Çin’in süper güç planlarına virüs bulaştı

Küresel bir sağlık krizine yol açan koronavirüs salgının uluslararası sistemde köklü değişiklik yapabileceği sıkça dile getiriliyor. Krizde kötü sınav veren ABD ve Avrupa Birliği’nin jeopolitik liderliklerinin gerileceği, salgını kontrol altına aldıktan sonra pandemiden olumsuz etkilenen ülkelere tıbbi malzeme ve personel desteği veren Çin’in ise yeni süper güç olarak yükseleceği dile getiriliyor. Çin’in, 2013’te başlattığı Kuşak ve Yol İnisiyatifi (KYİ) ile salgın sırasında ekonomileri sarsılan gelişmekte olan ülkelerin yaralarını sarabileceği ve dolayısıyla küresel liderlik iddiasını pekiştirebileceği görüşü savunuluyor.

2013 yılında Çin’in başlattığı Kuşak Yol İnisiyatifi, tarihi İpek Yolu’nu canlandırarak, Asya, Afrika ve Avrupa’da birçok ülkenin ekonomik ve siyasi bağlarını güçlendirmek istiyor. Çin üretimi mallara pazar bulmak büyümesi ve ekonomik diplomaside bir yumuşak güç yaratmak amacındaki proje kapsamında, Çin birçok ülkeye altyapı yatırımları gerçekleştiriyor.

Ancak merkezi Atina’da bulunan Uluslararası Ekonomik İlişkiler Enstitüsü Başkanı Planmen Tonchev’e göre COVID-19 salgını, Kuşak Yol İnisiyatifi’ni de Çin’in dünya liderliği planlarını da sekteye uğratmış olabilir.

Tonchev, The Diplomat’ta yayınlanan makalesinde Kuşak Yol İnisiyatifi’nin salgından olumsuz etkileneceğini, kısa vadede Çin’in öncelikleri arasında yer alamayacağını, uzun vadede projenin son bulmasa bile mevcut haliyle sürdürülemeyeceğini savunuyor.

Çin orta gelir tuzağından mı çıkacak yoksa küresel bir süper güç mü olacak?

Tonchev yazısına, COVID-19 salgını sonrasında ekonominin geleceğine ilişkin yapılan projeksiyonlarda ülkelerin yeniden yapılanma için muazzam miktarda kaynağa ihtiyaç duyacağının tahmin edildiğini hatırlatarak başlıyor. Tonchev, gerçekleşmesi en olası bu senaryoya bakıldığında Kuşak ve Yol İnsiyatifi (KYI) hakkında bazı soruların cevaplanması gerekeceğini belirtiyor. Ona göre bu soruların en başında da projenin nasıl finansman edileceği geliyor:

“COVID-19 nedeniyle KYI’de finansman sıkıntısı yaşanabilir. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in duyurduğu projenin lokomotifi şimdiye kadar Çin’di. Ama Çin ekonomisi yavaşlama sinyalleri veriyor. Bu salgın öncesi de böyleydi. Çin Komünist Partisi (ÇKP) liderleri ciddi yapısal zorluklara karşı bir ekonomiyi canlandırmak gibi zor bir görevle karşı karşıya kaldı. Felaketin Wuhan’da ortaya çıkışının üzerinden üç ay geçti. Ülke şimdi kendini toparlıyor gibi görünüyor. Ancak V şeklinde bir toparlanma beklenmiyor. Uzmanlar analizlerinde toparlanmanın daha uzun süreceğini belirtiyor. Çin’in ihracatı ancak ABD ve Avrupa salgından kurtulmaya başladığında patlama yapabilecek. Ülke içinde ise sürekli kötü haberler geliyor. Zaten yoğun biçimde teşviklerle ayakta kalan ekonomiyi canlandırabilecek çok az araç var. Şubat ayında, Çin’de kentsel nüfusta işsizlik yüzde 6,2’ye çıktı. Bu oranda işsizlik uzun zamandır görülmemişti ve üstelik gerçek oran daha da yüksek olabilir. Karantina tedbirlerinden ötürü Çin’de 5 milyon civarında kişinin işini kaybettiği ve bu sayının 2020’nin sonuna kadar 9 milyona çıkacağı tahmin ediliyor. Bu nedenle, Pekin’in önceliği işsizlik oranını düşürmek olacak ve milli geliri 2020 sonuna kadar 2010 yılı seviyesinin iki katına çıkarma hedefini erteleyecekler.”

