Dubai dünyanın neresinde?

Dubai gerçekten bir başarı hikâyesi mi, yoksa kırılgan bir vitrinden mi ibaret? Güvenli liman imajı sarsıldı mı? Körfez’deki gerilim bu “parıltılı modeli” kalıcı olarak değiştirebilir mi? Para ürkekse, yatırımcı şimdi ne yapacak? Zekeriya Şimşek yazdı.

Gün geçmiyor ki bir “Dubai güzellemesi” üzerimize boca edilmesin.

Global iş dergisi Forbes 2025 sıralamasıyla dünyanın en zengin on sekizinci şehri. DTÖ-Dünya Turizm Örgütü 2025 verileriyle yirmi milyon ziyaretçi sayısı ile dünyanın en çok turist çeken altıncı şehri. “En pahalı şehirler”, “Geleceğin rekabetçi şehirleri”, “Dünyanın en güvenli şehirleri”, “Yaşanabilecek en iyi şehirler” gibi pazarlama kokulu listelerde hep ön sıralarda…

En son numarası “Dubai çikolatası”1 idi ki İran’ın misillemeleriyle büyü bozuldu!

2004’de kurulan özel ekonomi bölgesi “Dubai Uluslararası Finans Merkezi” (DIFC) sonun başlangıcı olabilecek bir hedef.  Para ürkektir, zor gelir ama çabuk kaçar. Dubai’nin kalbinde, Burj Khalifa ve Downtown Dubai’ye yakın Şeyh Zayed Yolu üzerinde konumlanan merkez, Ortadoğu, Afrika ve Güney Asya coğrafyalarına odaklı global finans platformu. DIFC’yi diğer finans merkezlerinden ayıran en önemli özelliği sahip olduğu bağımsız hukuk sistemi. BAE’nin genel hukuk sisteminden farklı olarak İngiliz hukukuna uyumlu bir yasal çerçeveye sahip; kendi mahkemeleri ve düzenleyici kurumları var. Faaliyet gösteren şirketleri Dubai Finansal Hizmetler Otoritesi (DFSA) denetlerken, ticarî ve malî uyuşmazlıklar DIFC Mahkemeleri tarafından çözümleniyor. DIFC; Goldman Sachs, Citigroup, HSBC, Standard Chartered, JP Morgan ve Morgan Stanley gibi dünyanın en büyük bankaları ve finans kuruluşlarına ev sahipliği yapıyor; bölgede dört binden fazla şirket faaliyet gösterirken çok uluslu on binlerce kişi çalışıyor. Yatırım bankacılığı, varlık yönetimi, sigorta, finansal bilgi teknolojileri ve İslâmî finans alanlarında uzmanlaşmış bir finansal ekosistem.  DIFC yalnızca Dubai ekonomisinin önemli bir parçası değil Körfez sermayesini global piyasalara bağlayan stratejik köprü.

Dubai – Nereden nereye?

Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) devletini oluşturan yedi emirlikten biri olan Dubai Emirliği’nin başşehri ve yarımadanın en “havalı” şehri. Emirlik, BAE’nin en yoğun nüfusuna ve Abu Dabi’den sonra ikinci en geniş yüzölçümüne (4.114 kilometrekare) sahip. Basra Körfezi’nin güneydoğu kıyısındaki bir koyda yer alıyor; dört milyonluk nüfusunun yüzde doksanı yabancı uyruklu (Hintli, Pakistanlı, İranlı, İngiliz, Somalili ve Güney Amerikalı…).

BAE, kanıtlanmış petrol ve doğalgaz rezervi bağlamında dünya altıncısı ve OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) üyesi. Arap Yarımadası’nın güneydoğusunda; Abu Dabi, Dubai, Acman, Füceyre, Resu’l-Hayne, Şârika ve Ümmi’l-Kayveyn emirliklerinden oluşan federal ve parlamenter monarşi devleti.  Devletin dili Arapça, dini İslâm. İş hayatında İngilizce yaygın. İngiltere’den bağımsızlık tarihi, 1971. El Maktum kraliyet ailesi tarafından yönetilmekte.

