Jeo-Strateji

4 Mart 2022

Yazdır

“Komedyenden Devlet Başkanı olur mu?” sorusundan cephedeki başkana: Volodimir Zelenskiy

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması ile yeni bir Soğuk Savaş mı başlayacak yoksa Üçüncü Dünya Savaşı mı çıkacak soruları henüz yanıtlanmış değil. Ancak saldırının ve çatışmanın yoğunluğunun artması ile birlikte Ukrayna’da sivil kayıplar da artıyor. Savaşın ne zaman ve nasıl sona ereceği, uluslararası sistemin nereye evirileceği şüphesiz en fazla öne çıkan sorular. Ancak savaşın birinci haftası geride kalırken gidişatı en fazla belirleyen aktör Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve saldırıya karşı takındığı tavrı oldu.

Seçildiği günden beri eski mesleği hatırlatılarak “Komedyenden Devlet Başkanı mı olur?” sorularının muhatabı olan Zelenskiy, Rus saldırısı başladıktan hemen sonra, ABD’nin ülkeden çıkarma teklifine “tahliye edilmeye değil, askerî yardıma ihtiyacım var” yanıtını vererek epey takdir topladı. Savaşın sonu ne olursa olsun, Ukrayna bu savaştan nasıl çıkarsa çıksın, Zelenskiy şimdiden hayatı pahasına teslim olmayan ve Rus yayılmacılığına karşı çıkan lider olarak anılacak.

Hukuk eğitiminden aktörlüğe oradan da seçimlere

Ukrayna’da daha önce herhangi bir kamu görevinde bulunmayan yegâne siyasetçi ülkenin 6. Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy 2019 yılında %73’lük oy oranı ile Devlet Başkanı olarak seçilmişti.

Ukrayna’nın ağırlıklı olarak Rusça konuşulan, ülkenin güneydoğusundaki Dnipropetrovsk bölgesinde, bir metalürji ve demir madenciliği şehri olan Kriviy Rih’de, 1978 yılında doğdu. Yahudi bir aileden geliyor. Büyükbabası Nazilere karşı Sovyet ordusunda savaşmış, ailesinin pek çok üyesi de Holokost’ta yaşamını yitirmiş.1

Hukuk eğitimi aldı ancak hiç avukatlık yapmadı.

Öğrencilik yıllarında tiyatro grubuna katıldı, 1990’ların sonundan itibaren ise televizyon şovlarına katılmaya başladı. 2000’ler boyunca kariyerine medyada devam eden Zelenskiy yazarlık, yönetmenlik ve sunuculuk yaptı.

2000’lerin ortasında ise Ukrayna’da en fazla izlenen televizyon programlarından birinin sunucusu haline geldi. 2015’te daha sonra siyasi partisinin ismi de olacak olan Halkın Hizmetkarı isimli televizyon programı başladı.

Programda, yolsuzlukla mücadele eden ve kabine değişikliğinin ardından Cumhurbaşkanı olarak seçilen dürüst bir tarih öğretmeni karakterini canlandırıyordu.2 2018’de ise Cumhurbaşkanlığı seçimleri için gerçekten aday olacağını açıkladı ve ilk kez siyasete atıldı.

Zelenskiy’i iktidara taşıyan nedenler

2019 yılında 41 yaşındayken Devlet Başkanı olarak seçilen Zelenskiy’nin seçim kampanyası sürecindeki temel vaadi, ülkedeki savaşı bitirmek ve yolsuzlukla mücadele idi.

2019 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde halkın %73’ünden3 destek alan Zelenskiy’nin en yakın rakibi -bir önceki Cumhurbaşkanı- Petro Poroşenko’nun oy oranı ise %25 ile sınırlı kalmıştı.

Ukrayna’da seçmenler daha önce 2015’te seçilen ve çoğu kez siyasi elitin temsilcisi olarak görülen Poroşenko ile Zelenskiy arasında Zelenskiy’i tercih ettiler. Seçimlerden önce kampanyalar süresince yapılan kamuoyu yoklamalarının da ortaya koyduğu gibi, Ukrayna halkı, Donbass bölgesinde barışın tesisi ve ülkenin içinde bulunduğu koşullarda radikal değişim / dönüşüm talebiyle halihazırdaki yönetime değil, alternatifi olarak Zelenskiy’e destek verdiler.

