza hazırlamasına yardımcı olma planlarını içeriyor. Ukrayna’yla ilgili bu belgelerde yaklaşan taarruzun tarihinden ve yerinden bahsedilmiyor, ancak Ukrayna’nın saldırıya kaç tugay hazırlamayı planladığı ve ne kadar ekipman alacakları hakkında bilgi içeriyor.

Belgelerde adı geçen 12 tugaydan 9’u Ukrayna’nın Batılı müttefiklerinin yardımıyla donatılıyor. Belgelere göre, 250 tank ve 350 piyade savaş aracı için teçhizatlar gerekiyor. Ayrıca gizli belgelerde Ukrayna’nın hava savunmasının zafiyetlerinden bahsediliyor.

Ukrayna Rus saldırılarıyla baş edebilir mi?

Bilindiği üzere, Rusya’nın Ukrayna Savaşı’ndaki stratejilerinden biri, Ukrayna’nın hava savunma sistemlerini sürekli saldırılarla bastırmak ve tüketmek.

Gizli belgelerde, Ukrayna hava savunmasının, Mart ayının başında kötü durumda olduğu ve mühimmatının tamamının tükenmek üzere olan Sovyet yapımı sistemlerden oluştuğu bilgisi yer alıyor ve ihtiyacın NATO’nun ikmal kapasitesinden daha yüksek olduğu belirtiliyor. Ukrayna hava savunmasının elinde 2 Mayıs’a kadar hiç mühimmat kalmayabileceği öne sürülüyor.

Bu durumun da “Rus hava saldırılarına karşı savunma yeteneğini azaltacağı” değerlendirmesi yapılıyor ve Ukrayna’nın büyük hacimli Rus saldırılarıyla güçlükle baş edebileceği sonucuna varılıyor.

Kayıplar açıklanandan daha mı az?

Gizli belgeler, Rusya-Ukrayna Savaşı’nda askerî kayıplara da yer veriyor. Buna göre Rus kayıplarının 17,5 bin, Ukraynalı askeri kayıplarınınsa 71,5 bin olduğu tahmin ediliyor. Bu bilgiler Pentagon’un daha önce paylaştığı bilgilerle örtüşmüyor. Pentagon, önceki açıklamalarında, Rusya’nın 200 bin ölü ve yaralı, Ukrayna’nın 100 binden fazla ölü ve yaralı personeli olduğunu tahmin ediyordu.

Ayrıca sızan belgelerden birinde, Ukrayna askerî istihbarat başkanı Kirill Budanov’un Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin Artemivsk’teki durumunu “felaket” olarak değerlendirdiği yazıyor. Belgelere göre, Budanov, mevcut yöntemlerin yetersiz olduğunu vurgulayarak Rus birliklerini geri püskürtmek ve ikmal hatlarını kesmelerini önlemek için şehre seçkin birimler yerleştirmeyi teklif ediyor.

Sızdırılan belgeler neyi tehdit ediyor?

Gizli belgelerin sızdırılmasının Rusya-Ukrayna Savaşı’nda Kiev açısından birkaç olumsuz sonuca yol açması muhtemel.

Belgeler teknik olarak savaşta Rusya’nın Ukrayna’ya karşı üstün olduğunu ortaya koyuyor. Ukrayna’nın askerî olarak yetersiz olduğundan bahsediyor. Bu da Rus ordusunun Ukrayna ordusu karşısında moral üstünlüğü sağlamasına yol açabilir.

Ukraynalı yetkililere göre, söz konusu belgeler, Rusya tarafından uydurulmuş sahte belgeler. Ruslar ise elbette durumdan memnun. Zira, sızdırılan belgelerdeki bilgiler Rusya’nın medya ve propaganda üzerinde yürüttüğü mücadelesine katkı sağladı. Rusya’ya göre Rus ordusu Ukrayna’da çok az kayıp veriyor ve kayda değer bir başarı sergiliyor. Yine Rusya’ya göre, Ukrayna ordusu ise Batı desteği olmasına rağmen Rusya karşısında zayıf, hatta Rusya, Ukrayna ordusuyla değil NATO’nun Ukrayna’ya gönderdiği özel kuvvetleri ve paralı askerleriyle mücadele ediyor.

Rusya Ukrayna’ya daha şiddetli saldırır mı?

Söz konusu sızdırılan belgelerin Rusya-Ukrayna Savaşı’na bir başka etkisi de Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik daha şiddetli saldırılara başlamasına yol açma ihtimali.

Belgeler Ukrayna ordusunun stratejik konumunu açığa çıkardığı gibi sayısal olarak da zayıflıklarını öne sürüyor. Bu olay, Ukrayna’nın uzun zamandan beri beklenen Rusya’ya karşı taarruzunu yeniden değerlendirmesine neden olabilir. Bu belgelerle Moskova, Kiev’in son aylarda askerî birliklerini nasıl konuşlandırdığını öğrenmekle kalmıyor, aynı zamanda belirli birliklerin gerçek sayısını görmesine de olanak sağlıyor. Bu durum, Ukrayna’nın yaklaşmakta olan karşı saldırı için hangi güçleri ve araçları harekete geçirmeyi düşündüğünü gün yüzüne çıkarıyor.