Dubai, Arapça “kayma” anlamındaki “Yadub/Daba” sözcüğünden evrilmiş. Tarihsel gelişimi içinde bir ara inci ticaretiyle adı özdeşleşmişse de inci ticaretinin çökmesiyle göç vermiş, 2000’ler öncesinin küçük bir balıkçı ve liman kasabası. 1969’da petrol bulunması ve 1971’de yarımadayı himayesinde bulunduran İngiltere’nin çekilmesiyle sil baştan! Dünden bugüne ticaret ve turizm odaklı bir alışveriş şehrine dönüştü. Kasabadan global metropole… Ekonomisi petrol üzerine kurulmuş bir şehirden son derece abartılı inşaat projeleri, marjinal sportif organizasyonlar (rugby, motor sporları, safkan at yarışı, kriket, golf, tenis ve son yıllarda futbol) ve özgün finans ekosistemiyle bir dünya şöhretine…

“Burj Khalifa” (K.T.2010), 830 metre uzunluğuyla açık ara dünyanın en yüksek binası; bir “çöl çiçeği” çeşidi olan ve Dubai’de görülebilen “hymenocallis” soyutlaması olarak üç parçalı ayak üzerine tasarlanmış ve 124. katındaki seyir terasıyla gözde. “Burj Al Arab” (K.T.1999) dünyanın yedi yıldızlı oteli olarak tanımlı, sahilden açıkta yapay ada üzerinde ve köprü bağlantılı; 321 metre yükseklikte “yelken” siluetiyle Dubai’nin ihtişamını Dünyaya duyuran ikonik prestij anıtı.  Bir başka mühendislik harikası “Palmiye Adası/Palm Jumeirah” (K.T.2007); şehrin geçmişini ve geleceğini tek karede sunan “150 metrelik resim çerçevesi” Dubai Frame; ortası boşluk oval formlu (delikli lokma görünümlü) bilinmeyeni ve insanın öğrenme arzusunu simgeleyen Museum of the Future; 72.000 metrekare alanıyla çölün ortasında milyonlarca çiçekle oluşturulmuş ve her yıl yeniden biçim verilerek ziyaretçilerine yepyeni bir görsel şölen sunan Miracle Garden (sadece kasım-mayıs arası açık); 1787’de yapılmış ve bugün şehrin en eski binası olan Al Fahidi Hisarı içinde yer alan Dubai Müzesi; yapay bir kanal etrafına kurulmuş Dubai Marina… Bir “doğapark” geliştirme uğraşıyla hemhâl Dubai’yi çevreleyen Arap Çölü’nde (halk deyişiyle Boş Mahalle) akşam eğlenceli çöl safarisi… 70’e yakın alışveriş merkezi… 1.200‘den fazla mağazası, restoranları, sinema salonları, tema parkları ve içindeki dev akvaryumla ziyaretçilere günlerce sürecek bir deneyim sunan Dubai Mall ile Mall of the Emirates en popüler olanlar… Burj Khalifa ile Dubai Mall arasında konumlandırılmış “Dubai Fountain/Dubai Fıskıyesi” ile 150 metreye kadar fışkıran su jetleri, ışık ve müzik eşliğinde dans ederek adeta büyüleyen dünyanın en büyük koreografik su gösterileri…

Dubai – Dün ve bugün

Dubai’de simgesellik/benzersizlik ve ihtişam hep bir aradadır ve çok ama çok önemlidir.

Bugünkü Dubai; ekonomisi petrol temelli kurulmuş olsa da petrol ve doğal gazdan elde edilen gelir toplam gelirinin beşte biri seviyesindedir. Dubai ekonomisinin gelir kaynakları; (1) Gayrimenkul ve inşaatçılık, (2) Uluslararası ticaret (vergisiz altın ticareti, bilgi ve finans teknolojileri), (3) Antrepoculuk, fuarcılık ve finans merkezi hizmetleri, (4) Turizm. Devlet mekanizmasının, petrole dayalı ekonomiyi uluslararası ticaret tabanlı dönüştürmesi ve çeşitlendirmesi küçümsenmeyecek bir başarıdır.

Dubai emlak sektörü, Emaar, Damac, Binghatti, Dubai, Nakheel, Meraas gibi dev geliştiricilerin hâkim olduğu dinamik bir pazar. Gayrimenkul şirketleri, yoğun olarak Dubai Koyu’nun batı yakasında, Jumeirah sahilinde yerleşiktir. Yabancılar için “freehold/tam mülkiyet” ve “leasehold/uzun dönem kiralama” seçenekleriyle mülk edinmek cazip.

