İlkay Gündoğan – Yılın futbolcusu seçilen gurbetçi efsane

Manchester City ile sezonu üç kupayla tamamlayan İlkay Gündoğan Pep Guar-diola ile vedalaşıp soluğu Barcelona’da aldı. Oysa Barcelona eski günlerinden çok uzaktı. Xavi, Gündoğan’ı nasıl ikna etti? Almanya Futbol Federasyonu ta-rafından yılın oyuncusu seçildi. Peki, bu seçimde neler rol oynadı? Mustafa Göksel yazdı.

Almanya’da yılın futbolcusu seçilen İlkay Gündoğan, bir söyleşide kendisine yöneltilen soruyu şu şekilde yanıtlamıştı: “Ben Gelsenkirchen’de doğdum. Almanca’yı Türkçe’den daha düzgün konuşuyorum. Seçim günü geldiğinde Almanya için oynamaya karar verdim…”

2009 yılında Mesut Özil’in Almanya Milli Takımı’nı seçmesinin ardından yaşanan hayal kırıklığının üzerinden çok geçmemişti. 2011 yılında bu kez İlkay Gündoğan, Almanya Milli Takımı’na katıldı. Almanya’ya göç eden Türk ailelerinin yetenekli çocukları birer birer Almanya Milli Takımı forması giyiyor ve Türkiye’de büyük tepki görüyorlardı. Dönemin en tartışmalı konularından biri buydu. “Türk olan biri nasıl başka bir milli takımın formasını giyer?” Bu konuya ‘kırmızı çizgi’ olarak bakanlar kadar, normal karşılayanlar da var. Bir Türk’ün Almanya formasıyla dünyaya daha fazla mesaj verebileceğini düşünenlerin sayısı, emin olun hiç az değil…

İlkay Gündoğan, Balıkesirli bir ailenin çocuğu. Almanya’da doğdu. Birçok gurbetçi ailenin evladı gibi o da futbola meraklıydı ve bu alanda kendisini geliştirdi. Ailesinin desteğiyle birlikte fark edilmesi uzun sürmeyecekti.

Gündoğan, Bochum altyapısındaki performansıyla Almanya’daki gözlemcilerin dikkatini üzerine çekti. Burada sergilediği performansların ardından Nürnberg Kulübü onu 2009 yılında transfer etti. Asıl hikâye de burada başladı. 2009-2010 sezonunda takımıyla çıktığı ilk maçta ilk golünü attı. Bu gol Almanya kupasında atılmıştı. İlkay, ligdeki ilk golünü ise Bayern Münih’e atarak adeta kendisini tüm Almanya’ya tanıttı.

Dortmund’a imzası ve milli takım serüveninin başlangıcı

İlkay Gündoğan, Nürnberg’te 53 maçta 8 gol atıp 5 asist yaparken dönemin Almanya Milli Takımı gözlemci departmanı onu özel olarak izlemeye tribünlere geliyor ve notlar alıyordu. Türk Milli Takımı ile Almanya Milli Takımı arasında rekabet ortamına girileceği çok belliydi. Borussia Dortmund tam da bu süreçte 5,5 milyon Euro karşılığında oyuncuyu kadrosuna katmıştı.

Şöyle desek yanlış olmaz diye düşünüyorum. Dortmund ihtiyacı olan bir oyuncuyu transfer ediyordu, ancak İlkay’ın popülerliğini yükselterek milli takım meselesiyle ilgili ateşi harlıyordu…

Öyle de oldu. İlkay, Dortmund’a transferi sonrasında Almanya Milli Takımı kadrosuna da dahil edildi. 10 Ağustos 2011’de oynanan Brezilya – Almanya maçının kadrosuna alınan orta saha oyuncusu o mücadelede forma giymese de sonrasında Almanya kadrosunun önemli parçalarından biri haline gelecekti.

Almanya Teknik Direktörü Joachim Löw’ün uzun süre boyunca izlediği ve milli takıma kazandırmak için yoğun görüşmeler yaptığı futbolcunun başka bir rolünün olması beklenemezdi. Bu noktada şu bilgiyi de verelim. İlkay Gündoğan’ın Dortmund sürecinde yaşadığı omurga sakatlığı onu bazı turnuvalardan uzak tutmuş ve yıldız oyuncunun bir dönem destek almasına neden olmuştu. Dönemin Dortmund Teknik Direktörü Jurgen Klopp, 2014 Dünya Kupası öncesinde düzenlediği basın toplantısında şu ifadeleri kullanmıştı.

