Köpeğinizin ya da kedinizin yaşlandığını nasıl anlarsınız?

Bir köpeğin veya kedinin ‘sağlıklı yaşlanması’ ne anlama gelir? Hangi durumlarda veterinere gitmek gerekir? Yaşlanma sürecine girmiş patili dostlarınızın yaşam kalitelerini yüksek tutmak için evde ne gibi düzenlemeler yapabilirsiniz?

Bizimle birlikte yaşayan, hayatlarımızı güzelleştiren tüylü dostlarımız tıpkı insanlar gibi yaşlanır; ömürleri de ne yazık ki bizimkiler kadar uzun değildir. Yaşlılık sürecinde düzenli veteriner kontrollerinin yanı sıra evde yapacağımız küçük değişiklikler, iyi bir yaşam sürmeleri için kritik önemdedir. Etoloji ve hayvan beslenmesi konularında uzman, doçent Sara Hoummady, The Conversation internet sitesinde yayımlanan yazısında evcil hayvanlarımızın sağlıklı ve konforlu bir yaşlanma süreci geçirmesi için yapabileceklerimizi anlatıyor.

Yazının bazı bölümlerini aktarıyoruz:

“Fransa’da yapılan bir araştırmaya göre köpek ve kediler ortalama 11,3 yıl yaşıyor ve yaşlı hayvanlara yönelik veteriner bakımı oldukça iyi durumda. Aynı zamanda yaşlılık dönemlerinde onlara nasıl eşlik edeceğimiz konusundaki bilgimiz de hızla artıyor. Artık biliyoruz ki basit değişiklikler yaşlı bir kedi veya köpeğin konforu ve yaşam kalitesi için harikalar yaratabilir. Püf noktası, evcil hayvan sahiplerinin dört ayaklı dostlarının yaşlanmasına kayıtsız kalmamaları.

Köpeğim veya kedim hangi yaşta yaşlı sayılır?

2 milyondan fazla kedi ve 4 milyondan fazla köpek üzerinde yapılan bir çalışma, onların farklı yaşam evrelerini daha iyi tanımlamamızı sağladı.

Kediler yaklaşık 10 yaşında yaşlılık dönemine girerler. Bu dönem daha sonra olgun, yaşlı ve çok yaşlı olmak üzere üç aşamaya ayrılır.

Aynı çalışma, yaşlılığın büyük ölçüde boyuta bağlı olduğu köpekler için durumun daha az homojen olduğunu gösteriyor. Küçük köpekler (Çivava veya Cavalier King Charles Spaniel gibi 9 kg’dan daha hafif ve küçük ırklar) yaklaşık 7 yaşında yaşlanma sürecine girer, 12 yaş civarında ise yaşlı kabul edilirler. Galli Corgi, Golden Retriever ve Avustralya Çoban Köpeği gibi 9 kg’dan ağır orta ve büyük köpekler için ise yaşlanma daha erken, yaklaşık 6 yaşında başlar.

Ancak paniğe kapılmaya gerek yok. Hayatlarının bu yeni aşaması, ille de sonun yaklaştığı anlamına gelmiyor. Evcil hayvanınıza daha fazla dikkat etmenin ve en iyi koşullarda yaşlanmasına yardımcı olmak için çevresini ve bakım rutinini kademeli olarak ayarlamanın vaktinin gelmiş olduğunu haber veriyor bize.

Sağlıklı yaşlanma nedir?

‘Sağlıklı yaşlanma’dan bahsetmeden önce, yaşlanmanın ne olduğunu hatırlamakta fayda var: Doğal, kademeli ve kaçınılmaz bir süreç. Zamanla hayvanlar çevresel strese karşı daha az toleranslı hale gelir ve hücrelerinde hasar birikir, bu da çeşitli fizyolojik değişikliklere yol açar.

