Nitelikli gazetecilik hiç olmadığı kadar önemli

Ekonomi ve siyaset bilimi alanlarındaki detaylı çalışmalar, yüksek kaliteli ve nitelikli gazeteciliğin demokratik normlar, sivil katılım ve hükümet ile şirketlerin hesap verebilirliği üstünde olumlu bir etkiye sahip olduğunu gösteriyor. Peki, bu yeterli mi ve ne kadar mümkün?

Gazetecilik tüm meslek grupları içinde, göreceli bir ayrıcalığa sahiptir. Toplum adına gerçeği aktarır. Bu misyon, onun farklılığını ortaya koyar. Demokrasilerde medya, bir kontrol organı olarak önemli bir işlevi yerine getirir. Bu yüzden “dördüncü kuvvet” olarak tanımlanır. Ancak siyaset ve internet, gazeteciliğin niteliği üzerinde doğrudan etkileri olan iki mühim unsur olarak göze batıyor. Anya Schiffrin, Dylan W. Groves ve Joseph E. Stiglitz’in Project Syndicate internet sitesinde yayımlanan yazılarında, toplumsal olaylar ve zaman algısıyla paralel haber tüketimi ve gazeteciliğin niteliği üzerinde duruyor.

Yazıdan öne çıkan bölümleri aktarıyoruz:

“COVID-19 pandemisi sırasında haber tüketimi ciddi derece artmış olsa da abonelikler o zamandan beri düşmekte ve dünyanın dört bir yanındaki haber kuruluşları, muhabirlerini işten çıkartıyorlar veya tümüyle kepenk indiriyorlar. Bu, hepimiz için kötü bir haber.

UNESCO için yeni yazdığımız belgede yüksek nitelikli bilginin iyi işleyen bir ekonomi, toplum ve demokrasi için ne kadar önemli olduğunu gösteren güncel araştırmaların altını çizdik. Ekonomi ve siyaset bilimi alanlarındaki yeni çalışmalar, gazetecilerin zaten halihazırda bildiklerini doğrulamak için detaylı yöntemler kullanıyor: Gazetecilerin yaptıkları işin demokratik normlar, sivil katılım ve hükümet ile şirketlerin hesap verebilirliği üzerinde olumlu yönde bir etkisi var. Ciddi ve güvenilir habercilik, toplumsal güveni tesis ederek ve insan haklarını teşvik ederek ekonomik üretkenliği ve sürdürülebilir kalkınmayı da destekler.

Yüksek kaliteli haberler ve hesap verilebilirlik

Bilginin bir tür kamusal mal (herkesin faydalandığı ve kimsenin dışlanmadığı) olarak önemini yeniden teyit eden 2021 tarihli UNESCO Windhoek+30 Beyannamesi; Afrika, Hindistan, Latin Amerika ve Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan çok sayıda çalışmaya dayanıyordu. Bu literatür bize gösteriyor ki, yükselen yanlış haber ve dezenformasyon dalgaları karşısında bile yüksek kaliteli haberler ve gazetecilik, kurumların hesap verebilirliğini ve duyarlılığını arttırıyor. Haberlerin doğruluk kontrolü, teyit edilmesi şu anda dünyanın dört bir yanındaki toplumları etkisi altında bırakan yalan ve çarpıtmalara gerçekten de karşı koyabilir.

Ayrıca, doğru ve güvenilir haberlerin yayılmasında hâlâ yüksek kaliteli gazetecilik, sosyal medyadan daha etkili olmaya devam ediyor. Teknoloji, doğru bilginin yayılmasını arttırabilecekken, mevcut durumda tam aksine neden oluyor.

Büyük dijital platformlar, kullanıcıların diğer içerik türlerine daha fazla rağbet ettiğini iddia ederek düzenli bir şekilde haberleri akışta daha alt sıralara itiyor. Ama Pew Araştırma Merkezi’nin verileri, 2020’den beri tüm platformlarda haber tüketiminin sabit kaldığını (en azından ABD’de böyle olduğunu) gösteriyor. Üstelik bu yıl, şimdiye kadar hiç olmadığı kadar çok insanın seçimlerde oy vereceğini de hatırlarsak, nitelikli haberciliğe daha önce hiç bu kadar ihtiyaç duyulmamıştı.

