Sizi sizden daha iyi görenler olabilir mi?

Kendinizi ne kadar iyi tanıyorsunuz? Başkalarının sizinle ilgili görüşlerini dile getirmesi karşısında şaşkınlık mı yaşıyorsunuz? Tepkiniz “Ben öyle biri değilim” mi oluyor? Belki de yanılıyorsunuz ve “kör noktalarınızın” yeterince farkında değilsiniz.

Gerek özel yaşamımızda gerekse iş hayatında bizi çok iyi tanıyan kişilerin görüşlerine değer veririz. Ama bazen bunlar bizi çok şaşırtır ve kabul etmeme eğiliminde oluruz. Oysa bazı durumlarda kendimizi sorgulamak işe yarayabilir. Psikolog Jennifer Farrell, Psyche internet sitesinde yayımlanan yazısında, kendimizle ilgili net göremediğimiz özelliklerimizi, yani kör noktalarımızı nasıl fark edebileceğimizi anlatıyor.

Yazının bazı bölümlerini aktarıyoruz:

“Birinin sizin hakkınızdaki bir gözlemine hazırlıksız yakalandığınız oldu mu? Muhtemelen kendinize dair algınızla örtüşmeyen bir yönünüzü ya da farklı bir halinizi dile getirmişlerdir. Böyle anlar; kaygı ve hayal kırıklığından şaşkınlık ve meraka uzanan çeşitli duyguları beraberinde getirebilir. Çoğu zaman karşınızdaki, mecazi anlamda bir ‘kör noktaya’; yani kendinizle ilgili net göremediğiniz bir şeye işaret etmiştir. Örneğin bir arkadaşınız sizi gruptaki ‘sessiz kişi’ olarak tanımlayabilir. Birlikte olduğunuz kişi, hiç beklemediğiniz bir anda, başkalarının isteklerini çabucak kabul ettiğinizi dile getirebilir. Ya da bir iş arkadaşınız, iş yerindekilerin sizi korkutucu bulduğunu söyleyebilir. Bu tür örnekler; hem duyduğunuzda sizi şaşırtmaları hem de hakkınızda gerçek bir durumu yansıtmaları bakımından kör noktaları temsil eder. (…)

Psikologlar Joseph Luft ve Harrington Ingham’ın geliştirdiği Johari Penceresi modeli, kişinin kendisi ve başkaları tarafından bilinen ya da bilinmeyen yönlerini dört alana ayırır. Bunlardan biri de kişinin kendisinin göremediği, ancak başkalarının fark ettiği ‘kör nokta’dır. (…)

Kendini tanıma, kısmen başkaları sayesinde gerçekleşir

Herkesin kör noktaları vardır. Zira biz, kendimizi ve niyetlerimizi içeriden dışarıya doğru görürken, başkaları bizi dışarıdan içeriye doğru algılar; dolayısıyla bu bakış açılarının birbiriyle kusursuz bir uyum içinde olması mümkün değildir. Elbette herkes sizi aynı şekilde ya da aynı netlikle algılamayacaktır; dolayısıyla kör noktalar bir bakıma özneldir de. İşte bu durumda kimin görüşlerini ciddiye alacağımıza karar verirken dikkatli olmalıyız.”

Yazar, bazen bir kör noktanızı fark etmenin iyi bir deneyim olabileceğini belirtiyor: “Eğer kendinize olumlu bir gözle bakmakta zorlanıyorsanız, birisi bunu size göstermedikçe ne kadar yetenekli veya iyi kalpli olduğunuzu göremeyebilirsiniz. Başka durumlarda ise bir kör noktayı öğrenmek rahatsızlık verici olabilir ve savunmacı bir tepkiyi tetikleyebilir. (…) Yine de başkalarının bizde nelere dikkat ettiğini öğrenmek; davranışlarımızın gerçekten niyetlerimizle örtüşüp örtüşmediğini değerlendirme ve neleri, nasıl değiştirmek isteyebileceğimizi düşünme fırsatı sunar. (…)

Süreç, kendiniz hakkında duymayı beklemediğiniz veya hoşunuza gitmeyen şeyleri otomatik olarak reddetmemekle başlar. Sadece bu bile büyük bir adımdır ve cesaret gerektirir.

