Toplum

16 Ocak 2024

Yazdır

Merhamet neden gerekli ve nasıl öğrenilebilir?

Merhamet; sorumluluk, yardımseverlik, sevecenlik, saygı, duyarlılık, hoşgörü, güven, adalet, sabır gibi parçalardan oluşan çok yönlü psikolojik ve sosyal bir süreç.

Yeni bir bilimsel çalışma alanı olan biyoarkeoloji araştırmalarının ortaya koyduğu bulgulara göre, insanlar, geçmiş çağlardan beri birbirine sevgi duyuyor ve merhamet ediyordu.

Örneğin; Vietnam’da, bundan 4000 yıl öncesine ait, ergenlik çağına girmeden önce felç geçirmiş ve 20 ila 30 yaş arasına kadar yaşadığı anlaşılan bir erkeğe ait kemikler bulunmuştu. Bu bulgu, imkânları son derece kısıtlı olan, geçimini avcılık ve balıkçılıkla sağlayan bir kavmin, ölene kadar bu engelli üyesinin yeme, içme, kişisel temizlik, güvenlik, barınma, ulaşım gibi ihtiyaçlarını karşıladığını ortaya koyuyor. Zira bu durumdaki birinin hele ki 4000 yıl öncesinde, o kadar süre yaşaması mümkün değildi. Bu bilgiye dayanarak toplumların kadim çağlardan beri birbirine destek olduklarını anlayabiliriz.

Merhamet, insanlar ve insanlar dışındaki diğer canlılar için dünyayı güvenilir bir yer kılar. Zalimlik ise, kendinden olmayanı yok saymak, onun acısına kayıtsız kalmak ve onun acısından keyif almaktır.

Dalai Lama, samimi ve karşılıklı bir şekilde sevgi ve merhamet duymanın, dünyada kardeşlik hissiyatını ve iş birliğini politik veya ekonomik ortaklıklardan daha emin bir şekilde sağlayacağını savunuyor. Lama’ya göre merhamet bir tohum.  Bu tohumun meyveleriyse hoşgörü, affedicilik, iç görüyü arttırmak; korku ve güvensizlik hislerini yenmek.

Taoizmin kurucusu Laozi’ye göre de, değerlerin geliştirilmesi kişinin bu hayattaki temel görevi. Bu değerlerse ölçülü, alçakgönüllü ve özellikle merhamet sahibi olmak.

Merhamet denildiğinde akla gelen bir başka büyük usta isim ise Konfüçyüs. Konfüçyüsçülükteki önemli değerlerden birisi de “ren”dir. Ren, başkalarına iyiliksever ve insancıl yaklaşmak demektir. Konfüçyüs’a göre merhamet, iyilikseverliğin aktif halidir.

“Sana nasıl davranılmasını istiyorsan, sende bir başkasına öyle davran”

Merhametin temelinde bir başkasının çektiği acı veya sıkıntı doğrudan algılamak var. Bu algılamanın ardından birey, bu konuda bir davranışı gerçekleştirip gerçekleştirmeme konusunda bir tercihe yönelir. Bir başkasının sıkıntı çekmesine seyirci kalmak da bireyin bir seçimi olabilir ancak merhamet dediğimiz duygu burada devreye girer, bireyi uygun şekilde yönlendirir.

Merhamet sayesinde insanın içindeki ses şöyle der: “Sana nasıl davranılmasını istiyorsan, sende bir başkasına öyle davran”.

Merhamet sayesinde kişi kendisi için istediği her şeyi başkası içinde ister hale gelir. Birey kendi “bireyselliğini” aşarak her canlı için “Bu sensin” anlayışına sahip olur. Bu sayede diğerlerine karşı duyduğu öfkeden kurtulur. Diğerlerine öfke üretmekten vazgeçen biri, diğer insanlar ve canlılar için zarar üreten biri olmaktan çıkıp fayda veren birine dönüşebilir.

