Şehirlerde seller nasıl önlenir?

Şehirlerimizi sel almaması için ne yapmalı? Dünyada şehir su yönetimi nasıl yapılıyor? Türkiye'de şehir su yönetimi nasıl yapılıyor? Var olan projeler neler? Başka ne yapılmalı? Kime ne görev düşüyor? Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu yazdı.

Son birkaç gündür Ankara’da adeta hayatı felç eden yoğun yağış ve yaşanan sel felaketi gündemde… Yollar çöktü, evleri, işyerini su bastı, insanlar araçlarında mahsur kaldı. Geçmiş yıllardan beri şehirlerde yaşanan sel felaketleri, son yıllarda daha da sık ve şiddetli bir hal almaya başladı. Bu durumun temelinde, iklim değişikliğinin etkileri, şehirleşmenin artması ve yanlış su yönetimi uygulamaları yatıyor.

İklim değişikliği, dünya genelinde sıcaklıkların artması ve yağış rejiminin değişmesine neden oluyor. Bu durum, özellikle yaz aylarında sel riskini artıran önemli bir faktör.

Şehirlerin genişlemesi ve nüfusun artması, doğal alanların yok olmasına ve yağmur sularının daha hızlı bir şekilde toplanmasına neden oluyor.

Kentleşme, doğal alanların yapılaşmaya açılması, ormanların yok edilmesi ve toprak erozyonunun artması gibi sonuçlara yol açıyor. Bu durum, yağmur sularının toprağa sızmasını engelliyor ve yüzeyde birikmesine neden oluyor.

Oysa, şehirlerin su yönetimleri, yani yeraltı ve yağmur sularının entegre bir şekilde yönetilmesi, bu faktörleri göz önünde bulundurarak tasarlanmalı ve uygulanmalı.

Şehirlerde sel riskini azaltmak için, iklim değişikliğinin etkilerine karşı hazırlıklı olmak, şehirleşmenin kontrollü bir şekilde yapılmasını sağlamak, doğal alanları korumak, yağmur sularının doğru bir şekilde toplanması ve yönlendirilmesi için gerekli önlemleri almak gerekiyor.

Dünyada şehir su yönetimi nasıl yapılıyor?

Dünyada şehir su yönetimi konusunda birçok farklı uygulama bulunuyor.

Avrupa ülkelerinde, şehir selleri, yeraltı suları ve yağmur sularının entegre bir şekilde yönetilmesi konusunda başarılı uygulamalar var. Bu başarılı örneklerde yağmur sularının toplanması için yağmur havuzları, yağmur bahçeleri ve gri su sistemleri gibi çeşitli yöntemler kullanılıyor. Bu yöntemler sayesinde, yağmur suları şehirlerde kullanılabilir hale getiriliyor ve sel riski azaltılıyor.

Örneğin, İsviçre’de, şehir sellerini önlemek için, “yeşil şehir” kavramı benimseniyor. Bu kavrama göre, şehirler, yeşil alanlarla kaplanarak, yağmur sularının toprağa sızması sağlanıyor.

“Yeşil şehir” kavramıyla şehir selleri riski nasıl azalır?

Ülkemizde de şehir sellerini önlemek için, “yeşil şehir” kavramının benimsendiği uygulamalara şu örnekler verilebilir:

·      Yeşil alan miktarının artırılması: Şehirlerde yeşil alan miktarının artırılması, yağmur sularının toprak tarafından emilmesini ve yüzeysel akışının azaltılmasını sağlar. Bu amaçla, şehirlerde park, bahçe, ağaçlandırma gibi yeşil alan projeleri hayata geçiriliyor. Örneğin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 2023-2027 yılları arasında 3 milyon ağaç dikme hedefiyle bir proje yürütüyor.

·      Yağmur suyu toplama ve depolama sistemlerinin kurulması: Yağmur suyu toplama ve depolama sistemleri, yağmur sularının toplanmasını ve depolanmasını sağlar. Bu sistemler, yağmur sularının yüzeysel akışının azaltılmasını ve daha sonra kullanıma sunulmasını sağlar. Örneğin, İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2023 yılında 100 milyon liralık yatırımla yağmur suyu toplama ve depolama sistemlerinin kurulmasını planlıyordu.

