Sağlık

2 Eylül 2021

Yazdır

Çocuklarda “uzun COVID” bilmecesi

Pandemi nedeniyle tam zamanlı yüz yüze eğitime verilen uzun ara nihayet Pazartesi günü son buluyor. Ama ne COVID-19 hız kesti ne de çocuklar aşılandı. Delta varyantı tüm dünyayı kasıp kavuruyor. Öte yandan dünyanın pek çok ülkesinde çocuklarda COVID vakalarında çok büyük bir artış var.

Yine çocuklar arasında “uzun COVID” vakaları görüldüğü haberleriyse soru işaretleri yaratıyor. Çocuklarda COVID-19 belirtileri uzun mu sürüyor? Tam da okullar açılırken aileler endişeli. Küresel verileri inceleyen Avustralyalı pediyatri profesörü Philip Britton, The Conversation internet sitesinde ulaştığı sonuçları sıralıyor. Prof. Britton’a göre aşırı endişeye gerek yok, ama yine de profesyonel yardım almakta fayda var. Yazıdan bazı bölümleri aktarıyoruz:

“Daha bulaşıcı Delta varyantının yükselişinden beri çocuklarda virüsün önceki varyantlarına göre daha fazla vaka bildirildiğini görüyoruz.

Anne-babalar çocuklara COVID bulaşmasından daha çok endişe eder hale geldi. Pek çoğunu sorduğu sorulardan biri çocuklarına da, hastalığın ilk fazından sonra belirtileri aylarca sürebilen “uzun COVID” olup olamayacağı.

COVID-19’a yakalanmış çocukların tedavisiyle ilgilenen bir çocuk doktoru ve enfeksiyon hastalıkları uzmanı olarak bu alandaki araştırmaları takip ediyorum.

Evet, çocuklar uzun COVID olabilir, ama bu durum yetişkinlere göre daha az görülüyor ve çocuklar daha hızlı iyileşebiliyor. Hadi verilere bir bakalım…

Uzun COVID nedir?

Henüz uzun COVID’in standart bir tanımı yok ve sendromun kendisi farklılıklar gösterebiliyor.

Uzun COVID’in tek bir biçimi yok, ama kabaca üç tür sendrom sıklıkla ortaya çıkıyor:

  • Yavaş düşünme veya bilinç bulanıklığı gibi bilişsel kabiliyetlere olumsuz etkiler
  • Halsizlik, nefes darlığı ve ağrı gibi fiziksel belirtiler
  • Değişken ruh hali ve endişe gibi ruh sağlığı belirtileri

Hastalığa yakalandıktan sonraki 28-30 günden daha uzun süre bu tür belirtileri göstermek tıbbi literatürde gittikçe daha az şekilde “uzun COVID” olarak nitelendiriliyor.

“Uzun COVID” semptomlarının giderek artan olumsuz etkisi hastaların günlük yaşamlarında, işlerinde veya okulunda faaliyet yetenekleri üzerinde derin etkiler yaratabiliyor.

Araştırmalar neye işaret ediyor?

Çocuklar da uzun COVID olabiliyor, ancak bu durum yetişkinlere oranla daha az görülüyor.

Avustralya’da bu alanda yapılan iki araştırma burada yararlı sonuçlar veriyor. Yetişkinler ve çocuklarla yapılan bir çalışmada araştırmacılar, Yeni Güney Galler eyaletinde 2.000 COVID vakasını incelediler.

Vakaların yüzde 20’sinde belirtilerin 30’uncu günde de devam ettiğini tespit ettiler. Belirtileri 90’ıncı günde devam edenlerin oranı ise yüzde 5’e düşüyordu. Ayrıca en genç yaş grubunun (0-29 yaş) hızlı iyileşme olasılığı ileri yaştaki gruplara göre daha yüksekti.

Victoria eyaletinde yapılan ve sadece çocuklara bakılan bir araştırmada ise çoğu hafif enfeksiyonlu 151 çocuk incelendi. Bunlardan sadece yüzde 8’inde belirtilerin sekiz hafta sürebildiği tespit edildi. Ancak tümü tam olarak 3-6 ay sonra tam olarak iyileşti.

Bugüne kadar yapılan en kapsamlı çalışma İngiltere’de hafif COVID’li 5-17 yaş arası çocuklarla yapılan büyük bir araştırmaydı. İncelenen bin 734 çocuktan yüzde 4,4’ünde belirtiler hastalık başladıktan 28 gün sonra da sürüyordu. Ama 28’inci günde görülen belirtilerin sayısı hastalığın ilk haftasına göre daha azdı.

Araştırmada çocukların yüzde 1,8’inde 56’ıncı günde de belirtiler görüldüğünü tespit etti. Baş ağrısı, halsizlik ve koku kaybı başlıca şikayetlerdi.

Kalıcı belirtiler olan çocukların dörtte üçü tam olarak iyileştiğini bildirdi. Ancak dörtte biri daha sonra takip edilmediler ve bu yüzden bu küçük gruptan kaçının daha uzun vadeli sorunlar yaşadığı belirsiz kaldı.

Aynı çalışmada COVID dışında bulaşıcı hastalığı yakalanan çocuklar da gözlemlendi. Bunların yüzde 0,9’unun 28’inci günde de belirtiler göstermeye devam ettiği tespit edildi. Bu bulgu, çocuklarda baş ağrısı ve yorgunluk gibi belli bir hastalığa özgü olmayan belirtilerin bir “ardında geçmişten kalan başka bir sağlık sorunu” olduğunu düşündürüyor.

İtalya ve Rusya’da olduğu gibi çocuklarda COVID üzerine yapılan bazı çalışmalar belirtilerin devam etmesinin daha yaygın olduğunu tespit etti.