Dubai’nin merkezine otuz beş kilometre mesafedeki Cebel Ali Limanı (K.T.1979), dünyanın en geniş/büyük liman kompleksi ve iş hacmiyle dünya yedincisi. Buradaki Cebel Ali Gümrüksüz Bölge’de (JAFZA) yüzden fazla ülkeden altı bine yakın şirket faaliyet göstermekte. Ortadoğu’nun en büyük kruvaziyer terminalinin de içinde yer aldığı Port Rashid’te bu bölgede.

Bedevî müzikleri eşliğinde her şey güzeldi: Sıcak çöl iklimi. Yıl boyunca neredeyse her gün güneşli. Festivaller ve sanat galerileri kelimenin tam anlamıyla “uluslararası”. Örneklersek; “Dubai Alışveriş Festivali” (DSF), her yıl Aralık sonu-Ocak başı düzenlenen devasa indirimler, drone gösterileri ve etkinliklerle dolu, 4.000’den fazla mağazanın katıldığı dünyanın en uzun soluklu alışveriş festivali. Giyim bakımından bir zorlayıcılık yok. Dubaili erkekler; ayak bileğine kadar inen tunik benzeri, beyaz renkli kumaştan “kandura” giyiyor. Kadınlarsa “abaye” denilen boydan ayak bileği hizasına kadar inen, bedenin neredeyse tamamını örten siyah renkli bir üst giysisi. Devlet, politik ve kültürel hassasiyetleri zedeleyici internet içeriklerini kontrol etmekte. Misyonerlik faaliyetleri, uyuşturucu ve İslâm’a muhalif davranışlar ağır hapis ve/veya sınır dışı edilmekle cezalandırılmakta. Suç oranı çok düşük. Eğitim, sağlık ve medya hizmetleri on numara. Hafta sonu tatili cumartesi/pazar. Domuz eti, tüketimi yasal olmakla birlikte belirli süpermarket ve havalimanlarında sadece gayrimüslimlere satılmakta. Alkol satışı da yasal düzenlemeye tabi olarak sadece gayrimüslimlere yapılmakta; otel bar ve restoranlarında içki servisi serbest. Nargile ve kahve salonları oldukça popüler. Nargilenin adı “huka/şişe”. Dubai’de gece yaşamı kanı kaynatan türden.

“Filistin sorunu bahane, Dubai şahane” mi?

Evet, balon patladı!

Dubai ve çevresindeki ülkeler, İran’a karşı ama ABD-İsrail ittifakıyla can ciğer kuzu sarması. Körfez ülkeleri açısından İran’ın etkisini sınırlamak isteği “duygusal”dır; hani “dini imanı para” diye bir deyim vardır ya, aynen. ABD-İsrail ittifakının İran’a saldırması İran’dan çok Körfez ülkelerini, özellikle Dubai’yi vurmuştur, işte bu yüzden! Arap müttefiklerinin ABD’nin operasyonlarını ibadet edercesine desteklemeleri hastalıklı bir inanç ikliminden öte rahatımız kaçmasın düeti.

İsrail’in Ortadoğu’daki varlığının, ABD tarafından ateş topuna dönüştürülmesi alınyazısından öte bir altyazıydı; “Filistin sorunu bahane, Dubai şahane”.

Dubai’nin yatırımcılara, uzaktan çalışan yüksek vasıflı profesyonellere, turistlere sunduğu güvenlikli ve lüks ortam imajı yıkılmıştır; hem de inşasında birinci dereceden pay/katkı sahibi ABD eliyle!

Dünyanın en yoğun havalimanı2 DXB’de işler kaotik. Uçuşlar ve turistler kuşatmada.

Dubai’nin hâli pürmelâli, kişisel adaletsizlikten/çekememezlikten öte sistemin nasıl çalıştığını gösteren bir vaka niteliği taşıyor; Stefan Zweig3 (1881-1942), uygarlığın, insan doğasının üzerine gerilmiş ince bir kabuktan ibaret olduğunu dile getirir: Uygun şartlar oluştuğunda bu kabuk kırılır ve altından eski, ilkel ve karanlık yüz yeniden görünür. Tarih de bunu doğrular. İnsanlığın hikâyesi yalnızca ilerlemenin, bilimin ve uygarlığın hikâyesi değil aynı zamanda insanın insana uyguladığı şiddetin tarihidir. Doğada, kendi türüne karşı bu ölçekte sistematik ve kitlesel şiddet uygulama yeteneğine sahip başka canlı yoktur! İnsan, kendi hakları için adalet beklentisi içindeyken, kendi çıkarları için başkalarının haklarını ihlal edebilir konumdadır; kötülük bu aralıkta peydahlanıverir.

