Hayatımızın vazgeçilmezlerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerleyen yapay zekânın pek çok yönü hararetli tartışmalara konu oluyor; belli ki olmaya da devam edecek. Bizi tembelleştirdiği de bu yönlerden biri. Zürih Üniversitesi’nde psikoloji ve insan merkezli yapay zekâ alanında çalışan araştırmacı Nick Kabrel, Psyche internet sitesinde yayımlanan yazısında, yaratıcılığımızı zorlayarak ve akıllı yönlendirmelerle dümeni elden bırakmadan sohbet robotlarından nasıl yararlanabileceğimizi anlatıyor.
Yazıdan öne çıkan bazı bölümlerini aktarıyoruz:
“Günümüzde yapay zekâ, özellikle de sohbet robotları hakkında her gün mutlaka bir şeyler duyuyorsunuzdur: Haberlerden, sosyal medyadan, iş arkadaşlarınızdan, hatta büyükannenizden… Hepimiz duyuyoruz: (…) ‘İnsanlar kadar akıllı yapay zekâ geldi’, ‘Yapay zekâ işinizi elinizden alacak’, ‘Yapay zekâ terapistinizden daha iyi’…
Burada bir yapay zekâ meraklısı olarak değil, bu yeni dünyada size yol gösterecek bir rehber olarak bulunuyorum. Anketlere göre, kuruluşların yüzde 78’i, araştırmacıların yüzde 81’i, öğrencilerin yüzde 86’sı ve doktorların neredeyse üçte ikisi artık bir şekilde yapay zekâ kullanıyor. İster beğenelim ister beğenmeyelim, sohbet robotları kalıcı olacak. Bu, başlı başına bir sorun demek değil; ancak zararlı biçimlerde kullanıldığında ciddi bir sorun hâline gelebilir. (…)
İlk bulgular, sohbet robotlarıyla aşırı ve düşüncesiz etkileşimin olumsuz bilişsel etkilere yol açabileceğini gösteriyor. Örneğin, Pennsylvania Üniversitesi Wharton Okulu tarafından yürütülen bir araştırma, bir sohbet robotunun öğrencilerin matematik performansını iyileştirdiğini, ancak bu faydanın bir koltuk değneği gibi olduğunu gösterdi; yapay zekâ devreden çıktığında, öğrencilerin performansı kontrol grubundan daha kötüydü. SBS İsviçre İşletme Okulu’ndan Michael Gerlich’in yaptığı bir başka araştırma, öğrencilerin sohbet robotlarını ne kadar çok kullanırlarsa eleştirel düşünme yeteneklerinin o kadar zarar gördüğünü ortaya koydu. MIT’den araştırmacılar tarafından yakın zamanda yapılan bir beyin görüntüleme çalışması, sohbet robotuyla bir makale yazan öğrencilerin birkaç dakika sonra içeriği hatırlayamadıklarını ve beyin aktivitelerinin sohbet robotu olmayan gruba göre daha düşük ve daha tutarsız olduğunu gösterdi.
Tercih ettiğiniz yapay zekâ aracı ne olursa olsun, eleştirel düşüncenize ve yaratıcılığınıza zarar verebileceğinden endişe duyuyor olabilirsiniz. (…) İyi haber şu ki bizi “aptallaştırma” riski taşıyan şey teknolojinin kendisi değil, onu kullanma biçimimiz. Kendinizi korumak ve fayda sağlamak, zihniniz ve sohbet robotları arasında daha akıllı etkileşimler tasarlamak için biraz daha fazla çaba sarf etmekle mümkün.”
Düşünün ve sınırları belirleyin
Yazar, sohbet robotlarını düşünmeden kullanmaya başlamanın kolayımıza geldiğini ve bunun uzun vadede kişisel gelişiminizi baltalayabileceğini söylüyor: “Kendinize şunu sormanızı öneririm: ‘Önümüzdeki üç, beş, hatta 10 yılda kişisel ve mesleki gelişimim için önemli olan ne?’ Temel hedeflerinizi yazın, geliştirmek istediğiniz becerileri tanımlayın. Bu, yapay zekâ kullanımınızı değerlendirebileceğiniz net bir referans noktası sunacaktır. İşte bir örnek:
Hedef: Beş yıl içinde iş danışmanı olmak istiyorum.
Gerekli beceriler: Yaratıcı çözümler üretme, karmaşık senaryolar söz konusu olduğunda karar verme, eleştirel değerlendirme, ikna edici sunum, bağlamlar arasında esneklik vb. Bunları belirledikten sonra, herhangi bir işe başlamadan önce bir sohbet robotu kullanmanın uzun vadeli hedeflerinize yardımcı mı yoksa engel mi olacağına daha iyi karar verebilirsiniz. Örneğin, sıfırdan yaratıcı stratejiler tasarlamak için bir sohbet robotu kullanma alışkanlığı edindiyseniz, bu durum stratejik karar alma becerilerinizi geliştirmenize zarar verebilir. (…)
Yapay zekâyı stratejik kullanın
Yapay zekâyı dahil etmeden başlayın
Tek bir kurala uyacaksanız, o da şu olsun: Düşünmenin önemli olduğu herhangi bir görevde, her zaman önce kendi başınıza deneyin, sonra sohbet robotlarını kullanın. Bu stratejiyi bir sandviç gibi düşünebilirsiniz:
– Alt katman: ‘Hammaddeniz’. İster bir makale taslağı hazırlamak ister bir argüman veya fikir geliştirmek ister bir sunum planlamak olsun, kendi başınıza bir şeyler üreterek başlayın.
