Evcil hayvanlarla yaşamanın çocuklar için pek çok açıdan faydalı olduğu biliniyor. Peki ya kediler, köpekler, balıklar ya da kuşların çocukların ruh sağlığı üzerinde nasıl bir etkisi var? València Üniversitesi’nden Llúcia González Safont, Blanca Sarzo Carles ve Marisa Estarlich Estarlich, The Conversation internet sitesinde yayımlanan yazılarında kendi araştırmalarından yola çıkarak bu soruya yanıt arıyor.
Yazının bazı bölümlerini aktarıyoruz:
““Evcil hayvanla birlikte yaşamak çocuğumun ruh sağlığına faydalı olur mu?’ gibi sorular giderek yaygınlaşarak önem kazanıyor. Örneğin İspanya’da, hanelerin yarısından fazlasında artık bir veya daha fazla evcil hayvan var.
Bağlanma, gelişme çağındaki bir çocuk ile ona güven ve rahatlık sağlayan bakım veren arasındaki duygusal bağın adıdır. Bu tür bir bağ, belirli bir ölçüde hayvanlarla da kurulabilir ve bu ilişkilerin faydalı etkileri olduğu tespit edilmiştir:
– Duygusal düzenlemeyi destekleyerek çocukların kendilerini sakinleştirmeyi öğrenmelerine yardımcı olurlar.
– Sorumluluk, empati ve ahlaki standartları geliştirirler.
– Bir evcil hayvan, çocuk ile çok iyi tanımadıkları bir aile üyesi arasında ortak bir ilgi noktası oluşturduğunda, insan ilişkilerini ‘hızlandırır’.
– Sosyal davranışları desteklerler.
– Sözsüz iletişimin anlaşılmasına yardımcı olurlar.
– Bir rahatlama nesnesi işlevi görebilirler, ilgili kişi mevcut olmadığında çocuğun birincil bağlanma noktasının yerini alabilirler.
Ancak bu faydaların ötesinde, bir hayvanla birlikte yaşamak çocukların ruh sağlığını nasıl etkiler? Bu soruyu, içselleştirme (depresyon, kaygı ve bunlarla ilgili fiziksel semptomlar gibi) ve dışsallaştırma (çocuğun davranışı ve çevresiyle ilişkisi: Saldırganlık, kurallara uymama vb.) olarak sınıflandırılan konulara bakarak yanıtlayabiliriz.
INMA çalışması
INMA Projesi’nden (Infancia y Medio Ambiente / Çocukluk ve Çevre) edinilen verileri analiz ettik. Çalışma, anketler, çevresel ölçümler ve klinik testler yoluyla bir grup katılımcının (6-7 yaşına kadar çocukların) periyodik olarak izlenmesiyle yürütüldü.
Çalışmamız, İspanya’da Asturias, Gipuzkoa (Bask Ülkesi), Sabadell (Barselona) ve Valensiya’da bulunan yaklaşık 1.900 haneyi kapsıyordu. Hanelerin yüzde 52,3’ünde bir veya daha fazla evcil hayvan vardı ya da olmuştu. Yüzde 19,1’i köpeklerle, yüzde 8,7’si kedilerle, yüzde 14,8’i kuşlarla ve yüzde 28,6’sı hamster, tavşan, kaplumbağa veya balık gibi diğer hayvanlarla birlikte yaşıyorlardı ya da yaşamışlardı.
Hayvan varlığı ile ruh sağlığı arasındaki ilişkiyi değerlendirdiğimizde, hiç evcil hayvanı olmamış çocukların en olumlu sonuçları gösterdiğini gözlemledik. Bazı eğilimler, anlamlı kabul edilemese de, her zaman evcil hayvanlarla birlikte yaşamış çocuklarda biraz daha olumsuz sonuçlar ortaya çıkardı. Sadece aralıklı olarak evcil hayvanı olanların sorun yaşama riski daha yüksekti, ancak bu örüntü sadece kediler için anlamlıydı.
Bu ilişkiyi etkileyebilecek diğer faktörleri hesaba katmak için sonuçları sosyal sınıf, cinsiyet, yaş gibi faktörlere göre ayarlamak amacıyla ek analizler yaptık. Hayvanlarla hiç birlikte yaşamamış olanlar ile her zaman veya aralıklı olarak yaşamış olanlar arasında bir fark bulamadık. (…) En ilginç bulgu, 4-5 yaşlarında kedi sahibi olmanın daha fazla ruh sağlığı sorunuyla ilişkili olmasıydı. Hamster, tavşan, kaplumbağa veya balık gibi diğer hayvanlarla erken çocukluk döneminde sürekli yaşamanın ise hem kız hem de erkek çocuklarda koruyucu bir etkiye sahip olduğu görüldü.
Bulgularımız ne söylüyor?
Yaşamın ilk yıllarında duygusal bağlar tam oluşmamış olabilir. Bu nedenle köpeklerin veya kuşların varlığı ruh sağlığı üzerinde büyük bir etki yaratmayabilir. Ayrıca, çalışmamıza dahil edilmeyen değişkenlerin de sonuçları etkilemiş olması mümkündür.
Kedilerin insanlarla etkileşim biçimleri, gözlemlenen etkileri açıklayabilir. Daha bağımsızdırlar, bu da duygusal bağ kurmayı sınırlar. (…) Ayrıca, toksoplazmoz diğer hayvanlara göre kedilerde daha yaygındır. İnsanlara da bulaşabilen Toxoplasma gondii parazitinin neden olduğu bu enfeksiyon, davranış sorunlarının yanı sıra bipolar bozukluk ve şizofreni gibi ciddi ruhsal bozukluklarla da ilişkilidir.
Sürekli olarak balık, kaplumbağa ve hamster beslemek çocukları ruh sağlığı sorunlarından koruyor gibi görünüyor. Bu evcil hayvanlarla temas kolay ve çocukların sorumluluk, empati ve öz denetimi öğrenmelerine yardımcı oluyor.
Kesintisiz bağlar
Çalışmamız, köpek ve kuş gibi bazı evcil hayvanların varlığının çocukların ruh sağlığına faydalı veya zararlı olması konusunda net bir bağlantı kuramadı. Bunun nedeni, araştırmamızın çok erken yaşlarda evcil hayvanlarla yaşayan çocuklara odaklanması olabilir; daha büyük çocuklara odaklanan çalışmalara ihtiyaç var. Ayrıca, hamster, tavşan, balık veya kaplumbağa gibi hayvanlarla düzenli olarak birlikte yaşayan çocukların, bu hayvanlarla yalnızca aralıklı olarak yaşayanlara göre daha iyi sonuçlar elde ettikleri gözlemlendi. Bu durum, sürekli bağlantının, aralıklı bağlantıdan daha faydalı olabileceğini düşündürüyor.
Evcil hayvanla birlikte yaşamak sorumluluk duygusunu, empatiyi ve duygusal öz düzenlemeyi geliştirebilse de, gerçek etkisi bağın niteliği, yaş ve yetiştirme tarzı gibi faktörlere bağlı.”
Bu yazı ilk kez 12 Mart 2026’da yayımlanmıştır.




