Gagauzya’nın özerkliği tehlikede: Ortodoks Türkleri ne bekliyor?

Rusya ile Batı’nın arasında yeni çekişme alanı Moldova mı? Batı yanlısı Moldova yönetimi Gagauz Özerk Bölgesi’nin yetkilerini neden sınırladı? Gagauzya’nın özerkliğini kazanmasında rolü olan Türkiye’den beklenen ne? Dr. Ümit Nazmi Hazır yazdı.

Rusya-Ukrayna savaşı Avrupa’nın güvenlik mimarisini ve fay hatlarını derinden etkiledi. Bundan en çok etkilenen bölgelerden birisi Moldova. Ukrayna savaşının başlamasından sonra Batıcı ve Rusya karşıtı çizgideki Cumhurbaşkanı Maia Sandu liderliğindeki Moldova, Batı ile bütünleşme politikalarını hızlandırmaya başladı ve Moldova’daki iki sorunlu ve Rusya yanlısı bölgeler olan Transdinyester ve Gagauzya’nın statüsü de yeniden gündeme gelmeye başladı.

Temmuz ayında Moldova Anayasa Mahkemesi’nin Gagauz Özerk Bölgesi’nin yetkilerini sınırlandıran kararı, başkent Kişinev açısından yeni bir dönemin başlangıcına işaret ediyor. Bu karar Kişinev, Gagauzya’nın özerkliğini tamamen ortadan kaldırmak mı istiyor sorusunu akla getiriyor.

2016 yılında Moldova’ya ve sorunlu bölgeleri olan Transdinyester ile Gagauzya’ya gitmiş ve o zamandan beri bölgedeki gelişmeleri yakinen takip eden birisi olarak yazımda bu soruya cevap arayacağım.

Gagauzlar kimdir?

Meseleyi daha iyi anlayabilmek için ilk önce Gagauzların kim olduğuna kısaca değinmek gerekiyor. Gagauzlar, Ortodoks Hıristiyanlık inancına mensup ve Moldova Cumhuriyeti’ne bağlı Gagauz Özerk Yeri’nde yaşayan bir Türk halkıdır.

Gagauzya, Moldova’da Transdinyester ile birlikte iki özerk bölgeden birisi. Fakat Rus askerinin ve kontrolünün bulunduğu Transdinyester’den farklı olarak Gagauzya’da Rus askeri bulunmuyor.

Gagauzya’nın nüfusu 150-200 bin civarında.

Gagaguzya nasıl özerklik kazandı?

1980 sonrası Gagauzlar için kolay bir dönem olmadı. 1980’lerin sonlarında Sovyetler Birliği’nin dağılışına doğru, birlik içerisinde milliyetçi hareketlenmeler ortaya çıktı ve halk cepheleri kurulmaya başlandı. Bu süreçte Moldova Halk Cephesi’nin baskısıyla Gagauzlar üzerinde asimilasyona yönelik politikalar arttı. Bu baskılar sonucunda Gagauzlar 1987 yılında Stepan Topal önderliğinde Gagauz Halkı adlı bir örgüt kurdu.

Moldova’nın Latin alfabesine geçme kararı ve Romanya ile birleşmeye yönelik adımları sonucunda Gagauz Halkı Örgütü Stepan Topal önderliğinde Kasım 1989’da Özerk Gagauz Cumhuriyeti’ni, 19 Ağustos 1990’da da Bağımsız Gagauz Cumhuriyeti’ni ilan etti. Sonrasında Moldova Halk Cephesi bu bağımsızlık hareketini bastırmak için Gagauzya’ya elli bin milis gönderdi. Bu, Gagauzlar için çok tehlikeli bir durum ortaya çıkardı. Fakat bu tehlikeli durum Sovyet İçişleri Bakanlığının müdahalesiyle engellendi. Bununla birlikte Moldova Hükümeti ile Gagauzya arasındaki kriz çözülemedi.

Bu dönemde Türkiye Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel devreye girip Moldova Hükümeti ile Gagauzya arasında arabulucu rol oynadı ve Gagauzya’nın Moldova içerisinde özerk bir bölge olmasını Kişinev yönetimine kabul ettirdi. Böylece, Aralık 1994’te, Gagauzya kendi idari yapısı, bayrağı, marşı ve başkenti Komrat olan Moldova’ya bağlı bir özerk bölge olma hakkını kazandı. Yardımlarından dolayı Süleyman Demirel Gagauzya’da hâlâ minnetle anılıyor ve kendisinin Komrat’ta bir heykeli de bulunuyor.

1994 yılındaki uzlaşma nasıl bozuldu?

