Müslümanlar, Filistinlilerden neler öğrenebilir?

Dünyanın gözü önünde bir katliam yaşanıyor adeta. İsrail, tüm insan haklarına ilişkin kazanımları yok sayıp, Gazze’yi bombalıyor, Filistin halkını aç susuz bırakıyor, göçe zorluyor. Bu dehşet, belki de diğer Müslümanlara bir şeyler söylüyor olmalı. Ama ne?

Geçtiğimiz sene 7 Ekim’de patlak veren İsrail ile Hamas arasındaki çatışmalar Gazze’yi bir savaş alanına çevirdi. Filistinliler İsrail bombalarının hedefi olurken büyük bir metanet ile ayakta kalmaya devam ediyorlar. Peki, dünyanın dört bir yanında yaşayan Müslümanlar onların bu azminden neler öğrenebilir?

Darul Qasim Üniversitesi kurucusu ve müdürü Shaykh Mohammed Amin Kholwadia, Al Jazeera için kaleme aldığı yazısında, dünyadaki Müslümanların Filistinlilerin İsrail saldırıları karşısındaki direnişinden çıkarabilecekleri dersleri ele alıyor.

Yazından öne çıkan bazı bölümleri paylaşıyoruz:

“Gazze’de Filistinlilere karşı uygulanan baskı ve zulüm bizi dehşete düşürdü. Gerçekten de dehşete düşmeliyiz. Yaşadıkları her şey insanlık onuruna aykırı, buna hiç şüphe yok.

Yine de, insanların acımasızca işkence gördüğü ve öldürüldüğü bu çok korkunç soykırım ve sömürü ortamında gözler önüne serilen başka bir şey daha var: boyun eğmeyi reddeden bir halkın direnci ve inancı.

Küresel toplumun hesap vermesi gerekiyor

Allah’a olan inançları ve değerlerine olan bağlılıkları sarsılmadığı gibi, adanmışlıkları ve kararlılıkları daha da arttı. Gazze’deki insanların Allah’a ve Hazreti Muhammed’e olan sevgilerini tekrar vurguladıklarını ve en umutsuz koşullarda inançlarını teselli olarak kullandıklarını defalarca gördük.

Elbette Gazze’deki Filistinliler en başta bu duruma düşürülmemeliydi. Böyle bir kararlılık ve güç gösterisine ihtiyaç duymamalılardı. İhtiyaç duyulan şey, savaşın acilen sona erdirilmesidir. Başta ABD ve topluca Batı olmak üzere küresel toplumun hesap vermesi gereken çok şey var.

Yine de Gazze halkı tüm dünyadaki Müslümanlara çok değerli dersler veriyor. Zorluklar karşısında Gazze halkının kararlılığı, umutsuzluğa kapılmamamız, inançlarımızdan ve inancımıza olan bağlılığımızdan ödün vermemize yönelik baskılara boyun eğmememiz için bize ilham verebilir.

Bu, özellikle savaşın patlak vermesinden bu yana nefret suçları ve İslamofobi arttığı için Müslümanların da sınandığı Amerika Birleşik Devletleri’ndeki birçoğumuz için büyük bir ders.

Tarih gözlerimizin önünde cereyan ediyor

Tam bir yıkım karşısında Filistinliler ayağa kalkıyor ve “Rabbimiz Allah’tır” diyor. Ayağa kalkıyor ve toplu cenaze namazları kılıyorlar. Namazdan önce abdest almak için yağmur suyu kullanmak pahasına da olsa İslam’ın ilkelerine uymaya devam ediyorlar. Ayağa kalkıyor ve ezan okumaya devam ediyorlar.

Bunlar ya öldürülmüş ya da sevdiklerinin öldürülmesine tanık olmuş insanlar. Birçoğu sadece ölmeyi bekliyor. Başlarına ne geleceğini bilmiyorlar. Tarih gözlerimizin önünde cereyan ederken bize gösterdikleri çok şey var.

En başta İsrail’in Gazze halkına uyguladığı zulmün yanlış olduğunu görüyoruz. Bu iğrenç bir şey. İnsanlık dışı ve bizler bunu dile getirmeliyiz. Bu konuda konuşmalı ve bunu elimizden geldiğince durdurmaya çalışmalıyız. Protesto etmeliyiz. En azından onlar için dua etmeliyiz.

Ama aynı zamanda eşsiz bir bakış açısı da kazanıyoruz. Dünyanın her yerinde zulüm gören Müslümanlar var.

Keşmir’de, Çin’de, Myanmar’da, Somali’de, Yemen’de ya da Bosna’da, her yerde acı çeken Müslümanlara pekâlâ dikkat çekebiliriz. Çoğu zaman görünürde kimse yardım etmiyor. Ancak Filistinliler zalimlere şunu gösterdiler: “Hey, bana en sert yumruğunu at. Ringde ayakta duracağım. Düşmeyeceğim. İnancım daha da güçlenecek.”