Tonchev’e göre Çin’de ekonomi bu durumdayken Komünist Parti yönetimi yurt dışı projelere kaynak aktarmaya sıcak bakmayacak.

“COVID-19 salgını, Pekin’in karar vericilerinin ülkenin kendi kalkınmasına odaklanması gerektiğini ortaya çıkardı. Çin, şimdi iki öncelikten birini tercih etmek zorunda: Orta gelir tuzağından mı çıkacak yoksa uluslararası bir süper güç mü olacak? Bu nedenle KYI finansman bulmakta güçlük çekeceği gibi, vatandaşlara satmak zor olacağı için ülke içinde gündeme getirilmeyecektir.”

Çin parasını geri alacak mı?

Tonchev, pandeminin sadece Çin’i değil KYI rotasındaki ülkelerin ekonomilerini sarstığını hatırlatıyor ve Çinli bankaların artık projelere kredi sağlarken daha titiz davranmak zorunda kalacağını ileri sürüyor:

“KYI rotalarındaki ülkelerde gelecek aylarda ve belki de yıllarda, yarım kalan projeler ve iflasların katlanarak artması bekleniyor. KYI ihaleleri alan Çinli şirketlerin koronavirüs salgınından olumsuz etkilendiği ve Çin Kalkınma Bankası’ndan düşük maliyetli finansman ve özel döviz likiditesi kredisi talep ettiği bildiriliyor. Buna karşılık Çinli bankaların giderek daha seçici davranması ve zarara yol açabilecek yeni projelerden uzak durması bekleniyor.”

Şov devam etmeli

COVID-19 salgını paralelinde yaşanan ekonomik krizin Kuşak ve Yol projesini sarsmakla birlikte sonunun getirmeyeceğini belirten Planmen Tonchev, buna karşılık KYI’nin Çin’in öncelikleri arasında gerileyeceğini ve kabuk değiştirmek zorunda kalacağını öne sürüyor:

“İddiaya göre, KYI’nin iki kolu olan Kara İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ile Deniz İpek Yolu, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’nin ilk on öncelik listesinde sekiz ve dokuzuncu sıralarda yer alıyor. İlk üç öncelik ise Çin Komünist Partisi’nin gücünü koruması, ülke bütünlüğünün korunması ve ekonominin büyümesi olarak sıralanıyor. Öyleyse Şi’nin dünya görüşünün, olağanüstü koşullarda ülke içi siyasi ve toplumsal istikrarı KYI’den üstün tutacağını öngörmek mümkün. (…) Ancak tüm bunlar, KYI’nin bittiği anlamına gelmiyor. (…) KYI, Çin’in önde gelen bir küresel güç olarak ortaya çıkışının bir simgesi ve Şi’nin liderlik mirasının en önemli kısmı… Bu yüzden Çin Komünist Partisi tüzüğüne eklendi. (…) Kısa vadede KYI’nin başı belada olacak. Özellikle, 2020 yazında bir dizi KYI projesi askıya alınabilir. Salgın, KYI rotasındaki ülkelerin Çin’den işgücü ve ekipman ithalatını kuruttu. Halen, Sri Lanka, Bangladeş, Endonezya, Nepal ve diğer ülkelerdeki büyük altyapı projeleri salyangoz hızında ilerliyor. Ancak genel kanı bu durumun kısa vadeli bir dalgalanma olduğu yönünde.”

Kuşak ve Yol Projesi değişmeli

Tonchev’e göre orta ve uzun vadede KYI projeleri toparlanabilir. Ancak Çin bankalarından alınan krediler ve Çinli personele dayanan projede kavramsal olarak değişmesi gereken pek çok şey var.

“KYI’nın Çin merkezli doğasının değişmesi kaçınılmaz. Proje bu haliyle Çin bankalarından alınan krediler ve Çinli personele aşırı bağımlı. Ama her şeyden önce KYI’nin kötü bir tasarım olduğu kabul edilmeli. Ancak, her şeyden önce, doğası gereği kavramsal kusurları nedeniyle değişmesi gerekir. Proje, COVID-19 darbesi almadan önce de yanlış kanılar üzerine kurulmuştu ve tasarım hataları taşıyordu.

Her şeyden önce Çinli yetkililer, KYI’nin açık bir tanımını ortaya koymadı. Proje halen bir dizi altyapı projesi ve ikili anlaşmadan ibaret görünüm arz ediyor. Bu iddialı girişim, ilan edilmesinin üzerinden 7 yıl geçmesine rağmen hâlâ bulanık bir vizyona sahip. KYI’nin, kapsamlı bir kavramsal çerçeveye, uluslararası standart ve tutarlı bir uygulama stratejisine ihtiyacı var. KYI’nin tartışmalı hale gelmesi ve birçok ülkede tepkiye neden olmasının nedenlerinden biri de budur.”