Moldova Cumhuriyeti Parlamentosu tarafından 1994 yılında kabul edilen Gagauz Özerk Yeri’nin Özel Hukuki Statüsü’ne Dair Yasa Gagauzya’nın özerkliğini güvence altına aldı ve Gagauzya’nın ikinci bir Transdinyester krizine dönüşmesini engelleyen siyasi uzlaşının temelini oluşturdu. Hatta bu model Avrupa kurumları tarafından da etnik bir sorunun silahlı çatışmaya dönüşmeden barışçıl çözülebileceğini gösteren başarılı örneklerden biri olarak değerlendirildi. Çünkü Gagauzya, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Abhazya, Güney Osetya, Karabağ gibi bölgelerde yaşanan çatışmaların aksine etnik bir sorunun savaş yaşanmadan çözülebildiği bir örnek oluşturdu.

Fakat Batı yanlısı Maia Sandu’nun 2020 yılında iktidara gelmesinden sonra Kişinev ile Komrat arasındaki ilişkiler giderek gerilmeye başlandı. Gagauzya’nın kendi gümrük teşkilatı, savcılığı ve seçim komisyonu gibi kurumsal yetkileri aşamalı olarak kaldırıldı. Gagauzya Başkanı Yevgeniya Gutsul’un tutuklanması, Gagauz Halk Meclisi seçimlerinin art arda iptal edilmesi ve milletvekili adaylarının güvenlik kurumlarının onayına bağlanmasıyla özerklik sistematik biçimde aşındırılmaya başlandı.

Gagauz Halk Meclisi (Halk Topluşu) şu anda fiilen yetkisiz durumda. Meclisin 2024 yılında yenilenmesi gerekiyordu ancak Kişinev yönetimi, Halk Meclisi her seçim tarihi belirlediğinde seçimleri iptal etti. Gagauz Halk Meclisi’nin çalışmaları, Kişinev ile Komrat arasında yaşanan anlaşmazlık nedeniyle durma noktasına gelmiş durumda.

Bu anlaşmazlık, Ocak 2024’te yürürlüğe giren Moldova Seçim Kanunu’ndaki değişikliklerinden kaynaklanıyor. Yeni düzenlemeye göre Gagauzya Merkez Seçim Komisyonu kaldırılarak, Moldova’nın diğer bölgelerindeki gibi bölgesel seçim kurulu statüsüne dönüştürüldü. Kurul üyelerinin Kişinev’den akreditasyon alması ve Moldova Devletinin denetim organlarının incelemesinden geçmesi zorunlu hale getirildi. Kişinev seçimlerin yeni kurallara göre yapılmasını isterken, Gagauzya ise seçimlerin 1994 tarihli özel statü yasasına uygun şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğini savunuyor.

Moldova Cumhurbaşkanı Sandu özerk bölgenin seçim yapabilmesi, hatta varlığını sürdürebilmesi için yerine getirmesi gereken şartlar olduğunu söylüyor ve varılan mutabakatlara uyulmaması halinde Gagauzya’daki seçimlerin ertelenmeye devam edeceğini belirtiyor. Sandu’ya göre, “Gagauzya’da gerçek anlamda bir özerklik yok, kararlar Moskova’da alınıyor. Gagauzların Moskova’yı daha az dinlemeleri gerekiyor.”[i]

Anayasa Mahkemesi kararı: Özerkliğin sonu mu?

9 Temmuz’da Anayasa Mahkemesi’nin aldığı karar, Gagauzya’nın seçim organlarını oluşturma ve bazı üst düzey kamu görevlilerinin atanmasındaki etkisini büyük ölçüde ortadan kaldırdı. Mahkeme, merkezi devlet kurumlarının yetkilerinin bölgesel makamlar tarafından belirlenemeyeceği sonucuna vardı. Böylece seçim komisyonunun oluşturulması ve çeşitli atamaların nihai kontrolü Kişinev’e geçti. Anayasa Mahkemesi kararının hemen ardından Gagauz Halk Meclisi olağanüstü toplanarak karara karşı çıktı. Kabul edilen bildiride özerkliğin yetkilerinin önemli ölçüde daraltıldığı belirtildi.[ii]

Moldova Anayasa Mahkemesi’nin bu kararının arka planında yalnızca hukuki nedenler değil, jeopolitik nedenler de yatıyor: Moldova’nın AB üyelik süreci, Moldova’nın Romanya ile birleşme konusunun tekrar gündeme gelmesi, Rusya’nın Transdinyester ve Gagauzya üzerindeki etkisi nedeniyle bölgeye müdahale riski ve Gagauzya’nın Moskova’ya yakın olması. Ayrıca Kişinev Hükümeti, Rusya’nın Ukrayna savaşıyla meşgul olmasını Gagauzya’daki kontrolünü arttırmak açısından fırsat olarak görüyor.

