Gelecek uzayda

İkinci Dünya Savaşı sonrası Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Rusya arasında başlayan ve uzun yıllar devam eden uzay yarışı bugün sahip olduğumuz uzay teknolojilerinin çıkış noktasıydı. 21. yüzyılda ise uzaydaki aktör sayısı arttı ve uzay özellikle şirketlerin faaliyet yeri haline geldi. Bu da uzaydaki rekabeti arttırırken fiyatları düşürdü.

Hindistan ve Çin ise yakın zamanda ilkleri başardı. 2023 yılı verilerine göre uzaya en çok yatırım yapan ülkeler sıralamasında ABD (73 milyar dolar), Çin (14 milyar dolar), Japonya (4,6 milyar dolar), Fransa (3,4 milyar dolar) ve Rusya (3,4 milyar dolar) ilk beşte yer alıyor. Onları sırasıyla Avrupa Birliği, Almanya, İtalya ve Hindistan takip ediyor.

Türkiye’nin ise uzay programları için yaptığı harcamaların 320 milyon dolara ulaştığı görülüyor. 2023 yılındaki Dünya geneli toplam uzay yatırımı ise geçen yıla kıyasla %15 artarak 117 milyar dolara ulaştı.[1]

Ay’a yumuşak iniş yapabilen üçüncü ülke olan Çin 2019 yılında hiçbir ülkenin yapmadığını başararak, Ay’ın arka yüzüne inerek bunu gerçekleştirdi.[2] Çin’in üç ana modülden oluşan Tiangong isimli uzay istasyonu ise geçen yıl tam kapasite çalışmaya başladı.

Hindistan Ay’a yumuşak iniş yapabilen dördüncü ve Ay’ın güney kutbuna yakın bir bölgeye inebilen ilk ülke oldu. Hindistan’dan birkaç gün önce benzer bir bölgeye inmeyi deneyen Rus Luna 25 isimli uzay aracı başarısız oldu ve Ay yüzeyine düştü.

Uluslararası Uzay İstasyonu’nun (ISS) en büyük paydaşlarından biri olan Rusya Ukrayna ile devam eden savaş nedeniyle birçok uluslararası projeden el çektirildi veya ayrıldı. Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki geleceği ise belirsizliğini koruyor. Uluslararası Uzay İstasyonu’nun 2035-2040 yılları arasında kontrollü bir şekilde okyanusa düşürülmesi planlanıyor. 2050 yılına kadar yapılması planlanan çok uluslu yeni bir uzay istasyonu bu kez Ay etrafında bir yörüngede inşa edilecek.

Ay’a insanlı dönüş

ABD ve Rusya arasındaki uzay yarışının bir sonucu olan ve 1969 – 1972 yılları arasında gerçekleştirilen Apollo misyonu kapsamında 6 başarılı görev sonucunda Ay yüzeyinde 12 kişi yürüdü.

İnsanoğlu 2030 yılından önce tekrar Ay’a ayak basmayı hedefliyor. İnsanlığı tekrar Ay’a taşıyacak olan projenin adı Artemis. Proje sahibi NASA olmak üzere Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Kanada Uzay Ajansı (CSA) ve Japonya Uzay Ajansı (JAXA) projenin diğer paydaşları.

Projenin ilk görevi olan Artemis I 2022 yılında başarılı bir şekilde gerçekleştirildi. Artemis projesi için geliştirilen The Space Launch System (SLS) roketinin taşıdığı Orion kapsülü Ay etrafında iki tur attıktan sonra başarılı bir şekilde Dünya’ya döndü.

Artemis I görevi esnasında Orion kapsülünde insan yoktu. Artemis II görevinde ise dört astronot Orion kapsülüyle Ay’a yolculuk yapacak ve Ay etrafında bir tur attıktan sonra Dünya’ya geri dönecek. Artemis II uçuşunun 2024 Kasım ayında yapılması planlanıyordu ancak Orion kapsülünde fark edilen bir sorun nedeniyle uçuşun 2025 Eylül ayından önce yapılamayacağı açıklandı. İnsanoğlunu tekrar Ay yüzeyine taşıyacak olan Artemis III görevinin ise Eylül 2026’dan önce olması beklenmiyor.