Günün can alıcı sorusu: Dubai’de yatırım yapmalı mı?

Dün: “Evet, Dubai’de yatırım oldukça mantıklı. Vergi avantajları, yüksek kira getirisi, güçlü altyapısı ve hızla büyüyen ekonomisiyle Dubai, yatırımcılar için güvenli ve kârlı bir pazardır.”

Bugün: “Deli misin?”

Yarın: “Iıııh!”

Ve can alıcı ikinci soru: Dubai nedir?

  • İnsanoğlunun azmi
  • Arap yağı çok bulunca…
  • Hormonlu güzellik/Barbi/Tüketim objesi
  • Arabın yalellisi
  • Hiçbiri.

Gerginlikten istikrarsızlığa… mı?

1990 Körfez Savaşı, 2003 Irak Savaşı, 2008-2009 büyük resesyon dönemlerini burnu kanamadan atlatan Dubai, bu defa imajının yeniden inşasıyla eski Dubai olabilecek midir? Özellikle Dubai emlak piyasası ve “Nasdaq Dubai” ile Burj Khalifa ve The Dubai Mall gibi prestij projelerinin yaratıcısı dünyanın en büyük gayrimenkul geliştirme şirketlerinden Emaar Properties (K.T.1997), global konteyner trafiğinin yüzde onunu yöneten lojistik ve liman işletmeciliği devi DP World (K.T. 2005), altı kıtada yüz kırktan fazla noktaya uçan Ortadoğu’nun en büyük havayolu şirketi ve THY’nin en büyük rakibi Emirates (K.T.1985) bunu atlatabilecek midir?

Bu konuda ciddi şüphelerim var.

Jumeirah sahili, Marina bölgesi, AVM’ler yeniden dolabilir… İnsanoğlu ne kadar balık hafızalı olsa da para ürkek ve sağlamcıdır.

Madalyonun görünmeyen yüzü; sessizlik kadar gürültüde değiş tokuşlar/el değiştirmeler iklimi. Dubai Hükümeti’nin olumsuz gelişmelere -acımasızca ve ışık hızıyla- yayın ve paylaşım yasağı getirmesi korkutucu ve sarsıcı etki alanlarının gerçekliği olsa gerek. Siyasî dinamikler, ekonomik riskler kadar kaygan.

Quo vadis Dubai?

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fikir Turu’nun editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı ilk kez 19 Mart 2026’da yayımlanmıştır.

  1. 2021’de Sarah Hamouda tarafından kavrulmuş çıtır kadayıf, yoğun Antep fıstığı ezmesi ve tahin karışımıyla doldurulmuş, dışı sütlü veya bitter çikolata kaplı tatlı.
  2. com, erişim tarihi: 10 Mart 2026.
  3. Zweig, Stefan (1995), İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar (Çev. Kasım Eğit), İstanbul: Can Yayını.

Zekeriya Şimşek
Zekeriya Şimşek
Zekeriya Şimşek - 1962, İzmir doğumlu. İşletme eğitimli. Danışmanlık şirketi kurucu ortağı (1992-). DEİK Türkiye-Tanzanya İş Konseyi Kurucu Başkanlığı yaptı (2011). Tanzanya İşbirliği Forumu Kurucusu (2014-). Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek Afrikatürk dergisini projelendirdi ve yayımladı (2019). Afrika Menekşesi öyküsü, Tarık Dursun K. Öykü Ödülü’nde “yayımlanmaya değer” bulundu (2019. Dünya Siyasetinde Afrika adlı akademik kitap serisinin bölüm yazarlarından (2020-2021). Afrika Şiiri’ne dair ülkemizdeki en kapsamlı araştırma-incelemeyi yaptı ve yayımladı (2021). Afrika araştırmaları, öyküleri ve denemeleri Türk Edebiyatı, YeniE, Sözcükler, Notos, Varlık, Edebiyat Ortamı, Edebiyatist, KE dergisi, görüş21.com ve ishakedebiyat.com’da yayımlandı/yayımlanıyor. Afrika üzerine yazıyor, seminerler veriyor ve arada Tanzanya’da yaşıyor. Tanzanya, Kafka ve zeybek en büyük tutkuları. Dünyayı şairlerin kurtaracağına inanıyor.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Son Eklenenler

Dubai dünyanın neresinde?