Gagauzya’da Rusça ve Rusya meselesi

Gagauzya’da bugün Rusya’nın ve Rusça’nın etkisi çok büyük. Bazı köylerde Gagauz Türkçesi konuşulmakla beraber, başkent Komrat’ta ve Gagauzya’nın genelinde Rusça konuşuluyor.

Televizyon kanallarının çoğu Rus kanalı. Okullarda eğitim genelde Rusça yapılıyor.  Gagauz Türkçesinde ders sayısı çok az. Aileler ise çocuklarıyla daha çok Rusça konuşmayı tercih ediyor. Gagauz Türkçesinde yayın yapan medya kurumlarının sayısı da az.

Gagauzlar, Moldova Hükümeti’nin Rumence konuşulmasıyla ilgili dayatmalarından ise endişeli. Çünkü Gagauzların çoğu Rumenceyi iyi bilmiyor. Gagauz Türkçesinin yok olması ise Gagauzların Rus kimliği içerisinde asimile olması anlamına geliyor.

Rus dilinin etkisi nedeniyle bölgede Moskova’nın etkisi Türkiye’den ve Moldova’dan daha fazla. Moldova Parlamentosu Başkanı Igor Grosu yakın zaman önce Gagauz yönetimini Rusça konuştukları gerekçesiyle eleştirdi ve “Rumence ile Gagauzcayı öğrenmeleri gerekiyor” dedi.[iii]

Gagauzların zihinsel ve kültürel yakınlığının Moldova ile değil, Rusya ile olması Gagauzya’nın başkent Kişinev ile ilişkilerinde çok büyük sorun. Batıcı ve Rusya karşıtı çizgideki mevcut Moldova Hükümeti ve Cumhurbaşkanı Sandu, Gagauzya lideri Yevgenia Gutsul’u Moskova ile çok yakın ilişkileri nedeniyle Rusya’nın adamı olarak görüyor.

Ukrayna savaşının başlamasından bu yana Gagauzya ile Moldova arasındaki gerginlik daha da arttı. Gagauzya Başkanı Gutsul’un Moldova’nın baskısı nedeniyle Rusya’dan yardım istemek için Moskova’ya sık sık ziyaret gerçekleştirmesi ve Gutsul’un Putin ile görüşmesi Moldova Hükümeti ile Gagauzya arasındaki gerginliği daha da tırmandırdı. Gutsul, Putin ile görüşmesinin ardından Moldova merkezi yönetimine karşı Putin’in kendilerini destekleme sözü verdiğini belirtti. Hatta Gutsul, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da mektup göndererek yardım istedi. Daha sonra ise İstanbul’a gitmek üzereyken Kişinev’deki havalimanında gözaltına alındı ve sonrasında 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Moldova Romanya ile birleşir mi?

Son aylarda Moldova’nın aynı dili konuştuğu ve aynı etnik gruba mensup olduğu Romanya ile birleşme ihtimali tekrar gündeme gelmeye başladı. Gagauzya’daki gelişmeler ise Moldova’nın Romanya ile birleşme tartışmalarından bağımsız değerlendirilemez.

Haziran ayında Romanya Temsilciler Meclisi’nin Moldova ile birleşme sürecinin başlatılmasını öngören yasa tasarısını kabul etmesi, “unirea” (birleşme) tartışmalarını yeniden canlandırdı. Birleşme konusunun gündeme gelmesinde Rusya, Ukrayna’ya olduğu gibi, Moldova’ya da askerî müdahalede bulunur mu endişesi yatıyor.

Moldova Cumhurbaşkanı Sandu bir röportaj sırasında, “Moldova gibi küçük bir ülkenin kendi başına Rusya’ya direnmesi ve hayatta kalması çok zor. Olası bir referandumda Romanya ile birleşmeye evet derim” şeklinde açıklama yaptı. Fakat kamuoyu araştırmaları Moldova toplumunda Romanya ile birleşmeye yönelik desteğin Moldova’nın Avrupa Birliği üyeliğine verilen destekten daha düşük olduğunu gösteriyor. Ayrıca Romanya’nın AB ve NATO üyesi olması nedeniyle böyle bir birleşme Moldova’nın dolaylı yoldan AB ve NATO’ya girmesi anlamına geldiğinden Batı’nın onayını gerektiriyor. Bu nedenle resmî birleşme kısa vadede mümkün olmayabilir.

Moldova-Romanya birleşmesi Gagauzlar için ne anlama gelir?

Moldova içinde özerk bölgeye sahip Gagauzların en büyük endişelerinden biri ise bu birleşme. Gagauzlar, böyle bir birleşmenin olması durumunda az bir nüfusa sahip Gagauzların tamamen asimile olmasından korkuyor.