Peki, bir köpeğin veya kedinin ‘sağlıklı bir yaşam sürmesi’ ile ne kastediyoruz? Yazarlarından olduğum yakın tarihli bir makale, evcil hayvanlarımıza uyarlanmış bir tanım sunuyor: Sağlıklı yaşlı bir hayvan, fiziksel, davranışsal, sosyal ve duygusal ihtiyaçlarını karşılayacak yeterli kapasite ve direnci muhafaza ederken, birlikte yaşadığı insanla istikrarlı ve olumlu bir ilişkiyi sürdüren hayvandır.

Bazı belirtiler tamamen normaldir: Tüylerin beyazlaması, hafif diş taşı oluşumu, cildin incelmesi ve duyuların biraz körelmesi. Ancak bunların yaşam kalitesi üzerinde gözle görülür bir etkisi yoktur.

Öte yandan, kaynaklara erişimi engelleyen hareketlilik sorunları (ayağa kalkmada, merdiven çıkmada veya sizinle kolayca etkileşim kurmada zorluk) sadece yaşlanma belirtisi olarak değerlendirilmemelidir. Aynı durum, örneğin bir köpek veya kedi mama kabını bulmakta zorlanıyorsa veya evde kaybolmuş gibi görünüyorsa, bilişsel işlev bozukluğunun (Alzheimer hastalığına benzer) ilk belirtileri için de geçerlidir. Bu durumlarda veteriner hekimden tavsiye alınması gerekir. Dolayısıyla yaşam kalitesi, bir hayvanın uyumlu bir şekilde yaşlanıp yaşlanmadığını değerlendirmede merkezi kriter haline gelir. (…)

Kırılgan olarak sınıflandırılan , yani fizyolojik rezervleri azalmış hayvanlar hastalıklara yakalanmaya daha yatkındır ve daha yakından izlenmelidir. Bu yaklaşımın en büyük avantajı, insanlarda olduğu gibi, erken tespit edilen kırılganlığın bazen hafifletilebilmesidir. Bu nedenle yaşlı dostlarımıza en iyi bakımı vermek için düzenli tarama ve erken destek büyük önem taşır.”

Evde yapılacak düzenlemeler

Yazar, ilk adımın, hayvanın tüm kaynaklarına (yemek, su, dinlenme ve saklanma yerleri, temas alanları vb.) kolayca ulaşabilmesi için ortamı daha erişilebilir hale getirmek olduğunu söylüyor: “Küçük basamaklar, koltuklar, sert ve alçak minderler veya kireçlenme rahatsızlığı olan köpek ve kediler için yükseltilmiş mama kapları gibi birkaç küçük düzenleme ve aksesuar gerçek bir fark yaratabilir.

Erişim noktalarının sayısını artırmak da faydalıdır: İki veya üç mama alanı, birkaç uyku yeri ve kolayca girilebilen daha fazla kum kabı. Bazı kum kapları, kireçlenmesi olan kedilere çok yüksek gelebilir; alçak kenarlı geniş bir kap onlar için çok daha rahat olacaktır.

Sakin ve olumlu bir ilişkiyi sürdürmek çok önemlidir. ‘İstenmeyen’ olarak kabul edilen davranışlar her zaman bir veteriner hekim veya davranış uzmanı tarafından incelenmelidir; nitekim bu, bir ihtiyaç, rahatsızlık veya zorluğun işareti olabilir. Örneğin, tırmalama tahtası yerine halıyı tırmalayan bir kedi, sadece daha az acı veren bir pozisyon arıyor olabilir. Bazı hayvanlar yaşlandıkça veya belirli tıbbi durumlar nedeniyle daha endişeli veya tepkisel hale gelir; bu nedenle onları cezalandırmak yerine sorunun nedenini anlamak önemlidir, aksi takdirde ilişkiniz zarar görebilir ve sorun çözülemeyebilir. (…)

Yürüyüşler, özellikle köpek çok yorulduğunda, yürüyüşün bir bölümünde veya tamamında onu taşımak için rahat ve güvenli çantalar kullanılarak uyarlanabilir. Hayvanın dışarıya erişimini sağlamaya devam etmek önemlidir.