Özellikle de ABD gibi yerlerde öğrenmemiz gereken ders bu. Evet, zorluklar yaşıyoruz, insanlar bize şüpheyle bakıyor, bizimle alay ediyor ve hakaret ediyor olabilirler. Ancak belki de farklı bir bakış açısı benimseyebiliriz. Bunlar meşru kaygılar olsa da Filistinlilerin çektiği acıların yanında sönük kalıyor.

İnançları güç ve cesaret kaynağı

Bu muazzam trajedi karşısında dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar bunun yanlış olduğu konusunda hemfikir. Bu konuda birleşmiş durumdayız ki bu takdir edilecek bir şey.

Kur’an‘da, zorluklar karşısında sabır ve sebatın önemi vurgulanır. Gazze halkı bu erdemleri somutlaştırarak karşı karşıya kaldıkları sınamalar karşısında yıkılmayı reddediyor.

Onların sarsılmaz kararlılığı, insan yüreğinin gücünün bir kanıtıdır. Katlandıkları akıl almaz acılara rağmen, inançları güç ve cesaret kaynağı olarak hizmet ederek direnmeye devam ediyorlar.

Hayal bile edilemeyecek zorluklar karşısında bile susturulmayı reddediyorlar. Onların sarsılmaz inançları dünya çapındaki Müslümanlar için bir umut ışığı olmaktadır.”

Bu yazı ilk kez 20 Şubat 2024’te yayımlanmıştır.

 

Shaykh M A Kholwadia’nın Al Jazeera’da yayınlanan “What Palestinians in Gaza are teaching Muslims worldwide” başlıklı yazısından öne çıkan bazı bölümler Caner Köseler tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısıyla yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline aşağıdaki linkten erişebilirsiniz: https://www.aljazeera.com/opinions/2024/2/14/what-palestinians-in-gaza-are-teaching-muslims-worldwide

Fikir Turu
Fikir Turuhttps://fikirturu.com/
Fikir Turu, yalnızca Türkiye’deki düşünce hayatını değil, dünyanın da ne düşündüğünü, tartıştığını okurlarına aktarmaya çalışıyor. Bu amaçla, İngilizce, Arapça, Rusça, Almanca ve Çince yazılmış önemli makalelerin belli başlı bölümlerini çevirerek, editoryal katkılarla okuruna sunmaya çalışıyor. Her makalenin orijinal metnine ve değerli çevirmen arkadaşlarımızın bilgilerine makalenin alt kısmındaki notlardan ulaşabilirsiniz.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

Son Eklenenler

Müslümanlar, Filistinlilerden neler öğrenebilir?

Dünyanın gözü önünde bir katliam yaşanıyor adeta. İsrail, tüm insan haklarına ilişkin kazanımları yok sayıp, Gazze’yi bombalıyor, Filistin halkını aç susuz bırakıyor, göçe zorluyor. Bu dehşet, belki de diğer Müslümanlara bir şeyler söylüyor olmalı. Ama ne?

Geçtiğimiz sene 7 Ekim’de patlak veren İsrail ile Hamas arasındaki çatışmalar Gazze’yi bir savaş alanına çevirdi. Filistinliler İsrail bombalarının hedefi olurken büyük bir metanet ile ayakta kalmaya devam ediyorlar. Peki, dünyanın dört bir yanında yaşayan Müslümanlar onların bu azminden neler öğrenebilir?

Darul Qasim Üniversitesi kurucusu ve müdürü Shaykh Mohammed Amin Kholwadia, Al Jazeera için kaleme aldığı yazısında, dünyadaki Müslümanların Filistinlilerin İsrail saldırıları karşısındaki direnişinden çıkarabilecekleri dersleri ele alıyor.

Yazından öne çıkan bazı bölümleri paylaşıyoruz:

“Gazze’de Filistinlilere karşı uygulanan baskı ve zulüm bizi dehşete düşürdü. Gerçekten de dehşete düşmeliyiz. Yaşadıkları her şey insanlık onuruna aykırı, buna hiç şüphe yok.

Yine de, insanların acımasızca işkence gördüğü ve öldürüldüğü bu çok korkunç soykırım ve sömürü ortamında gözler önüne serilen başka bir şey daha var: boyun eğmeyi reddeden bir halkın direnci ve inancı.

Küresel toplumun hesap vermesi gerekiyor

Allah’a olan inançları ve değerlerine olan bağlılıkları sarsılmadığı gibi, adanmışlıkları ve kararlılıkları daha da arttı. Gazze’deki insanların Allah’a ve Hazreti Muhammed’e olan sevgilerini tekrar vurguladıklarını ve en umutsuz koşullarda inançlarını teselli olarak kullandıklarını defalarca gördük.

Elbette Gazze’deki Filistinliler en başta bu duruma düşürülmemeliydi. Böyle bir kararlılık ve güç gösterisine ihtiyaç duymamalılardı. İhtiyaç duyulan şey, savaşın acilen sona erdirilmesidir. Başta ABD ve topluca Batı olmak üzere küresel toplumun hesap vermesi gereken çok şey var.

