Donald Trump’ın Beyaz Saray’da ikinci dönemi, ailesinin ticari faaliyetlerini de hızlandırdı. Oğulları Donald Trump Jr. ve Eric Trump, gayrimenkulden kripto paraya, savunma sanayisinden kritik madenlere uzanan alanlarda yatırımlarını giderek genişletiyor ve aile servetini büyütüyorlar. Amerika dışındaki birçok ülkede devlet başkanları ve üst düzey yetkililerle görüşmeleri ise yeni sorular doğuruyor: Herhangi bir resmî görevleri bulunmayan kardeşler, babalarının başkanlığından ticari açıdan nasıl yararlanıyor? Bu ilişkiler Amerikan dış politikasını etkileyebilir mi?
Amerikan siyaseti üzerine çalışan gazeteciler Peter Andringa, Alex Rogers ve George Steer, Financial Times’taki yazılarında Trump kardeşlerin ticari ilişkilerinin siyasi boyutlarını inceliyor. Estonya ve Moğolistan’daki görüşmelerden Gürcistan ve Vietnam’daki projelere, kripto para yatırımlarından Pentagon’la çalışan savunma şirketlerine uzanan faaliyetleri ele alıyor; aile servetiyle dış politika arasındaki olası çıkar çatışmalarını tartışıyor.
Yazıdan öne çıkan bölümleri aktarıyoruz:
“Donald Trump’ın iki oğlu, babalarının yeniden Amerikan Başkanı seçilmesinden bu yana dünyanın dört bir yanında yeni ve kazançlı ticari bağlantılar kuruyorlar. Bir yandan Trump markalı gökdelenler ve tatil köyleri için anlaşmalar yapıyorlar, diğer yandan kripto para, savunma sanayisi ve kritik madenler gibi Washington’ın politikalarından doğrudan etkilenen sektörlere yatırım yapıyorlar. Yabancı liderlerle görüşmeleri ise bu faaliyetleri geleneksel ticari girişimlerden farklılaştırıyor: Resmî yetkileri bulunmayan Donald Trump Jr. ve Eric Trump, bazı ülkelerde Beyaz Saray’a ulaşmanın alternatif bir kanalı olarak değerlendiriliyor.
Ocak 2025’te başlayan ikinci Trump döneminden bu yana kardeşlerin yabancı siyasetçilerle en az 18 kez görüştüğü belirlendi. Görüştükleri isimler arasında görevdeki veya eski altı devlet ya da hükümet başkanı ile dokuz üst düzey yetkili bulunuyor. Temasların coğrafyası Vietnam’dan Sırbistan’a, Moğolistan’dan Somaliland’a uzanıyor. Toplantıların bir kısmı kamuoyundan gizlenirken görüşmelerin içeriği ve sonrasında yapılan anlaşmalar hakkındaki bilgiler sınırlı kalıyor. Görüşmelerin ticari mi, siyasi mi olduğu sorusu çoğu zaman yanıtsız kalıyor.
George W. Bush döneminde Beyaz Saray’da etik hukukçusu olarak çalışan Richard Painter, bu durumun ciddi sorunlar doğurduğunu düşünüyor. Kardeşler diplomatik temsilci olmadıkları gibi kamu görevlilerini bağlayan çıkar çatışması kurallarına da tâbi değil. Painter, ‘Bu görüşmelerde neler konuşulduğunu bilmemizin yolu yok’ diyor. Trump Jr’ın sözcüsü ise onun görüştüğü yetkililere Amerikan yönetimini temsil etmediğini açıkça söylediğini, siyasi değerlendirmelerinin yalnızca kişisel kanaatlerini yansıttığını belirtiyor.
Trump’ın ikinci başkanlığı döneminde büyüyen aile serveti
Trump’ın 2025’te 2 milyar doları aşan kişisel gelirinin önemli bölümü oğullarının girişimlerinden kaynaklandı. Kardeşlerin kurucuları arasında bulunduğu kripto para şirketi World Liberty Financial’ın dijital varlık satışları başkana 500 milyon doların üzerinde gelir kazandırdı. Ailenin gayrimenkul faaliyetlerinden elde ettiği gelir de yüz milyonlarca doları buldu.
Trump Organization, 2024 seçim kampanyasından bu yana Amerika dışında en az 20 yeni projeyle bağlantılı. Bunların 15’i kamuoyuna duyuruldu; Dubai, Bükreş ve Vietnam’daki yatırımlar da bu listede yer alıyor. Trump’ın finansal bildirimlerinde ayrıca Hindistan, Romanya ve Abu Dabi’de henüz açıklanmamış beş proje görülüyor. Şirketin yurt dışındaki isim hakkı, geliştirme ve işletme gelirleri, 2024’ten 2025’e yüzde 40 artarak 63 milyon dolara ulaştı.
Bu modelde Trump ailesi çoğu zaman binaların sahibi olmuyor. Yerel müteahhitler, projelerinde Trump markasını kullanabilmek ve inşaat sürecinde danışmanlık almak için ücret ödüyorlar. Dolayısıyla markanın Beyaz Saray’la bağı, ekonomik değerinin önemli bir parçasına dönüşebiliyor. Bu ülkelerdeki siyasetçiler de yatırımları Washington’la ilişkilerini güçlendirmek için bir fırsat olarak değerlendiriyorlar.