·      Yağmur suyu kanallarının iyileştirilmesi: Yağmur suyu kanallarının iyileştirilmesi, yağmur sularının daha hızlı ve verimli bir şekilde tahliye edilmesini sağlar. Bu amaçla, şehirlerde yağmur suyu kanallarının temizlenmesi, genişletilmesi ve yenilenmesi gibi çalışmalar yapılır. Örneğin, Ankara Büyükşehir Belediyesi, 2023 yılında 15 milyon liralık yatırımla yağmur suyu kanallarının iyileştirilmesi çalışmalarını sürdürdü.

·      Bursa’da da şehir sellerini önlemek için “yeşil şehir” kavramının benimsendiği uygulamalara rastlanıyor. Örneğin, Bursa Büyükşehir Belediyesi, 2023 yılında 100 milyon liralık yatırımla şehirde 1 milyon metrekare yeni yeşil alan oluşturmayı planlıyordu. Ayrıca, Bursa Büyükşehir Belediyesi, şehirdeki yağmur suyu kanallarının iyileştirilmesi ve yenilenmesi için de çalışmalar yürütüyor.

“Yeşil şehir” kavramının benimsendiği uygulamalar, şehir sellerini önlemeye önemli katkılar sağlar. Bu uygulamaların yaygınlaştırılması, şehirlerde yaşam kalitesini artırmaya ve çevrenin korunmasına yardımcı olacaktır.

Yağmur suyu hasadı uygulamaları ile yağmur suyunun toplanması ve depolanması, yeraltı sularının korunmasına ve şehir selleri riskinin azaltılmasına yardımcı olur. Yine yağmur suyu infiltrasyonuna izin verilmesi sayesinde yeraltı sularının korunmasına ve su kaynaklarının verimli kullanılmasına katkı sağlanır. Yeşil alanların artırılması yoluyla özellikle yağmur suyunun toprağa infiltre olmasına yardımcı olunur ve hava kirliliğini doğrudan azaltır. Ayrıca altyapının iyileştirilmesi sayesinde  sulama kanalları, yağmur suyu kanalları ve drenaj sistemlerinin iyileştirilerek şehir selleri riski azaltılır.

Türkiye’de şehir su yönetimi nasıl yapılıyor?

Türkiye’de yakın zamana kadar şehir su yönetimi konusunda henüz yeterli bir uygulama yoktu. Şehirlerin çoğunda, yeraltı ve yağmur suları ayrı ayrı yönetiliyordu. Bu durum, sel riskini arttırmaktaydı.

Ancak, son yıllarda, Türkiye’de de şehir su yönetimi konusunda önemli çalışmalar yapılıyor. Bu çalışmalar kapsamında, yağmur suyu hasadı, yağmur suyu infiltrasyonu, yeşil alanların artırılması ve altyapının iyileştirilmesi gibi önlemler var.

Örneğin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Su Şehirleri Projesi’ni hayata geçirdi. Bu proje kapsamında, şehirlerin su yönetimlerinin iyileştirilmesi hedefleniyor.

Proje kapsamında, 10 büyükşehir belediyesi (Antalya, Balıkesir, Denizli, Kahramanmaraş, Kayseri, Malatya, Mardin, Muğla, Ordu ve Van) pilot şehir olarak seçildi. Bu şehirlerde, 2023-2027 yılları arasında uygulanacak proje ile su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımının sağlanması, su kayıp ve kaçaklarının azaltılması, su afetleri ile mücadelenin etkinleştirilmesi, su kalitesinin iyileştirilmesi, su ile ilgili farkındalık ve bilincin artırılması amaçlanıyor.

Bu hedeflere ulaşmak için proje kapsamında yapılması planlanan çalışmaları ise şöyle özetlemek mümkün:

·      Su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımının sağlanması amacıyla; arıtma tesislerinin kapasitelerinin artırılması, atık suların geri kazanılması ve yeniden kullanımının yaygınlaştırılması, suyun etkin kullanımının teşvik edilmesi gibi çalışmaların yapılması

·      Su kayıp ve kaçaklarının azaltılması amacıyla; şebekelerin yenilenmesi, kayıp ve kaçak tespit sistemlerinin kurulması ve işletmeye alınması gibi çalışmaların yapılması

·      Su afetleri ile mücadelenin etkinleştirilmesi amacıyla; risk haritalarının hazırlanması, afetlere hazırlık ve müdahale kapasitesinin artırılması gibi çalışmaların yapılması

·      Su kalitesinin iyileştirilmesi amacıyla; atık su arıtma tesislerinin iyileştirilmesi, deşarj standartlarının iyileştirilmesi gibi çalışmaların yapılması

·      Su ile ilgili farkındalık ve bilincin artırılması amacıyla; eğitim ve bilinçlendirme çalışmaların yapılması

Su Şehirleri Projesi nasıl çalışacak?