Gagauzya’ya gittiğimde bu soruyu Gagauzlara yönelttiğimde “Moldova Romanya ile birleşirse Gagauzya kendi yoluna gider” şeklinde yanıtlar aldım. Şu an hapiste bulunan Gagauzya Başkanı Gutsul, 2024 yılındaki açıklamasında, Moldova’nın Romanya ile birleşmesi veya Avrupa Birliği’ne katılması halinde Gagauzya’nın kendi kaderini tayin etme hakkını kullanabileceğini iddia etmiş ve şunları söylemişti: “Biz Moldova’dan ayrılmayı planlamıyoruz, çünkü burası bizim vatanımız. Anayasa, Moldova’nın egemen ve tarafsız bir devlet olduğunu söylüyor. Ancak Moldova Romanya ile birleşmeye karar verir ya da Avrupa Birliği’ne katılırsa, Gagauz Özerk Bölgesi kendi kaderini tayin etme hakkını saklı tutar. Bu hak, özel hukuki statümüze ilişkin yasada öngörülmektedir.”[iv]

Gagauzya self-determinasyon hakkını 1994 yılında Moldova Hükümeti ile imzalanan Gagauz Yeri Özel Hukuki Statüsü’ndeki şu maddeye dayandırıyor: “Moldova Cumhuriyeti’nin bağımsız bir devlet statüsünün değişmesi durumunda, Gagauz halkı kendi kaderini tayin etme hakkına sahiptir.”[v]

Türkiye sorumluluk almalı

Moldova Anayasa Mahkemesinin kararı ve Kişinev Hükümetinin baskısı bundan sonraki süreçte 1994 uzlaşmasının daha da aşınacağını ve Gagauzya’nın özerk statüsünün fiilen ortadan kaldırılmasına yönelik siyasi adımların daha artacağını gösteriyor. Bu da Gagauzya’nın özerkliğini korumasının daha da zorlaşacağını gösteriyor.

Gagauzya’nın Moldova’nın siyasi baskısından ve Rusya’nın kültürel etkisinden kurtulması noktasında Ankara’nın adımlar atması önem arz ediyor. Türk dünyasının sorumluluğunu taşıyan ve Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurucusu olan Türkiye, nasıl ki Atatürk döneminde Gagauz Türklerinin asimile olmasını önlemeye yönelik adımlar atmış ve 30 yıl önce Süleyman Demirel’in inisiyatifiyle Moldova ile Gagauzya arasında doğabilecek iç çatışmayı barışçıl şekilde çözmüş ise bugün de Gagauzya’nın özerkliğinin korunmasında sorumluluk almalı.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fikir Turu’nun en editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı ilk kez 6 Ağustos 2026’da yayımlanmıştır.

[i] Кишинев запретил гагаузам советоваться с Москвой, https://www.ng.ru/cis/2026-06-29/1_9526_moldova.html

[ii] ЗАЯВЛЕНИЕ НАРОДНОГО СОБРАНИЯ ГАГАУЗИИ, https://halktoplushu.md/archives/18502

[iii] Гагаузию наказывают за русский язык, https://www.ng.ru/cis/2026-07-09/1_9534_moldova.html

[iv] Gagauzia may exercise right to self-determination if Moldova unites with Romania — leader, https://tass.com/world/1778801

[v] Law on special legal status of Gagauz Autonomy, https://gder.md/eng/index.php?do=static&page=pravovaya-baza-zakon-ob-osobom-pravovom-statuse-ato-gagauziya

Ümit Nazmi Hazır
Ümit Nazmi Hazır
Dr. Ümit Nazmi Hazır - Moskova’daki Higher School of Economics (HSE Üniversitesi)’den Siyaset Bilimi alanında doktora derecesi aldı. Birinci yüksek lisansını Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde, ikinci yüksek lisansını Rusya Halkların Dostluğu Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünde tamamladı. Rus Devlet Beşeri Bilimler Üniversitesi’nde Rus dili eğitimi aldı. Moskova’daki HSE Üniversitesi’nde asistan ve Rus Devlet Beşeri Bilimler Üniversitesi’nde misafir öğretim görevlisi olarak çalıştı. Prag Uluslararası İlişkiler Enstitüsü ve Varşova’daki Doğu Çalışmaları Merkezi adlı düşünce kuruluşları ile Rusya Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi’nde misafir araştırmacı olarak bulundu. Rusya ve Avrasya üzerine çalışmalarına şu anda Moskova’da devam ediyor, Türk ve yabancı medya kuruluşlarında değerlendirmelerde bulunuyor.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler

Son Eklenenler

Gagauzya’nın özerkliği tehlikede: Ortodoks Türkleri ne bekliyor?

