Belirsizlikler dünyasında “InnSæi”nizi yani içinizdeki denizi bulmak

Belirsizlik ve hızın hâkim olduğu, dikkatimizi her an ele geçirmeye hazır bir dünyada yolumuzu bulmak her zamankinden daha önemli hale geliyor. İzlandaca bir kavram olan InnSæi, bu yollardan biri olarak netlik, odaklanma ve direnci beraberinde getiriyor. Peki InnSæi ne anlama geliyor ve nasıl geliştirilebilir?

Belirsizlik, hız ve anlam arayışıyla karakterize edilen günümüz dünyasında sezgilerimize kulak vermek ve iç pusulamıza bağlı kalmak nasıl mümkün olabilir? InnSæi: Heal, Revive and Reset with the Icelandic Art of Intuition (InnSæi: İzlanda Sezgi Sanatı ile Şifa, Canlanma ve Yeniden Başlama) kitabının yazarı Hrund Gunnsteinsdóttir, Psyche internet sitesinde yayımlanan yazısında bu soruya InnSæi kavramından yola çıkarak yanıt veriyor.

Yazının bazı bölümlerini aktarıyoruz:

(…) InnSæi’nin üç anlamı vardır: İçimizdeki deniz, içe bakmak ve içten dışa görmek. ‘İçimizdeki deniz’, bilinçaltımızın akışını ifade eder: Nispeten yavaş ve odaklanmış zihinden çok daha hızlı çalışan bir hayal gücü, vizyon, duyumsama dünyası. ‘İçe bakmak’, öz farkındalık ve üstbiliş anlamına gelir: İçinize bakabilme, sezgiyi önyargılarınızdan, korkularınızdan ve hayallerinizden ayırt edebilme, sezgiye ne zaman güvenip güvenemeyeceğinizi bilme yeteneği. ‘İçten dışa görmek’ ise sürekli değişen yaşam okyanusunda kendi yolunuzu bulmanızı ve yaratmanızı sağlayan güçlü bir iç pusula anlamına gelir.

Belirsizlik, fırsatlar, hız, hissizleştirmeye ve dikkatimizi ele geçirmeye yönelik sürekli girişimlerle karakterize edilen bir dünyada, InnSæi’nizi geliştirmek size netlik, odaklanma ve direnç kazandıracaktır. (…)

İçgüdülerinizle (içinizdeki denizle) bağlantı kurun

InnSæi aracılığıyla sezgilerinizle uyum sağlamak ve onları geliştirmek için zihin-beden bağlantısı gereklidir. Vücudunuzun sinyallerini (örneğin, ‘içgüdüsel hislerinizi’) okumak, bilinçaltındaki bilgilere, yani içsel denizinize ulaşmanıza yardımcı olacaktır.

Bir şeylerin ters gittiğini hissettiğimizde tüylerimizin diken diken olmasından veya içgüdüsel bir tepkiden bahsederiz. İşte bu, kendinize şu soruyu sormanız için bir işarettir: Bilinçaltım bana ne anlatmaya çalışıyor? Vücut sinyallerinizi okumayı öğrenmek sürekli pratik gerektirir ve bu konuda uzmanlaşabilecek tek kişi sizsiniz.

Örneğin, midenizde bir düğüm varmış gibi hissetmenizin farklı nedenleri olabilir. Ertelediğiniz, kaçındığınız veya yapmaya hazır olduğunuz bir şeyi yapma dürtüsüne işaret ediyor ya da değerlerinize aykırı bir şey yapmak üzere olduğunuzu söylüyor olabilir. InnSæi’nizi geliştirmek, aradaki farkı anlamanıza yardımcı olacaktır.

Vücut sinyallerini yorumlamayı öğrenin

İçgüdülerinizin sinyallerini yorumlama pratiği yapmanıza yardımcı olacak aşağıdaki egzersiz, endişeli, stresli veya kaygılı hissettiğinizde faydalı olacaktır:

– Birkaç derin nefes alın ve nefesinizin midenizi nasıl hareket ettirdiğini gözlemleyin. Midenizin neye ihtiyacı olduğunu anlamaya çalışın. Çok daha derin nefesler mi istiyor yoksa ayaklarınızı ve omurganızı uzatırken karnınızı da şişirerek tam bir esneme mi istiyor?