Dubai gerçekten bir başarı hikâyesi mi, yoksa kırılgan bir vitrinden mi ibaret? Güvenli liman imajı sarsıldı mı? Körfez’deki gerilim bu “parıltılı modeli” kalıcı olarak değiştirebilir mi? Para ürkekse, yatırımcı şimdi ne yapacak? Zekeriya Şimşek yazdı.

Gün geçmiyor ki bir “Dubai güzellemesi” üzerimize boca edilmesin.

Global iş dergisi Forbes 2025 sıralamasıyla dünyanın en zengin on sekizinci şehri. DTÖ-Dünya Turizm Örgütü 2025 verileriyle yirmi milyon ziyaretçi sayısı ile dünyanın en çok turist çeken altıncı şehri. “En pahalı şehirler”, “Geleceğin rekabetçi şehirleri”, “Dünyanın en güvenli şehirleri”, “Yaşanabilecek en iyi şehirler” gibi pazarlama kokulu listelerde hep ön sıralarda…

En son numarası “Dubai çikolatası”1 idi ki İran’ın misillemeleriyle büyü bozuldu!

2004’de kurulan özel ekonomi bölgesi “Dubai Uluslararası Finans Merkezi” (DIFC) sonun başlangıcı olabilecek bir hedef.  Para ürkektir, zor gelir ama çabuk kaçar. Dubai’nin kalbinde, Burj Khalifa ve Downtown Dubai’ye yakın Şeyh Zayed Yolu üzerinde konumlanan merkez, Ortadoğu, Afrika ve Güney Asya coğrafyalarına odaklı global finans platformu. DIFC’yi diğer finans merkezlerinden ayıran en önemli özelliği sahip olduğu bağımsız hukuk sistemi. BAE’nin genel hukuk sisteminden farklı olarak İngiliz hukukuna uyumlu bir yasal çerçeveye sahip; kendi mahkemeleri ve düzenleyici kurumları var. Faaliyet gösteren şirketleri Dubai Finansal Hizmetler Otoritesi (DFSA) denetlerken, ticarî ve malî uyuşmazlıklar DIFC Mahkemeleri tarafından çözümleniyor. DIFC; Goldman Sachs, Citigroup, HSBC, Standard Chartered, JP Morgan ve Morgan Stanley gibi dünyanın en büyük bankaları ve finans kuruluşlarına ev sahipliği yapıyor; bölgede dört binden fazla şirket faaliyet gösterirken çok uluslu on binlerce kişi çalışıyor. Yatırım bankacılığı, varlık yönetimi, sigorta, finansal bilgi teknolojileri ve İslâmî finans alanlarında uzmanlaşmış bir finansal ekosistem.  DIFC yalnızca Dubai ekonomisinin önemli bir parçası değil Körfez sermayesini global piyasalara bağlayan stratejik köprü.

Dubai – Nereden nereye?

Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) devletini oluşturan yedi emirlikten biri olan Dubai Emirliği’nin başşehri ve yarımadanın en “havalı” şehri. Emirlik, BAE’nin en yoğun nüfusuna ve Abu Dabi’den sonra ikinci en geniş yüzölçümüne (4.114 kilometrekare) sahip. Basra Körfezi’nin güneydoğu kıyısındaki bir koyda yer alıyor; dört milyonluk nüfusunun yüzde doksanı yabancı uyruklu (Hintli, Pakistanlı, İranlı, İngiliz, Somalili ve Güney Amerikalı…).

BAE, kanıtlanmış petrol ve doğalgaz rezervi bağlamında dünya altıncısı ve OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) üyesi. Arap Yarımadası’nın güneydoğusunda; Abu Dabi, Dubai, Acman, Füceyre, Resu’l-Hayne, Şârika ve Ümmi’l-Kayveyn emirliklerinden oluşan federal ve parlamenter monarşi devleti.  Devletin dili Arapça, dini İslâm. İş hayatında İngilizce yaygın. İngiltere’den bağımsızlık tarihi, 1971. El Maktum kraliyet ailesi tarafından yönetilmekte.