Rusya ile Batı’nın arasında yeni çekişme alanı Moldova mı? Batı yanlısı Moldova yönetimi Gagauz Özerk Bölgesi’nin yetkilerini neden sınırladı? Gagauzya’nın özerkliğini kazanmasında rolü olan Türkiye’den beklenen ne? Dr. Ümit Nazmi Hazır yazdı.

Rusya-Ukrayna savaşı Avrupa’nın güvenlik mimarisini ve fay hatlarını derinden etkiledi. Bundan en çok etkilenen bölgelerden birisi Moldova. Ukrayna savaşının başlamasından sonra Batıcı ve Rusya karşıtı çizgideki Cumhurbaşkanı Maia Sandu liderliğindeki Moldova, Batı ile bütünleşme politikalarını hızlandırmaya başladı ve Moldova’daki iki sorunlu ve Rusya yanlısı bölgeler olan Transdinyester ve Gagauzya’nın statüsü de yeniden gündeme gelmeye başladı.

Temmuz ayında Moldova Anayasa Mahkemesi’nin Gagauz Özerk Bölgesi’nin yetkilerini sınırlandıran kararı, başkent Kişinev açısından yeni bir dönemin başlangıcına işaret ediyor. Bu karar Kişinev, Gagauzya’nın özerkliğini tamamen ortadan kaldırmak mı istiyor sorusunu akla getiriyor.

2016 yılında Moldova’ya ve sorunlu bölgeleri olan Transdinyester ile Gagauzya’ya gitmiş ve o zamandan beri bölgedeki gelişmeleri yakinen takip eden birisi olarak yazımda bu soruya cevap arayacağım.

Gagauzlar kimdir?

Meseleyi daha iyi anlayabilmek için ilk önce Gagauzların kim olduğuna kısaca değinmek gerekiyor. Gagauzlar, Ortodoks Hıristiyanlık inancına mensup ve Moldova Cumhuriyeti’ne bağlı Gagauz Özerk Yeri’nde yaşayan bir Türk halkıdır.

Gagauzya, Moldova’da Transdinyester ile birlikte iki özerk bölgeden birisi. Fakat Rus askerinin ve kontrolünün bulunduğu Transdinyester’den farklı olarak Gagauzya’da Rus askeri bulunmuyor.

Gagauzya’nın nüfusu 150-200 bin civarında.

Gagaguzya nasıl özerklik kazandı?

1980 sonrası Gagauzlar için kolay bir dönem olmadı. 1980’lerin sonlarında Sovyetler Birliği’nin dağılışına doğru, birlik içerisinde milliyetçi hareketlenmeler ortaya çıktı ve halk cepheleri kurulmaya başlandı. Bu süreçte Moldova Halk Cephesi’nin baskısıyla Gagauzlar üzerinde asimilasyona yönelik politikalar arttı. Bu baskılar sonucunda Gagauzlar 1987 yılında Stepan Topal önderliğinde Gagauz Halkı adlı bir örgüt kurdu.

Moldova’nın Latin alfabesine geçme kararı ve Romanya ile birleşmeye yönelik adımları sonucunda Gagauz Halkı Örgütü Stepan Topal önderliğinde Kasım 1989’da Özerk Gagauz Cumhuriyeti’ni, 19 Ağustos 1990’da da Bağımsız Gagauz Cumhuriyeti’ni ilan etti. Sonrasında Moldova Halk Cephesi bu bağımsızlık hareketini bastırmak için Gagauzya’ya elli bin milis gönderdi. Bu, Gagauzlar için çok tehlikeli bir durum ortaya çıkardı. Fakat bu tehlikeli durum Sovyet İçişleri Bakanlığının müdahalesiyle engellendi. Bununla birlikte Moldova Hükümeti ile Gagauzya arasındaki kriz çözülemedi.

Bu dönemde Türkiye Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel devreye girip Moldova Hükümeti ile Gagauzya arasında arabulucu rol oynadı ve Gagauzya’nın Moldova içerisinde özerk bir bölge olmasını Kişinev yönetimine kabul ettirdi. Böylece, Aralık 1994’te, Gagauzya kendi idari yapısı, bayrağı, marşı ve başkenti Komrat olan Moldova’ya bağlı bir özerk bölge olma hakkını kazandı. Yardımlarından dolayı Süleyman Demirel Gagauzya’da hâlâ minnetle anılıyor ve kendisinin Komrat’ta bir heykeli de bulunuyor.

1994 yılındaki uzlaşma nasıl bozuldu?