– Orta katman: Sohbet robotu desteği. Bir sohbet robotundan çalışmanızı eleştirmesini, kör noktaları göstermesini, varsayımlarınızı sorgulamasını veya farklı bakış açıları önermesini isteyin. Bu geri bildirimi değerlendirin.
– Üst katman: Entegrasyon. Geri bildirimi seçici bir şekilde çalışmanıza dahil edin.
Düşüncenizi neyin güçlendirdiğine kendiniz karar verin ve güçlendirmeyenleri eleyin.
Bu strateji sadece özgünlüğünüzü korumakla kalmaz, aynı zamanda öğrenmenize de yardımcı olur. (…)
Şüpheci olun
Sohbet robotlarından gelen yanıtlar karşısında her zaman şüpheci olun ve bilgileri sorgulayın. (…)
– Önemli iddiaları kaynaklarla doğrulayın. Olgusal veya kanıta dayalı sorgular için doğrulanmış kaynakları entegre eden sistemler kullanın. Birçok sohbet robotu artık bir ‘derin araştırma’ modu da sunuyor. (…) Bu modlar ayrıca sistemin cevaba ulaşmak için attığı adımları da göstererek değerlendirmenizi kolaylaştırır. Belirli iddialar için verdiği bağlantılara tıklayın, kaynakta iddiayı bulun ve kendiniz doğrulayın. (…)
– Önyargıları ve kör noktaları araştırın. Bazen cevap teknik olarak doğru olsa bile, yapay zekânın eğitim verilerinin sınırlılıkları nedeniyle dar, genel veya önyargılı olabilir. Bundan kaçınmak için eksik olanı araştırma alışkanlığı edinin: ‘Bu yanıtı hangi olası önyargılar şekillendirmiş olabilir?’ Geleneksel cevapların ötesine geçen iki ila üç alternatif bakış açısı veya yaratıcı çözüm önerisi isteyin.
Yaratıcılığınızı zorlayın
‘Bu metni özetle’ veya ‘Paragrafımı yeniden yaz’ gibi tahmin edilebilir komutlarla yetinmeyin. Bunun yerine sohbet robotlarını hayal gücünüzün bir oyun alanı gibi kullanın. (…)
– Rol yapma oyunu. Eğitimde yapay zekâ üzerine bir konuşma fikrini test ederken şunu sordum: ‘Bu fikri teknolojiye şüpheyle yaklaşan kadim bir filozof gibi eleştir. Sonra da ticari potansiyel peşindeki bir risk sermayedarı gibi tekrar eleştir.’ İki farklı görüşün birleşimi, argümanımı daha kapsamlı hale getirdi.
– Metaforlar. Kısayollar için sohbet robotlarına güvenmenin gerçek öğrenmeyi neden baltaladığını basit bir dille açıklamakta zorlanıyordum. Sohbet robotuna şunu sordum: ‘Yapay zekâyı kısayol olarak kullanmanın neden zararlı olduğunu anlatan metaforlar öner.’ ‘Işınlanma ve harita tabanlı navigasyon’ metaforunu buldu. Bu sayede öğrencilere fikri ilgi çekici bir şekilde açıklayabildim.
– Yeni bakış açıları arayın. Bilişsel sinirbilimle ilgili bir kavram geliştirirken şu soruyu sordum: ‘Fizik veya matematikte bu fikre ışık tutabilecek benzer süreçler nelerdir?’ Ortaya çıkardığı karşılaştırma, sürecin başlangıçta ifade ettiğimden daha teknik bir tanımını da içeren şaşırtıcı paralellikler ortaya çıkardı. Bu, hem anlayışımı zenginleştirdi hem de kavramı titizlikle aktarabildiğim bir dil oluşturdu. (…)
Kendi katkılarınız ile yapay zekânınkileri dengeleyin
Yapay zekâdan aşırı miktarda girdi almak, zamanla tembelleşmeye yol açabilir. İşiniz üzerindeki etki ve otoritenizi korumak için şu izleme egzersizini kullanabilirsiniz:
– İki sütunlu bir tablo oluşturun. Biri sizin girdileriniz (fikirler, argümanlar, taslaklar, akıl yürütme), diğeri de sohbet robotunun girdilerine (yeniden ifade etme, örnekler, metaforlar, eleştiriler) yer versin.