– Kendinize sorular sorun ve midenizin bunlara nasıl tepki verdiğini gözlemleyin; sakin misiniz yoksa endişeli mi? Sorularınız şunlar olabilir: Nasılsın (kendi adınızı söyleyin)? (Düşündüğünüz bir kararla ilgili) şu an için benim için doğru seçim mi? (Durumunuzla ilgili bir karar veya sonucuyla ilgili) bundan korkuyor muyum?

– Ardından sırtüstü uzanın ve iki-üç derin nefes alın.

– Derin bir nefes alın, havayı içinize çekin ve dörde kadar sayarak nefesinizi verin. Şimdi karnınızı ritmik bir hareketle iki veya üç kez içeri çekin, son nefes alışınızda nefesinizi tutun. Nefesinizi daha fazla tutamadığınızda, ciğerlerinizi tekrar havayla doldurmadan önce tüm nefesinizi verin. Bunu birkaç kez tekrarlayın.

– Şimdi günlüğünüze aklınıza gelenleri yazın. Bedeninizle bağlantı kurduktan sonra düşüncelerinizi bu şekilde ifade etmek, bilinçaltınızın size ne anlatmaya çalıştığını daha iyi anlamanıza ve üzerine düşünmenize yardımcı olacaktır.

Zihinsel berraklık (iç dünyanıza bakmak) için günlük tutun

Günlük olarak bilinç akışını yazmak, zihin karmaşasını azaltmanın ve kendinizi açığa vurmanın güçlü bir yoludur. Günlük, aksi takdirde zihninizde dolaşan düşünceleri depolayacaktır ve bu, başlı başına bir amaçtır.

5-15 dakika boyunca yazın. Düşüncelerinizin ve kelimelerinizin zihninizden akmasına izin verin. Bir günü atlarsanız, ertesi gün devam edin.

Düşüncelerinizi analiz etmeyin veya yargılamayın. Sadece kâğıda akmalarına izin verin. Kalemle yazmanızı öneririm ki araştırmalar bunun netlik ve hafıza açısından klavyeyle yazmaktan daha etkili olduğunu gösteriyor.

Günlük tutmak, zihninizde dolaşan düşüncelerin türünü daha iyi görmenize ve kafanızdaki eleştirel seslerin daha iyi farkına varmanıza yardımcı olur. Günlük tutarken, bu seslerin zihninizden ayrılması gerektiğine bilinçli olarak karar vermek önemlidir.

Bu esnada başka sesler de ortaya çıkacaktır ve kendi sesinizi bulabilmek için onları tanımak önemlidir. Hepimizin eski inançlara ve varsayımlara dayalı hikâyeleri vardır. Bunlardan bazıları sevdiklerinizle ilgili veya sevdiklerinizin söyleyeceğini düşündüğünüz şeyler olabilir. Beyniniz eski zihinsel modellerden sonuçlar öngördüğünde, döngü güçlenir. Göreviniz, zihinsel modelinizde bir boşluk açmak, alışkanlık haline gelmiş düşünce ve davranışlarınızdan sıyrılmak, yeni vizyonlar ve fikirler için alan yaratmaktır. (…)

Hem içe hem de içten dışa bakmak için dikkat günlüğü tutun

Sezgisel yeteneklerinizin anahtarı dikkatinizdedir. Kıt bir kaynak olan dikkatinizi tüm bedeniniz ve duyularınızla verirsiniz. (…) Kendi dikkatini muhafaza etmeniz önemlidir, çünkü dikkatinizi nasıl verdiğiniz ve dünyaya nasıl odaklandığınız sezgilerinizi, zekânızı ve deneyimlediğiniz dünyayı şekillendirir. (…)

Dikkatinizi çeken herhangi bir şeyi günlüğünüze yazın (ya o anda ya da en kısa sürede). Yargılamayın, sadece dikkatinizi çeken şeyi değerlendirin ve tartın.