Son olarak, yaşlı hayvanların bakımında beslenme kritiktir. Yaşlanma sindirimde değişikliklere ve kas kütlesinde kademeli kayba yol açar. Bu nedenle kolay sindirilebilir, evcil hayvanınızın hoşuna giden bir koku ve tada sahip ve yaşlı hayvanların ihtiyaçlarına özel olarak formüle edilmiş bir mama seçebilirsiniz. Çiğ etten kaçınılmalıdır: Genellikle mineraller açısından dengesizdir ve bu durum, özellikle mineral dengelerine (özellikle kalsiyum–fosfor oranına) karşı hassas olan yaşlı hayvanlar için zararlı olabilir. Ayrıca bağışıklık sistemleri çok iyi çalışmadığından sağlık riskleri de daha yüksektir.

Kuru ve yaş mamayı birleştirmek de genellikle faydalıdır. Veteriner hekimin tavsiyesi doğrultusunda pişirilmiş, ev yapımı bir yemek de hayvanın iştahını geri kazanmasına yardımcı olabilir. Yaş mamayı hafifçe ısıtarak kokusunu güçlendirebilir ve daha çekici hale getirebilirsiniz.

Ne zaman veterinere başvurmalısınız?

Düzenli veteriner kontrolleri, özellikle aşıların ve parazit ilaçlarının güncel tutulması açısından çok önemlidir. Yaşlanma bağışıklık sistemini zayıflatır, bu da yaşlı hayvanları daha savunmasız hale getirir. Dolayısıyla bulaşıcı hastalıklara ve parazitlere karşı düzenli koruma şarttır.

Geriatrik konsültasyonlar, hayvana özgü yaşlanma sürecini izlemeyi amaçlar. İlk konsültasyon genellikle en uzun olanıdır; bu süre, ayrıntılı bir görüşmeye ve gerektiğinde ek testlerin yapılmasına olanak tanır. İlk bulgular, takip ziyaretleri için referans işlevi görecektir. İdeal olarak bu izleme yaşlanmanın başında başlamalıdır. Konsültasyon sıklığı gidişata bağlıdır: Kırılganlık belirtileri ortaya çıkarsa altı ayda bir, durumu stabil ise yılda bir kez.

Asıl mesele sadece tüylü dostlarımızın ömrünü uzatmak değil, her şeyden önce sağlıklarını korumaktır. Sonuçta, tıpkı insanlar için istediğimiz gibi onların da olabildiğince uzun süre hayattan keyif almalarını istiyoruz.”

Bu yazı ilk kez 7 Ocak 2026’da yayımlanmıştır.

Sara Hoummady’nin The Conversation internet sitesinde yayımlanan “Is your dog or cat getting old? These simple gestures could help them live longer and happier lives” başlıklı yazısından öne çıkan bazı bölümler Nevra Yaraç tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısıyla yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline ve tamamına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz: https://theconversation.com/is-your-dog-or-cat-getting-old-these-simple-gestures-could-help-them-live-longer-and-happier-lives-270735

Fikir Turu
Fikir Turuhttps://fikirturu.com/
Fikir Turu, yalnızca Türkiye’deki düşünce hayatını değil, dünyanın da ne düşündüğünü, tartıştığını okurlarına aktarmaya çalışıyor. Bu amaçla, İngilizce, Arapça, Rusça, Almanca ve Çince yazılmış önemli makalelerin belli başlı bölümlerini çevirerek, editoryal katkılarla okuruna sunmaya çalışıyor. Her makalenin orijinal metnine ve değerli çevirmen arkadaşlarımızın bilgilerine makalenin alt kısmındaki notlardan ulaşabilirsiniz.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Son Eklenenler

Köpeğinizin ya da kedinizin yaşlandığını nasıl anlarsınız?