Eğer yapabiliyorsanız, en son ne zaman rahatsız edici bir geri bildirim aldığınızı hatırlayın. İçsel veya dışsal tepkiniz nasıldı? Belki de savunmacı bir tavır, utanç, şaşkınlık veya mahcubiyet hissettiniz. Kendiniz hakkında rahatsız edici veya şaşırtıcı bir şey duyduğunuzda genellikle nasıl tepki verdiğinizi düşünebilirsiniz. Hatırladığınız tepkileri kabul edin ve kendinize karşı şefkatli olun. Rahatsız edici geri bildirimi kabullenmek pratik gerektirir. Rahatsızlığı uzaklaştırmak yerine onunla daha uzun süre birlikte kalarak, başkalarından gelen zorlayıcı ama potansiyel olarak değerli geri bildirimlerle ilgilenme konusunda daha hoşgörülü olabilirsiniz.

Zorlayıcı geri bildirimleri nispeten kolaylıkla kabul edebildiğiniz bir anı hatırlayabiliyorsanız, size yardımcı olan şeyin ne olduğunu düşünün. Acaba bu, gözlemin iletilme biçimiyle mi ilgiliydi? Karşınızdaki kişi, olumlu ifadelerle daha eleştirel nitelikteki bilgileri bir arada mı sunmuştu? Bu, bundan sonra nasıl geri bildirim isteyeceğiniz konusunda size yol gösterebilir. Etkili olan bir diğer faktör de geri bildirimi veren kişi olabilir; şimdi bu konuyu ele alacağız.

Kime soracağınızı dikkatlice seçin

Kör noktaları anlamanın kritik bir yolu, sizi yakından tanıyanların bilgelik ve farkındalığından yararlanmaktır. Genel olarak, aranızdaki ilişki ne kadar yakınsa, karşınızdaki sizi o kadar isabetli görür. (…)

Size yardımcı olma niyetiyle paylaşılan gözlemler ile kötü niyetli eleştiriler veya hakaretler arasında büyük bir fark olduğunu unutmayın. Örneğin, bir tartışma sırasında biri size kırıcı sıfatlarla hitap ederse, bu durum derinlemesine düşünmeyi gerektirmez. (…) Bir şey size ne kadar nazikçe ifade edilirse, dürüst bir öz değerlendirmeyi tetikleme ihtimali de o kadar artar. (…)

Belirli kişilik özelliklerine bakın

İnsanlar kendilerini ‘sadık’, ‘çalışkan’, ‘kararlı’, ‘kendi kendine yetebilen’ veya ‘dışa dönük’ gibi etiketlerle tanımlarlar. Bu kimlik unsurlarının bazıları yaşamın erken dönemlerinde oluşur ve kendimizi algılama biçimimiz ile yeni deneyimlere verdiğimiz tepkileri şekillendirmeye devam eder. (…) Olası kör noktalarınızı ele almanın bir yolu, kendinizi tanımlarken temel aldığınız iki veya üç özelliği belirlemektir. Ardından kendinize şu soruyu sorun: Bu özelliklerle ilişkili olası avantajlar ve dezavantajlar nelerdir? Her bir özelliğin size fayda sağladığı bir anın yanı sıra, zorluk veya sıkıntı yaşamanıza neden olduğu bir durumu da tespit edip edemeyeceğinize bakın. Kendi özelliklerinizden oluşan bir liste hazırladıktan sonra, en yakınlarınızdakilere öne çıkan iki veya üç özelliğinizin neler olduğunu sorabilirsiniz. (…)

İlişkilerdeki tutumunuza ışık tutun

İlişkilerde genellikle nasıl davrandığınızı nasıl tarif edeceğinizi düşünün. Yaşadığınız anlaşmazlıklar ve ilişkilerinizdeki duygusal anlar da dahil olmak üzere geçmiş deneyimlerinizi gözden geçirin. Kendinize şu tür sorular sorun: Biri bana kırıldığında genellikle nasıl tepki veririm? Ben bir başkasına kırıldığımda nasıl tepki veririm? İlişkilerimde en sık hangi duygular açığa çıkıyor? İlişkilerle ilgili ne tür pişmanlıklarım var ve bunlara nasıl karşılık verdim? (…) Bu düşüncelerinizi başkalarının gördükleriyle kıyaslayabilir; bu şekilde bakış açınızı sorgulayabilirsiniz. (…)

Aşırı tepkilerin altında yatanları keşfedin

Çoğumuz zaman zaman olması gerekenden daha büyük duygusal tepkiler veririz. Bu durum, kör noktalarımız üzerine düşünmek için harika bir başlangıç ​​noktası teşkil edebilir; zira bu tepkilerde önemli bir şeyler gizli olabilir.