Araştırmalar, kalbimizin bazen zihnimizden önce bildiğini gösteriyor. Kalp atış hızındaki değişiklikler, bağırsak duyumları veya kas gerginliği gibi bedensel işaretler, bilinçli farkındalıktan önce ortaya çıkan, bedensel formdaki zekâmızın işleyişini gösterir. Dikkatinizi çeken şeylere odaklanarak sezgilerinizin size ne söylediğini daha iyi anlayabilirsiniz.” (…)

Yazar, dikkatinize dikkat etmenin, sisteminize neyin girmesine izin verdiğiniz, çoğunlukla bilinçsizce nelerden etkilendiğiniz hakkında bilgi verdiğini söylüyor ve ekliyor: “Aynı zamanda yaratıcılık için de harika bir kaynaktır. Uyuyan sistemleri uyandırmaya, fikirleri ateşlemeye, neşelendirmeye ve görünüşte ilgisiz noktalar arasında beklenmedik bağlantılar kurmaya yardımcı olur.

Bu şekilde öğrenmenin bilinçli yolları da vardır, işte bunlardan biri:

Bir haftalık dikkat günlüğünüzden 10 kelime veya ifade seçin

Bir hafta sonunda sayfaları karıştırın, rastgele 10 kelime veya ifade seçin. (…) Şimdi bunları yeni bir kâğıda dikey bir çizgi halinde yazın. Bu listeyi inceleyin ve kelimelerin size ne anlattığını düşünün. Mantık yürütmeye çalışmayın, gözlemleyin ve açık olun. (…) Her kelime ve anlam, onlara dikkat ettiğiniz için orada. Desenlerin, şekillerin, anlatının veya bir duygunun ortaya çıkmasına izin verin. Sürece güvenin, kontrolü bırakın, bağlamın size gelmesine olanak tanıyın. (…)

Bu alıştırmanın sonunda değerli ve ilginç bir içgörüye ulaştıysanız, sezginin bilişsel olarak nasıl işleyebileceğini ve sezgi ile analizin birbirini nasıl desteklediğini deneyimlemişsiniz demektir.

Akış halini geliştirin (içten dışa bakmak)

Bu egzersiz, InnSæi’nin üç boyutunun parçalarını bir araya getirmenize, özellikle de içten dışa bakmanıza yardımcı olur. Sezgilerinizin akmasına ve varoluşla birlikte hareket etmesine izin vererek içsel yön duygunuza, ilginize, bilginize, hayal gücünüze ve deneyiminize erişebilirsiniz. Bu egzersizi her yaptığınızda, zihninizin bir bölümünü ‘akış zihniyetinizin’ önüne geçmemesi için eğitmiş olursunuz. Akış zihniyetindeyken, zamanı ve kendinizi unutursunuz ve eyleme tamamen dalmış hissedersiniz. Sezgileriniz ve içsel pusulanızla uyum içindesinizdir.

Öncelikle, tamamen odaklanabilmek için 60 dakika sonrasına bir alarm kurmanızı öneririm. Bu süreçte enstrümantal müzik dinlemek her şeyin daha akıcı ilerlemesine ve aşırı mantıklı, analitik zihnin etkisinden kurtulmaya yardımcı olacaktır.

Akış durumuna geçmenin üç adımı:

1. Gerçekten başarmak istediğiniz bir görevi seçin. Akış hali, tüm zihinsel enerjinizi bilinçli olarak tek bir yöne yönlendirir; bu nedenle aynı anda sadece bir hedefe odaklanmak gerekir. Bu, bir sunum hazırlamak veya önemsediğiniz bir şey için strateji oluşturmak olabilir.