Merhamet insanın doğasında olan, ırka, cinse, çağa ve farklı değerlere göre değişmeyen bir kavram. Merhamet, gücü sayesinde hem başkalarına kötülük etmemizi engeller hem de onlara yardım etmemiz için bizi harekete geçirir.

Merhametin azaldığı durumlarda, şiddet ve saldırganlık artar.

Merhametin faydası

Son yıllarda yapılan fonksiyonel MR çalışmaları merhametin beyinde biyokimyasal kökeninin olduğunu ortaya koyuyor. Merhamet duygusu hissedildiği anda “iç morfin” olarak adlandırılan mutluluk hormonları endorfin ve serotonin salgılanmaya başlar. Bu durum kişiyi sakinleştirir.

Budist düşünce de merhamet eden kişinin de bundan fayda sağlayacağını yönünde tahminler yürütür. Şöyle ki; kişi, merhamet duygusunun ortaya çıkmasıyla korku, öfke, kıskançlık ve intikam gibi duygulardan korunabilir. Bu nedenle, merhamet, olumsuz psikolojik koşullara karşı koruyucu ve sosyal ilişkileri güçlendirmede de doğal bir ajan olarak hareket edebilir.

Merhametin sosyal bağları güçlendirmek, iyi oluşu arttırmak, yalnızlık duygularını azaltmak, depresyon ve anksiyetenin azaltılması gibi bir dizi pozitif etkileri olabileceğini yapılan çalışmalar[1] da gösteriyor.

Merhamet, fenomenal dünyanın çatışmasını bireyin kendisinde yok ederek, davranış ve tutumlarında tüm canlılara karşı duyarlı bir şekilde davranmasını sağlar. Bu sayede diğer canlılarla arasındaki benlik duvarı yıkılarak diğerlerinin yaşadığı acıyı hissedebilir. Böylece, diğerlerine acımasızca davranmak yerine sanki kendisi için bir şey yapıyormuş gibi ona davranmaya başlar başkalarına da…

Merhamet öğrenilebilir mi?

 Merhamet, karşı taraftaki kişinin kimliği ve kişiliğini dikkate almadan herkese eşit dağıtılan ve geliştirilmesi gereken bir duygu.

Merhamet duygusunun gelişmesi çocukluk dönemine dayanıyor. Çocukluk döneminde bilinçli veya bilinçsiz bir biçimde yetişkinlerin davranışlarını taklit ve tekrar ederek çeşitli davranışlar kazanan bireyler, merhameti de çevresindekilerden öğrenir. Çünkü taklit yalnızca davranışlarda değil, aynı zamanda duygular, acıma hissi ve sevinme tepkilerinde de kendini gösterir.

Bireylerin sevinç ve üzüntülerine, diğer canlıların ihtiyacına ilgisiz kalınan bir çevrede yetişen çocukta merhamet duygularının gelişmesi kolay değildir. Çünkü merhamet gibi sağlıklı duygular yapılan faaliyetlerle gelişir.

Bu nedenle merhamet eğitiminin küçük yaşlarda bireylere işlenmesi önemlidir. Böyle bireyler, yaşamlarının ileri dönemlerinde de merhametli yetişkinler olarak yaşamlarına devam edebilirler.

Merhamet eğitimi nerede nasıl başlar?

Öncelikle ailede başlayan merhamet eğitiminin sınıfta ve okulda yapılan uygulamalarla devam ettirilmesi gerekir.

Çocuklar ve ergenlerin bilişsel ve sosyal kapasitelerini desteklemede önemli fırsatlar sağlayan okulda, eğitim hedefleri belirlenirken öğrencilerin yalnızca akademik becerileri dikkate alınmamalı.

“Kaliteli eğitim” yalnızca akademik öğrenme endişesi değil, aynı zamanda duygusal tarafı geliştirme endişesi de taşımalı.

