Fransa’da kötü okul koşulları ve öğretmen eksikliğine karşı 17 Eylül’de başlayan lise öğrencilerinin protestoları, kısa sürede ülke geneline yayıldı. Öğrenciler aşırı kalabalık sınıflardan öğretmen eksikliğine, eskiyen okul binalarından yetersiz bütçelere kadar uzanan sorunlara dikkat çekiyor. Ancak çoğunlukla barışçıl başlayan eylemlerin bazı kentlerde polisle çatışmalara dönüşmesi, hareketin eğitim taleplerinin ötesinde siyasi bir tartışmaya dönüşmesine yol açtı.
New York Times’tan Lynsey Chutel ile Zane Irwin ve Euronews’ten Estelle Nilsson-Julien imzalarıyla yayımlanan yazılarda protestoların nedenleri, şiddete dönüşen olayların arka planı ve hükümetin tepkisi ele alınıyor.
Yazılardan öne çıkan bölümleri aktarıyoruz:
Liseliler neden sokağa çıktı?
“Fransa’daki protestolar, Paris’in güneydoğu banliyölerinden Créteil’de bir grup öğrencinin öğretmenleriyle birlikte daha fazla kaynak ve personel talebiyle eylem yapmasıyla başladı. 17 Eylül’de başlayan hareket, protesto görüntülerinin sosyal medyada yayılmasıyla hızla ülke geneline yayıldı.
Öğrencilerin şikâyetleri oldukça somut: Aşırı kalabalık sınıflar, öğretmen ve personel eksikliği, eskimiş okul binaları, ağır ders programları ve yetersiz bütçeler. Bazı öğrenciler ayrıca üniversite başvurularında kullanılan devlet platformu Parcoursup’un daha şeffaf hale getirilmesini istiyor.
Paris’in işçi sınıfı banliyölerinden Seine-Saint-Denis’deki Rosa Parks Lisesi öğrencisi 15 yaşındaki Issam Makhloufi, sınıfların yeterince havalandırılmadığını ve pencerelerin neredeyse açılamadığını söylüyor.
Öğrenci birlikleri, taleplerinin yalnızca okul binalarına ilişkin olmadığını, eğitim sisteminin bütünüyle ihmal edildiğini savunuyor. Bir öğrencinin taşıdığı pankarttaki ifade hareketin temel duygusunu özetliyor: “Eğitimimiz yetersiz değil, sadece sesimize kulak verilmiyor.”
Protestolar ne zaman şiddete dönüştü?
Eylemlerin büyük bölümü barışçıl başlasa da bazıları, göstericilerin havai fişek kullanması ve okullarla başka kamu yapılarına saldırmasıyla tırmandı. Yetkililere göre kimi gösterilere sonradan katılan gruplar, havai fişekler ve başka araçlarla polise ve binalara saldırdı.
Fransa Adalet Bakanlığına göre protestolar sırasında [5 Ekim tarihli verilere göre] 5 binden fazla kişi gözaltına alındı ve bunların yüzde 87’si reşit değildi. Resmi verilere göre 170’ten fazla öğrenci, 78 okul çalışanı ve 600’den fazla polis memuru da yaralandı.
Eğitim Bakanı Édouard Geffray, en az 24 okulun yağmalandığını veya ateşe verildiğini açıkladı. Bakanlığa göre yüzlerce okul da güvenlik gerekçesiyle kısmen veya tamamen kapatıldı.
Ancak şiddetin sorumluluğu konusunda tartışma var. Öğretmen sendikası SNALC Başkanı Jean-Rémi Girard, öğrencilerin temel şikâyetlerinin gerçek ve uzun süredir bilinen sorunlara dayandığını, en şiddetli olayların ise çoğunlukla küçük bir grup tarafından çıkarıldığını söylüyor.
Polis müdahalesi neden tartışılıyor?
Protestolardaki şiddet, polisin müdahalesine ilişkin yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi.
Lens kentinde 15 yaşındaki bir öğrencinin polis tarafından kullanılan bir el bombası nedeniyle elini kaybettiği bildirildi. Tours kentinde ise 16 yaşındaki bir öğrencinin bir gözünü kaybetmesinin ardından ailesi polis şiddeti gerekçesiyle şikâyette bulundu. Her iki olay hakkında da soruşturma sürüyor.
Fransa İnsan Hakları Birliği, öğrencilere yönelik polis müdahalelerinde hukuki sınırların ihlal edildiğini savundu. Buna karşılık polis sendikası Alliance Police Nationale’nin ulusal sekreteri Stanislas Gaudon, güvenlik güçlerinin okul çevresinde kamu düzenini korumaya çalıştığını belirtti. Ona göre güç kullanımının tartışılması gereken noktası, müdahalenin gerekli, meşru ve orantılı olup olmadığı.
1968’in tekrarı mı?
Fransa’nın gençlik protestoları ve sokak hareketleri konusunda uzun bir geçmişi bulunuyor. Bunların en ünlüsü, üniversite öğrencilerinin öncülük ettiği ve ülkeyi siyasi bir krizin eşiğine getiren 1968 olayları.
Bugünkü hareket zaman zaman 1968 ile karşılaştırılsa da iki dönem arasında önemli farklar var. Mevcut protestoların başlangıç noktası öncelikle eğitim sistemindeki somut sorunlar. Ancak eylemler büyüdükçe Macron hükümetine yönelik daha geniş bir hoşnutsuzluğun da taşıyıcısı haline geliyor.