Zayıf görünen Ukrayna ordusu Rusya nezdinde caydırıcılığını kaybedebilir. Rus istihbaratı Ukrayna ordusuyla ilgili kayda değer bilgiye elbette sahip, fakat bu bilgilerin ABD kaynaklarından teyit edilmesi, Rusya’nın Ukrayna ordusuna ilişkin şüphelerini de ortadan kaldırmış oldu. Böylelikle Rus ordusu, zayıf düşmanı karşısında daha da cesaretlenerek işgal girişimini yeniden gündeme getirebilir.

ABD Rus istihbaratını da gözetliyor

Sızıntılar, ABD’nin sadece Ukrayna’nın değil, Rusya’nın da planlarına erişimi olduğunu gösteriyor. ABD’nin neredeyse her Rus istihbarat teşkilatından şu ya da bu şekilde bilgi aldığı da ortaya çıkarıyor.

Örneğin belgelerden birinde, Rus Genelkurmayı’nın NATO ülkelerinin Ukrayna’ya sağladığı tanklara karşı koyma planlarından bahsediliyor. Belgelere göre ABD, Rus ordusunun Ukrayna’daki bir düzine enerji tesisine ve köprüye saldırı hazırlığında olduğunu önceden biliyordu. Bu kapasitesi sayesinde Washington, Kiev’i gelecekteki saldırıların amaçlanan hedefleri konusunda uyarabilir. Örneğin, sızan belgeler sayesinde Rusya’nın Ukrayna’nın hava savunma konusundaki zafiyetlerini öğrenmesinin ardından, Rusya’nın da askerî planlarından haberdar olan ABD ve NATO müttefikleri, Ukrayna’nın hava savunmasını güçlendirmek için alelacele birçok hava savunma sistemi teslim etti ve silah yardımını artırdı.

Sızıntının amacı ne?

Belgeler sızar sızmaz, 7 Nisan’da Amerika Birleşik Devletleri’nin iç istihbarat ve güvenlik gücü olan Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve hemen ardından ABD Adalet Bakanlığı adli bir soruşturma başlattı. 14 Nisan’da FBI, ABD Hava Kuvvetleri Ulusal Muhafızları’nın bir çalışanı olan Jack Teixeira’yı, gizli ulusal savunma bilgilerinin izinsiz çıkarılması nedeniyle tutukladı.

Teixeira’nın söz konusu belgeleri neden sızdırdığı soru işareti. Bu durumda akıllara birkaç ihtimal geliyor.

Birinci ihtimal, Teixeira’nın, 2013 yılında ABD’nin gizli izleme programlarının detaylarına dair bilgileri sızdıran Ulusal Güvenlik Dairesi’nin eski çalışanlarından Edward Snowden ile aynı gerekçeyle hareket etmesi: ABD’nin politikalarından duyduğu rahatsızlık.

İkinci ihtimal, ABD içinde ABD’nin politikaları ve Ukrayna-Rusya Savaşı konusunda fikir ayrılığına sahip siyasi gruplardan birinin bu yönde bir sızıntıyı desteklemesi ve gündeme getirmesi.

Ukrayna-Rusya Savaşı’yla ilgili ABD’de iki farklı yaklaşım söz konusu. Birinci grup Rusya’yı bir an önce yenilgiye uğratarak “Rusya sorununu” çözmek ve Çin’e yönelmek istiyor. İkinci grup ise Rusya’nın yenilgisini zamana yayarak sonuçlandırmak istiyor, zira Ukrayna’ya askerî olarak yenilmeyi kabul etmeyecek olan Rusya’nın nükleer silahlara başvurma riski onları endişelendiriyor.

Her iki grup da aynı sonucu hedeflemesine rağmen yöntem konusunda ayrışıyorlar. Sızdırılan belgelerin Ukrayna’nın zafiyetlerini gün yüzüne çıkarmış olması ve Rusya’ya karşı taarruz planlarının ifşa edilmesi, bu sızdırmayı yapanların Ukrayna’nın taarruz planlarını ertelemek isteyenler tarafından yapılmış olabileceğini akıllara getiriyor.

Üçüncü ihtimal, ABD’nin Ukrayna’ya destek vermesinden rahatsız olan ve Ukrayna’ya verilen bunca desteğin bir sonuç vermediği ve dolayısıyla da Rusya’yla görüşmelerin başlaması gerektiğini savunan kesimler tarafından yapılmış olması.

Sonuç olarak her ne gerekçeyle yapılmış olursa olsun, hem ABD’nin gizli bilgilerinin sızdırılabilirliği hem de Ukrayna’nın zayıflıklarının ortaya çıkarılması ve savaş planlarının ifşa edilmesi, Ukrayna-Rusya Savaşı’nda Kiev açısından olumsuz bir sonuç doğurdu.

ABD’nin Ukrayna konusundaki askerî stratejisini daha net ortaya çıkardı. Rusya’nın Ukrayna konusundaki planlarını yeniden gözden geçirmesine olanak sağladı. Hiç şüphesiz Ukrayna’yı zor durumda bıraktı.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fikir Turu’nun editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı ilk kez 18 Nisan 2023’te yayımlanmıştır.

Sabir Askeroğlu

Dr. Sabir Askeroğlu - Lisans öğrenimini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünde tamamladı. Aynı üniversitenin Uluslararası İlişkiler bölümünde yüksek lisans yaptı. İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden doktora derecesini aldı. Çeşitli düşünce kuruluşlarında görev yaptı. Askeroğlu’nun araştırma alanları, Rus dış politikası, Avrasya ve Güvenlik'tir. Askeroğlu, Rusya'nın Büyük Güç Olma Stratejisi kitabının yazarıdır.

guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
Send this to a friend