Yeni Cumhurbaşkanı’nın önünde daha önceki dönemlerden devraldığı ekonomik kırılganlıklara ek olarak -tarihte hiç olmadığı kadar zaruri biçimde- Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün sağlanması, egemenliğinin güçlendirilmesi, Ukrayna milliyetçiliği üzerinden inşa edilen ulusal kimliğin yanı sıra Rus etnik azınlığı ya da Rusça konuşan kesimleri de içerecek şekilde toplumsal bütünlüğün sağlanması öne çıkan konulardı.

Tüm bunlar bir arada düşünüldüğünde aslında Devlet Başkanı’nın masasında, halkın acilen çözülmesini beklediği ancak kısa sürede yol alınması son derece güç konular bulunmaktaydı.

Ukrayna halkının yolsuzluklarla mücadele arayışı ve Zelenskiy

Ukrayna halkının 2000’lerin ortasından bu yana Batı ile entegrasyon politikalarına verdiği desteğin arkasında yatan neden, iyi yönetilme talebi, şeffaflık, yolsuzlukla mücadele idi.

1994’te Ukrayna’da seçilen ilk Cumhurbaşkanı’ndan bu yana göreve gelen her liderin gündeminde yolsuzlukla mücadele olagelmiştir. Bu, Ukrayna ekonomisinin neredeyse ayrılmaz bir parçası haline gelmiş olan yolsuzluğun boyutunu gösterir.

Ne var ki yine 1990’ların başından bu yana Ukrayna’da halk, yolsuzlukla başarılı bir şekilde mücadele edilmediği için, her seçim döneminde, yeni bir adayın aynı vaadi yerine getirmesi umuduyla o adaya yönelmiştir.

Mayıs 2019’da yapılan seçimlerde ilk turda seçilen Zelenskiy’nin göreve başlamadan önce Parlamento’da yaptığı konuşma da, bu bağlamda, önemli bir mesaj içermekteydi.

Çiçeği burnunda Cumhurbaşkanı kamu görevlilerinin odalarına kendisinin fotoğraflarını değil çocuklarının fotoğraflarını asmalarını ve karar alacakları zaman çocuklarının gözlerine bakmalarını söylemişti. Ülkede SSCB’nin dağılmasının ardından süregelen yolsuzluk, siyaset ile kol kola hareket eden oligarkların varlığı göz önünde bulundurulduğunda bu konuşmanın anlamı daha iyi anlaşılacaktır.

Göreve gelirken ülkenin bulunduğu olağanüstü koşullar nedeniyle Zelenskiy’nin önceliği bir yandan yolsuzlukla mücadele diğer yandan ise Rus ayrılıkçıların kontrolü altında bulunan Donbass bölgesindeki çatışmanın durdurulması ve savaşın sona erdirilmesi olmuştu.

Ancak seçilmesinin hemen ardından uygulamaya bakıldığında, yolsuzlukla mücadelede beklenen adımların atılmadığı görüldü, reformist olarak değerlendirilen başbakan ve kabinesi görevden alındı, yargıda suça bulaşmış kişilerin peşine düşen başsavcı görevden alındı, Merkez Bankası Başkanı’nın istifasına giden süreç yaşandı.

Tüm bu gelişmeler üzerine Zelenskiy’nin ülkede çözülemeyen sorunların sorumluluğunu görevden aldığı bakanlara yüklediği eleştirileri başladı. Kimilerine göre Zelenskiy söz konusu görevden almalar ile düşen kamuoyu desteğinin faturasını başkalarına kesiyordu.4

Öte yandan Ukrayna siyasetinde tarih boyunca ekonomik reformların hayata geçirilmesini engelleyen grup olarak öne çıkan oligarkların yeniden siyasette etkili olduklarına dair inancı da kuvvetlendirdi.

Zelenskiy de başaramadı

Ortaya çıkan bu durum Ukrayna halkı açısından yeni olmamakla birlikte, Ukrayna siyasetinde ekonomik-siyasi ilişkiler sarmalının yerleşikliğini bir kez daha göstermesi bakımından da ilginçtir. Tam da bu nedenle Nisan 2019’da %73’lük oy ı ile seçilen Cumhurbaşkanı Zelenskiy’ye verilen destek bir yılın ardından %38’e düşmüştü.