“Düşünceyi ifade hakkı”

Güvenilir ve işe yarar bilginin araştırılmasından, derlenmesinden ve yayılımından herkes, gazeteciliğe bizatihi yatırım yapmayanlar bile faydalanır. Ama kamu yararını düşünen hayırseverlerin, yardım kuruluşlarının, medya şirketlerinin ve hükümetlerin destekleriyle bile, bu kamusal malın bir serbest piyasada yeterince sağlanması pek de muhtemel değil. Birçok piyasada, bu kurumların sağladığı destekler yeterli olmuyor.

Özellikle kamusal malların sağlanmasını garanti etmede hükümetlere önemli bir sorumluluk düşüyor. Nitelikli gazeteciliği mümkün kılmak, özgür düşünceyi ve “düşünceyi ifade hakkı”nı koruyan hukuki sistemler gerektirir. Fakat bu tek başına yeterli değil. Gazetecilerin, işlerini yapabilmeleri için bilgiye erişim hakkını, yani “bilme hakkını” güvence altına alan yasal düzenlemelerin ve yaptırım mekanizmalarının da olması gerekir.

Birçok ülke bu tür yasaları geçirmiş olsa da bu yasalar nadiren uygulanıyor. Kamu yetkilileri, bilgi taleplerine yanıt verme zahmetine katlandıklarında bile, genellikle uzun gecikmelerden sonra ve birçok bilgiyi gizli tutarak cevap veriyorlar.

Gazeteciler nasıl desteklenmeli?

Geleneksel medya kuruluşları, medya ekosisteminin çok önemli bir parçası ve sürekli bir desteğe ihtiyaç duyuyorlar. Ama daha küçük medya kuruluşlarının ve yeterince hizmet alamayan bölgelere odaklanan kuruluşların da aynı şekilde desteğe ihtiyacı var.

Özel fonlar veya vergi indirimleri (sigorta primi indirimleri veya katma değer vergisi (KDV) indirimleri gibi) sağlamak ve haber kurumlarına abonelik ücretlerinin vergiden düşülebilmesi, gazeteciliğin desteklenmesi için ortaya atılan ümit verici fikirlerden birkaç tanesi.

Pandemi sırasında, dünyanın dört bir yanındaki hükümetler bu politikaların birçok farklı varyasyonunu hayata geçirdi, dolayısıyla artık örnek alınabilecek geniş bir model yelpazesi oluştu.

Büyük teknoloji şirketlerinin gazetecilere ihtiyacı var

Bir diğer önemli adım da gazetecilerin yaptıkları işin karşılığını uygun bir şekilde alabilmelerini sağlamak. Büyük teknoloji şirketleri (arama motorları, sosyal medyalar ve çoğu yapay zekâ platformunun sahipleri), kullanıcıları platformlarında tutmak ve ürünlerini geliştirmek için haber kuruluşlarına ve gazetecilere güveniyor.

Teknoloji şirketlerinin bizatihi kendileri haberleri üretmediğine göre, gazetecilerin ürettikleri içerikler olmadan kullanıcıların nitelikli habere ve arama sonuçlarına olan taleplerini karşılamaları mümkün değil.

Fakat, büyük teknoloji şirketleri, gazeteciler tarafından üretilen içerikleri çok uzun süredir neredeyse hiçbir bedel ödemeden kullanıyorlar. Böylece medya kuruluşlarını en önemli gelir kaynağından mahrum bırakıyorlar: reklam. Bu döngü hem teknoloji şirketlerinin hem de toplumumuzun dayandığı bilgi ekosistemini ciddi bir şekilde tahrip ediyor.

Kamusal desteğin yokluğu

Birçok ülke, bağımsız kamu yayıncılığına yapılan yatırımlar aracılığıyla yüksek kaliteli gazeteciliğin sürdürülebilirliğini sağladı. Sağlıklı bir şekilde çalışan kamu yayıncılığı kurumları, toplumsal güveni inşa etmenin yanı sıra, önemli bir yan fayda da yaratır: Oluşacak olan rekabet ortamı, özel medya şirketlerini daha yüksek standartları hedeflemeleri için zorlayacaktır.

Kamu yayıncılığının gelişebilmesi için gerekli olan kurumsal yapıları zaten gayet detaylı bir şekilde biliyoruz, ama asıl ihtiyaç, gerekli çerçeveleri oluşturmak için siyasi iradenin gösterilebilmesi.