Moldova Cumhuriyeti Parlamentosu tarafından 1994 yılında kabul edilen Gagauz Özerk Yeri’nin Özel Hukuki Statüsü’ne Dair Yasa Gagauzya’nın özerkliğini güvence altına aldı ve Gagauzya’nın ikinci bir Transdinyester krizine dönüşmesini engelleyen siyasi uzlaşının temelini oluşturdu. Hatta bu model Avrupa kurumları tarafından da etnik bir sorunun silahlı çatışmaya dönüşmeden barışçıl çözülebileceğini gösteren başarılı örneklerden biri olarak değerlendirildi. Çünkü Gagauzya, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Abhazya, Güney Osetya, Karabağ gibi bölgelerde yaşanan çatışmaların aksine etnik bir sorunun savaş yaşanmadan çözülebildiği bir örnek oluşturdu.

Fakat Batı yanlısı Maia Sandu’nun 2020 yılında iktidara gelmesinden sonra Kişinev ile Komrat arasındaki ilişkiler giderek gerilmeye başlandı. Gagauzya’nın kendi gümrük teşkilatı, savcılığı ve seçim komisyonu gibi kurumsal yetkileri aşamalı olarak kaldırıldı. Gagauzya Başkanı Yevgeniya Gutsul’un tutuklanması, Gagauz Halk Meclisi seçimlerinin art arda iptal edilmesi ve milletvekili adaylarının güvenlik kurumlarının onayına bağlanmasıyla özerklik sistematik biçimde aşındırılmaya başlandı.

Gagauz Halk Meclisi (Halk Topluşu) şu anda fiilen yetkisiz durumda. Meclisin 2024 yılında yenilenmesi gerekiyordu ancak Kişinev yönetimi, Halk Meclisi her seçim tarihi belirlediğinde seçimleri iptal etti. Gagauz Halk Meclisi’nin çalışmaları, Kişinev ile Komrat arasında yaşanan anlaşmazlık nedeniyle durma noktasına gelmiş durumda.

Bu anlaşmazlık, Ocak 2024’te yürürlüğe giren Moldova Seçim Kanunu’ndaki değişikliklerinden kaynaklanıyor. Yeni düzenlemeye göre Gagauzya Merkez Seçim Komisyonu kaldırılarak, Moldova’nın diğer bölgelerindeki gibi bölgesel seçim kurulu statüsüne dönüştürüldü. Kurul üyelerinin Kişinev’den akreditasyon alması ve Moldova Devletinin denetim organlarının incelemesinden geçmesi zorunlu hale getirildi. Kişinev seçimlerin yeni kurallara göre yapılmasını isterken, Gagauzya ise seçimlerin 1994 tarihli özel statü yasasına uygun şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğini savunuyor.

Moldova Cumhurbaşkanı Sandu özerk bölgenin seçim yapabilmesi, hatta varlığını sürdürebilmesi için yerine getirmesi gereken şartlar olduğunu söylüyor ve varılan mutabakatlara uyulmaması halinde Gagauzya’daki seçimlerin ertelenmeye devam edeceğini belirtiyor. Sandu’ya göre, “Gagauzya’da gerçek anlamda bir özerklik yok, kararlar Moskova’da alınıyor. Gagauzların Moskova’yı daha az dinlemeleri gerekiyor.”[i]

Anayasa Mahkemesi kararı: Özerkliğin sonu mu?

9 Temmuz’da Anayasa Mahkemesi’nin aldığı karar, Gagauzya’nın seçim organlarını oluşturma ve bazı üst düzey kamu görevlilerinin atanmasındaki etkisini büyük ölçüde ortadan kaldırdı. Mahkeme, merkezi devlet kurumlarının yetkilerinin bölgesel makamlar tarafından belirlenemeyeceği sonucuna vardı. Böylece seçim komisyonunun oluşturulması ve çeşitli atamaların nihai kontrolü Kişinev’e geçti. Anayasa Mahkemesi kararının hemen ardından Gagauz Halk Meclisi olağanüstü toplanarak karara karşı çıktı. Kabul edilen bildiride özerkliğin yetkilerinin önemli ölçüde daraltıldığı belirtildi.[ii]

Moldova Anayasa Mahkemesi’nin bu kararının arka planında yalnızca hukuki nedenler değil, jeopolitik nedenler de yatıyor: Moldova’nın AB üyelik süreci, Moldova’nın Romanya ile birleşme konusunun tekrar gündeme gelmesi, Rusya’nın Transdinyester ve Gagauzya üzerindeki etkisi nedeniyle bölgeye müdahale riski ve Gagauzya’nın Moskova’ya yakın olması. Ayrıca Kişinev Hükümeti, Rusya’nın Ukrayna savaşıyla meşgul olmasını Gagauzya’daki kontrolünü arttırmak açısından fırsat olarak görüyor.