Dubai, Arapça “kayma” anlamındaki “Yadub/Daba” sözcüğünden evrilmiş. Tarihsel gelişimi içinde bir ara inci ticaretiyle adı özdeşleşmişse de inci ticaretinin çökmesiyle göç vermiş, 2000’ler öncesinin küçük bir balıkçı ve liman kasabası. 1969’da petrol bulunması ve 1971’de yarımadayı himayesinde bulunduran İngiltere’nin çekilmesiyle sil baştan! Dünden bugüne ticaret ve turizm odaklı bir alışveriş şehrine dönüştü. Kasabadan global metropole… Ekonomisi petrol üzerine kurulmuş bir şehirden son derece abartılı inşaat projeleri, marjinal sportif organizasyonlar (rugby, motor sporları, safkan at yarışı, kriket, golf, tenis ve son yıllarda futbol) ve özgün finans ekosistemiyle bir dünya şöhretine…

“Burj Khalifa” (K.T.2010), 830 metre uzunluğuyla açık ara dünyanın en yüksek binası; bir “çöl çiçeği” çeşidi olan ve Dubai’de görülebilen “hymenocallis” soyutlaması olarak üç parçalı ayak üzerine tasarlanmış ve 124. katındaki seyir terasıyla gözde. “Burj Al Arab” (K.T.1999) dünyanın yedi yıldızlı oteli olarak tanımlı, sahilden açıkta yapay ada üzerinde ve köprü bağlantılı; 321 metre yükseklikte “yelken” siluetiyle Dubai’nin ihtişamını Dünyaya duyuran ikonik prestij anıtı.  Bir başka mühendislik harikası “Palmiye Adası/Palm Jumeirah” (K.T.2007); şehrin geçmişini ve geleceğini tek karede sunan “150 metrelik resim çerçevesi” Dubai Frame; ortası boşluk oval formlu (delikli lokma görünümlü) bilinmeyeni ve insanın öğrenme arzusunu simgeleyen Museum of the Future; 72.000 metrekare alanıyla çölün ortasında milyonlarca çiçekle oluşturulmuş ve her yıl yeniden biçim verilerek ziyaretçilerine yepyeni bir görsel şölen sunan Miracle Garden (sadece kasım-mayıs arası açık); 1787’de yapılmış ve bugün şehrin en eski binası olan Al Fahidi Hisarı içinde yer alan Dubai Müzesi; yapay bir kanal etrafına kurulmuş Dubai Marina… Bir “doğapark” geliştirme uğraşıyla hemhâl Dubai’yi çevreleyen Arap Çölü’nde (halk deyişiyle Boş Mahalle) akşam eğlenceli çöl safarisi… 70’e yakın alışveriş merkezi… 1.200‘den fazla mağazası, restoranları, sinema salonları, tema parkları ve içindeki dev akvaryumla ziyaretçilere günlerce sürecek bir deneyim sunan Dubai Mall ile Mall of the Emirates en popüler olanlar… Burj Khalifa ile Dubai Mall arasında konumlandırılmış “Dubai Fountain/Dubai Fıskıyesi” ile 150 metreye kadar fışkıran su jetleri, ışık ve müzik eşliğinde dans ederek adeta büyüleyen dünyanın en büyük koreografik su gösterileri…

Dubai – Dün ve bugün

Dubai’de simgesellik/benzersizlik ve ihtişam hep bir aradadır ve çok ama çok önemlidir.

Bugünkü Dubai; ekonomisi petrol temelli kurulmuş olsa da petrol ve doğal gazdan elde edilen gelir toplam gelirinin beşte biri seviyesindedir. Dubai ekonomisinin gelir kaynakları; (1) Gayrimenkul ve inşaatçılık, (2) Uluslararası ticaret (vergisiz altın ticareti, bilgi ve finans teknolojileri), (3) Antrepoculuk, fuarcılık ve finans merkezi hizmetleri, (4) Turizm. Devlet mekanizmasının, petrole dayalı ekonomiyi uluslararası ticaret tabanlı dönüştürmesi ve çeşitlendirmesi küçümsenmeyecek bir başarıdır.

Dubai emlak sektörü, Emaar, Damac, Binghatti, Dubai, Nakheel, Meraas gibi dev geliştiricilerin hâkim olduğu dinamik bir pazar. Gayrimenkul şirketleri, yoğun olarak Dubai Koyu’nun batı yakasında, Jumeirah sahilinde yerleşiktir. Yabancılar için “freehold/tam mülkiyet” ve “leasehold/uzun dönem kiralama” seçenekleriyle mülk edinmek cazip.