Bir köpeğin veya kedinin ‘sağlıklı yaşlanması’ ne anlama gelir? Hangi durumlarda veterinere gitmek gerekir? Yaşlanma sürecine girmiş patili dostlarınızın yaşam kalitelerini yüksek tutmak için evde ne gibi düzenlemeler yapabilirsiniz?

Bizimle birlikte yaşayan, hayatlarımızı güzelleştiren tüylü dostlarımız tıpkı insanlar gibi yaşlanır; ömürleri de ne yazık ki bizimkiler kadar uzun değildir. Yaşlılık sürecinde düzenli veteriner kontrollerinin yanı sıra evde yapacağımız küçük değişiklikler, iyi bir yaşam sürmeleri için kritik önemdedir. Etoloji ve hayvan beslenmesi konularında uzman, doçent Sara Hoummady, The Conversation internet sitesinde yayımlanan yazısında evcil hayvanlarımızın sağlıklı ve konforlu bir yaşlanma süreci geçirmesi için yapabileceklerimizi anlatıyor.

Yazının bazı bölümlerini aktarıyoruz:

“Fransa’da yapılan bir araştırmaya göre köpek ve kediler ortalama 11,3 yıl yaşıyor ve yaşlı hayvanlara yönelik veteriner bakımı oldukça iyi durumda. Aynı zamanda yaşlılık dönemlerinde onlara nasıl eşlik edeceğimiz konusundaki bilgimiz de hızla artıyor. Artık biliyoruz ki basit değişiklikler yaşlı bir kedi veya köpeğin konforu ve yaşam kalitesi için harikalar yaratabilir. Püf noktası, evcil hayvan sahiplerinin dört ayaklı dostlarının yaşlanmasına kayıtsız kalmamaları.

Köpeğim veya kedim hangi yaşta yaşlı sayılır?

2 milyondan fazla kedi ve 4 milyondan fazla köpek üzerinde yapılan bir çalışma, onların farklı yaşam evrelerini daha iyi tanımlamamızı sağladı.

Kediler yaklaşık 10 yaşında yaşlılık dönemine girerler. Bu dönem daha sonra olgun, yaşlı ve çok yaşlı olmak üzere üç aşamaya ayrılır.

Aynı çalışma, yaşlılığın büyük ölçüde boyuta bağlı olduğu köpekler için durumun daha az homojen olduğunu gösteriyor. Küçük köpekler (Çivava veya Cavalier King Charles Spaniel gibi 9 kg’dan daha hafif ve küçük ırklar) yaklaşık 7 yaşında yaşlanma sürecine girer, 12 yaş civarında ise yaşlı kabul edilirler. Galli Corgi, Golden Retriever ve Avustralya Çoban Köpeği gibi 9 kg’dan ağır orta ve büyük köpekler için ise yaşlanma daha erken, yaklaşık 6 yaşında başlar.

Ancak paniğe kapılmaya gerek yok. Hayatlarının bu yeni aşaması, ille de sonun yaklaştığı anlamına gelmiyor. Evcil hayvanınıza daha fazla dikkat etmenin ve en iyi koşullarda yaşlanmasına yardımcı olmak için çevresini ve bakım rutinini kademeli olarak ayarlamanın vaktinin gelmiş olduğunu haber veriyor bize.

Sağlıklı yaşlanma nedir?

‘Sağlıklı yaşlanma’dan bahsetmeden önce, yaşlanmanın ne olduğunu hatırlamakta fayda var: Doğal, kademeli ve kaçınılmaz bir süreç. Zamanla hayvanlar çevresel strese karşı daha az toleranslı hale gelir ve hücrelerinde hasar birikir, bu da çeşitli fizyolojik değişikliklere yol açar.