Projenin ilk aşamasında, pilot şehirlerde durum tespiti çalışmaları yapılacak ve ihtiyaçlar belirlenecek, bu çalışmalar sonucunda, şehirlere özgü eylem planları hazırlanacak. Eylem planları doğrultusunda, su yönetimi alanındaki iyileştirme çalışmaları yürütülecek.

Seller, su kaynaklarının yetersizliği, iklim değişikliğinin etkileri ve arazi kullanım şekli gibi faktörlerden kaynaklanır. Su Şehirleri Projesi kapsamında yapılan çalışmalar da, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımının sağlanması, su kayıp ve kaçaklarının azaltılması ve su afetleri ile mücadelenin etkinleştirilmesine katkıda bulunacaktır. Bu çalışmalar sonucunda, sellerin önlenmesine veya etkilerinin azaltılmasına yardımcı olunması hedefleniyor.

Su Şehirleri Projesi, Türkiye’deki şehirlerin su yönetimini iyileştirerek, su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımının sağlanması ve su afetleri ile mücadelenin etkinleştirilmesi için önemli bir adım. Projenin somut sonuçlarının, sıradan vatandaşlar tarafından da kısa sürede görülmesi bekleniyor.

Bu çalışmaların daha da yaygınlaştırılması ve güçlendirilmesi gerekiyor. Şehir selleri riskini azaltmak için, şehirlerin su yönetimine daha fazla önem verilmesi ve bu konuda gerekli yatırımların yapılması şart.

Şehirlerde sel riskini azaltmak için neler yapılabilir?

Türkiye’de de şehir su yönetimi konusunda gerekli önlemlerin alınması gerekiyor. Bu konuda üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimler birlikte hareket ederek çalışmalar yürütmeliler. Bu kapsamda, ülkemizde ilgili tüm paydaşların eş güdümlü şekilde katılımıyla şehirlerde sel riskini azaltmak için alınması gereken önlemler şu şekilde özetlenebilir:

İklim değişikliğine karşı hazırlıklı olmak: İklim değişikliğinin etkilerine karşı hazırlıklı olmak için, meteorolojik verilerin toplanması ve analiz edilmesi, hava durumu tahminlerinin doğru yapılması ve gerekli önlemlerin alınması gerekiyor.

Şehirleşmenin kontrollü bir şekilde yapılmasını sağlamak: Şehirleşmenin kontrollü bir şekilde yapılmasını sağlamak için, şehirlerin planlanması ve yönetilmesi konusunda gerekli düzenlemelerin yapılması gerekiyor.

Doğal alanları korumak: Doğal alanları korumak için, ormanların korunması, taşkın havzalarının korunması ve doğal alanların yeniden ağaçlandırılması gibi çalışmalar yapılması gerekiyor.

Yağmur sularının doğru bir şekilde toplanması ve yönlendirilmesi için gerekli önlemleri almak: Yağmur sularının doğru bir şekilde toplanması ve yönlendirilmesi için, yağmur havuzları, yağmur bahçeleri, gri su sistemleri gibi çeşitli yöntemler kullanılabiliyor.

Sellerde yer tespiti hangi aşamada devreye giriyor?

Dünyada, bazı ülkelerde, sel riski olan alanlar önceden belirleniyor ve bu alanlara yönelik önlemler alınıyor. Bu önlemler arasında, sel uyarı sistemleri kurmak, sel savunma yapıları inşa etmek ve sel bilinci oluşturmak gibi çalışmalar yer alıyor.

Sellerde, yer tespiti, sel yaşandıktan sonra yapılıyor. Bu durum, sel felaketlerinin etkilerini azaltmak açısından yetersiz kalıyor.

Sellerde yer tespiti, kurtarma ve yardım çalışmalarının etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi için çok önemlidir. Yer tespiti, sel bölgesinin sınırlarını, suyun derinliğini ve akışını belirlemeyi sağlar.

Sellerde yer tespiti, aşağıdaki yöntemlerle yapılabilir:

Uçak ve helikopterlerden yapılan havadan görüntüleme: Bu yöntem, sel bölgesinin geniş bir alanı kapsayan hızlı ve detaylı bir şekilde görüntülenmesini sağlar.