Yapay zekânın yükselişi ve haberleri herhangi bir ücret ödemeden kendi platformlarında kullanan teknoloji devlerinin gücü, gazeteciliğin iş modelini tehdit ediyor. Bu tehdit, tam da yanlış bilgilendirme, dezenformasyon ve siyasi kutuplaşmanın, gazeteciliğin gerilemesinin tehlikelerini daha da büyüttüğü bir dönemde yaşanıyor.

Tüm dünyada, demokrasilerin zayıflamakta olduğuna dair güçlenen bir kanı var. Bu gidişatı tersine çevirmek için acil bir adım atmak ve nitelikli gazeteciliğe desteği artırmak gerekiyor. Aksi takdirde, hareketsiz kalmanın maliyeti çok büyük olabilir.”

Bu yazı ilk kez 5 Haziran 2024’te yayımlanmıştır.

Anya Schiffrin, Dylan W. Groves ve Joseph E. Stiglitz’in Project Syndicate internet sitesinde yayımlanan “Quality Journalism Is More Important than Ever” başlıklı yazılarından öne çıkan bazı bölümler Mert Söyler tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısıyla yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline ve tamamına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz: https://www.project-syndicate.org/commentary/reversing-dangerous-loss-of-journalism-as-a-public-good-by-anya-schiffrin-et-al-2024-04

Fikir Turu
Fikir Turuhttps://fikirturu.com/
Fikir Turu, yalnızca Türkiye’deki düşünce hayatını değil, dünyanın da ne düşündüğünü, tartıştığını okurlarına aktarmaya çalışıyor. Bu amaçla, İngilizce, Arapça, Rusça, Almanca ve Çince yazılmış önemli makalelerin belli başlı bölümlerini çevirerek, editoryal katkılarla okuruna sunmaya çalışıyor. Her makalenin orijinal metnine ve değerli çevirmen arkadaşlarımızın bilgilerine makalenin alt kısmındaki notlardan ulaşabilirsiniz.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

Son Eklenenler

Nitelikli gazetecilik hiç olmadığı kadar önemli

Ekonomi ve siyaset bilimi alanlarındaki detaylı çalışmalar, yüksek kaliteli ve nitelikli gazeteciliğin demokratik normlar, sivil katılım ve hükümet ile şirketlerin hesap verebilirliği üstünde olumlu bir etkiye sahip olduğunu gösteriyor. Peki, bu yeterli mi ve ne kadar mümkün?

Gazetecilik tüm meslek grupları içinde, göreceli bir ayrıcalığa sahiptir. Toplum adına gerçeği aktarır. Bu misyon, onun farklılığını ortaya koyar. Demokrasilerde medya, bir kontrol organı olarak önemli bir işlevi yerine getirir. Bu yüzden “dördüncü kuvvet” olarak tanımlanır. Ancak siyaset ve internet, gazeteciliğin niteliği üzerinde doğrudan etkileri olan iki mühim unsur olarak göze batıyor. Anya Schiffrin, Dylan W. Groves ve Joseph E. Stiglitz’in Project Syndicate internet sitesinde yayımlanan yazılarında, toplumsal olaylar ve zaman algısıyla paralel haber tüketimi ve gazeteciliğin niteliği üzerinde duruyor.

Yazıdan öne çıkan bölümleri aktarıyoruz:

“COVID-19 pandemisi sırasında haber tüketimi ciddi derece artmış olsa da abonelikler o zamandan beri düşmekte ve dünyanın dört bir yanındaki haber kuruluşları, muhabirlerini işten çıkartıyorlar veya tümüyle kepenk indiriyorlar. Bu, hepimiz için kötü bir haber.

UNESCO için yeni yazdığımız belgede yüksek nitelikli bilginin iyi işleyen bir ekonomi, toplum ve demokrasi için ne kadar önemli olduğunu gösteren güncel araştırmaların altını çizdik. Ekonomi ve siyaset bilimi alanlarındaki yeni çalışmalar, gazetecilerin zaten halihazırda bildiklerini doğrulamak için detaylı yöntemler kullanıyor: Gazetecilerin yaptıkları işin demokratik normlar, sivil katılım ve hükümet ile şirketlerin hesap verebilirliği üzerinde olumlu yönde bir etkisi var. Ciddi ve güvenilir habercilik, toplumsal güveni tesis ederek ve insan haklarını teşvik ederek ekonomik üretkenliği ve sürdürülebilir kalkınmayı da destekler.