“Üzülerek söylemeliyim ki İlkay, Dünya Kupası’nda olamayacak. O da, biz de çok üzgünüz. Ona her zamankinden daha fazla destek olmalıyız.”

Türk Milli Takımı’nı neden kabul etmedi?

İlkay Gündoğan’ın Almanya Milli Takımı’nı seçmesi teknik direktör Joachim Löw ve ekibinin övülmesine neden olurken Türkiye’de kaotik bir gündem ortaya çıktı. Mesut Özil’in ardından İlkay Gündoğan’ın da Almanya Milli Takımı’nı seçmesi, Türkiye’nin turnuvalardaki istikrarsızlığını sorgulattı. O dönem Dortmund’a transfer olan ve burada yeni bir başlangıca imza atan İlkay Gündoğan ise tercihini yıllar sonra şu sözlerle anlatacaktı…

“Almanca’yı Türkçe’den daha düzgün konuşuyorum. Almanya mı, yoksa Türkiye mi için oynamam gerektiğini düşündüğümde Almanya’yı seçtim. Çünkü; Almanyalıyım. Her zaman burada futbol oynadım ve burada büyüdüm.”

Guardiola’dan gelen telefon

İlkay Gündoğan, Dortmund kariyerinde 157 maça çıktı. 15 gol attı 27 de asist yaptı. İlk senesinde Dortmund ile lig şampiyonluğu yaşadı. 2011’den 2016’ya kadar, Dortmund taraftar grubu olan Sarı Duvar’ın en sevdiği oyunculardan biri haline geldi. 2016’nın yaz transfer döneminde ise onun için ayrılık vakti gelmişti. Dünyanın birçok takımından teklif alan yıldız oyuncu, transfer için henüz kararını vermemişti.

Ta ki Pep Guardiola’dan gelen telefona kadar. İspanyol teknik adam Barcelona kariyerinin ardından Manchester City’nin başına geçmiş ve İngiliz kulübünün yeni futbol aklı olmuştu. Premier Lig’de dengeleri değiştirecek olan bu hamlenin ardından çalışmalarına başlayan Guardiola’nın listesindeki en değerli isimlerin başında İlkay Gündoğan geliyordu. Guardiola, O dönem sakatlığı olmasına rağmen 27 milyon Euro karşılığında Türk asıllı Alman futbolcuyu kadrosuna katmış ve çok büyük bir iş yaptıklarını söylemişti. Birleşik Arap Emirlikleri’nden gelen yatırımlar sonrasında çok daha büyük bir yıldız alacaklarını düşünen Manchester Cityliler, İlkay Gündoğan ismine ilk aşamada sıcak bakmasa da başarılı oyuncu performansıyla ve karakteriyle tribünleri kendine hayran bırakmaya başlayacaktı.

Kaderin cilvesi

İlkay için Dortmund efsanesi diyenler olacaktır. Kabul de görür. Ancak Guardiola, İlkay Gündoğan ile birlikte öyle bir temel attı ki yıldız oyuncu Manchester City serüveninde adeta bir City efsanesine dönüştü. İlkay Gündoğan, İngiliz kulübünde tam 304 maça çıktı. Bu maçlarda 60 gol atarken 40 da asist yapma başarısı gösterdi. 5 kez Premier Lig şampiyonluğu yaşadı. İngiltere sınırları içerisinde toplam 13 kupanın sahibi oldu. Son olarak ise Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu zaferi yaşadı. Hem de İstanbul’da.

Kader ona atalarının topraklarında futbolun kulüpler düzeyindeki en büyük kupasını sundu. Manchester City takım kaptanı olarak İstanbul’da Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırdı. Öte yandan bu başarı bir Türk’ün Şampiyonlar Ligi kupasını elde ettiği ilk maç olarak tarihe geçti. İlkay’ın İstanbul’daki zafer sonrasındaki sözleri ise oldukça dikkat çekiciydi.

“İnanılmaz bir duygu. Kelimelerle tarif etmek çok zor. Ülkemizde bu kupayı kaldırmak çok büyük bir gurur. Finalleri kazanmak için emek veriyoruz. Bu akşam da burada kaptan olarak kupayı kaldırmak başka bir duyguymuş.”