Peki, bir köpeğin veya kedinin ‘sağlıklı bir yaşam sürmesi’ ile ne kastediyoruz? Yazarlarından olduğum yakın tarihli bir makale, evcil hayvanlarımıza uyarlanmış bir tanım sunuyor: Sağlıklı yaşlı bir hayvan, fiziksel, davranışsal, sosyal ve duygusal ihtiyaçlarını karşılayacak yeterli kapasite ve direnci muhafaza ederken, birlikte yaşadığı insanla istikrarlı ve olumlu bir ilişkiyi sürdüren hayvandır.

Bazı belirtiler tamamen normaldir: Tüylerin beyazlaması, hafif diş taşı oluşumu, cildin incelmesi ve duyuların biraz körelmesi. Ancak bunların yaşam kalitesi üzerinde gözle görülür bir etkisi yoktur.

Öte yandan, kaynaklara erişimi engelleyen hareketlilik sorunları (ayağa kalkmada, merdiven çıkmada veya sizinle kolayca etkileşim kurmada zorluk) sadece yaşlanma belirtisi olarak değerlendirilmemelidir. Aynı durum, örneğin bir köpek veya kedi mama kabını bulmakta zorlanıyorsa veya evde kaybolmuş gibi görünüyorsa, bilişsel işlev bozukluğunun (Alzheimer hastalığına benzer) ilk belirtileri için de geçerlidir. Bu durumlarda veteriner hekimden tavsiye alınması gerekir. Dolayısıyla yaşam kalitesi, bir hayvanın uyumlu bir şekilde yaşlanıp yaşlanmadığını değerlendirmede merkezi kriter haline gelir. (…)

Kırılgan olarak sınıflandırılan , yani fizyolojik rezervleri azalmış hayvanlar hastalıklara yakalanmaya daha yatkındır ve daha yakından izlenmelidir. Bu yaklaşımın en büyük avantajı, insanlarda olduğu gibi, erken tespit edilen kırılganlığın bazen hafifletilebilmesidir. Bu nedenle yaşlı dostlarımıza en iyi bakımı vermek için düzenli tarama ve erken destek büyük önem taşır.”

Evde yapılacak düzenlemeler

Yazar, ilk adımın, hayvanın tüm kaynaklarına (yemek, su, dinlenme ve saklanma yerleri, temas alanları vb.) kolayca ulaşabilmesi için ortamı daha erişilebilir hale getirmek olduğunu söylüyor: “Küçük basamaklar, koltuklar, sert ve alçak minderler veya kireçlenme rahatsızlığı olan köpek ve kediler için yükseltilmiş mama kapları gibi birkaç küçük düzenleme ve aksesuar gerçek bir fark yaratabilir.

Erişim noktalarının sayısını artırmak da faydalıdır: İki veya üç mama alanı, birkaç uyku yeri ve kolayca girilebilen daha fazla kum kabı. Bazı kum kapları, kireçlenmesi olan kedilere çok yüksek gelebilir; alçak kenarlı geniş bir kap onlar için çok daha rahat olacaktır.

Sakin ve olumlu bir ilişkiyi sürdürmek çok önemlidir. ‘İstenmeyen’ olarak kabul edilen davranışlar her zaman bir veteriner hekim veya davranış uzmanı tarafından incelenmelidir; nitekim bu, bir ihtiyaç, rahatsızlık veya zorluğun işareti olabilir. Örneğin, tırmalama tahtası yerine halıyı tırmalayan bir kedi, sadece daha az acı veren bir pozisyon arıyor olabilir. Bazı hayvanlar yaşlandıkça veya belirli tıbbi durumlar nedeniyle daha endişeli veya tepkisel hale gelir; bu nedenle onları cezalandırmak yerine sorunun nedenini anlamak önemlidir, aksi takdirde ilişkiniz zarar görebilir ve sorun çözülemeyebilir. (…)

Yürüyüşler, özellikle köpek çok yorulduğunda, yürüyüşün bir bölümünde veya tamamında onu taşımak için rahat ve güvenli çantalar kullanılarak uyarlanabilir. Hayvanın dışarıya erişimini sağlamaya devam etmek önemlidir.