Yüksek kaliteli haberler ve hesap verilebilirlik

Bilginin bir tür kamusal mal (herkesin faydalandığı ve kimsenin dışlanmadığı) olarak önemini yeniden teyit eden 2021 tarihli UNESCO Windhoek+30 Beyannamesi; Afrika, Hindistan, Latin Amerika ve Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan çok sayıda çalışmaya dayanıyordu. Bu literatür bize gösteriyor ki, yükselen yanlış haber ve dezenformasyon dalgaları karşısında bile yüksek kaliteli haberler ve gazetecilik, kurumların hesap verebilirliğini ve duyarlılığını arttırıyor. Haberlerin doğruluk kontrolü, teyit edilmesi şu anda dünyanın dört bir yanındaki toplumları etkisi altında bırakan yalan ve çarpıtmalara gerçekten de karşı koyabilir.

Ayrıca, doğru ve güvenilir haberlerin yayılmasında hâlâ yüksek kaliteli gazetecilik, sosyal medyadan daha etkili olmaya devam ediyor. Teknoloji, doğru bilginin yayılmasını arttırabilecekken, mevcut durumda tam aksine neden oluyor.

Büyük dijital platformlar, kullanıcıların diğer içerik türlerine daha fazla rağbet ettiğini iddia ederek düzenli bir şekilde haberleri akışta daha alt sıralara itiyor. Ama Pew Araştırma Merkezi’nin verileri, 2020’den beri tüm platformlarda haber tüketiminin sabit kaldığını (en azından ABD’de böyle olduğunu) gösteriyor. Üstelik bu yıl, şimdiye kadar hiç olmadığı kadar çok insanın seçimlerde oy vereceğini de hatırlarsak, nitelikli haberciliğe daha önce hiç bu kadar ihtiyaç duyulmamıştı.

“Düşünceyi ifade hakkı”

Güvenilir ve işe yarar bilginin araştırılmasından, derlenmesinden ve yayılımından herkes, gazeteciliğe bizatihi yatırım yapmayanlar bile faydalanır. Ama kamu yararını düşünen hayırseverlerin, yardım kuruluşlarının, medya şirketlerinin ve hükümetlerin destekleriyle bile, bu kamusal malın bir serbest piyasada yeterince sağlanması pek de muhtemel değil. Birçok piyasada, bu kurumların sağladığı destekler yeterli olmuyor.

Özellikle kamusal malların sağlanmasını garanti etmede hükümetlere önemli bir sorumluluk düşüyor. Nitelikli gazeteciliği mümkün kılmak, özgür düşünceyi ve “düşünceyi ifade hakkı”nı koruyan hukuki sistemler gerektirir. Fakat bu tek başına yeterli değil. Gazetecilerin, işlerini yapabilmeleri için bilgiye erişim hakkını, yani “bilme hakkını” güvence altına alan yasal düzenlemelerin ve yaptırım mekanizmalarının da olması gerekir.

Birçok ülke bu tür yasaları geçirmiş olsa da bu yasalar nadiren uygulanıyor. Kamu yetkilileri, bilgi taleplerine yanıt verme zahmetine katlandıklarında bile, genellikle uzun gecikmelerden sonra ve birçok bilgiyi gizli tutarak cevap veriyorlar.

Gazeteciler nasıl desteklenmeli?

Geleneksel medya kuruluşları, medya ekosisteminin çok önemli bir parçası ve sürekli bir desteğe ihtiyaç duyuyorlar. Ama daha küçük medya kuruluşlarının ve yeterince hizmet alamayan bölgelere odaklanan kuruluşların da aynı şekilde desteğe ihtiyacı var.

Özel fonlar veya vergi indirimleri (sigorta primi indirimleri veya katma değer vergisi (KDV) indirimleri gibi) sağlamak ve haber kurumlarına abonelik ücretlerinin vergiden düşülebilmesi, gazeteciliğin desteklenmesi için ortaya atılan ümit verici fikirlerden birkaç tanesi.