2. Bu görevin sizin için neden anlamlı olduğunu düşünün, zira önemsemediğiniz bir hedefe odaklanamazsınız. (…)

3. Sevdiğiniz şeyi bir adım öteye taşımayı, biraz daha zorlu hale getirmeyi deneyin. (…)

Akış egzersizini belirli bir süre uyguladıktan sonra, deneyiminizi günlüğünüze yazın. Bundan ne gibi dersler çıkardınız? Zaman ve mekân algınızı kaybetmeyi ve aktivitenize kendinizi kaptırmayı başardınız mı? Akış halinde olmadan aynı sonucu elde edebilir miydiniz? Akış hali InnSæi’niz ve iç pusulanızla uyum sağlamanıza nasıl yardımcı oldu? Bir dahaki sefere neyi farklı yapardınız?

Bilgi bombardımanının, belirsizliğin ve anlam arayışının hüküm sürdüğü çağımızda, iyi geliştirilmiş bir sezgi, yani InnSæi, yeni gerçekliklere uyum sağlarken bilinçli ve cesur bir şekilde iç pusulamıza bağlı kalmak için çok önemlidir. Ona kulak vermeyi öğrenmek ise hem niyet hem de disiplin gerektirir.”

Bu yazı ilk kez 19 Şubat 2026’da yayımlanmıştır.

Hrund Gunnsteinsdóttir’in Psyche internet sitesinde yayımlanan “How to find your InnSæi” başlıklı yazısından öne çıkan bazı bölümler Nevra Yaraç tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısıyla yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline ve tamamına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz: https://psyche.co/guides/how-to-find-your-innsaei-and-reconnect-with-your-intuition

Fikir Turu
Fikir Turuhttps://fikirturu.com/
Fikir Turu, yalnızca Türkiye’deki düşünce hayatını değil, dünyanın da ne düşündüğünü, tartıştığını okurlarına aktarmaya çalışıyor. Bu amaçla, İngilizce, Arapça, Rusça, Almanca ve Çince yazılmış önemli makalelerin belli başlı bölümlerini çevirerek, editoryal katkılarla okuruna sunmaya çalışıyor. Her makalenin orijinal metnine ve değerli çevirmen arkadaşlarımızın bilgilerine makalenin alt kısmındaki notlardan ulaşabilirsiniz.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Son Eklenenler

Belirsizlikler dünyasında “InnSæi”nizi yani içinizdeki denizi bulmak

Belirsizlik ve hızın hâkim olduğu, dikkatimizi her an ele geçirmeye hazır bir dünyada yolumuzu bulmak her zamankinden daha önemli hale geliyor. İzlandaca bir kavram olan InnSæi, bu yollardan biri olarak netlik, odaklanma ve direnci beraberinde getiriyor. Peki InnSæi ne anlama geliyor ve nasıl geliştirilebilir?

Belirsizlik, hız ve anlam arayışıyla karakterize edilen günümüz dünyasında sezgilerimize kulak vermek ve iç pusulamıza bağlı kalmak nasıl mümkün olabilir? InnSæi: Heal, Revive and Reset with the Icelandic Art of Intuition (InnSæi: İzlanda Sezgi Sanatı ile Şifa, Canlanma ve Yeniden Başlama) kitabının yazarı Hrund Gunnsteinsdóttir, Psyche internet sitesinde yayımlanan yazısında bu soruya InnSæi kavramından yola çıkarak yanıt veriyor.

Yazının bazı bölümlerini aktarıyoruz:

(…) InnSæi’nin üç anlamı vardır: İçimizdeki deniz, içe bakmak ve içten dışa görmek. ‘İçimizdeki deniz’, bilinçaltımızın akışını ifade eder: Nispeten yavaş ve odaklanmış zihinden çok daha hızlı çalışan bir hayal gücü, vizyon, duyumsama dünyası. ‘İçe bakmak’, öz farkındalık ve üstbiliş anlamına gelir: İçinize bakabilme, sezgiyi önyargılarınızdan, korkularınızdan ve hayallerinizden ayırt edebilme, sezgiye ne zaman güvenip güvenemeyeceğinizi bilme yeteneği. ‘İçten dışa görmek’ ise sürekli değişen yaşam okyanusunda kendi yolunuzu bulmanızı ve yaratmanızı sağlayan güçlü bir iç pusula anlamına gelir.