– Her katkıyı, çalışmanın şekillenmesindeki önemine göre 1’den 10’a kadar puanlayın. Örneğin orijinal taslağınız tüm yönü belirlediyse, ona 9 puan; sohbet robotu neredeyse hiç kullanmadığınız bir metafor önerdiyse, 2 puan verebilirsiniz.
– Dengeyi görmek için puanları toplayın. Temel entelektüel çalışmanın çoğunu siz mi yaptınız, yoksa asıl yük sohbet robotunda mı?
– Sohbet robotunun temel görevlerde istediğinizden daha yüksek puan aldığını fark ederseniz, örneğin size cevaplar vermek yerine ipuçları vermesini sağlayın veya yalnızca dil bilgisi düzeltme gibi destekleyici görevler isteyin.” (…)
Etkili yönlendirmeler
Yazar, ChatGPT, Claude, Grok veya Gemini gibi sistemlerin, uygun şekilde yönlendirmediğimiz sürece gelişmemize yardımcı olmak için değil, hoş ve keyifli vakit geçirmek için tasarlandığını belirtiyor: “Bu noktada iki farklı strateji etkilidir: Sohbet robotlarını ‘yönlendirici’ veya ‘yönlendirici olmayan’ rehberlik sunmaya yöneltmek. (…)
Yönlendirici mod
Makale taslağı veya geliştirilmiş bir fikir gibi somut bir ‘ürününüz’ olduğunda bu modu kullanın. Esasında burada sohbet robotunu geri bildirim veren, argümanlarınızı veya fikirlerinizi değerlendiren, zayıf noktaları belirleyen ve eleştiren bir tür süpervizör olarak konumlandırırsınız. İşim çok fazla yazılı içerik üretmeyi gerektirdiğinden, bazen sohbet robotlarından taslaklarımı eleştirel bir şekilde değerlendirmelerini istiyorum. Şöyle bir komut kullanıyorum: ‘Bir eleştirmen gibi davran. Argümanımın netliğini, mantığını ve kanıtlarımın ikna ediciliğini değerlendir. Zayıflıkları veya boşlukları belirt, akıcılığı ve tutarlılığı iyileştirmenin yollarını öner. Metni yeniden yazma. Sadece eleştirel geri bildirime odaklan.’
Yönlendirici olmayan mod
Sohbet robotunun etkisini en aza indirmek istediğinizde bu modu kullanın; bir süpervizör gibi değil, içinizdeki en iyiyi ortaya çıkaran bir öğretmen gibi davranmasını isteyin. Diğer moddan temel farkı, neyi düzelteceğinize dair doğrudan talimatlar almak yerine dikkatinizi çekebilecek alanlara belirsiz bir şekilde işaret etmesini talep etmenizdir. Somut bir sorunu belirleyip düzeltmek gibi geri kalan işler size aittir. Örneğin, yaratıcı yazma görevlerim için genellikle aşağıdaki gibi bir komut kullanıyorum:
‘Bana asla doğrudan neyi düzeltmem gerektiğini söyleme ve kendi vizyonunu güçlü bir şekilde dayatmaktan kaçın. Bunun yerine, daha fazla değerlendirilmesi gerekebilecek alanlara tarafsız ve belirsiz bir şekilde işaret et. (…) Somut bir sorun görürsen, “X argümanı zayıf, Y’yi eklemen gerekiyor” diye yazma. Bunun yerine, “X argümanında herhangi bir zayıf nokta var mı? Bir şüpheci hangi noktaları eleştirebilir?”, bunları yaz. Bazı cümleler belirsizse, bunları doğrudan belirtme ve yeniden yazma; “Üçüncü paragraftaki bazı cümleler daha iyi olabilir” de örneğin.’ (…),
Bu yazıyı yazma fikri uzun zamandır aklımdaydı, ancak net değildi. Başlamadan önce sohbet robotuna şunları söyledim:
‘X konusuyla ilgili bir makale fikrim var. Ancak henüz net bir mesajım ve kurgum yok. Sokratesçi bir tartışma partneri gibi davran: Varsayımlarımı sorgulayan, hedeflerimi netleştiren ve henüz dile getirmediğim yönleri değerlendirmemi sağlayan sorular sor. Herhangi bir cevap, görüş veya öneri sunma. Mümkün olduğunca tarafsız kal. Senin rolün beni düşünmeye teşvik etmek ve kendimi daha iyi anlamama yardımcı olmak.’
Bunun üzerine bana şu tür sorular sordu: ‘İletmek istediğin asıl mesaj nedir?’, ‘Çok fazla etkilenmekten kaçınmamız gerektiğiyle neyi kastediyorsun?’ ve ‘Sohbet robotları eleştirel düşünmeyi geliştirmeye hangi yollarla yardımcı olabilir?’
Asıl mesele, sohbet robotu tarafından dayatılan bir şeyden ziyade kendi düşüncelerimi ortaya çıkarmama ve bu yazının nasıl görünmesini istediğimi anlamama yardımcı olmasıydı.”
Bu yazı ilk kez 16 Aralık 2025’te yayımlanmıştır.