Yine de Gazze halkı tüm dünyadaki Müslümanlara çok değerli dersler veriyor. Zorluklar karşısında Gazze halkının kararlılığı, umutsuzluğa kapılmamamız, inançlarımızdan ve inancımıza olan bağlılığımızdan ödün vermemize yönelik baskılara boyun eğmememiz için bize ilham verebilir.

Bu, özellikle savaşın patlak vermesinden bu yana nefret suçları ve İslamofobi arttığı için Müslümanların da sınandığı Amerika Birleşik Devletleri’ndeki birçoğumuz için büyük bir ders.

Tarih gözlerimizin önünde cereyan ediyor

Tam bir yıkım karşısında Filistinliler ayağa kalkıyor ve “Rabbimiz Allah’tır” diyor. Ayağa kalkıyor ve toplu cenaze namazları kılıyorlar. Namazdan önce abdest almak için yağmur suyu kullanmak pahasına da olsa İslam’ın ilkelerine uymaya devam ediyorlar. Ayağa kalkıyor ve ezan okumaya devam ediyorlar.

Bunlar ya öldürülmüş ya da sevdiklerinin öldürülmesine tanık olmuş insanlar. Birçoğu sadece ölmeyi bekliyor. Başlarına ne geleceğini bilmiyorlar. Tarih gözlerimizin önünde cereyan ederken bize gösterdikleri çok şey var.

En başta İsrail’in Gazze halkına uyguladığı zulmün yanlış olduğunu görüyoruz. Bu iğrenç bir şey. İnsanlık dışı ve bizler bunu dile getirmeliyiz. Bu konuda konuşmalı ve bunu elimizden geldiğince durdurmaya çalışmalıyız. Protesto etmeliyiz. En azından onlar için dua etmeliyiz.

Ama aynı zamanda eşsiz bir bakış açısı da kazanıyoruz. Dünyanın her yerinde zulüm gören Müslümanlar var.

Keşmir’de, Çin’de, Myanmar’da, Somali’de, Yemen’de ya da Bosna’da, her yerde acı çeken Müslümanlara pekâlâ dikkat çekebiliriz. Çoğu zaman görünürde kimse yardım etmiyor. Ancak Filistinliler zalimlere şunu gösterdiler: “Hey, bana en sert yumruğunu at. Ringde ayakta duracağım. Düşmeyeceğim. İnancım daha da güçlenecek.”

Özellikle de ABD gibi yerlerde öğrenmemiz gereken ders bu. Evet, zorluklar yaşıyoruz, insanlar bize şüpheyle bakıyor, bizimle alay ediyor ve hakaret ediyor olabilirler. Ancak belki de farklı bir bakış açısı benimseyebiliriz. Bunlar meşru kaygılar olsa da Filistinlilerin çektiği acıların yanında sönük kalıyor.

İnançları güç ve cesaret kaynağı

Bu muazzam trajedi karşısında dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar bunun yanlış olduğu konusunda hemfikir. Bu konuda birleşmiş durumdayız ki bu takdir edilecek bir şey.

Kur’an‘da, zorluklar karşısında sabır ve sebatın önemi vurgulanır. Gazze halkı bu erdemleri somutlaştırarak karşı karşıya kaldıkları sınamalar karşısında yıkılmayı reddediyor.

Onların sarsılmaz kararlılığı, insan yüreğinin gücünün bir kanıtıdır. Katlandıkları akıl almaz acılara rağmen, inançları güç ve cesaret kaynağı olarak hizmet ederek direnmeye devam ediyorlar.

Hayal bile edilemeyecek zorluklar karşısında bile susturulmayı reddediyorlar. Onların sarsılmaz inançları dünya çapındaki Müslümanlar için bir umut ışığı olmaktadır.”

Bu yazı ilk kez 20 Şubat 2024’te yayımlanmıştır.

 

Shaykh M A Kholwadia’nın Al Jazeera’da yayınlanan “What Palestinians in Gaza are teaching Muslims worldwide” başlıklı yazısından öne çıkan bazı bölümler Caner Köseler tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısıyla yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline aşağıdaki linkten erişebilirsiniz: https://www.aljazeera.com/opinions/2024/2/14/what-palestinians-in-gaza-are-teaching-muslims-worldwide

Fikir Turu
Fikir Turuhttps://fikirturu.com/
Fikir Turu, yalnızca Türkiye’deki düşünce hayatını değil, dünyanın da ne düşündüğünü, tartıştığını okurlarına aktarmaya çalışıyor. Bu amaçla, İngilizce, Arapça, Rusça, Almanca ve Çince yazılmış önemli makalelerin belli başlı bölümlerini çevirerek, editoryal katkılarla okuruna sunmaya çalışıyor. Her makalenin orijinal metnine ve değerli çevirmen arkadaşlarımızın bilgilerine makalenin alt kısmındaki notlardan ulaşabilirsiniz.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

Son Eklenenler

0
Would love your thoughts, please comment.x