Yersel ölçümler: Bu yöntem, sel bölgesinin sınırlarını ve suyun derinliğini belirlemek için yapılır.

Uzaktan algılama: Bu yöntem, uydu ve radar gibi araçlardan elde edilen verileri kullanarak sel bölgesinin durumunu belirlemeyi sağlar.

Türkiye’de sel planlaması ve hazırlığı yapmış olan şehirler de var. Bu şehirler, sel riskini azaltmak ve olası bir sel durumunda zararı en aza indirmek için çeşitli çalışmalar yürütüyor.

Bu çalışmalardan bazıları şunlar:

·      Sel risk haritalarının hazırlanması: Sel risk haritaları, bir şehrin hangi bölgelerin sel riski altında olduğunu gösterir. Bu haritalar, sel önleme çalışmalarının planlanması ve uygulanması için önemli bir araçtır.

·      Sel tahliye planlarının hazırlanması: Sel tahliye planları, bir şehrin sel durumunda nasıl tahliye edileceğini gösterir. Bu planlar, vatandaşların ve canlıların zarar görmesini önlemek için önemlidir.

·      Sel savunma yapılarının inşası: Sel savunma yapıları, sel sularını durdurmak veya yavaşlatmak için inşa edilir. Bu yapılar, sel riskini azaltmaya yardımcı olur.

·      Sel farkındalığının artırılması: Sel farkındalığının artırılması, vatandaşların sel riskini ve olası bir sel durumunda neler yapacağını anlamalarını sağlar. Bu, sel sırasında can kayıplarının ve maddi hasarın önlenmesi için önemlidir.

Bu çalışmalardan en iyi örneklerden biri, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen İzmir Sel Risk Yönetimi Projesi’dir. Bu proje kapsamında, İzmir’in sel risk haritası hazırlandı, sel tahliye planları yapıldı ve sel savunma yapıları inşa edildi. Ayrıca, İzmir halkı arasında sel farkındalığı artırıcı çalışmalar yürütüldü.

Bursa’da ise, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Bursa Sel Risk Yönetimi Master Planı hazırlandı. Bu plan kapsamında, Bursa’nın sel risk haritası güncellendi, sel tahliye planları revize edildi ve sel savunma yapılarının iyileştirilmesi için çalışmalar başlatıldı. Ayrıca, Bursa halkı arasında sel farkındalığı artırıcı çalışmalar yürütülüyor.

Bütün çalışmalar, Türkiye’de sel riskinin azaltılması ve olası bir sel durumunda zararın en aza indirilmesi için önemli birer adım olarak görülebilir.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fikir Turu’nun editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı ilk kez 3 Mayıs 2024’te yayımlanmıştır.

Cüneyt Erenoğlu
Cüneyt Erenoğluhttps://avesis.comu.edu.tr/ceren/
Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu - Yıldız Teknik Üniversitesi, İnşaat Fakültesi, Jeodezi ve Fotogrametri (Harita) Mühendisliği Bölümü’nü 1999 yılında dereceyle tamamladı. Erenoğlu, 2003 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi’nde yüksek lisans ve 2009’da yine Yıldız Teknik Üniversitesi’nde doktora çalışmalarını tamamladı. 2001 yılında YTÜ Jeodezi Anabilim Dalı'nda Araştırma Görevlisi olarak başlayan akademik kariyerine, master ve doktora eğitimlerini tamamladıktan sonra yine aynı üniversitede Yardımcı Doçent olarak devam etti. 2011 yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nde Yardımcı Doçent kadrosuna ataması yapıldı. 2017’de Doçent unvanını aldı. 2022 yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Jeodezi Anabilim Dalında Profesör oldu. 2012-2023 yıllarında Bölüm Başkan Yardımcılığı, Anabilim/Bilim Dalı Başkanlığı, Bölüm Başkanlığı, Dekan Yardımcılığı, Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü, Senato Üyeliği, Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü ve Genel Sekreterlik gibi çok sayıda yönetim görevlerinde bulundu. 2023'den beri rektörlük görevini yürütüyor. Çeşitli ulusal ve uluslararası mühendislik birliklerinde üyelikleri bulunan Profesör R. Cüneyt Erenoğlu’nun 235 makale ve bildirisi bulunuyor. Çeşitli ölçekteki 41 adet araştırma projesinde yürütücü ve araştırmacı olarak yer aldı. Kurumsal web sayfası için: https://avesis.comu.edu.tr/ceren/

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

Son Eklenenler

Şehirlerde seller nasıl önlenir?