Özel hayatı kariyerini yönlendirdi

İlkay Gündoğan, Mayıs ayında İtalyan model Sara Arfaoui ile evlendi. Yıldız oyuncu için bu durum birçok şeyin de değişmesi anlamına geliyordu. Gündoğan çifti önceki dönemlerde gittikleri Barcelona tatilinde şehre adeta âşık olmuşlar ve burada yaşama fikrini düşünmeye başlamışlar.

Manchester City Teknik Direktörü Pep Guardiola, onu takımda tutmak istese de İlkay Gündoğan eşiyle Barcelona’da yaşama hayalini gerçekleştirdi ve kulübüyle sözleşme uzatmadı.

İlkay’ın Pep ile olan uyumu Manchester City için unutulmaz bir figür haline gelmesine neden oldu. Hoca – oyuncu anlaşmasının en büyük örneklerinden birini verdikleri kesin. Hatta bir basın toplantısında Pep Guardiola’dan İlkay Gündoğan hakkındaki görüşleri soruldu. İspanyol teknik adam ise bakın neler söyledi:

“Onu seviyorum. Ona tapıyorum. Evliyim, ama ona tapıyorum! İlkay çok önemli bir oyuncu. Sessizlikle liderlik ediyor, ancak yine de konuştuğunda herkes onu dinliyor. O mükemmel olarak tanımlanmış bir futbolcu. Gol ve asist duygusu olan bir hücumcu orta saha. Her zaman doğru pozisyonda. Aynı zamanda tutucu bir orta saha oyuncusu olarak da oynayabiliyor. İlkay, her anlamda olağanüstü bir oyuncu.”

Almanya’da yılın oyuncusu seçildi

Manchester City ile sezonu üç kupayla tamamlayan İlkay Gündoğan, Almanya Futbol Federasyonu tarafından yılın oyuncusu seçildi. Gösterdiği performansın, bu ödülü İlkay’a getirdiği aşikâr. Ancak işlerin siyasi taraflarını da yok sayamayız. Mesut Özil’in milli takıma vedası ve o süreçlerde yaşananların ardından İlkay’ın bu sezon yılın oyuncusu seçilmesi bir hayli değerli. Çünkü biliyoruz ki Almanlar, Mesut Özil’i siyasi bir figür gibi görüyorlardı. Ancak İlkay konusunda farklı düşündükleri kesin. Bunda İlkay da büyük bir pay sahibi. 32 yaşındaki yıldızın hâlâ üst düzey futbol oynuyor oluşu ve Manchester City ile kazandırdıkları ortada.

Barcelona ve Xavi

Barcelona Teknik Direktörü Xavi Hernandez, 2022-2023 sezonu bittiğinde orta sahaya kendisi gibi bir oyuncu aradığını şaka yoluyla da olsa ifade etmişti. İlkay Gündoğan transferi sonrasında Xavi’nin o sözleri akıllara geldi. Bir dönem tüm futbolseverlere, ‘orta sahada nasıl oynanır?’ sorusunun cevabını veren yıldız isim, İlkay Gündoğan’ı Barcelona’ya getirerek belki de son dönemde kendisine en benzeyen futbolu oynayan ismi transfer etti.

İmza sonrasında bir süre lisans krizi yaşansa da bu durum çözüldü. Hatta bu kriz ülkemizde Galatasaray ve Fenerbahçe kulüplerinin bile gündemine geldi. İki kulüp de bu süreci ‘acaba’ diyerek takip etti, ancak İlkay imza attığı Barcelona’da yoluna devam etti. İlk 4 maçta oyuna girdi. 2 de asist yaptı. 345 dakika sahada kaldı.

Dortmund efsanesi

İlkay Gündoğan futbol tarihinin en parlak isimlerinden. O Dortmund efsanesi, o bir Manchester City efsanesi. Milli Takım tercihi ne kadar tartışılsa da Türkiye’ye yaptığı yatırımlar ve sosyal yardım projeleri onu takip edenlerin hafızalarında.

6 Şubat depremlerindeki tutumu ve göndermiş olduğu yardımlar da unutulmayacaktır.

Almanya’da doğan bir Türk çocuğunun geldiği noktayı anlatmaya çalıştık. Kim ne derse desin o bir Türk. Almanya forması giymesi birçoğumuzu rahatsız etmiş olsa da onun başarılarıyla mutlu olanlar ve zaferlerinin yol gösterdiği Türkler olduğu mutlak bir gerçek…

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fikir Turu’nun editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı ilk kez 8 Eylül 2023’te yayımlanmıştır.