Artemis projesinin ileri aşamalarında ise önce Ay etrafında küçük kapasiteli bir uzay istasyonu daha sonra ise Ay yüzeyinde kapalı yaşam alanları kurulması planlanıyor. Artemis projesi için harcanan toplam bütçe 2023 yılı sonu itibarıyla 93 milyar dolara ulaştı.

Diğer yandan Ay’a üs kurmayı planlayan tek proje Artemis değil. Hindistan, Çin ve Rusya’nın da Ay yüzeyinde üs kurma planları var.

Elon Musk ve Jeff Bezos’un uzay çalışmaları

Artemis projesinin iki büyük dış bileşeni bulunuyor: Elon Musk’ın SpaceX ve Jeff Bezos’un Blue Origin şirketleri.

SpaceX, Artemis III görevinde astronotları Ay yüzeyine taşıyacak sistemi tasarlamakla görevlendirildi. SpaceX bu amaçla dünyanın en güçlü roketi olan ve iki modülden oluşan Starship isimli fırlatma aracını geliştiriyor. Ancak 2023 yılında gerçekleştirdiği iki uçuş denemesi başarısız oldu. Yeni uçuş denemesinin ise şubat ayında yapılması planlanıyor.

Blue Origin firması ise daha sonraki Artemis görevlerinde Ay yörüngesinden Ay yüzeyine NASA astronotlarını taşıyacak iniş sistemini tasarlama projesini aldı.

Ay ticarete açıldı

8 Ocak 2023 tarihinde ilk kez bir özel şirket Ay’a yumuşak iniş denemesi için Peregrine Mission One isimli uzay aracını Ay’a gönderdi. Ancak fırlatılıştan kısa bir süre sonra uzay aracının itki sistemlerinde sorun olduğu anlaşıldı.Son güncellemelere göre uzay aracı Dünya’ya yönelmiş durumda ve atmosferimize girip yanıp kül olacak. Ancak ilgili şirket yakın bir tarihte birkaç deneme daha yapacak.

23 Şubat 2024’te Ay’a yumuşak iniş denenecekti. Bu ilk denemenin başarısızlığından bağımsız olarak bu projenin bize gösterdiği en önemli şey Ay’ın artık ticarete açılmış olduğu gerçeğidir.

Ülkemizin de taraf olduğu 1967 tarihli Dış Uzay Antlaşması Dünya dışındaki gök cisimlerini her ülkenin ortak malı olarak tanımlasa da araştırma ve bilimsel amaçlı uzay görevlerine engel koyan bir hüküm içermiyor. Bu tür araştırmalar özel şirketlerle daha hızlı ve ucuz gerçekleştirildiği için Ay’da kolonileşen ilk organizasyonlar devletlerin uzay ajansları değil de özel şirketler olabilir. Zaten NASA dahil birçok yüksek bütçeli uzay ajansı uzay görevlerinin birçok aşamasında özel şirketlerle çalışıyor.

Uzay turizmi başladı, uzay otelleri çağı ise yakın

Çoğunluğu ABD tabanlı birçok şirket ticari bir uzay istasyonu kurmayı hedefliyor. Uzay turizmi Virgin Galactic ve Blue Origin’in ilk ticari uçuşları ile 2021 yılında başlamıştı.

Fiyatı birkaç yüz bin dolar ile milyon dolar arasında değişen uzay seyahati biletleri parası olan herkes için hazır. Buna ilave olarak bazı özel şirketler uzayda oteller, bir başka ifadeyle ticari uzay istasyonları inşa etmeyi planlıyor.

Gezegen savunması ve uzay madenciliği

Asteroitler Güneş sisteminin erken zamanlarından kalan milyarlarca yıllık örnekler oldukları için gezegen oluşumu ve canlılığın başlangıcı gibi konularda eşsiz bilgiler sunar. Ayrıca asteroitler yüksek teknoloji ürünlerde kullanılan nadir elementlerin doğal birer kaynağı olarak görülüyor. Tüm bu avantajlarının aksine gezegenimiz için de ciddi bir tehdit olabilirler. Yaklaşık 65 milyon yıl önce olduğu gibi.[3] Yaklaşık 65 milyon yıl önce çapı ortalama 15 km olduğu düşünülen dev bir asteroit Meksika’nın Yucatan Yarımadası’na düştü. Çarpma sonucu ortaya çıkan toz bulutu birkaç yıl boyunca tüm gezegeni kapladı. Dünya ormanlarının büyük bir çoğunluğu yandı, kara ve deniz canlılarının ise %75’i yok oldu.