Şehirlerimizi sel almaması için ne yapmalı? Dünyada şehir su yönetimi nasıl yapılıyor? Türkiye'de şehir su yönetimi nasıl yapılıyor? Var olan projeler neler? Başka ne yapılmalı? Kime ne görev düşüyor? Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu yazdı.

Son birkaç gündür Ankara’da adeta hayatı felç eden yoğun yağış ve yaşanan sel felaketi gündemde… Yollar çöktü, evleri, işyerini su bastı, insanlar araçlarında mahsur kaldı. Geçmiş yıllardan beri şehirlerde yaşanan sel felaketleri, son yıllarda daha da sık ve şiddetli bir hal almaya başladı. Bu durumun temelinde, iklim değişikliğinin etkileri, şehirleşmenin artması ve yanlış su yönetimi uygulamaları yatıyor.

İklim değişikliği, dünya genelinde sıcaklıkların artması ve yağış rejiminin değişmesine neden oluyor. Bu durum, özellikle yaz aylarında sel riskini artıran önemli bir faktör.

Şehirlerin genişlemesi ve nüfusun artması, doğal alanların yok olmasına ve yağmur sularının daha hızlı bir şekilde toplanmasına neden oluyor.

Kentleşme, doğal alanların yapılaşmaya açılması, ormanların yok edilmesi ve toprak erozyonunun artması gibi sonuçlara yol açıyor. Bu durum, yağmur sularının toprağa sızmasını engelliyor ve yüzeyde birikmesine neden oluyor.

Oysa, şehirlerin su yönetimleri, yani yeraltı ve yağmur sularının entegre bir şekilde yönetilmesi, bu faktörleri göz önünde bulundurarak tasarlanmalı ve uygulanmalı.

Şehirlerde sel riskini azaltmak için, iklim değişikliğinin etkilerine karşı hazırlıklı olmak, şehirleşmenin kontrollü bir şekilde yapılmasını sağlamak, doğal alanları korumak, yağmur sularının doğru bir şekilde toplanması ve yönlendirilmesi için gerekli önlemleri almak gerekiyor.

Dünyada şehir su yönetimi nasıl yapılıyor?

Dünyada şehir su yönetimi konusunda birçok farklı uygulama bulunuyor.

Avrupa ülkelerinde, şehir selleri, yeraltı suları ve yağmur sularının entegre bir şekilde yönetilmesi konusunda başarılı uygulamalar var. Bu başarılı örneklerde yağmur sularının toplanması için yağmur havuzları, yağmur bahçeleri ve gri su sistemleri gibi çeşitli yöntemler kullanılıyor. Bu yöntemler sayesinde, yağmur suları şehirlerde kullanılabilir hale getiriliyor ve sel riski azaltılıyor.

Örneğin, İsviçre’de, şehir sellerini önlemek için, “yeşil şehir” kavramı benimseniyor. Bu kavrama göre, şehirler, yeşil alanlarla kaplanarak, yağmur sularının toprağa sızması sağlanıyor.

“Yeşil şehir” kavramıyla şehir selleri riski nasıl azalır?

Ülkemizde de şehir sellerini önlemek için, “yeşil şehir” kavramının benimsendiği uygulamalara şu örnekler verilebilir:

·      Yeşil alan miktarının artırılması: Şehirlerde yeşil alan miktarının artırılması, yağmur sularının toprak tarafından emilmesini ve yüzeysel akışının azaltılmasını sağlar. Bu amaçla, şehirlerde park, bahçe, ağaçlandırma gibi yeşil alan projeleri hayata geçiriliyor. Örneğin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 2023-2027 yılları arasında 3 milyon ağaç dikme hedefiyle bir proje yürütüyor.

·      Yağmur suyu toplama ve depolama sistemlerinin kurulması: Yağmur suyu toplama ve depolama sistemleri, yağmur sularının toplanmasını ve depolanmasını sağlar. Bu sistemler, yağmur sularının yüzeysel akışının azaltılmasını ve daha sonra kullanıma sunulmasını sağlar. Örneğin, İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2023 yılında 100 milyon liralık yatırımla yağmur suyu toplama ve depolama sistemlerinin kurulmasını planlıyordu.