Merhamet yönelimli eğitimin, okullarda verilen akademik eğitime entegre edilmesi, hatta duygusal başa çıkma ve düzenleme becerilerinin öğretilmesi zorbalık ve zulme karşı geliştirilebilecek en önemli çözüm yollarından biri. Yapılan araştırmalar, merhamet eğitiminin öğrencilerde zorbalık eğilimini ve saldırganlığı azalttığını gösteriyor.

Merhamet eğitimi nasıl verilmeli?

Çocuklar taklit yoluyla öğrendiklerinden öncelikle yetişkinlerin model olması gerekiyor. Bakım verenlerin çevresindeki ihtiyacı olan kişi veya canlılara yönelik gösterdikleri merhamete çocukları da ortak etmeleri merhametin gelişiminde fayda sağlar.

Çocukların ev işlerinde yardım etmesi, komşunun küçük bir poşetini taşıması da başkalarına karşı merhametin bir göstergesidir. Çocukların bu tür davranışları gerçekleştirmeleri konusunda teşvik edilmesi, olumlu söz ve ifadelerle bu davranışlarının pekiştirilmesi çocukta bu tür eylemlerin artmasını sağlar.

Çocuklar hayvanlara karşı çok daha duyarlıdırlar. Bu nedenle, öncelikle “hayvanlara merhamet nasıl edilmelidir,” sorusu çocuklara sorularak, düşünmeleri ve bu konuda farkındalıklarının arttırılması sağlanabilir. Farkındalığın artması ile mutlaka çocukların çevrelerinde bulunan hayvanlara, yönelik örneğin, bakım verenle birlikte sokak hayvanlarını beslemek, evde kuş beslemek gibi merhametli davranışlarda bulunmalarına teşvik edilebilir.

Bitkilere de merhametli davranılması gerektiği de çocukla konuşulabilir. Bir bitkinin bakımını, suyunu, gübresini vermek, bulunduğu ortamın ışığını kontrol etmek, ona güzel sözler söylemek gibi görevleri üstlenmesi sağlanarak bitkilere merhameti de uygulayarak kazanması sağlanabilir.

Çocuklarda yaş büyüdükçe düşünce süreçlerinde de farklılaşmalar olur. Örneğin, 12 yaş sonrası çocuklar soyut düşünme becerisi geliştirmeye başlarlar. Bu iyi bir haber gibi görünmekle birlikte kendilerini başkaları ile kıyaslama, hatalı bir davranışta bulunduğunda kendini olması gerekenden daha fazla eleştirme ve hatta belki de kendine zarar verme gibi davranışları da beraberinde getirebilir.

Bu noktada çocuğun kendine merhamet etmesi çok önem kazanır. Çocuklara merhametin insanın kendisine de yönelik olduğu farkındalığı da kazandırılmalı ve kendine yönelik zarar verici davranış ve düşüncelerden uzaklaşması sağlanmalıdır. Örneğin; çocukla birlikte “Bir arkadaşın hata yaptığını, kendisini eleştirdiğini ve kendisine kötü sözler söylediğini söylerse ona ne dersin?” “Ona nasıl yaklaşırsın, ne gibi önerilerde bulunursun, hangi ses tonu ile konuşursun?” gibi sorulara sorularak verdiği cevapları kendisine de uygulayıp uygulayamayacağı sorularak farkındalık kazandırılmaya çalışılabilir.

Şiddet içeren film, oyunlardan mümkün olduğunca çocukları uzak tutmak gerekir. İster istemez bu tip faaliyetlere maruz kalmış çocuklara da merhamet içerikli hayal kurmaları sağlanabilir. Böylece şiddet içeren filmlerin kendisinde uyandırdığı duygu ile merhametin uyandırdığı duygu arasındaki fark çocuklara sorulabilir. Merhamet içerikli kurulan hayal sonucunda çocuklarda kendini güvende hissetme, mutlu hissetme, iyi hissetme gibi duyguların açığa çıkacağını deneyimleneceğini söyleyebiliriz.