Dubai’nin merkezine otuz beş kilometre mesafedeki Cebel Ali Limanı (K.T.1979), dünyanın en geniş/büyük liman kompleksi ve iş hacmiyle dünya yedincisi. Buradaki Cebel Ali Gümrüksüz Bölge’de (JAFZA) yüzden fazla ülkeden altı bine yakın şirket faaliyet göstermekte. Ortadoğu’nun en büyük kruvaziyer terminalinin de içinde yer aldığı Port Rashid’te bu bölgede.

Bedevî müzikleri eşliğinde her şey güzeldi: Sıcak çöl iklimi. Yıl boyunca neredeyse her gün güneşli. Festivaller ve sanat galerileri kelimenin tam anlamıyla “uluslararası”. Örneklersek; “Dubai Alışveriş Festivali” (DSF), her yıl Aralık sonu-Ocak başı düzenlenen devasa indirimler, drone gösterileri ve etkinliklerle dolu, 4.000’den fazla mağazanın katıldığı dünyanın en uzun soluklu alışveriş festivali. Giyim bakımından bir zorlayıcılık yok. Dubaili erkekler; ayak bileğine kadar inen tunik benzeri, beyaz renkli kumaştan “kandura” giyiyor. Kadınlarsa “abaye” denilen boydan ayak bileği hizasına kadar inen, bedenin neredeyse tamamını örten siyah renkli bir üst giysisi. Devlet, politik ve kültürel hassasiyetleri zedeleyici internet içeriklerini kontrol etmekte. Misyonerlik faaliyetleri, uyuşturucu ve İslâm’a muhalif davranışlar ağır hapis ve/veya sınır dışı edilmekle cezalandırılmakta. Suç oranı çok düşük. Eğitim, sağlık ve medya hizmetleri on numara. Hafta sonu tatili cumartesi/pazar. Domuz eti, tüketimi yasal olmakla birlikte belirli süpermarket ve havalimanlarında sadece gayrimüslimlere satılmakta. Alkol satışı da yasal düzenlemeye tabi olarak sadece gayrimüslimlere yapılmakta; otel bar ve restoranlarında içki servisi serbest. Nargile ve kahve salonları oldukça popüler. Nargilenin adı “huka/şişe”. Dubai’de gece yaşamı kanı kaynatan türden.

“Filistin sorunu bahane, Dubai şahane” mi?

Evet, balon patladı!

Dubai ve çevresindeki ülkeler, İran’a karşı ama ABD-İsrail ittifakıyla can ciğer kuzu sarması. Körfez ülkeleri açısından İran’ın etkisini sınırlamak isteği “duygusal”dır; hani “dini imanı para” diye bir deyim vardır ya, aynen. ABD-İsrail ittifakının İran’a saldırması İran’dan çok Körfez ülkelerini, özellikle Dubai’yi vurmuştur, işte bu yüzden! Arap müttefiklerinin ABD’nin operasyonlarını ibadet edercesine desteklemeleri hastalıklı bir inanç ikliminden öte rahatımız kaçmasın düeti.

İsrail’in Ortadoğu’daki varlığının, ABD tarafından ateş topuna dönüştürülmesi alınyazısından öte bir altyazıydı; “Filistin sorunu bahane, Dubai şahane”.

Dubai’nin yatırımcılara, uzaktan çalışan yüksek vasıflı profesyonellere, turistlere sunduğu güvenlikli ve lüks ortam imajı yıkılmıştır; hem de inşasında birinci dereceden pay/katkı sahibi ABD eliyle!

Dünyanın en yoğun havalimanı2 DXB’de işler kaotik. Uçuşlar ve turistler kuşatmada.

Dubai’nin hâli pürmelâli, kişisel adaletsizlikten/çekememezlikten öte sistemin nasıl çalıştığını gösteren bir vaka niteliği taşıyor; Stefan Zweig3 (1881-1942), uygarlığın, insan doğasının üzerine gerilmiş ince bir kabuktan ibaret olduğunu dile getirir: Uygun şartlar oluştuğunda bu kabuk kırılır ve altından eski, ilkel ve karanlık yüz yeniden görünür. Tarih de bunu doğrular. İnsanlığın hikâyesi yalnızca ilerlemenin, bilimin ve uygarlığın hikâyesi değil aynı zamanda insanın insana uyguladığı şiddetin tarihidir. Doğada, kendi türüne karşı bu ölçekte sistematik ve kitlesel şiddet uygulama yeteneğine sahip başka canlı yoktur! İnsan, kendi hakları için adalet beklentisi içindeyken, kendi çıkarları için başkalarının haklarını ihlal edebilir konumdadır; kötülük bu aralıkta peydahlanıverir.