Birkaç örnek:

– Bir iş toplantısı sırasında sözünüz kesiliyor ve toplantının geri kalanında suskun kalıyorsunuz. Sözün kesilmesi sinir bozucudur; ancak içe kapanmak aşırı bir tepki sayılabileceği gibi, yok sayılma hissine karşı hassas olduğunuzun veya bazen kendinizi ifade etmekte ya da haklarınızı savunmakta zorlandığınızın işareti de olabilir.

– Birisi mesajınıza hemen yanıt vermediğinde sıklıkla huzursuzlanırsınız. Bu durum, görmezden gelinme hissine karşı bir hassasiyeti yansıtıyor olabilir.

– Çocuğunuza, topluluk içinde söylenenleri yapmadığı için bağırırsınız. Bu durum kısmen stresten kaynaklanıyor olabileceği gibi, başkalarının önünde mahcup olma veya beceriksiz görünme korkusuyla da ilgili olabilir. (…)

İşe kendinizi anlamaya çalışarak başlayın ve şu soruyu sorun: Yaşananları nasıl anlamlandırıyorum? İçinizde hangi duyguların uyandığını gözden geçirin (öfke, huzursuzluk, saygısızlığa uğramışlık hissi, bunalma, utanç, incinmişlik vb.). Aşırı tepki verme olasılığınızın en yüksek olduğu belirli durumlar veya anlar var mı? Bu durumlarda sizi en çok endişelendiren nedir? (…)

Aldığınız geri bildirimi değerlendirin

Her geri bildirim yararlı veya doğru değildir. (…) Sizi önemseyen ve iyi tanıyanların görüşlerine öncelik vermenin yanı sıra, aşağıdakiler, başkalarının söylediklerini değerlendirmenize yardımcı olabilir:

– Aynı (veya çok benzer) geri bildirimi ne sıklıkla duyduğunuza dikkat edin. Güvendiğiniz kişiler benzer geri bildirimler üzerinde ne kadar hemfikirse, bu konuyu değerlendirmeniz o kadar önemlidir.

– Birinin söylediklerini hemen kabul etmek veya reddetmek zorunda değilsiniz. Söylenenleri bir süre zihninizde tartın ve içinizde uyanan duyguların farkına varın. İlgili davranışlarınıza dikkat edin. Konuyu başkalarıyla da paylaşmayı ve bu konudaki düşüncelerini öğrenmeyi değerlendirin.

– Etki ile niyeti birbirinden ayırın. Biri üzerinde yarattığınız etkinin, amaçladığınız veya niyet ettiğiniz şeyden farklı olduğunu görebilirsiniz. Ancak niyetiniz yine de önemlidir; bunun farkına varmak, etkinize dair zorlayıcı şeyler duyduğunuzda hissedebileceğiniz suçluluk veya utanç duygularını hafifletmeye yardımcı olabilir.

Duyduklarınız üzerine iyice düşündükten sonra, etkinizi niyetinizle daha uyumlu hale getirmek için hangi davranışlarınızı değiştirebileceğinizi değerlendirin. Buradaki amaç, başkalarının en çok seveceğini düşündüğünüz birine dönüşmek değildir. Aksine, başkalarının sizin hakkınızda paylaştığı görüşler üzerine kafa yormak, zaman içinde değerlendirmek ve bunların kendinizi daha net görmenize ve daha sahici bir yaşam sürmenize yardımcı olup olamayacağını belirlemektir.”

Bu yazı ilk kez 25 Eylül 2026’da yayımlanmıştır.

Jennifer Farrell’ın Psyche internet sitesinde yayımlanan “How to uncover your blind spots” başlıklı yazısından öne çıkan bazı bölümler Nevra Yaraç tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısıyla yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline ve tamamına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz: https://psyche.co/guides/how-to-uncover-your-blind-spots

Fikir Turu
Fikir Turuhttps://fikirturu.com/
Fikir Turu, yalnızca Türkiye’deki düşünce hayatını değil, dünyanın da ne düşündüğünü, tartıştığını okurlarına aktarmaya çalışıyor. Bu amaçla, İngilizce, Arapça, Rusça, Almanca ve Çince yazılmış önemli makalelerin belli başlı bölümlerini çevirerek, editoryal katkılarla okuruna sunmaya çalışıyor. Her makalenin orijinal metnine ve değerli çevirmen arkadaşlarımızın bilgilerine makalenin alt kısmındaki notlardan ulaşabilirsiniz.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler

Son Eklenenler

Sizi sizden daha iyi görenler olabilir mi?