Belirsizlik, fırsatlar, hız, hissizleştirmeye ve dikkatimizi ele geçirmeye yönelik sürekli girişimlerle karakterize edilen bir dünyada, InnSæi’nizi geliştirmek size netlik, odaklanma ve direnç kazandıracaktır. (…)

İçgüdülerinizle (içinizdeki denizle) bağlantı kurun

InnSæi aracılığıyla sezgilerinizle uyum sağlamak ve onları geliştirmek için zihin-beden bağlantısı gereklidir. Vücudunuzun sinyallerini (örneğin, ‘içgüdüsel hislerinizi’) okumak, bilinçaltındaki bilgilere, yani içsel denizinize ulaşmanıza yardımcı olacaktır.

Bir şeylerin ters gittiğini hissettiğimizde tüylerimizin diken diken olmasından veya içgüdüsel bir tepkiden bahsederiz. İşte bu, kendinize şu soruyu sormanız için bir işarettir: Bilinçaltım bana ne anlatmaya çalışıyor? Vücut sinyallerinizi okumayı öğrenmek sürekli pratik gerektirir ve bu konuda uzmanlaşabilecek tek kişi sizsiniz.

Örneğin, midenizde bir düğüm varmış gibi hissetmenizin farklı nedenleri olabilir. Ertelediğiniz, kaçındığınız veya yapmaya hazır olduğunuz bir şeyi yapma dürtüsüne işaret ediyor ya da değerlerinize aykırı bir şey yapmak üzere olduğunuzu söylüyor olabilir. InnSæi’nizi geliştirmek, aradaki farkı anlamanıza yardımcı olacaktır.

Vücut sinyallerini yorumlamayı öğrenin

İçgüdülerinizin sinyallerini yorumlama pratiği yapmanıza yardımcı olacak aşağıdaki egzersiz, endişeli, stresli veya kaygılı hissettiğinizde faydalı olacaktır:

– Birkaç derin nefes alın ve nefesinizin midenizi nasıl hareket ettirdiğini gözlemleyin. Midenizin neye ihtiyacı olduğunu anlamaya çalışın. Çok daha derin nefesler mi istiyor yoksa ayaklarınızı ve omurganızı uzatırken karnınızı da şişirerek tam bir esneme mi istiyor?

– Kendinize sorular sorun ve midenizin bunlara nasıl tepki verdiğini gözlemleyin; sakin misiniz yoksa endişeli mi? Sorularınız şunlar olabilir: Nasılsın (kendi adınızı söyleyin)? (Düşündüğünüz bir kararla ilgili) şu an için benim için doğru seçim mi? (Durumunuzla ilgili bir karar veya sonucuyla ilgili) bundan korkuyor muyum?

– Ardından sırtüstü uzanın ve iki-üç derin nefes alın.

– Derin bir nefes alın, havayı içinize çekin ve dörde kadar sayarak nefesinizi verin. Şimdi karnınızı ritmik bir hareketle iki veya üç kez içeri çekin, son nefes alışınızda nefesinizi tutun. Nefesinizi daha fazla tutamadığınızda, ciğerlerinizi tekrar havayla doldurmadan önce tüm nefesinizi verin. Bunu birkaç kez tekrarlayın.

– Şimdi günlüğünüze aklınıza gelenleri yazın. Bedeninizle bağlantı kurduktan sonra düşüncelerinizi bu şekilde ifade etmek, bilinçaltınızın size ne anlatmaya çalıştığını daha iyi anlamanıza ve üzerine düşünmenize yardımcı olacaktır.

Zihinsel berraklık (iç dünyanıza bakmak) için günlük tutun

Günlük olarak bilinç akışını yazmak, zihin karmaşasını azaltmanın ve kendinizi açığa vurmanın güçlü bir yoludur. Günlük, aksi takdirde zihninizde dolaşan düşünceleri depolayacaktır ve bu, başlı başına bir amaçtır.

5-15 dakika boyunca yazın. Düşüncelerinizin ve kelimelerinizin zihninizden akmasına izin verin. Bir günü atlarsanız, ertesi gün devam edin.