Double Asteroid Redirection Test veya kısa adıyla DART isimli proje kapsamında bir asteroit çiftine uzay aracı gönderildi. Uzay aracı, Didymos ve Dimorphos isimli bu asteroit çiftinin küçük üyesi olan Dimorphos’a 26 Eylül 2022’de saatte 23 bin km hızla çarptırıldı. Başarılı çarpma sonucunda Dimorphos yörünge dönemi 32 dakika kısaldı. Bu gibi testler sonucunda elde edilen bilgiler gezegenimizi olası bir asteroit tehdidinden korumak için hayati önem taşıyor.

Japonya Uzay Ajansı, ikinci nesil uzay aracı Hayabusa2 ile Ryugu asteroidine temas ederek aldığı örneği 6 Aralık 2020’de Dünya’ya getirdi.  Son olarak, NASA’nın OSIRIS-REx uzay aracı Bennu asteroidinden aldığı örneği 24 Eylül 2023’de Dünya’ya ulaştırdı. Her iki uzay aracı da hedeflerindeki yeni asteroitleri incelemek için yola çıktı.

Dünya dışı yaşam

 Eski adıyla Tanımlanamayan Uçan Cisim (UFO) ve yeni adıyla Tanımlanamayan Hava Olayları (UAP) popüler kültürde ‘Dünya dışı zeki yaşam’ anlamına gelir. Ancak bugüne kadar kaydedilen hiçbir UAP olayının nedeni Dünya dışı ileri bir uygarlık değil.

NASA tarafından UAP olaylarının bilimsel bir metodolojiyle araştırılması için uzman bir ekip oluşturuldu. Ekip önemli olayları inceledi ve yayınladığı raporda bu tarz olayların kaynağının anlaşılabilmesi için yeni gözlem araçlarının ve analiz tekniklerinin geliştirilmesi gerektiği sonucuna vardı. Nitekim veri yetersizliği nedeniyle bazı UAP olaylarının nedeni anlaşılamadı.

Elbete Dünya dışı yaşam arayışı devam ediyor. Transiting Exoplanet Survey Satellite (TESS) ve James Webb Uzay Teleskobu (JWST) en yakını trilyonlarca km uzaklıkta olan yıldızların etrafında dolanan ötegezegenleri[4] keşfediyor ve bu gezegenlerin atmosferlerini inceliyor.

Güneş sisteminde Dünya dışında yaşam olabilecek birkaç özel gök cismi bulunuyor. Jüpiter’in uydusu Europa ve Satürn’ün uyduları Titan ve Enceladus bu ilginç uydulardan bazıları. Avrupa Uzay Ajansı’na (ESA) ait JUICE isimli uzay aracı Jüpiter’in buzlu uydularını incelemek için yola çıktı.

NASA’nın Europa Clipper uzay aracı ise bu sene yola çıkacak ve bu ilginç doğal uydunun yüzeyinden uzaya savrulan gayzer yapılarını inceleyecek.

Son yıllarda bu anlamda ciddi keşifler yapıldı. Enceladus uydusunda fosfor, Europa’da ise karbon kaynağı keşfedildi. Dünya okyanuslarında bulunan bir çeşit alg olan fitoplanktonlar tarafından üretilen dimetil sülfür ise 120 ışık yılı ötedeki bir ötegezegenin atmosferinde keşfedildi. Dünya’da sadece canlılık kaynaklı olan bu bileşiğin bir ötegezegende bulunması orada canlı olabileceğine işaret ediyor.

Türkiye ve uzay

2018 yılında kurulan Türkiye Uzay Ajansı 17 Ocak 2024’de ülkemizin ilk astronotunu uzaya gönderiyor. Ay’a ilk sert iniş denemesinin de birkaç yıl içerisinde gerçekleştirmesi planlanıyor. Bu senenin ikinci yarısında ise yeni nesil iletişim uydumuz Türksat 6A fırlatılacak.

Elbette Ay etrafında yapılması planlanan yeni uluslararası uzay istasyonu için de girişimlerde bulunulmalı ve o istasyona dahil olmalıyız.

4 metrelik ayna çapındaki Türkiye’nin en büyük optik ve ilk kızılöte teleskobuna ev sahipliği yapan Doğu Anadolu Gözlemevi’nin (DAG) birkaç ay içerisinde ilk ışığı alması planlanıyor. Erzurum’da bulunan bu teleskop ülkemizdeki astronomi çalışmalarını bir üst seviyeye çıkaracak.