Öğretmen sendikaları da Macron döneminin sonunda kamu eğitim sisteminin ciddi biçimde yıprandığını savunuyor. SNES-FSU yöneticisi Sophie Vénétitay, sistemin “her şeyden yoksun” hale geldiğini söylüyor.
Hükümet ne yapıyor?
Hükümet bir yandan şiddet olaylarına sert tepki verirken diğer yandan öğrencilerin taleplerinin bazılarını kabul ediyor.
Adalet Bakanı Gérald Darmanin, savcılara mümkün olan durumlarda cezai soruşturma başlatmaları ve kamu mallarına verilen zararlarda ailelerin sorumluluğunun değerlendirilmesi talimatını verdi.
Eğitim Bakanı Geffray ise hükümetin daha önce açıkladığı bazı yükseköğretim kayıt ücreti artışlarından vazgeçti. Ayrıca okul demokrasisini güçlendirme, öğretmen açığını giderme ve öğrencilerin görüşlerini doğrudan almak amacıyla ulusal bir çevrimiçi anket düzenleme planları açıklandı.
Başbakan Sébastien Lecornu da beş maddelik bir eylem planı duyurdu. Plan; ders iptallerinin önlenmesini, okul binalarının iyileştirilmesini, okul günlerinin yeniden düzenlenmesini ve Parcoursup’un daha şeffaf hale getirilmesini içeriyor.
Öğrenci temsilcileri ise hükümetin önerilerini yeterli bulmuyor. Bir öğrenci birliği sözcüsü bunları “göz boyama” olarak nitelendirdi.
Protestolar siyasallaşıyor mu?
Eylemler büyüdükçe siyaset de hareketin içine girdi. Aşırı sol parti Boyun Eğmeyen Fransa’nın (La France insoumise, LFI) lideri Jean-Luc Mélenchon, öğrencilerin taleplerine açık destek verdi. Ancak eleştirmenleri partiyi gençleri siyasi amaçlarla yönlendirmekle suçluyor.
Mélenchon ise partisinin hareketi desteklediğini, ancak örgütlemediğini ve protestoların şiddetten uzak tutulmasını istediğini söylüyor.
Öğretmen sendikası SNALC Başkanı Jean-Rémi Girard ise protestoların herhangi bir siyasi tarafın aracına dönüşmemesi gerektiği uyarısında bulunuyor. Ona göre öğrencilerin talepleri gerçek; fakat hareketin siyasi bir mücadeleye dönüştürülmesi asıl sorunun çözülmesini zorlaştırabilir.
Öğretmenler neden öğrencilerin yanında?
Öğretmenlerin bir bölümü öğrencilerin taleplerini destekliyor. Çünkü dile getirilen sorunlar doğrudan onların çalışma koşullarını da etkiliyor.
Girard, Fransa’da öğretmenlerin devamsızlıkların yerini doldurmakta giderek daha fazla zorlandığını, sınıfların Avrupa’nın en kalabalıkları arasında bulunduğunu ve sıcak hava dalgalarında dersliklerin yeterince donatılmadığını söylüyor.
Ancak öğretmenler aynı zamanda güvenlik endişesi taşıyor. Bir protesto sırasında bir öğretmene benzin püskürtülmesi, tartışmayı daha da büyüttü. Girard’a göre öğretmenlik mesleğinin cazibesini zaten kaybettiği bir dönemde eğitim çalışanlarının güvenliğinin sağlanamaması, gelecekte personel bulmayı daha da zorlaştırabilir.
Veliler ne düşünüyor?
Velilerin yaklaşımı ise tek biçimli değil. Bazı aileler çocuklarına protestolardan uzak durmalarını söylerken, Fransa’nın en büyük veli örgütlerinden FCPE öğrencilere destek verdi.
Öğrenci Velileri Konseyleri Federasyonu FCPE’nin Başkan Yardımcısı Mustafa Özçelik, velilerin de çocuklarının yaşadığı sorunları paylaştığını belirtiyor: Kalabalık sınıflar, öğretmen eksikliği ve devamsızlıkları, bazı derslerde öğretmen bulma güçlüğü, okul doktorlarının yetersizliği ve yaz aylarında aşırı ısınan sınıflar.
Özçelik’e göre amaç öğrencilerin sonsuza kadar protesto etmesi değil, gerekli güvencelerin verilmesi ve herkesin yeniden okula dönebilmesi. Ona göre öğrenciler de ne zaman eylemi sürdürmeleri ne zaman okula dönmeleri gerektiğine karar verebilecek kadar bilinçli.
Böyle bakıldığında Fransa’daki hareketi yalnızca bir “gençlik isyanı” olarak tanımlamak yetersiz kalıyor. Protestolar, yıllardır biriken eğitim sorunlarını görünür hale getirirken aynı zamanda hükümetin kamu hizmetleri, bütçe politikası ve gençlerle kurduğu ilişki konusunda daha geniş bir hesaplaşmayı da tetikliyor.”
Bu yazı ilk kez 9 Ekim 2026’da yayımlanmıştır.

Yazılarınnın orijinallerine aşağıdaki linklerden erişebilirsiniz:
Euronews – From school blockades to violence: what is driving student protests in France?
The New York Times – What to Know About France’s High School Protests