Kendinizi ne kadar iyi tanıyorsunuz? Başkalarının sizinle ilgili görüşlerini dile getirmesi karşısında şaşkınlık mı yaşıyorsunuz? Tepkiniz “Ben öyle biri değilim” mi oluyor? Belki de yanılıyorsunuz ve “kör noktalarınızın” yeterince farkında değilsiniz.

Gerek özel yaşamımızda gerekse iş hayatında bizi çok iyi tanıyan kişilerin görüşlerine değer veririz. Ama bazen bunlar bizi çok şaşırtır ve kabul etmeme eğiliminde oluruz. Oysa bazı durumlarda kendimizi sorgulamak işe yarayabilir. Psikolog Jennifer Farrell, Psyche internet sitesinde yayımlanan yazısında, kendimizle ilgili net göremediğimiz özelliklerimizi, yani kör noktalarımızı nasıl fark edebileceğimizi anlatıyor.

Yazının bazı bölümlerini aktarıyoruz:

“Birinin sizin hakkınızdaki bir gözlemine hazırlıksız yakalandığınız oldu mu? Muhtemelen kendinize dair algınızla örtüşmeyen bir yönünüzü ya da farklı bir halinizi dile getirmişlerdir. Böyle anlar; kaygı ve hayal kırıklığından şaşkınlık ve meraka uzanan çeşitli duyguları beraberinde getirebilir. Çoğu zaman karşınızdaki, mecazi anlamda bir ‘kör noktaya’; yani kendinizle ilgili net göremediğiniz bir şeye işaret etmiştir. Örneğin bir arkadaşınız sizi gruptaki ‘sessiz kişi’ olarak tanımlayabilir. Birlikte olduğunuz kişi, hiç beklemediğiniz bir anda, başkalarının isteklerini çabucak kabul ettiğinizi dile getirebilir. Ya da bir iş arkadaşınız, iş yerindekilerin sizi korkutucu bulduğunu söyleyebilir. Bu tür örnekler; hem duyduğunuzda sizi şaşırtmaları hem de hakkınızda gerçek bir durumu yansıtmaları bakımından kör noktaları temsil eder. (…)

Psikologlar Joseph Luft ve Harrington Ingham’ın geliştirdiği Johari Penceresi modeli, kişinin kendisi ve başkaları tarafından bilinen ya da bilinmeyen yönlerini dört alana ayırır. Bunlardan biri de kişinin kendisinin göremediği, ancak başkalarının fark ettiği ‘kör nokta’dır. (…)

Kendini tanıma, kısmen başkaları sayesinde gerçekleşir

Herkesin kör noktaları vardır. Zira biz, kendimizi ve niyetlerimizi içeriden dışarıya doğru görürken, başkaları bizi dışarıdan içeriye doğru algılar; dolayısıyla bu bakış açılarının birbiriyle kusursuz bir uyum içinde olması mümkün değildir. Elbette herkes sizi aynı şekilde ya da aynı netlikle algılamayacaktır; dolayısıyla kör noktalar bir bakıma özneldir de. İşte bu durumda kimin görüşlerini ciddiye alacağımıza karar verirken dikkatli olmalıyız.”

Yazar, bazen bir kör noktanızı fark etmenin iyi bir deneyim olabileceğini belirtiyor: “Eğer kendinize olumlu bir gözle bakmakta zorlanıyorsanız, birisi bunu size göstermedikçe ne kadar yetenekli veya iyi kalpli olduğunuzu göremeyebilirsiniz. Başka durumlarda ise bir kör noktayı öğrenmek rahatsızlık verici olabilir ve savunmacı bir tepkiyi tetikleyebilir. (…) Yine de başkalarının bizde nelere dikkat ettiğini öğrenmek; davranışlarımızın gerçekten niyetlerimizle örtüşüp örtüşmediğini değerlendirme ve neleri, nasıl değiştirmek isteyebileceğimizi düşünme fırsatı sunar. (…)

Süreç, kendiniz hakkında duymayı beklemediğiniz veya hoşunuza gitmeyen şeyleri otomatik olarak reddetmemekle başlar. Sadece bu bile büyük bir adımdır ve cesaret gerektirir.