Düşüncelerinizi analiz etmeyin veya yargılamayın. Sadece kâğıda akmalarına izin verin. Kalemle yazmanızı öneririm ki araştırmalar bunun netlik ve hafıza açısından klavyeyle yazmaktan daha etkili olduğunu gösteriyor.

Günlük tutmak, zihninizde dolaşan düşüncelerin türünü daha iyi görmenize ve kafanızdaki eleştirel seslerin daha iyi farkına varmanıza yardımcı olur. Günlük tutarken, bu seslerin zihninizden ayrılması gerektiğine bilinçli olarak karar vermek önemlidir.

Bu esnada başka sesler de ortaya çıkacaktır ve kendi sesinizi bulabilmek için onları tanımak önemlidir. Hepimizin eski inançlara ve varsayımlara dayalı hikâyeleri vardır. Bunlardan bazıları sevdiklerinizle ilgili veya sevdiklerinizin söyleyeceğini düşündüğünüz şeyler olabilir. Beyniniz eski zihinsel modellerden sonuçlar öngördüğünde, döngü güçlenir. Göreviniz, zihinsel modelinizde bir boşluk açmak, alışkanlık haline gelmiş düşünce ve davranışlarınızdan sıyrılmak, yeni vizyonlar ve fikirler için alan yaratmaktır. (…)

Hem içe hem de içten dışa bakmak için dikkat günlüğü tutun

Sezgisel yeteneklerinizin anahtarı dikkatinizdedir. Kıt bir kaynak olan dikkatinizi tüm bedeniniz ve duyularınızla verirsiniz. (…) Kendi dikkatini muhafaza etmeniz önemlidir, çünkü dikkatinizi nasıl verdiğiniz ve dünyaya nasıl odaklandığınız sezgilerinizi, zekânızı ve deneyimlediğiniz dünyayı şekillendirir. (…)

Dikkatinizi çeken herhangi bir şeyi günlüğünüze yazın (ya o anda ya da en kısa sürede). Yargılamayın, sadece dikkatinizi çeken şeyi değerlendirin ve tartın.

Araştırmalar, kalbimizin bazen zihnimizden önce bildiğini gösteriyor. Kalp atış hızındaki değişiklikler, bağırsak duyumları veya kas gerginliği gibi bedensel işaretler, bilinçli farkındalıktan önce ortaya çıkan, bedensel formdaki zekâmızın işleyişini gösterir. Dikkatinizi çeken şeylere odaklanarak sezgilerinizin size ne söylediğini daha iyi anlayabilirsiniz.” (…)

Yazar, dikkatinize dikkat etmenin, sisteminize neyin girmesine izin verdiğiniz, çoğunlukla bilinçsizce nelerden etkilendiğiniz hakkında bilgi verdiğini söylüyor ve ekliyor: “Aynı zamanda yaratıcılık için de harika bir kaynaktır. Uyuyan sistemleri uyandırmaya, fikirleri ateşlemeye, neşelendirmeye ve görünüşte ilgisiz noktalar arasında beklenmedik bağlantılar kurmaya yardımcı olur.

Bu şekilde öğrenmenin bilinçli yolları da vardır, işte bunlardan biri:

Bir haftalık dikkat günlüğünüzden 10 kelime veya ifade seçin

Bir hafta sonunda sayfaları karıştırın, rastgele 10 kelime veya ifade seçin. (…) Şimdi bunları yeni bir kâğıda dikey bir çizgi halinde yazın. Bu listeyi inceleyin ve kelimelerin size ne anlattığını düşünün. Mantık yürütmeye çalışmayın, gözlemleyin ve açık olun. (…) Her kelime ve anlam, onlara dikkat ettiğiniz için orada. Desenlerin, şekillerin, anlatının veya bir duygunun ortaya çıkmasına izin verin. Sürece güvenin, kontrolü bırakın, bağlamın size gelmesine olanak tanıyın. (…)

Bu alıştırmanın sonunda değerli ve ilginç bir içgörüye ulaştıysanız, sezginin bilişsel olarak nasıl işleyebileceğini ve sezgi ile analizin birbirini nasıl desteklediğini deneyimlemişsiniz demektir.