·      Yağmur suyu kanallarının iyileştirilmesi: Yağmur suyu kanallarının iyileştirilmesi, yağmur sularının daha hızlı ve verimli bir şekilde tahliye edilmesini sağlar. Bu amaçla, şehirlerde yağmur suyu kanallarının temizlenmesi, genişletilmesi ve yenilenmesi gibi çalışmalar yapılır. Örneğin, Ankara Büyükşehir Belediyesi, 2023 yılında 15 milyon liralık yatırımla yağmur suyu kanallarının iyileştirilmesi çalışmalarını sürdürdü.

·      Bursa’da da şehir sellerini önlemek için “yeşil şehir” kavramının benimsendiği uygulamalara rastlanıyor. Örneğin, Bursa Büyükşehir Belediyesi, 2023 yılında 100 milyon liralık yatırımla şehirde 1 milyon metrekare yeni yeşil alan oluşturmayı planlıyordu. Ayrıca, Bursa Büyükşehir Belediyesi, şehirdeki yağmur suyu kanallarının iyileştirilmesi ve yenilenmesi için de çalışmalar yürütüyor.

“Yeşil şehir” kavramının benimsendiği uygulamalar, şehir sellerini önlemeye önemli katkılar sağlar. Bu uygulamaların yaygınlaştırılması, şehirlerde yaşam kalitesini artırmaya ve çevrenin korunmasına yardımcı olacaktır.

Yağmur suyu hasadı uygulamaları ile yağmur suyunun toplanması ve depolanması, yeraltı sularının korunmasına ve şehir selleri riskinin azaltılmasına yardımcı olur. Yine yağmur suyu infiltrasyonuna izin verilmesi sayesinde yeraltı sularının korunmasına ve su kaynaklarının verimli kullanılmasına katkı sağlanır. Yeşil alanların artırılması yoluyla özellikle yağmur suyunun toprağa infiltre olmasına yardımcı olunur ve hava kirliliğini doğrudan azaltır. Ayrıca altyapının iyileştirilmesi sayesinde  sulama kanalları, yağmur suyu kanalları ve drenaj sistemlerinin iyileştirilerek şehir selleri riski azaltılır.

Türkiye’de şehir su yönetimi nasıl yapılıyor?

Türkiye’de yakın zamana kadar şehir su yönetimi konusunda henüz yeterli bir uygulama yoktu. Şehirlerin çoğunda, yeraltı ve yağmur suları ayrı ayrı yönetiliyordu. Bu durum, sel riskini arttırmaktaydı.

Ancak, son yıllarda, Türkiye’de de şehir su yönetimi konusunda önemli çalışmalar yapılıyor. Bu çalışmalar kapsamında, yağmur suyu hasadı, yağmur suyu infiltrasyonu, yeşil alanların artırılması ve altyapının iyileştirilmesi gibi önlemler var.

Örneğin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Su Şehirleri Projesi’ni hayata geçirdi. Bu proje kapsamında, şehirlerin su yönetimlerinin iyileştirilmesi hedefleniyor.

Proje kapsamında, 10 büyükşehir belediyesi (Antalya, Balıkesir, Denizli, Kahramanmaraş, Kayseri, Malatya, Mardin, Muğla, Ordu ve Van) pilot şehir olarak seçildi. Bu şehirlerde, 2023-2027 yılları arasında uygulanacak proje ile su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımının sağlanması, su kayıp ve kaçaklarının azaltılması, su afetleri ile mücadelenin etkinleştirilmesi, su kalitesinin iyileştirilmesi, su ile ilgili farkındalık ve bilincin artırılması amaçlanıyor.

Bu hedeflere ulaşmak için proje kapsamında yapılması planlanan çalışmaları ise şöyle özetlemek mümkün:

·      Su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımının sağlanması amacıyla; arıtma tesislerinin kapasitelerinin artırılması, atık suların geri kazanılması ve yeniden kullanımının yaygınlaştırılması, suyun etkin kullanımının teşvik edilmesi gibi çalışmaların yapılması

·      Su kayıp ve kaçaklarının azaltılması amacıyla; şebekelerin yenilenmesi, kayıp ve kaçak tespit sistemlerinin kurulması ve işletmeye alınması gibi çalışmaların yapılması

·      Su afetleri ile mücadelenin etkinleştirilmesi amacıyla; risk haritalarının hazırlanması, afetlere hazırlık ve müdahale kapasitesinin artırılması gibi çalışmaların yapılması

·      Su kalitesinin iyileştirilmesi amacıyla; atık su arıtma tesislerinin iyileştirilmesi, deşarj standartlarının iyileştirilmesi gibi çalışmaların yapılması

·      Su ile ilgili farkındalık ve bilincin artırılması amacıyla; eğitim ve bilinçlendirme çalışmaların yapılması

Su Şehirleri Projesi nasıl çalışacak?