Ancak bu çalışmalar, yalnızca hastaneye kaldırılan veya orta ila şiddetli hastalığı olanlar gibi değişken örnekler üzerinde çalıştı veya geriye dönük olarak veri topladı.

Ayrıca, çocuklar COVID’in Avrupa’daki ilk dalgasında enfeksiyon kapmıştı. Genel toplumsal etkiler çocuklarda bildirilen halsizlik ve uykusuzluk gibi devam eden bazı sorunlara da katkıda bulunmuş olabilir.

Çalışmalar arasındaki bu değişkenlik, çocuklarda uzun COVID’in gerçek oranını bulmak için onları karşılaştırmayı zorlaştırıyor. Yine de birlikte ele alındığında, daha küçük çocuklara kıyasla ergenlerde kalıcı semptomlarda göreceli bir artış var gibi görünüyor.

Peki, veliler Delta’dan korkmalı mı?

Söz konusu çalışmalar endişe yaratan yeni varyartların, özellikle çocuklarda COVID enfeksiyonu sayılarında artışa neden olan Delta varyantının etkileri ortaya çıkmadan yapılmıştı.

Delta, yetişkinlerde COVID’in şiddetinin artmasına neden olabilir. Ancak Delta’nın çocuklarda daha şiddetli olduğuna dair ikna edici kanıtlar henüz bulunmuyor.

Güney Yeni Galler’de 2021 yılında Delta salgınında çocukların hastaneye yatış oranları, Avustralya’da 2020’de kayıtlara geçen oranlardan daha fazla değil.

COVID’in ilk (akut) aşamasında hastalıklarını şiddetli geçiren hem yetişkinler hem de muhtemelen çocuklarda uzun COVID riski daha yüksek görünüyor. Ancak Delta varyantı çocuklarda daha şiddetli hastalığa neden olmuyorsa, Delta’nın çocuklarda uzun COVID riskini artırmayacağı düşünmek mantıklı geliyor.

Bilim insanların uzun COVID’in tanımı ve bunu ölçmenin standart yolu üzerinde uzlaşmaya varması gerekiyor.

Uzun COVID semptomların çoğu farklı özellikler gösteriyor. Bu nedenle COVID’in etkilerini belirlemek için COVID geçirmemiş çocuklardan oluşan kontrol gruplarının da deneylere eklenmesi gerekiyor.

Diğer virüsler kalıcı belirtiler bırakıyor mu?

Evet bırakıyor. Yaygın örnekler arasında Epstein Barr virüsü olarak da bilinen glandüler humma virüsü ve Ross River humma virüsü bulunuyor.

Yapılan araştırmalara göre, bu enfeksiyonları geçiren çocuk ve yetişkinlerin yüzde 10 ila 15’i kadarı halsizlik, ağrı, yavaş düşünme ve ruh hali değişikliği gibi kronik semptomlar bildiriyor.

COVID dahil mikrobik enfeksiyonların andından belirtilerin devam etmesine neyin neden olduğu ise hâlâ araştırılıyor. Enfeksiyonun devam etmesi olasılıklar arasında değil.

Ortaya atılan görüşler, kronik iltihap, kan dolaşımı bozukluğu veya sinir sistemi hasarının bu belirtilerin sürmesine yol açtığı yönünde…

Çocuğum COVID olursa ne yapmalıyım?

Bazı çocuklarda dördüncü haftaya doğru sürekli öksürük ve halsizlik görülüyor.

Ebeveynlerin bunlardan kaygılanması anlaşılır bir şey ama çocukların çoğunun tamamen iyileşeceğinden emin olabilirler. Daha önceki örüntüler iyileşmeyi gösteriyorsa bu iyi bir işarettir.

Semptomlar dört haftadan fazla devam ediyorsa bir doktora veya çocuk doktoruyla temasa geçmenizde fayda vardır.

Diğer enfeksiyonları takip eden kalıcı semptomları neyin iyileştireceğini ise biliyoruz.

Yapılması gerekenler şunlar:

  • İyi bir uyku çekmesini sağlayın
  • Amacınız, çocuğunun normal faaliyetlere geri dönmesi olsun
  • Halsizlik varsa kısa süreli faaliyetlerden sonra dinlenmesini sağlayın.

Normale dönüş için bazı planlar yapmak gerekebilir. Örneğin okula ne zaman döneceği konusunda öğretmenlerle görüşmek veya uzaktan eğitim için düzenleme yapmak gerekebilir.

Kademeli iyileşmeyi hedefleyin, iyileşeceği konusunda iyimserliğinizi yitirmeyin ve ne yapacağınızı bilmediğinizde yardım isteyin.”

Bu yazı ilk kez 2 Eylül 2021’de yayımlanmıştır.

 

Philip Britton’ın The Conversation’da yayınlanan “Çocuklarda uzun COVİD oluyor mu?” başlıklı yazısı Mustafa Alkan tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısıyla yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. https://theconversation.com/do-kids-get-long-covid-and-how-often-a-paediatrician-looks-at-the-data-166277

Fikir Turu

Fikir Turu, yalnızca Türkiye’deki düşünce hayatını değil, dünyanın da ne düşündüğünü, tartıştığını okurlarına aktarmaya çalışıyor. Bu amaçla, İngilizce, Arapça, Rusça ve Çince yazılmış önemli makalelerin belli başlı bölümlerini çevirerek, editoryal katkılarla okuruna sunmaya çalışıyor. Her makalenin orijinal metnine ve değerli çevirmen arkadaşlarımızın bilgilerine makalenin alt kısmındaki notlardan ulaşabilirsiniz.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x
Send this to a friend