2020 yılı yazında Zelenskiy’nin isminin de Yuşçenko ve Poroşenko gibi Batı ile entegrasyon söylemi ile iktidara gelip bu yolda bir arpa boyu yol gidilemediğinden bir seçim döneminin ardından siyasi hayatı sona eren liderler listesine eklenmesi riski doğduğu yazılmaya başlanmıştı.

Ancak Zelenskiy’nin yavaşlattığı reform süreçleri yalnızca Ukrayna halkının değil, dış politikada öncelediği Avrupa Birliği ve diğer Batılı ülkeler ile ilişkiler bakımından da kritik önemde olduğunu hatırlatmak gerekir.

2019’dan bu yana Ukrayna’nın gündeminde değişen kabine, göreve gelen-istifa eden bakanlar, yolsuzlukla mücadeledeki tıkanıklık ve elbette ülkenin doğusundaki çatışma hali vardı. 2020-2021 yıllarında bu konulara ek olarak tüm dünyada olduğu gibi Ukrayna’da da pandeminin etkisi ve pandemi ile mücadele öne çıktı.

Ancak 2021 yılı sonundan itibaren Rusya’nın Ukrayna sınırına askerî birliklerini yığması ile birlikte Ukrayna’da da gündem daha ziyade Rusya’nın olası saldırısı oldu.

Zelenskiy ise her ne kadar başta ikircikli mesajlar vererek uluslararası kamuoyunun eleştirilerine maruz kaldıysa da çatışmanın yoğunlaşması ve ABD’nin tahliye talebini reddedip ülkesinde hatta bizatihi alanda kalması, “komedyen” söylemini, ülkesinin bekasını kendi hayatından üstün tutan Devlet Başkanı imajına evirdi.

Zelenskiy’nin Ukrayna’da kalma tercihi, başkent Kiev’in yoğun saldırı altında olduğu ve Rusya’nın Ukrayna hükümet değişikliği hedeflediği iddiaları da göz önünde bulundurulduğunda, daha iyi anlaşılacaktır.

Zelenskiy’in sırrı

44 yaşındaki Zelenskiy, eski nesil liderlerden farklı olarak sosyal medya hesaplarını aktif olarak kullanıyor. Bunu hem 2019 yılındaki seçim kampanyası döneminde hem de geçtiğimiz hafta Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı savaş sırasında gözlemlemek mümkün oldu.

Üstelik Zelenskiy, kendi halkına yönelik Ukraynaca, Rus halkına seslenirken Rusça, batılı kamuoyuna ise İngilizce sesleniyor. Serhat Güvenç hocanın yazdığı gibi “stratejik açıdan post-modern savaşlarda kamuoyu da bir sıklet merkezi ve bu cephenin Rusya’nın şu anda yumuşak karnını oluşturduğu görülüyor.

Zelenskiy’nin direnişe kararlı olduğu mesajları yayıldıkça, Rusya için işgalin maliyeti yükseliyor. Stratejik iletişim cephesindeki bu durum, işgalin uzaması durumunda çok daha belirleyici bir boyut kazanabilir.”5

Genç politikacı, siyasetin dolambaçlı dilini, klişelerini, tarihi söylemini kullanmıyor. Elindeki cep telefonuyla hiçbir aracı, sözcü, vs. olmadan insanlara direkt ulaşıyor. Bu da onu farklılaştırıyor.

Zor gündem

Özetle, seçildiğinde Zelenskiy, ülkede farklı kesimlerin desteğini almıştı. Tabii bu aynı zamanda halkın diğer siyasi aktörleri cezalandırdığı ve aslında seçtikleri lidere pek çok konuda büyük umutlar beslediklerini de gösteriyordu.

Farklı kesimlerden oy almak, uzlaşması zor siyasetler arasında bir orta yol da bulmak demek olacaktı. Bu bakımdan Zelenskiy’nin gündemi en baştan beri kolay değildi: Savaşı bitirmek; hem Ukrayna milliyetçilerinin hem de ülkedeki Rus etnik nüfus ile Rusça konuşan kesimin varlığını kabul ve gerekli siyasetleri uygulamak; hem Batı ile entegrasyon politikalarını sürdürmek; hem de ülke içinde toplumsal harmoniyi yakalayıp farklı talepleri karşılamaya çalışmak.