Projenin ilk aşamasında, pilot şehirlerde durum tespiti çalışmaları yapılacak ve ihtiyaçlar belirlenecek, bu çalışmalar sonucunda, şehirlere özgü eylem planları hazırlanacak. Eylem planları doğrultusunda, su yönetimi alanındaki iyileştirme çalışmaları yürütülecek.

Seller, su kaynaklarının yetersizliği, iklim değişikliğinin etkileri ve arazi kullanım şekli gibi faktörlerden kaynaklanır. Su Şehirleri Projesi kapsamında yapılan çalışmalar da, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımının sağlanması, su kayıp ve kaçaklarının azaltılması ve su afetleri ile mücadelenin etkinleştirilmesine katkıda bulunacaktır. Bu çalışmalar sonucunda, sellerin önlenmesine veya etkilerinin azaltılmasına yardımcı olunması hedefleniyor.

Su Şehirleri Projesi, Türkiye’deki şehirlerin su yönetimini iyileştirerek, su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımının sağlanması ve su afetleri ile mücadelenin etkinleştirilmesi için önemli bir adım. Projenin somut sonuçlarının, sıradan vatandaşlar tarafından da kısa sürede görülmesi bekleniyor.

Bu çalışmaların daha da yaygınlaştırılması ve güçlendirilmesi gerekiyor. Şehir selleri riskini azaltmak için, şehirlerin su yönetimine daha fazla önem verilmesi ve bu konuda gerekli yatırımların yapılması şart.

Şehirlerde sel riskini azaltmak için neler yapılabilir?

Türkiye’de de şehir su yönetimi konusunda gerekli önlemlerin alınması gerekiyor. Bu konuda üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimler birlikte hareket ederek çalışmalar yürütmeliler. Bu kapsamda, ülkemizde ilgili tüm paydaşların eş güdümlü şekilde katılımıyla şehirlerde sel riskini azaltmak için alınması gereken önlemler şu şekilde özetlenebilir:

İklim değişikliğine karşı hazırlıklı olmak: İklim değişikliğinin etkilerine karşı hazırlıklı olmak için, meteorolojik verilerin toplanması ve analiz edilmesi, hava durumu tahminlerinin doğru yapılması ve gerekli önlemlerin alınması gerekiyor.

Şehirleşmenin kontrollü bir şekilde yapılmasını sağlamak: Şehirleşmenin kontrollü bir şekilde yapılmasını sağlamak için, şehirlerin planlanması ve yönetilmesi konusunda gerekli düzenlemelerin yapılması gerekiyor.

Doğal alanları korumak: Doğal alanları korumak için, ormanların korunması, taşkın havzalarının korunması ve doğal alanların yeniden ağaçlandırılması gibi çalışmalar yapılması gerekiyor.

Yağmur sularının doğru bir şekilde toplanması ve yönlendirilmesi için gerekli önlemleri almak: Yağmur sularının doğru bir şekilde toplanması ve yönlendirilmesi için, yağmur havuzları, yağmur bahçeleri, gri su sistemleri gibi çeşitli yöntemler kullanılabiliyor.

Sellerde yer tespiti hangi aşamada devreye giriyor?

Dünyada, bazı ülkelerde, sel riski olan alanlar önceden belirleniyor ve bu alanlara yönelik önlemler alınıyor. Bu önlemler arasında, sel uyarı sistemleri kurmak, sel savunma yapıları inşa etmek ve sel bilinci oluşturmak gibi çalışmalar yer alıyor.

Sellerde, yer tespiti, sel yaşandıktan sonra yapılıyor. Bu durum, sel felaketlerinin etkilerini azaltmak açısından yetersiz kalıyor.

Sellerde yer tespiti, kurtarma ve yardım çalışmalarının etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi için çok önemlidir. Yer tespiti, sel bölgesinin sınırlarını, suyun derinliğini ve akışını belirlemeyi sağlar.

Sellerde yer tespiti, aşağıdaki yöntemlerle yapılabilir:

Uçak ve helikopterlerden yapılan havadan görüntüleme: Bu yöntem, sel bölgesinin geniş bir alanı kapsayan hızlı ve detaylı bir şekilde görüntülenmesini sağlar.