Akış halini geliştirin (içten dışa bakmak)

Bu egzersiz, InnSæi’nin üç boyutunun parçalarını bir araya getirmenize, özellikle de içten dışa bakmanıza yardımcı olur. Sezgilerinizin akmasına ve varoluşla birlikte hareket etmesine izin vererek içsel yön duygunuza, ilginize, bilginize, hayal gücünüze ve deneyiminize erişebilirsiniz. Bu egzersizi her yaptığınızda, zihninizin bir bölümünü ‘akış zihniyetinizin’ önüne geçmemesi için eğitmiş olursunuz. Akış zihniyetindeyken, zamanı ve kendinizi unutursunuz ve eyleme tamamen dalmış hissedersiniz. Sezgileriniz ve içsel pusulanızla uyum içindesinizdir.

Öncelikle, tamamen odaklanabilmek için 60 dakika sonrasına bir alarm kurmanızı öneririm. Bu süreçte enstrümantal müzik dinlemek her şeyin daha akıcı ilerlemesine ve aşırı mantıklı, analitik zihnin etkisinden kurtulmaya yardımcı olacaktır.

Akış durumuna geçmenin üç adımı:

1. Gerçekten başarmak istediğiniz bir görevi seçin. Akış hali, tüm zihinsel enerjinizi bilinçli olarak tek bir yöne yönlendirir; bu nedenle aynı anda sadece bir hedefe odaklanmak gerekir. Bu, bir sunum hazırlamak veya önemsediğiniz bir şey için strateji oluşturmak olabilir.

2. Bu görevin sizin için neden anlamlı olduğunu düşünün, zira önemsemediğiniz bir hedefe odaklanamazsınız. (…)

3. Sevdiğiniz şeyi bir adım öteye taşımayı, biraz daha zorlu hale getirmeyi deneyin. (…)

Akış egzersizini belirli bir süre uyguladıktan sonra, deneyiminizi günlüğünüze yazın. Bundan ne gibi dersler çıkardınız? Zaman ve mekân algınızı kaybetmeyi ve aktivitenize kendinizi kaptırmayı başardınız mı? Akış halinde olmadan aynı sonucu elde edebilir miydiniz? Akış hali InnSæi’niz ve iç pusulanızla uyum sağlamanıza nasıl yardımcı oldu? Bir dahaki sefere neyi farklı yapardınız?

Bilgi bombardımanının, belirsizliğin ve anlam arayışının hüküm sürdüğü çağımızda, iyi geliştirilmiş bir sezgi, yani InnSæi, yeni gerçekliklere uyum sağlarken bilinçli ve cesur bir şekilde iç pusulamıza bağlı kalmak için çok önemlidir. Ona kulak vermeyi öğrenmek ise hem niyet hem de disiplin gerektirir.”

Bu yazı ilk kez 19 Şubat 2026’da yayımlanmıştır.

Hrund Gunnsteinsdóttir’in Psyche internet sitesinde yayımlanan “How to find your InnSæi” başlıklı yazısından öne çıkan bazı bölümler Nevra Yaraç tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısıyla yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline ve tamamına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz: https://psyche.co/guides/how-to-find-your-innsaei-and-reconnect-with-your-intuition

Fikir Turu
Fikir Turuhttps://fikirturu.com/
Fikir Turu, yalnızca Türkiye’deki düşünce hayatını değil, dünyanın da ne düşündüğünü, tartıştığını okurlarına aktarmaya çalışıyor. Bu amaçla, İngilizce, Arapça, Rusça, Almanca ve Çince yazılmış önemli makalelerin belli başlı bölümlerini çevirerek, editoryal katkılarla okuruna sunmaya çalışıyor. Her makalenin orijinal metnine ve değerli çevirmen arkadaşlarımızın bilgilerine makalenin alt kısmındaki notlardan ulaşabilirsiniz.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Son Eklenenler

0
Would love your thoughts, please comment.x