Öte yandan Ukrayna siyasetinde fazlaca güç sahibi olmuş oligarkların sistemdeki etkilerini azaltmak da bir başka zorlu görev idi. Cumhurbaşkanlığı seçimlerini parlamento seçimleri izledi. Reformlar beklenildiği hızda ilerleyince kimi zaman kabine değişikliği kimi zamanlarda ise kritik bakanlıklardaki görev değişimleri kaçınılmaz oldu. Nihayetinde hedeflenen değişim/ dönüşüm beklenen hızda ve kolaylıkta olmadı. İç siyasete dair tüm bu gelişmeler Rusya’nın askerî operasyonu başlatması ve Ukrayna’da ülke genelinde yurt savunmasına başlaması ile ikincil hal aldı.

Savaşın başlaması ile faturayı Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e yükleyenler “komedyenden devlet başkanı olur mu?” sorularını yüksek sesle sormaya başladılar. Savaşın ne zaman ve ne şekilde sonuçlanacağı henüz belli değil, Ukrayna’nın bundan sonraki sınırları ve siyasi yapısına dair öngörüde bulunmak zor ancak Zelenskiy Ukrayna tarihinin kırılma noktalarından biri olan bu dönemde, Rus saldırısına direnen ve belki de hayatı pahasına ülkesinde kalan lider olarak anılacak.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fikir Turu’nun editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı ilk kez 4 Mart 2022’de yayımlanmıştır.

  1. https://apnews.com/article/russia-ukraine-volodymyr-zelenskyy-kyiv-poland-europe-c270027c825e009ed66988bb98a3476e
  2. Olga Burlyuk, Balázs Jarábik, Denys Kiryukhin, Konstantin Skorkin, “Zelenskiy’s Landslide in Ukraine: What Does It Mean?” 22 Nisan 2019, Carnegie Endowement, https://carnegieendowment.org/2019/04/22/zelenskiy-s-landslide-in-ukraine-what-does-it-mean-pub-78951
  3. 43 milyonluk nüfusla Ukrayna’da kayıtlı 30 milyon seçmen var. Bu seçmenlerin yaklaşık 5 bilyonunun Rusya tarafından ilhak edilen Kırım ile 2014’ten Şubat 2022’ye kadar Rus yanlısı ayrılıkçıların kontrolünde olan Donbass bölgesinde yaşadığı ve bu nedenle de 2014 yılından bu yana seçimlerde oy kullan(a)madığı biliniyor.
  4. Steven Pifer, “Ukraine’s Zelenskiy ran on a reform platform- Is he delivering?”, Brookings, 22 Temmuz 2020, https://www.brookings.edu/blog/order-from-chaos/2020/07/22/ukraines-zelenskiy-ran-on-a-reform-platform-is-he-delivering/; Gwendolyn Sasse, “President Zelenskiy Gambles With Government Reset”, Carnegie Endowement, 10 Mart 2020, https://carnegieeurope.eu/strategiceurope/81247
  5. Serhat Güvenç, “İlk 48 Saat”, Medyascope, 27 Şubat 2022, https://medyascope.tv/2022/02/27/serhat-guvenc-yazdi-ilk-48-saat/

Habibe Özdal

Dr. Habibe Özdal - İstanbul Okan Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Uluslararası İlişkileri Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapan Dr. Habibe Özdal Lisans derecesini Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden, Yüksek Lisans derecesini London Metropolitan Üniversitesi İnsan Hakları ve Sosyal Adalet Bölümü’nden, Doktora derecesini ise Anakara Üniversitesi SBE’de Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden almıştır. Doktora tezi “Rus Dış Politikasında Ukrayna” başlığı ile 2016 yılında kitaplaştırılan Özdal çalışmalarında Rus dış politikası, Türkiye-Rusya ilişkileri, Avrasya’da siyaset alanlarına yoğunlaşmaktadır. Özdal ayrıca Dış Politikada Kadınlar (DPK) İnisiyatifi üyesidir.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x
Send this to a friend