Eğer yapabiliyorsanız, en son ne zaman rahatsız edici bir geri bildirim aldığınızı hatırlayın. İçsel veya dışsal tepkiniz nasıldı? Belki de savunmacı bir tavır, utanç, şaşkınlık veya mahcubiyet hissettiniz. Kendiniz hakkında rahatsız edici veya şaşırtıcı bir şey duyduğunuzda genellikle nasıl tepki verdiğinizi düşünebilirsiniz. Hatırladığınız tepkileri kabul edin ve kendinize karşı şefkatli olun. Rahatsız edici geri bildirimi kabullenmek pratik gerektirir. Rahatsızlığı uzaklaştırmak yerine onunla daha uzun süre birlikte kalarak, başkalarından gelen zorlayıcı ama potansiyel olarak değerli geri bildirimlerle ilgilenme konusunda daha hoşgörülü olabilirsiniz.

Zorlayıcı geri bildirimleri nispeten kolaylıkla kabul edebildiğiniz bir anı hatırlayabiliyorsanız, size yardımcı olan şeyin ne olduğunu düşünün. Acaba bu, gözlemin iletilme biçimiyle mi ilgiliydi? Karşınızdaki kişi, olumlu ifadelerle daha eleştirel nitelikteki bilgileri bir arada mı sunmuştu? Bu, bundan sonra nasıl geri bildirim isteyeceğiniz konusunda size yol gösterebilir. Etkili olan bir diğer faktör de geri bildirimi veren kişi olabilir; şimdi bu konuyu ele alacağız.

Kime soracağınızı dikkatlice seçin

Kör noktaları anlamanın kritik bir yolu, sizi yakından tanıyanların bilgelik ve farkındalığından yararlanmaktır. Genel olarak, aranızdaki ilişki ne kadar yakınsa, karşınızdaki sizi o kadar isabetli görür. (…)

Size yardımcı olma niyetiyle paylaşılan gözlemler ile kötü niyetli eleştiriler veya hakaretler arasında büyük bir fark olduğunu unutmayın. Örneğin, bir tartışma sırasında biri size kırıcı sıfatlarla hitap ederse, bu durum derinlemesine düşünmeyi gerektirmez. (…) Bir şey size ne kadar nazikçe ifade edilirse, dürüst bir öz değerlendirmeyi tetikleme ihtimali de o kadar artar. (…)

Belirli kişilik özelliklerine bakın

İnsanlar kendilerini ‘sadık’, ‘çalışkan’, ‘kararlı’, ‘kendi kendine yetebilen’ veya ‘dışa dönük’ gibi etiketlerle tanımlarlar. Bu kimlik unsurlarının bazıları yaşamın erken dönemlerinde oluşur ve kendimizi algılama biçimimiz ile yeni deneyimlere verdiğimiz tepkileri şekillendirmeye devam eder. (…) Olası kör noktalarınızı ele almanın bir yolu, kendinizi tanımlarken temel aldığınız iki veya üç özelliği belirlemektir. Ardından kendinize şu soruyu sorun: Bu özelliklerle ilişkili olası avantajlar ve dezavantajlar nelerdir? Her bir özelliğin size fayda sağladığı bir anın yanı sıra, zorluk veya sıkıntı yaşamanıza neden olduğu bir durumu da tespit edip edemeyeceğinize bakın. Kendi özelliklerinizden oluşan bir liste hazırladıktan sonra, en yakınlarınızdakilere öne çıkan iki veya üç özelliğinizin neler olduğunu sorabilirsiniz. (…)

İlişkilerdeki tutumunuza ışık tutun

İlişkilerde genellikle nasıl davrandığınızı nasıl tarif edeceğinizi düşünün. Yaşadığınız anlaşmazlıklar ve ilişkilerinizdeki duygusal anlar da dahil olmak üzere geçmiş deneyimlerinizi gözden geçirin. Kendinize şu tür sorular sorun: Biri bana kırıldığında genellikle nasıl tepki veririm? Ben bir başkasına kırıldığımda nasıl tepki veririm? İlişkilerimde en sık hangi duygular açığa çıkıyor? İlişkilerle ilgili ne tür pişmanlıklarım var ve bunlara nasıl karşılık verdim? (…) Bu düşüncelerinizi başkalarının gördükleriyle kıyaslayabilir; bu şekilde bakış açınızı sorgulayabilirsiniz. (…)

Aşırı tepkilerin altında yatanları keşfedin

Çoğumuz zaman zaman olması gerekenden daha büyük duygusal tepkiler veririz. Bu durum, kör noktalarımız üzerine düşünmek için harika bir başlangıç ​​noktası teşkil edebilir; zira bu tepkilerde önemli bir şeyler gizli olabilir.