Mustafa Göksel
Mustafa Göksel
Mustafa Göksel – Gazeteci ve moderatör. 27 Aralık 1991, İstanbul doğumlu. İlk ve orta öğrenimini Antalya’da geçirdi. Lisans eğitimimi Marmara Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Radyo Televizyon ve Sinema bölümünde aldı. 2011’den bu yana medya sektörünün içinde. TRT Haber, TRT Spor ve Eurosport Türkiye’de çalıştı. Halen Yeni Şafak Spor ve TVNET birimlerinde aktif olarak görev alıyor. Ayrıca Türkiye’nin en eski futbol programlarından biri olan 4 X 4 Futbol’un yaklaşık 4 yıldır moderatörlüğünü üstleniyor.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Son Eklenenler

İlkay Gündoğan – Yılın futbolcusu seçilen gurbetçi efsane

Manchester City ile sezonu üç kupayla tamamlayan İlkay Gündoğan Pep Guar-diola ile vedalaşıp soluğu Barcelona’da aldı. Oysa Barcelona eski günlerinden çok uzaktı. Xavi, Gündoğan’ı nasıl ikna etti? Almanya Futbol Federasyonu ta-rafından yılın oyuncusu seçildi. Peki, bu seçimde neler rol oynadı? Mustafa Göksel yazdı.

Almanya’da yılın futbolcusu seçilen İlkay Gündoğan, bir söyleşide kendisine yöneltilen soruyu şu şekilde yanıtlamıştı: “Ben Gelsenkirchen’de doğdum. Almanca’yı Türkçe’den daha düzgün konuşuyorum. Seçim günü geldiğinde Almanya için oynamaya karar verdim…”

2009 yılında Mesut Özil’in Almanya Milli Takımı’nı seçmesinin ardından yaşanan hayal kırıklığının üzerinden çok geçmemişti. 2011 yılında bu kez İlkay Gündoğan, Almanya Milli Takımı’na katıldı. Almanya’ya göç eden Türk ailelerinin yetenekli çocukları birer birer Almanya Milli Takımı forması giyiyor ve Türkiye’de büyük tepki görüyorlardı. Dönemin en tartışmalı konularından biri buydu. “Türk olan biri nasıl başka bir milli takımın formasını giyer?” Bu konuya ‘kırmızı çizgi’ olarak bakanlar kadar, normal karşılayanlar da var. Bir Türk’ün Almanya formasıyla dünyaya daha fazla mesaj verebileceğini düşünenlerin sayısı, emin olun hiç az değil…

İlkay Gündoğan, Balıkesirli bir ailenin çocuğu. Almanya’da doğdu. Birçok gurbetçi ailenin evladı gibi o da futbola meraklıydı ve bu alanda kendisini geliştirdi. Ailesinin desteğiyle birlikte fark edilmesi uzun sürmeyecekti.

Gündoğan, Bochum altyapısındaki performansıyla Almanya’daki gözlemcilerin dikkatini üzerine çekti. Burada sergilediği performansların ardından Nürnberg Kulübü onu 2009 yılında transfer etti. Asıl hikâye de burada başladı. 2009-2010 sezonunda takımıyla çıktığı ilk maçta ilk golünü attı. Bu gol Almanya kupasında atılmıştı. İlkay, ligdeki ilk golünü ise Bayern Münih’e atarak adeta kendisini tüm Almanya’ya tanıttı.

Dortmund’a imzası ve milli takım serüveninin başlangıcı

İlkay Gündoğan, Nürnberg’te 53 maçta 8 gol atıp 5 asist yaparken dönemin Almanya Milli Takımı gözlemci departmanı onu özel olarak izlemeye tribünlere geliyor ve notlar alıyordu. Türk Milli Takımı ile Almanya Milli Takımı arasında rekabet ortamına girileceği çok belliydi. Borussia Dortmund tam da bu süreçte 5,5 milyon Euro karşılığında oyuncuyu kadrosuna katmıştı.