Değişim hoşa gitmeyebilir

Çin’in KYI’nin kavramsal çerçevesini değiştirmenin projeden kaynak elde etmeyi uman ulusları memnun etmeyebileceği uyarısında da bulunuyor.

“Altyapıya ihtiyaç duyan gelişmekte olan ülkelerde nakit sıkıntısı had safhadadır. Bu nedenle çok taraflı finansal kurumlar para vermediği veya borç ertelemesinde bulunmadığı takdirde, Çin’den alınan borçlarla yollar, köprüler ve kömür santralleri yapmaktan uzak durabilirler.

Yerel siyasi ve mali sorunlar nedeniyle Çin, artık KYI ortaklarına kredi yağdıramayacaktır. Muhtemelen, Kenya’daki demiryolu projesi veya şu anda Karadağ’da inşa edilen hiçbir yere gitmeyen otoyol gibi kötü tasarlanmış yatırımlara karışmadan önce iki kez düşünecekler. Bundan böyle Çin kamu bankaları “alacaklı tuzağına” düşmemek için daha ihtiyatlı davranacak ve projeleri gereken titizlikle değerlendirdikten sonra kredilendirecektir.”

Stratejik yatırımlar ön plana çıkacak

Planmen Tonchev’e göre Çin, KYI yatırımlarında artık daha stratejik davranacak.

“Çin’in şimdiye kadar sergilediği gelişigüzel inşaat yaklaşımı yerine yeni KYI projeleri muhtemelen daha stratejik olarak seçilecek. Pekin, limanlar ve bitişik alanlarda dünya çapında ekonomik koridorlar, lojistik bölgeleri ve finans merkezleri ağı oluşturmaya yatırım yapıyor. Mısır’ın Süveyş Kanalı Ekonomik Bölgesi ve Sri Lanka’nın Kolombo Liman Kenti bu eğilimi açıkça örneklerken, iddialı Çin-Umman Endüstri Kenti projesinin ise henüz temeli atılmadı.

Ülke içinde sübvansiyonların kesilen Çinli güneş enerjisi üreticileri saldırgan biçimde yurt dışında ihale ararken, enerji yatırımları cazibesini koruyacaktır. Buna ek olarak, 5G ağları gibi karmaşık iletişim projeleri veya pandemi sonrasında afet yönetimi ve uzaktan cerrahi gibi halk sağlığı teknolojilerine odaklanması muhtemeldir. Çin, KYI’yi uluslararası ilişkilerde önemi giderek artan yumuşak güç elde etmek için kullanacaktır. En önemlisi, Çin ordusunun dahil edilmesiyle KYI’nin jeopolitik boyutu, insani ve barışçı bir kamuflaj altında daha çok vurgulanmaya başlanacaktır.”

Son olarak Çin’in süper güç olacağı iddialarına değenin Tonchev, bu iddiaya da kuşkuyla baktığını dile etirdi. Tonchev’e göre “COVID-19 salgını, dünyaya Çin ile ilişkilerine fazla güvenmemeyi” öğretti.

Bu yazı ilk kez 23 Nisan 2020’de yayımlanmıştır.

 

Planmen Tonchev’nın, The Diplomat’ta yayınlanan “COVID-19 sonrası Kemer ve Yol Projesi” başlıklı yazısı Mustafa Alkan tarafından İngilizceden Türkçeye çevrilmiş ve editoryal katkılarla yeniden düzenlenmiştir. Makalenin orijinaline ve tamamına şu linkten ulaşabilirsiniz: https://thediplomat.com/2020/04/the-belt-and-road-after-covid-19/

Fikir Turu

Fikir Turu, yalnızca Türkiye’deki düşünce hayatını değil, dünyanın da ne düşündüğünü, tartıştığını okurlarına aktarmaya çalışıyor. Bu amaçla, İngilizce, Arapça, Rusça ve Çince yazılmış önemli makalelerin belli başlı bölümlerini çevirerek, editoryal katkılarla okuruna sunmaya çalışıyor. Her makalenin orijinal metnine ve değerli çevirmen arkadaşlarımızın bilgilerine makalenin alt kısmındaki notlardan ulaşabilirsiniz.

Yorumu Gör

avatar
Send this to a friend