Günün can alıcı sorusu: Dubai’de yatırım yapmalı mı?

Dün: “Evet, Dubai’de yatırım oldukça mantıklı. Vergi avantajları, yüksek kira getirisi, güçlü altyapısı ve hızla büyüyen ekonomisiyle Dubai, yatırımcılar için güvenli ve kârlı bir pazardır.”

Bugün: “Deli misin?”

Yarın: “Iıııh!”

Ve can alıcı ikinci soru: Dubai nedir?

  • İnsanoğlunun azmi
  • Arap yağı çok bulunca…
  • Hormonlu güzellik/Barbi/Tüketim objesi
  • Arabın yalellisi
  • Hiçbiri.

Gerginlikten istikrarsızlığa… mı?

1990 Körfez Savaşı, 2003 Irak Savaşı, 2008-2009 büyük resesyon dönemlerini burnu kanamadan atlatan Dubai, bu defa imajının yeniden inşasıyla eski Dubai olabilecek midir? Özellikle Dubai emlak piyasası ve “Nasdaq Dubai” ile Burj Khalifa ve The Dubai Mall gibi prestij projelerinin yaratıcısı dünyanın en büyük gayrimenkul geliştirme şirketlerinden Emaar Properties (K.T.1997), global konteyner trafiğinin yüzde onunu yöneten lojistik ve liman işletmeciliği devi DP World (K.T. 2005), altı kıtada yüz kırktan fazla noktaya uçan Ortadoğu’nun en büyük havayolu şirketi ve THY’nin en büyük rakibi Emirates (K.T.1985) bunu atlatabilecek midir?

Bu konuda ciddi şüphelerim var.

Jumeirah sahili, Marina bölgesi, AVM’ler yeniden dolabilir… İnsanoğlu ne kadar balık hafızalı olsa da para ürkek ve sağlamcıdır.

Madalyonun görünmeyen yüzü; sessizlik kadar gürültüde değiş tokuşlar/el değiştirmeler iklimi. Dubai Hükümeti’nin olumsuz gelişmelere -acımasızca ve ışık hızıyla- yayın ve paylaşım yasağı getirmesi korkutucu ve sarsıcı etki alanlarının gerçekliği olsa gerek. Siyasî dinamikler, ekonomik riskler kadar kaygan.

Quo vadis Dubai?

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fikir Turu’nun editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı ilk kez 19 Mart 2026’da yayımlanmıştır.

  1. 2021’de Sarah Hamouda tarafından kavrulmuş çıtır kadayıf, yoğun Antep fıstığı ezmesi ve tahin karışımıyla doldurulmuş, dışı sütlü veya bitter çikolata kaplı tatlı.
  2. com, erişim tarihi: 10 Mart 2026.
  3. Zweig, Stefan (1995), İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar (Çev. Kasım Eğit), İstanbul: Can Yayını.

Zekeriya Şimşek
Zekeriya Şimşek
Zekeriya Şimşek - 1962, İzmir doğumlu. İşletme eğitimli. Danışmanlık şirketi kurucu ortağı (1992-). DEİK Türkiye-Tanzanya İş Konseyi Kurucu Başkanlığı yaptı (2011). Tanzanya İşbirliği Forumu Kurucusu (2014-). Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek Afrikatürk dergisini projelendirdi ve yayımladı (2019). Afrika Menekşesi öyküsü, Tarık Dursun K. Öykü Ödülü’nde “yayımlanmaya değer” bulundu (2019. Dünya Siyasetinde Afrika adlı akademik kitap serisinin bölüm yazarlarından (2020-2021). Afrika Şiiri’ne dair ülkemizdeki en kapsamlı araştırma-incelemeyi yaptı ve yayımladı (2021). Afrika araştırmaları, öyküleri ve denemeleri Türk Edebiyatı, YeniE, Sözcükler, Notos, Varlık, Edebiyat Ortamı, Edebiyatist, KE dergisi, görüş21.com ve ishakedebiyat.com’da yayımlandı/yayımlanıyor. Afrika üzerine yazıyor, seminerler veriyor ve arada Tanzanya’da yaşıyor. Tanzanya, Kafka ve zeybek en büyük tutkuları. Dünyayı şairlerin kurtaracağına inanıyor.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Son Eklenenler

0
Would love your thoughts, please comment.x