Trump’ın ilk başkanlık döneminde şirket, yeni uluslararası anlaşmaları durdurma sözü vermişti. İkinci dönemde ise yabancı hükümetlerle doğrudan iş yapılmaması koşuluyla bu sınırlama kaldırıldı. Eric Trump, önceki sınırlamaya rağmen takdir görmediklerini savunuyor. Şirketin açıklamasına göreyse ticari faaliyetler başkanlıktan bağımsız yürütülüyor ve yürürlükteki etik kurallara uyuluyor. Fakat başkanın finansal bildirimleri aile şirketinin gelirlerini kısmen görünür kılsa da oğullarının özel yatırımlarını, danışmanlık ücretlerini ve yabancı ortaklarıyla kurdukları ilişkileri aynı açıklıkla ortaya koymuyor.
Devlet başkanlarıyla kapalı kapılar ardında
Donald Trump Jr., Eylül 2026’da Estonya’ya yaptığı günübirlik ziyarette iş insanlarıyla akşam yemeğine katılmıştı. Masada Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna da vardı. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden sonra Amerika ve NATO’nun ülkedeki askeri varlığını güçlendirmeye çalışan Estonya açısından bu buluşmanın siyasi önemi açıktı.
Tsahkna, Ukrayna konusunun yemekte uzun uzadıya konuşulduğunu anlattı. Trump Jr’ın aktif siyasetçi olmamasına rağmen önemli bir nüfuza sahip olduğunu söyleyerek Amerikan yönetimi çevresindeki alışılmadık isimlerle temas kurmanın ileride işe yarayabileceğini belirtti. Trump Jr’ın temsilcisi ise ziyaretin tamamen özel olduğunu ve başkanın oğlunun Amerikan hükümeti adına konuşmadığını vurguladı.
Birkaç gün önce Moğolistan Cumhurbaşkanı Ukhnaagiin Khürelsükh ile Ulan Batur’da yemek yiyen Trump Jr’ın bu teması da tartışma yarattı. Hükümetin basın sözcüsü, iki ülke arasındaki ilişkilerin ele alındığını yazıp fotoğraflar paylaştı; ardından gönderiyi sildi. Sözcü, silme talebinin Trump Jr’ın çevresinden geldiğini söyledi. Trump Jr’ın ekibi iddiayı reddetti ve buluşmanın Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun bilgisi dâhilinde gerçekleştiğini açıkladı. Moğolistan Cumhurbaşkanlığı ise siyasi konuların konuşulmadığını bildirdi.
Trump Jr daha sonra Polonya’ya geçti. Varşova’daki kısa ziyaretinde kimlerle görüştüğü ve neler konuştuğu konusunda da ayrıntılı bilgi paylaşılmadı. Bu temasların ileride yeni ticari girişimlere dönüşüp dönüşmeyeceği bilinmiyor. Böylece özel görüşmelerin gerçek amacı belirsiz kalıyor.
Trump markası, Washington’a açılan kapı mı?
Eric Trump’ın öne çıktığı gayrimenkul anlaşmalarında siyasetle ticaret arasındaki sınır daha da belirsizleşiyor. Gürcistan’da Ekim 2026’da düzenlenen Trump Tower Tiflis tanıtımına ülkenin önde gelen isimleriyle Başbakan Irakli Kobakhidze katıldı. Video bağlantısıyla konuşan Eric Trump, başbakanı övdü ve iki ülke halklarının birbirine yakınlığından söz etti.
Oysa Washington ile Tiflis arasındaki ilişkiler, Gürcistan yönetiminin Rusya’ya yakın tutumu nedeniyle gergin. Biden yönetimi, ülkedeki nüfuzlu milyarder ve eski başbakan Bidzina Ivanishvili’ye, Gürcistan’ın demokratik ve Avrupa-Atlantik geleceğini Rusya lehine zayıflattığı gerekçesiyle yaptırım uygulamıştı. Tanıtımdan bir hafta sonra Kobakhidze, New York’taki Birleşmiş Milletler toplantıları sırasında Trump ve Rubio ile kısa görüşmeler gerçekleştirdi. Gürcistan Başbakanı, Washington’la stratejik ortaklığı yeniden kurmayı umduklarını açıkladı.
Vietnam’da ise Trump projesi doğrudan diplomatik bir kazanım olarak sunuldu. Ülkenin kuzeyinde planlanan tatil köyü ve golf tesisinin Mayıs 2025’teki temel atma töreninde dönemin başbakanı, yatırımı Amerika ile ilişkileri derinleştirecek bir adım olarak nitelendirdi. Tören, Trump’ın Vietnam’ın ihracat sektörünü sarsan yeni gümrük vergilerini açıklamasından yalnızca yedi hafta sonra yapıldı. Proje ayrıca binlerce kişinin başka yere taşınmasının istenmesi ve mezarlıktaki naaşların golf sahası için nakledilmesinin planlanması nedeniyle tepki çekti.