Pandemi sırasında, dünyanın dört bir yanındaki hükümetler bu politikaların birçok farklı varyasyonunu hayata geçirdi, dolayısıyla artık örnek alınabilecek geniş bir model yelpazesi oluştu.

Büyük teknoloji şirketlerinin gazetecilere ihtiyacı var

Bir diğer önemli adım da gazetecilerin yaptıkları işin karşılığını uygun bir şekilde alabilmelerini sağlamak. Büyük teknoloji şirketleri (arama motorları, sosyal medyalar ve çoğu yapay zekâ platformunun sahipleri), kullanıcıları platformlarında tutmak ve ürünlerini geliştirmek için haber kuruluşlarına ve gazetecilere güveniyor.

Teknoloji şirketlerinin bizatihi kendileri haberleri üretmediğine göre, gazetecilerin ürettikleri içerikler olmadan kullanıcıların nitelikli habere ve arama sonuçlarına olan taleplerini karşılamaları mümkün değil.

Fakat, büyük teknoloji şirketleri, gazeteciler tarafından üretilen içerikleri çok uzun süredir neredeyse hiçbir bedel ödemeden kullanıyorlar. Böylece medya kuruluşlarını en önemli gelir kaynağından mahrum bırakıyorlar: reklam. Bu döngü hem teknoloji şirketlerinin hem de toplumumuzun dayandığı bilgi ekosistemini ciddi bir şekilde tahrip ediyor.

Kamusal desteğin yokluğu

Birçok ülke, bağımsız kamu yayıncılığına yapılan yatırımlar aracılığıyla yüksek kaliteli gazeteciliğin sürdürülebilirliğini sağladı. Sağlıklı bir şekilde çalışan kamu yayıncılığı kurumları, toplumsal güveni inşa etmenin yanı sıra, önemli bir yan fayda da yaratır: Oluşacak olan rekabet ortamı, özel medya şirketlerini daha yüksek standartları hedeflemeleri için zorlayacaktır.

Kamu yayıncılığının gelişebilmesi için gerekli olan kurumsal yapıları zaten gayet detaylı bir şekilde biliyoruz, ama asıl ihtiyaç, gerekli çerçeveleri oluşturmak için siyasi iradenin gösterilebilmesi.

Yapay zekânın yükselişi ve haberleri herhangi bir ücret ödemeden kendi platformlarında kullanan teknoloji devlerinin gücü, gazeteciliğin iş modelini tehdit ediyor. Bu tehdit, tam da yanlış bilgilendirme, dezenformasyon ve siyasi kutuplaşmanın, gazeteciliğin gerilemesinin tehlikelerini daha da büyüttüğü bir dönemde yaşanıyor.

Tüm dünyada, demokrasilerin zayıflamakta olduğuna dair güçlenen bir kanı var. Bu gidişatı tersine çevirmek için acil bir adım atmak ve nitelikli gazeteciliğe desteği artırmak gerekiyor. Aksi takdirde, hareketsiz kalmanın maliyeti çok büyük olabilir.”

Bu yazı ilk kez 5 Haziran 2024’te yayımlanmıştır.

Anya Schiffrin, Dylan W. Groves ve Joseph E. Stiglitz’in Project Syndicate internet sitesinde yayımlanan “Quality Journalism Is More Important than Ever” başlıklı yazılarından öne çıkan bazı bölümler Mert Söyler tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısıyla yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline ve tamamına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz: https://www.project-syndicate.org/commentary/reversing-dangerous-loss-of-journalism-as-a-public-good-by-anya-schiffrin-et-al-2024-04

Fikir Turu
Fikir Turuhttps://fikirturu.com/
Fikir Turu, yalnızca Türkiye’deki düşünce hayatını değil, dünyanın da ne düşündüğünü, tartıştığını okurlarına aktarmaya çalışıyor. Bu amaçla, İngilizce, Arapça, Rusça, Almanca ve Çince yazılmış önemli makalelerin belli başlı bölümlerini çevirerek, editoryal katkılarla okuruna sunmaya çalışıyor. Her makalenin orijinal metnine ve değerli çevirmen arkadaşlarımızın bilgilerine makalenin alt kısmındaki notlardan ulaşabilirsiniz.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

Son Eklenenler

0
Would love your thoughts, please comment.x