Şöyle desek yanlış olmaz diye düşünüyorum. Dortmund ihtiyacı olan bir oyuncuyu transfer ediyordu, ancak İlkay’ın popülerliğini yükselterek milli takım meselesiyle ilgili ateşi harlıyordu…

Öyle de oldu. İlkay, Dortmund’a transferi sonrasında Almanya Milli Takımı kadrosuna da dahil edildi. 10 Ağustos 2011’de oynanan Brezilya – Almanya maçının kadrosuna alınan orta saha oyuncusu o mücadelede forma giymese de sonrasında Almanya kadrosunun önemli parçalarından biri haline gelecekti.

Almanya Teknik Direktörü Joachim Löw’ün uzun süre boyunca izlediği ve milli takıma kazandırmak için yoğun görüşmeler yaptığı futbolcunun başka bir rolünün olması beklenemezdi. Bu noktada şu bilgiyi de verelim. İlkay Gündoğan’ın Dortmund sürecinde yaşadığı omurga sakatlığı onu bazı turnuvalardan uzak tutmuş ve yıldız oyuncunun bir dönem destek almasına neden olmuştu. Dönemin Dortmund Teknik Direktörü Jurgen Klopp, 2014 Dünya Kupası öncesinde düzenlediği basın toplantısında şu ifadeleri kullanmıştı.

“Üzülerek söylemeliyim ki İlkay, Dünya Kupası’nda olamayacak. O da, biz de çok üzgünüz. Ona her zamankinden daha fazla destek olmalıyız.”

Türk Milli Takımı’nı neden kabul etmedi?

İlkay Gündoğan’ın Almanya Milli Takımı’nı seçmesi teknik direktör Joachim Löw ve ekibinin övülmesine neden olurken Türkiye’de kaotik bir gündem ortaya çıktı. Mesut Özil’in ardından İlkay Gündoğan’ın da Almanya Milli Takımı’nı seçmesi, Türkiye’nin turnuvalardaki istikrarsızlığını sorgulattı. O dönem Dortmund’a transfer olan ve burada yeni bir başlangıca imza atan İlkay Gündoğan ise tercihini yıllar sonra şu sözlerle anlatacaktı…

“Almanca’yı Türkçe’den daha düzgün konuşuyorum. Almanya mı, yoksa Türkiye mi için oynamam gerektiğini düşündüğümde Almanya’yı seçtim. Çünkü; Almanyalıyım. Her zaman burada futbol oynadım ve burada büyüdüm.”

Guardiola’dan gelen telefon

İlkay Gündoğan, Dortmund kariyerinde 157 maça çıktı. 15 gol attı 27 de asist yaptı. İlk senesinde Dortmund ile lig şampiyonluğu yaşadı. 2011’den 2016’ya kadar, Dortmund taraftar grubu olan Sarı Duvar’ın en sevdiği oyunculardan biri haline geldi. 2016’nın yaz transfer döneminde ise onun için ayrılık vakti gelmişti. Dünyanın birçok takımından teklif alan yıldız oyuncu, transfer için henüz kararını vermemişti.

Ta ki Pep Guardiola’dan gelen telefona kadar. İspanyol teknik adam Barcelona kariyerinin ardından Manchester City’nin başına geçmiş ve İngiliz kulübünün yeni futbol aklı olmuştu. Premier Lig’de dengeleri değiştirecek olan bu hamlenin ardından çalışmalarına başlayan Guardiola’nın listesindeki en değerli isimlerin başında İlkay Gündoğan geliyordu. Guardiola, O dönem sakatlığı olmasına rağmen 27 milyon Euro karşılığında Türk asıllı Alman futbolcuyu kadrosuna katmış ve çok büyük bir iş yaptıklarını söylemişti. Birleşik Arap Emirlikleri’nden gelen yatırımlar sonrasında çok daha büyük bir yıldız alacaklarını düşünen Manchester Cityliler, İlkay Gündoğan ismine ilk aşamada sıcak bakmasa da başarılı oyuncu performansıyla ve karakteriyle tribünleri kendine hayran bırakmaya başlayacaktı.

Kaderin cilvesi

İlkay için Dortmund efsanesi diyenler olacaktır. Kabul de görür. Ancak Guardiola, İlkay Gündoğan ile birlikte öyle bir temel attı ki yıldız oyuncu Manchester City serüveninde adeta bir City efsanesine dönüştü. İlkay Gündoğan, İngiliz kulübünde tam 304 maça çıktı. Bu maçlarda 60 gol atarken 40 da asist yapma başarısı gösterdi. 5 kez Premier Lig şampiyonluğu yaşadı. İngiltere sınırları içerisinde toplam 13 kupanın sahibi oldu. Son olarak ise Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu zaferi yaşadı. Hem de İstanbul’da.