Kripto para, Pentagon ve kritik madenler
Kardeşlerin yatırımları gayrimenkulle sınırlı değil. Donald Trump Jr.’ın ortaklarından olduğu 1789 Capital, yapay zekâ, savunma ve stratejik maden şirketlerine yatırım yapıyor. Fonun yönettiği varlıklar, 2023’teki kuruluşundan bu yana 200 milyon dolardan 3 milyar doların üzerine çıktı.
Trump Jr ayrıca tahmin piyasası şirketleri Kalshi ve Polymarket’le bağlantılı. Kalshi’ye 2025 başında danışman olduğunda kendisine yaklaşık 300 bin dolarlık hisse verildi; Polymarket’te ise 1789 Capital’in payı bulunuyor. Her iki şirket de Trump yönetiminin sektöre yönelik daha esnek düzenlemelerinden yararlandı. Tahmin piyasalarının büyümesinde özellikle spor müsabakaları üzerine açılan bahislerin etkisi büyük. Trump Jr’ın sözcüsü, onun danışmanlık ve yatırım faaliyetleri kapsamında federal yetkililerle görüşmediğini belirtiyor.
World Liberty Financial’ın dolara endeksli USD1 kripto parasının dolaşımdaki hacmi 4,1 milyar dolara ulaştı. Şirket, bu parayı destekleyen rezervlerden faiz geliri kazanıyor. Yatırımcıları arasında Birleşik Arap Emirlikleri Ulusal Güvenlik Danışmanı Şeyh Tahnoon bin Zayed el-Nahyan da bulunuyor. Şirketin Amerika’da yaptığı bankacılık lisansı başvurusu 2026 yazında onaylandı. Yetkililer, kardeşlerin gündelik faaliyetlere karışmadığını ve şirkete ayrıcalıklı muamele uygulanmadığını savunuyor.
Savunma alanındaki yatırımlar da tartışmalı. Trump Jr’ın desteklediği nadir toprak elementleri girişimi Vulcan Elements, kısa süre sonra Pentagon’dan 620 milyon dolarlık kredi aldı. Yatırım yaptığı insansız hava aracı şirketi Unusual Machines askeri sözleşme kazandı. 1789 Capital’in portföyündeki Reflection AI ise teknolojisini Pentagon’un gizli ağlarında kullanmak için anlaşma yaptı. Fon, Trump Jr’ın yatırım kararlarını belirleyen komitede bulunmadığını ve şirketlerinin Biden döneminde de askeri sözleşmeler imzaladığını belirtiyor.
Kardeşlerin yatırımcısı olduğu American Ventures yaklaşık 1 milyar dolarlık varlık yönetiyor. Bu yapı üzerinden ortak oldukları bir inşaat şirketi, Trump yönetiminin desteğiyle Kazakistan’daki kritik madenlere erişim sağlamış bir madencilik girişimiyle birleşmeye hazırlanıyor. Böylece aile yatırımlarının Washington’ın stratejik öncelikleriyle örtüştüğü sektörlerin sayısı artıyor.
Dış politika kararları ailenin çıkarlarına göre mi alınıyor?
Trump Jr’ın Washington’da açtığı Executive Branch adlı özel kulübün yıllık aidatı 15 bin dolara, giriş ücreti ise yüz binlerce dolara ulaşabiliyor. Painter, yürütme organının adını taşıyan bir kulübün üyelik satmasını bile başkanlık makamının kazanca dönüştürülmesinin işareti olarak görüyor.
Amerika’da ara seçimler öncesinde yapılan anketlerde seçmenlerin yüzde 69’u yolsuzluk, kişisel çıkar sağlama ve çıkar çatışmaları konusunda endişeli olduğunu söyledi. Painter, Joe Biden’ın oğlu Hunter Biden’ın Ukraynalı enerji şirketi Burisma’yla ilişkisini de eleştirdiğini hatırlatıyor fakat Trump kardeşlerin faaliyetlerinin çok daha geniş ölçekli olduğunu savunuyor.
Etik gözlem kuruluşu CREW’dan Walker Davis, başkanın hâlâ sahibi olduğu ve gelir elde ettiği aile şirketinin, Amerika’nın dış politika belirlediği ülkelerde genişlemesine dikkat çekiyor. Ona göre mesele, yalnızca kanıtlanmış bir usulsüzlük bulunup bulunmamasıyla sınırlı değil; milyonlarca dolarlık özel kazancın siyasi kararları etkileyebileceğine dair kuşku da önem taşıyor. Trump ailesinin gelirleriyle Amerikan dış politikası arasındaki ilişki ne kadar belirsiz kalırsa, Beyaz Saray’da alınan kararların kimin çıkarına hizmet ettiği sorusu da o kadar büyüyor.”
Bu yazı ilk kez 6 Kasım 2026’da yayımlanmıştır.

https://www.ft.com/content/a89fa128-8fcb-4ff4-bd8b-6bb591ccd9c1?syn-25a6b1a6=1