Gagauzya’da Rusça ve Rusya meselesi

Gagauzya’da bugün Rusya’nın ve Rusça’nın etkisi çok büyük. Bazı köylerde Gagauz Türkçesi konuşulmakla beraber, başkent Komrat’ta ve Gagauzya’nın genelinde Rusça konuşuluyor.

Televizyon kanallarının çoğu Rus kanalı. Okullarda eğitim genelde Rusça yapılıyor.  Gagauz Türkçesinde ders sayısı çok az. Aileler ise çocuklarıyla daha çok Rusça konuşmayı tercih ediyor. Gagauz Türkçesinde yayın yapan medya kurumlarının sayısı da az.

Gagauzlar, Moldova Hükümeti’nin Rumence konuşulmasıyla ilgili dayatmalarından ise endişeli. Çünkü Gagauzların çoğu Rumenceyi iyi bilmiyor. Gagauz Türkçesinin yok olması ise Gagauzların Rus kimliği içerisinde asimile olması anlamına geliyor.

Rus dilinin etkisi nedeniyle bölgede Moskova’nın etkisi Türkiye’den ve Moldova’dan daha fazla. Moldova Parlamentosu Başkanı Igor Grosu yakın zaman önce Gagauz yönetimini Rusça konuştukları gerekçesiyle eleştirdi ve “Rumence ile Gagauzcayı öğrenmeleri gerekiyor” dedi.[iii]

Gagauzların zihinsel ve kültürel yakınlığının Moldova ile değil, Rusya ile olması Gagauzya’nın başkent Kişinev ile ilişkilerinde çok büyük sorun. Batıcı ve Rusya karşıtı çizgideki mevcut Moldova Hükümeti ve Cumhurbaşkanı Sandu, Gagauzya lideri Yevgenia Gutsul’u Moskova ile çok yakın ilişkileri nedeniyle Rusya’nın adamı olarak görüyor.

Ukrayna savaşının başlamasından bu yana Gagauzya ile Moldova arasındaki gerginlik daha da arttı. Gagauzya Başkanı Gutsul’un Moldova’nın baskısı nedeniyle Rusya’dan yardım istemek için Moskova’ya sık sık ziyaret gerçekleştirmesi ve Gutsul’un Putin ile görüşmesi Moldova Hükümeti ile Gagauzya arasındaki gerginliği daha da tırmandırdı. Gutsul, Putin ile görüşmesinin ardından Moldova merkezi yönetimine karşı Putin’in kendilerini destekleme sözü verdiğini belirtti. Hatta Gutsul, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da mektup göndererek yardım istedi. Daha sonra ise İstanbul’a gitmek üzereyken Kişinev’deki havalimanında gözaltına alındı ve sonrasında 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Moldova Romanya ile birleşir mi?

Son aylarda Moldova’nın aynı dili konuştuğu ve aynı etnik gruba mensup olduğu Romanya ile birleşme ihtimali tekrar gündeme gelmeye başladı. Gagauzya’daki gelişmeler ise Moldova’nın Romanya ile birleşme tartışmalarından bağımsız değerlendirilemez.

Haziran ayında Romanya Temsilciler Meclisi’nin Moldova ile birleşme sürecinin başlatılmasını öngören yasa tasarısını kabul etmesi, “unirea” (birleşme) tartışmalarını yeniden canlandırdı. Birleşme konusunun gündeme gelmesinde Rusya, Ukrayna’ya olduğu gibi, Moldova’ya da askerî müdahalede bulunur mu endişesi yatıyor.

Moldova Cumhurbaşkanı Sandu bir röportaj sırasında, “Moldova gibi küçük bir ülkenin kendi başına Rusya’ya direnmesi ve hayatta kalması çok zor. Olası bir referandumda Romanya ile birleşmeye evet derim” şeklinde açıklama yaptı. Fakat kamuoyu araştırmaları Moldova toplumunda Romanya ile birleşmeye yönelik desteğin Moldova’nın Avrupa Birliği üyeliğine verilen destekten daha düşük olduğunu gösteriyor. Ayrıca Romanya’nın AB ve NATO üyesi olması nedeniyle böyle bir birleşme Moldova’nın dolaylı yoldan AB ve NATO’ya girmesi anlamına geldiğinden Batı’nın onayını gerektiriyor. Bu nedenle resmî birleşme kısa vadede mümkün olmayabilir.

Moldova-Romanya birleşmesi Gagauzlar için ne anlama gelir?

Moldova içinde özerk bölgeye sahip Gagauzların en büyük endişelerinden biri ise bu birleşme. Gagauzlar, böyle bir birleşmenin olması durumunda az bir nüfusa sahip Gagauzların tamamen asimile olmasından korkuyor.