Çocuklarda merhamet duygusunu geliştirebilecek Merhametli El etkinliği

Yazıyı bitirirken, çocuklarda merhamet duygusunu geliştirebilecek bir de etkinlik önerisinde bulunmak istiyorum.

Merhametli El etkinliği için, bir A4 kağıdına, boya kalemlerine, sim, pul, yapıştırıcı gibi malzemelere ihtiyaç var.

Sonra çocuğa şu sorular sorulabilir: Merhamet nedir? Kimlere merhamet edilir? Merhametli davranış nasıl olur? Sen birine veya bir canlıya merhamet ettin mi? Hangi elinle merhamet ettin?

Sonra da çocuktan merhametli davranışta bulunduğu elinin resmini çizmesi ve istediği şekilde boyaması, süslemesi istenir. Ardından hangi merhametli davranışlarda bulunduysa onları da kâğıdın istediği yerlerine yazabileceği söylenir. Hazırlanan merhamet eli, çocuğun görebileceği odasının istediği bir köşesine asılır. Asmak istemeyen çocuklara da alternatif olarak istedikleri bir yerde saklayabilecekleri söylenir.

Daha güvenli, huzurlu bir dünya için ve bu dünyada yaşayan mutlu bireyler oluşturabilmek için merhameti daha sık hatırlamalı ve hatırlatmalıyız.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fikir Turu’nun editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı ilk kez 16 Ocak 2024’te yayımlanmıştır.

[1] Crocker, J. and Canevello, A. (2008). Creating And Undermining Social In Commonal Relationships: The Role Of Compassionate and Self-Image Goals. Journal of Personality and Social Psychology, 95(3): 555 – 575.

Esra Gül Koçyiğit

Dr. Esra Gül Koçyiğit - Dr. Koçyiğit, lisans eğitiminin ardından uygulamalı psikoloji alanında yüksek lisansını ve aynı alanda doktora eğitimini tamamladı. Uzun yıllar yetişkinlere çocuk gelişimi ve psikolojisi alanında eğitimler verdi. Koçyiğit, 6 tane ulusal kitap, ulusal ve uluslararası olmak üzere 7 kitap bölümü yazmıştır. İki tanesi tam metin olarak yayınlanmış ulusal ve uluslararası 5 bildirisi bulunmakta olup ulusal hakemli dergide de makalesi yer almaktadır. Koçyiğit, üniversite öğrencilerine yönelik akran danışmanlığı, duygularla porselen kupa boyama atölyesi; özel gereksinimli çocuğu olan kadınları destekleme eğitim programı gibi çeşitli sosyal sorumluluk projeleri üretmiştir. Şu anda Altınbaş Üniversitesinde öğretim üyesi olarak görevine devam etmekte olup, klinik psikoloji yüksek lisans programında ders vermektedir. Koçyiğit ayrıca, Altınbaş Üniversitesi Psikolojik Araştırmalar Merkezi (APAM) yönetim kurulu üyesi ve Toplumsal Cinsiyet Kadın Araştırmaları Merkezi (TOKAMER) danışma kurulu üyesidir.

Subscribe
Bildir
guest

1 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Turan
Turan
16 Ocak 2024 14:53

Güzel bir makale tebrik ediyorum. Ancak; merhamet, kendi değerlerimizden ve kültürümüzden uzak anlatılmaya çalışıldığı için hakiki manada ifade edilememiş kanısındayım. Bu kelime Kur’an da (Rahmet -Merhamet)114 yerde geçmektedir. Hiç kendi değerlerimizden, medeniyetimizden, inancımızdan örnekler verilmeyip Laozi, Konfiçyüs ten örnekler verilmesi hoş olmamıştır.

1
0
Would love your thoughts, please comment.x
Send this to a friend