Sonuç olarak, uzay fethedilmesi gereken yeni cephe. Bu cephenin fethi bilim ve teknolojide sürekli ilerlemekle mümkün. Dünya’da dolaşımda olan paranın %75’i uzayda lider olan ülkelerin elinde. Uzay, inovasyon ve uzun vadede ekonomik güç demek.

Uzay yarışında bugün alınan kararlar bir ülkenin gelecek 50 yılını belirler. Uzayda lider olan Dünya’nın lideridir. Gelecek uzayda!

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fikir Turu’nun editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı ilk kez 15 Ocak 2024’te yayımlanmıştır.

[1] https://www.euroconsult-ec.com/press-release/new-historic-high-for-government-space-spending-mostly-driven-by-defense-expenditures/

[2] Sanıldığının aksine Ay’ın arka yüzü ‘karanlık’ değildir. Orası da güneş ışığı alır. Nitekim Ay hem kendi ekseni etrafında döner hem de Dünya etrafında dolanır. Örneğin Ay yeniay evresindeyken bize dönük yüzü karanlıkta kalırken arka yüzü güneş ışığı almaktadır.

[3] Assessments of the energy, mass, and size of the Chicxulub Impactor, Hector Javier Durand-Manterola, Guadalupe Cordero-Tercero, arXiv:1403.6391

[4] Güneş sistemi dışında başka yıldızlar etrafında dolanan gezegenlere ötegezegen denir. Diğer yandan yıldızsız ötegezegenler de vardır. İlk ötegezegenler 1992 yılında keşfedilmiştir. 2024 Ocak itibarıyla keşfedilen ötegezegen sayısı 5.550’nin üzerindedir. Sadece galaksimizde 1 trilyon ötegezegen olabilir.

Selçuk Topal

Doç. Dr. Selçuk TOPAL - Astrofizikçi, Popüler Bilim Yazarı, Konuşmacı Lisans ve yüksek lisans öğrenimini Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü’nde tamamladı. Oxford Üniversitesi Astrofizik Bölümü’nde doktora derecesini almıştır. Dış galaksilerde moleküler gaz gözlem ve analizi, gaz kinematiği ve galaksi evrimi alanlarında çalışmalar yapmaktadır. Doktora süresince bir yıl kadar Nagoya Üniversitesi Astronomi Bölümü’nde ziyaretçi araştırmacı olarak bulunmuştur. Doktora çalışmalarının ilki Association of British Turkish Academics tarafından doğa bilimleri alanında Mansiyon ödülüne layık görülmüştür. Uzmanlık alanında birçok uluslararası makale ve bildirisi bulunan Topal Kaostan Kozmosa Evrenin Hikayesi isimli popüler bilim ve astronomi kitabının da yazarıdır. Topal’ın ayrıca felsefe alanında lisans derecesi bulunmaktadır. Uzay ve bilimi ilgilenen herkese en doğru ve en ilgi çekici şekilde ulaştırmayı hedefleyen ve alanında ülkemizdeki en büyük bireysel sosyal sorumluluk projesi olan Gelecek Uzayda projesini 2013 yılında başlatan Topal 2023 sonunda toplamda iki yüz binden fazla gencimize seminerler vermiş, 36 şehrimizi bizzat ziyaret etmiş, 150’yi aşkın popüler bilim makalesi kaleme almış, 100'ün üzerinde televizyon programına katılmış ve 200’ü aşkın eğitici video ve sesli yayın içeriği üretmiştir. Uluslararası Astronomi Birliği tarafından 2019 yılında düzenlenen 100. yıl etkinliklerinde kendi kategorisinde birincilik ödülü kazanan Gelecek Uzayda projesi çalışmalarına devam etmektedir. Topal’ın The Royal Astronomical Society, International Astronomical Union, European Astronomical Society ve Oxford Union üyelikleri bulunmaktadır. Giresun doğumlu olan Doç. Dr. Selçuk Topal evli ve iki çocuk (Uzay ve Venüs) babasıdır. Topal’ın tüm akademik çalışmaları ve bilim-toplum etkinlikleri hakkındaki detaylı bilgilere www.astronomselcuk.com web adresinden ulaşılabilir.

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
Send this to a friend