Yersel ölçümler: Bu yöntem, sel bölgesinin sınırlarını ve suyun derinliğini belirlemek için yapılır.

Uzaktan algılama: Bu yöntem, uydu ve radar gibi araçlardan elde edilen verileri kullanarak sel bölgesinin durumunu belirlemeyi sağlar.

Türkiye’de sel planlaması ve hazırlığı yapmış olan şehirler de var. Bu şehirler, sel riskini azaltmak ve olası bir sel durumunda zararı en aza indirmek için çeşitli çalışmalar yürütüyor.

Bu çalışmalardan bazıları şunlar:

·      Sel risk haritalarının hazırlanması: Sel risk haritaları, bir şehrin hangi bölgelerin sel riski altında olduğunu gösterir. Bu haritalar, sel önleme çalışmalarının planlanması ve uygulanması için önemli bir araçtır.

·      Sel tahliye planlarının hazırlanması: Sel tahliye planları, bir şehrin sel durumunda nasıl tahliye edileceğini gösterir. Bu planlar, vatandaşların ve canlıların zarar görmesini önlemek için önemlidir.

·      Sel savunma yapılarının inşası: Sel savunma yapıları, sel sularını durdurmak veya yavaşlatmak için inşa edilir. Bu yapılar, sel riskini azaltmaya yardımcı olur.

·      Sel farkındalığının artırılması: Sel farkındalığının artırılması, vatandaşların sel riskini ve olası bir sel durumunda neler yapacağını anlamalarını sağlar. Bu, sel sırasında can kayıplarının ve maddi hasarın önlenmesi için önemlidir.

Bu çalışmalardan en iyi örneklerden biri, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen İzmir Sel Risk Yönetimi Projesi’dir. Bu proje kapsamında, İzmir’in sel risk haritası hazırlandı, sel tahliye planları yapıldı ve sel savunma yapıları inşa edildi. Ayrıca, İzmir halkı arasında sel farkındalığı artırıcı çalışmalar yürütüldü.

Bursa’da ise, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Bursa Sel Risk Yönetimi Master Planı hazırlandı. Bu plan kapsamında, Bursa’nın sel risk haritası güncellendi, sel tahliye planları revize edildi ve sel savunma yapılarının iyileştirilmesi için çalışmalar başlatıldı. Ayrıca, Bursa halkı arasında sel farkındalığı artırıcı çalışmalar yürütülüyor.

Bütün çalışmalar, Türkiye’de sel riskinin azaltılması ve olası bir sel durumunda zararın en aza indirilmesi için önemli birer adım olarak görülebilir.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fikir Turu’nun editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı ilk kez 3 Mayıs 2024’te yayımlanmıştır.

Cüneyt Erenoğlu
Cüneyt Erenoğluhttps://avesis.comu.edu.tr/ceren/
Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu - Yıldız Teknik Üniversitesi, İnşaat Fakültesi, Jeodezi ve Fotogrametri (Harita) Mühendisliği Bölümü’nü 1999 yılında dereceyle tamamladı. Erenoğlu, 2003 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi’nde yüksek lisans ve 2009’da yine Yıldız Teknik Üniversitesi’nde doktora çalışmalarını tamamladı. 2001 yılında YTÜ Jeodezi Anabilim Dalı'nda Araştırma Görevlisi olarak başlayan akademik kariyerine, master ve doktora eğitimlerini tamamladıktan sonra yine aynı üniversitede Yardımcı Doçent olarak devam etti. 2011 yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nde Yardımcı Doçent kadrosuna ataması yapıldı. 2017’de Doçent unvanını aldı. 2022 yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Jeodezi Anabilim Dalında Profesör oldu. 2012-2023 yıllarında Bölüm Başkan Yardımcılığı, Anabilim/Bilim Dalı Başkanlığı, Bölüm Başkanlığı, Dekan Yardımcılığı, Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü, Senato Üyeliği, Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü ve Genel Sekreterlik gibi çok sayıda yönetim görevlerinde bulundu. 2023'den beri rektörlük görevini yürütüyor. Çeşitli ulusal ve uluslararası mühendislik birliklerinde üyelikleri bulunan Profesör R. Cüneyt Erenoğlu’nun 235 makale ve bildirisi bulunuyor. Çeşitli ölçekteki 41 adet araştırma projesinde yürütücü ve araştırmacı olarak yer aldı. Kurumsal web sayfası için: https://avesis.comu.edu.tr/ceren/

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

Son Eklenenler

0
Would love your thoughts, please comment.x