Gagauzya’ya gittiğimde bu soruyu Gagauzlara yönelttiğimde “Moldova Romanya ile birleşirse Gagauzya kendi yoluna gider” şeklinde yanıtlar aldım. Şu an hapiste bulunan Gagauzya Başkanı Gutsul, 2024 yılındaki açıklamasında, Moldova’nın Romanya ile birleşmesi veya Avrupa Birliği’ne katılması halinde Gagauzya’nın kendi kaderini tayin etme hakkını kullanabileceğini iddia etmiş ve şunları söylemişti: “Biz Moldova’dan ayrılmayı planlamıyoruz, çünkü burası bizim vatanımız. Anayasa, Moldova’nın egemen ve tarafsız bir devlet olduğunu söylüyor. Ancak Moldova Romanya ile birleşmeye karar verir ya da Avrupa Birliği’ne katılırsa, Gagauz Özerk Bölgesi kendi kaderini tayin etme hakkını saklı tutar. Bu hak, özel hukuki statümüze ilişkin yasada öngörülmektedir.”[iv]

Gagauzya self-determinasyon hakkını 1994 yılında Moldova Hükümeti ile imzalanan Gagauz Yeri Özel Hukuki Statüsü’ndeki şu maddeye dayandırıyor: “Moldova Cumhuriyeti’nin bağımsız bir devlet statüsünün değişmesi durumunda, Gagauz halkı kendi kaderini tayin etme hakkına sahiptir.”[v]

Türkiye sorumluluk almalı

Moldova Anayasa Mahkemesinin kararı ve Kişinev Hükümetinin baskısı bundan sonraki süreçte 1994 uzlaşmasının daha da aşınacağını ve Gagauzya’nın özerk statüsünün fiilen ortadan kaldırılmasına yönelik siyasi adımların daha artacağını gösteriyor. Bu da Gagauzya’nın özerkliğini korumasının daha da zorlaşacağını gösteriyor.

Gagauzya’nın Moldova’nın siyasi baskısından ve Rusya’nın kültürel etkisinden kurtulması noktasında Ankara’nın adımlar atması önem arz ediyor. Türk dünyasının sorumluluğunu taşıyan ve Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurucusu olan Türkiye, nasıl ki Atatürk döneminde Gagauz Türklerinin asimile olmasını önlemeye yönelik adımlar atmış ve 30 yıl önce Süleyman Demirel’in inisiyatifiyle Moldova ile Gagauzya arasında doğabilecek iç çatışmayı barışçıl şekilde çözmüş ise bugün de Gagauzya’nın özerkliğinin korunmasında sorumluluk almalı.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fikir Turu’nun en editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı ilk kez 6 Ağustos 2026’da yayımlanmıştır.

[i] Кишинев запретил гагаузам советоваться с Москвой, https://www.ng.ru/cis/2026-06-29/1_9526_moldova.html

[ii] ЗАЯВЛЕНИЕ НАРОДНОГО СОБРАНИЯ ГАГАУЗИИ, https://halktoplushu.md/archives/18502

[iii] Гагаузию наказывают за русский язык, https://www.ng.ru/cis/2026-07-09/1_9534_moldova.html

[iv] Gagauzia may exercise right to self-determination if Moldova unites with Romania — leader, https://tass.com/world/1778801

[v] Law on special legal status of Gagauz Autonomy, https://gder.md/eng/index.php?do=static&page=pravovaya-baza-zakon-ob-osobom-pravovom-statuse-ato-gagauziya

Ümit Nazmi Hazır
Ümit Nazmi Hazır
Dr. Ümit Nazmi Hazır - Moskova’daki Higher School of Economics (HSE Üniversitesi)’den Siyaset Bilimi alanında doktora derecesi aldı. Birinci yüksek lisansını Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde, ikinci yüksek lisansını Rusya Halkların Dostluğu Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünde tamamladı. Rus Devlet Beşeri Bilimler Üniversitesi’nde Rus dili eğitimi aldı. Moskova’daki HSE Üniversitesi’nde asistan ve Rus Devlet Beşeri Bilimler Üniversitesi’nde misafir öğretim görevlisi olarak çalıştı. Prag Uluslararası İlişkiler Enstitüsü ve Varşova’daki Doğu Çalışmaları Merkezi adlı düşünce kuruluşları ile Rusya Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi’nde misafir araştırmacı olarak bulundu. Rusya ve Avrasya üzerine çalışmalarına şu anda Moskova’da devam ediyor, Türk ve yabancı medya kuruluşlarında değerlendirmelerde bulunuyor.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler

Son Eklenenler

0
Would love your thoughts, please comment.x