Son olarak, yaşlı hayvanların bakımında beslenme kritiktir. Yaşlanma sindirimde değişikliklere ve kas kütlesinde kademeli kayba yol açar. Bu nedenle kolay sindirilebilir, evcil hayvanınızın hoşuna giden bir koku ve tada sahip ve yaşlı hayvanların ihtiyaçlarına özel olarak formüle edilmiş bir mama seçebilirsiniz. Çiğ etten kaçınılmalıdır: Genellikle mineraller açısından dengesizdir ve bu durum, özellikle mineral dengelerine (özellikle kalsiyum–fosfor oranına) karşı hassas olan yaşlı hayvanlar için zararlı olabilir. Ayrıca bağışıklık sistemleri çok iyi çalışmadığından sağlık riskleri de daha yüksektir.

Kuru ve yaş mamayı birleştirmek de genellikle faydalıdır. Veteriner hekimin tavsiyesi doğrultusunda pişirilmiş, ev yapımı bir yemek de hayvanın iştahını geri kazanmasına yardımcı olabilir. Yaş mamayı hafifçe ısıtarak kokusunu güçlendirebilir ve daha çekici hale getirebilirsiniz.

Ne zaman veterinere başvurmalısınız?

Düzenli veteriner kontrolleri, özellikle aşıların ve parazit ilaçlarının güncel tutulması açısından çok önemlidir. Yaşlanma bağışıklık sistemini zayıflatır, bu da yaşlı hayvanları daha savunmasız hale getirir. Dolayısıyla bulaşıcı hastalıklara ve parazitlere karşı düzenli koruma şarttır.

Geriatrik konsültasyonlar, hayvana özgü yaşlanma sürecini izlemeyi amaçlar. İlk konsültasyon genellikle en uzun olanıdır; bu süre, ayrıntılı bir görüşmeye ve gerektiğinde ek testlerin yapılmasına olanak tanır. İlk bulgular, takip ziyaretleri için referans işlevi görecektir. İdeal olarak bu izleme yaşlanmanın başında başlamalıdır. Konsültasyon sıklığı gidişata bağlıdır: Kırılganlık belirtileri ortaya çıkarsa altı ayda bir, durumu stabil ise yılda bir kez.

Asıl mesele sadece tüylü dostlarımızın ömrünü uzatmak değil, her şeyden önce sağlıklarını korumaktır. Sonuçta, tıpkı insanlar için istediğimiz gibi onların da olabildiğince uzun süre hayattan keyif almalarını istiyoruz.”

Bu yazı ilk kez 7 Ocak 2026’da yayımlanmıştır.

Sara Hoummady’nin The Conversation internet sitesinde yayımlanan “Is your dog or cat getting old? These simple gestures could help them live longer and happier lives” başlıklı yazısından öne çıkan bazı bölümler Nevra Yaraç tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısıyla yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline ve tamamına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz: https://theconversation.com/is-your-dog-or-cat-getting-old-these-simple-gestures-could-help-them-live-longer-and-happier-lives-270735

Fikir Turu
Fikir Turuhttps://fikirturu.com/
Fikir Turu, yalnızca Türkiye’deki düşünce hayatını değil, dünyanın da ne düşündüğünü, tartıştığını okurlarına aktarmaya çalışıyor. Bu amaçla, İngilizce, Arapça, Rusça, Almanca ve Çince yazılmış önemli makalelerin belli başlı bölümlerini çevirerek, editoryal katkılarla okuruna sunmaya çalışıyor. Her makalenin orijinal metnine ve değerli çevirmen arkadaşlarımızın bilgilerine makalenin alt kısmındaki notlardan ulaşabilirsiniz.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Son Eklenenler

0
Would love your thoughts, please comment.x