Birkaç örnek:

– Bir iş toplantısı sırasında sözünüz kesiliyor ve toplantının geri kalanında suskun kalıyorsunuz. Sözün kesilmesi sinir bozucudur; ancak içe kapanmak aşırı bir tepki sayılabileceği gibi, yok sayılma hissine karşı hassas olduğunuzun veya bazen kendinizi ifade etmekte ya da haklarınızı savunmakta zorlandığınızın işareti de olabilir.

– Birisi mesajınıza hemen yanıt vermediğinde sıklıkla huzursuzlanırsınız. Bu durum, görmezden gelinme hissine karşı bir hassasiyeti yansıtıyor olabilir.

– Çocuğunuza, topluluk içinde söylenenleri yapmadığı için bağırırsınız. Bu durum kısmen stresten kaynaklanıyor olabileceği gibi, başkalarının önünde mahcup olma veya beceriksiz görünme korkusuyla da ilgili olabilir. (…)

İşe kendinizi anlamaya çalışarak başlayın ve şu soruyu sorun: Yaşananları nasıl anlamlandırıyorum? İçinizde hangi duyguların uyandığını gözden geçirin (öfke, huzursuzluk, saygısızlığa uğramışlık hissi, bunalma, utanç, incinmişlik vb.). Aşırı tepki verme olasılığınızın en yüksek olduğu belirli durumlar veya anlar var mı? Bu durumlarda sizi en çok endişelendiren nedir? (…)

Aldığınız geri bildirimi değerlendirin

Her geri bildirim yararlı veya doğru değildir. (…) Sizi önemseyen ve iyi tanıyanların görüşlerine öncelik vermenin yanı sıra, aşağıdakiler, başkalarının söylediklerini değerlendirmenize yardımcı olabilir:

– Aynı (veya çok benzer) geri bildirimi ne sıklıkla duyduğunuza dikkat edin. Güvendiğiniz kişiler benzer geri bildirimler üzerinde ne kadar hemfikirse, bu konuyu değerlendirmeniz o kadar önemlidir.

– Birinin söylediklerini hemen kabul etmek veya reddetmek zorunda değilsiniz. Söylenenleri bir süre zihninizde tartın ve içinizde uyanan duyguların farkına varın. İlgili davranışlarınıza dikkat edin. Konuyu başkalarıyla da paylaşmayı ve bu konudaki düşüncelerini öğrenmeyi değerlendirin.

– Etki ile niyeti birbirinden ayırın. Biri üzerinde yarattığınız etkinin, amaçladığınız veya niyet ettiğiniz şeyden farklı olduğunu görebilirsiniz. Ancak niyetiniz yine de önemlidir; bunun farkına varmak, etkinize dair zorlayıcı şeyler duyduğunuzda hissedebileceğiniz suçluluk veya utanç duygularını hafifletmeye yardımcı olabilir.

Duyduklarınız üzerine iyice düşündükten sonra, etkinizi niyetinizle daha uyumlu hale getirmek için hangi davranışlarınızı değiştirebileceğinizi değerlendirin. Buradaki amaç, başkalarının en çok seveceğini düşündüğünüz birine dönüşmek değildir. Aksine, başkalarının sizin hakkınızda paylaştığı görüşler üzerine kafa yormak, zaman içinde değerlendirmek ve bunların kendinizi daha net görmenize ve daha sahici bir yaşam sürmenize yardımcı olup olamayacağını belirlemektir.”

Bu yazı ilk kez 25 Eylül 2026’da yayımlanmıştır.

Jennifer Farrell’ın Psyche internet sitesinde yayımlanan “How to uncover your blind spots” başlıklı yazısından öne çıkan bazı bölümler Nevra Yaraç tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısıyla yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline ve tamamına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz: https://psyche.co/guides/how-to-uncover-your-blind-spots

Fikir Turu
Fikir Turuhttps://fikirturu.com/
Fikir Turu, yalnızca Türkiye’deki düşünce hayatını değil, dünyanın da ne düşündüğünü, tartıştığını okurlarına aktarmaya çalışıyor. Bu amaçla, İngilizce, Arapça, Rusça, Almanca ve Çince yazılmış önemli makalelerin belli başlı bölümlerini çevirerek, editoryal katkılarla okuruna sunmaya çalışıyor. Her makalenin orijinal metnine ve değerli çevirmen arkadaşlarımızın bilgilerine makalenin alt kısmındaki notlardan ulaşabilirsiniz.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler

Son Eklenenler

0
Would love your thoughts, please comment.x