Kader ona atalarının topraklarında futbolun kulüpler düzeyindeki en büyük kupasını sundu. Manchester City takım kaptanı olarak İstanbul’da Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırdı. Öte yandan bu başarı bir Türk’ün Şampiyonlar Ligi kupasını elde ettiği ilk maç olarak tarihe geçti. İlkay’ın İstanbul’daki zafer sonrasındaki sözleri ise oldukça dikkat çekiciydi.

“İnanılmaz bir duygu. Kelimelerle tarif etmek çok zor. Ülkemizde bu kupayı kaldırmak çok büyük bir gurur. Finalleri kazanmak için emek veriyoruz. Bu akşam da burada kaptan olarak kupayı kaldırmak başka bir duyguymuş.”

Özel hayatı kariyerini yönlendirdi

İlkay Gündoğan, Mayıs ayında İtalyan model Sara Arfaoui ile evlendi. Yıldız oyuncu için bu durum birçok şeyin de değişmesi anlamına geliyordu. Gündoğan çifti önceki dönemlerde gittikleri Barcelona tatilinde şehre adeta âşık olmuşlar ve burada yaşama fikrini düşünmeye başlamışlar.

Manchester City Teknik Direktörü Pep Guardiola, onu takımda tutmak istese de İlkay Gündoğan eşiyle Barcelona’da yaşama hayalini gerçekleştirdi ve kulübüyle sözleşme uzatmadı.

İlkay’ın Pep ile olan uyumu Manchester City için unutulmaz bir figür haline gelmesine neden oldu. Hoca – oyuncu anlaşmasının en büyük örneklerinden birini verdikleri kesin. Hatta bir basın toplantısında Pep Guardiola’dan İlkay Gündoğan hakkındaki görüşleri soruldu. İspanyol teknik adam ise bakın neler söyledi:

“Onu seviyorum. Ona tapıyorum. Evliyim, ama ona tapıyorum! İlkay çok önemli bir oyuncu. Sessizlikle liderlik ediyor, ancak yine de konuştuğunda herkes onu dinliyor. O mükemmel olarak tanımlanmış bir futbolcu. Gol ve asist duygusu olan bir hücumcu orta saha. Her zaman doğru pozisyonda. Aynı zamanda tutucu bir orta saha oyuncusu olarak da oynayabiliyor. İlkay, her anlamda olağanüstü bir oyuncu.”

Almanya’da yılın oyuncusu seçildi

Manchester City ile sezonu üç kupayla tamamlayan İlkay Gündoğan, Almanya Futbol Federasyonu tarafından yılın oyuncusu seçildi. Gösterdiği performansın, bu ödülü İlkay’a getirdiği aşikâr. Ancak işlerin siyasi taraflarını da yok sayamayız. Mesut Özil’in milli takıma vedası ve o süreçlerde yaşananların ardından İlkay’ın bu sezon yılın oyuncusu seçilmesi bir hayli değerli. Çünkü biliyoruz ki Almanlar, Mesut Özil’i siyasi bir figür gibi görüyorlardı. Ancak İlkay konusunda farklı düşündükleri kesin. Bunda İlkay da büyük bir pay sahibi. 32 yaşındaki yıldızın hâlâ üst düzey futbol oynuyor oluşu ve Manchester City ile kazandırdıkları ortada.

Barcelona ve Xavi

Barcelona Teknik Direktörü Xavi Hernandez, 2022-2023 sezonu bittiğinde orta sahaya kendisi gibi bir oyuncu aradığını şaka yoluyla da olsa ifade etmişti. İlkay Gündoğan transferi sonrasında Xavi’nin o sözleri akıllara geldi. Bir dönem tüm futbolseverlere, ‘orta sahada nasıl oynanır?’ sorusunun cevabını veren yıldız isim, İlkay Gündoğan’ı Barcelona’ya getirerek belki de son dönemde kendisine en benzeyen futbolu oynayan ismi transfer etti.

İmza sonrasında bir süre lisans krizi yaşansa da bu durum çözüldü. Hatta bu kriz ülkemizde Galatasaray ve Fenerbahçe kulüplerinin bile gündemine geldi. İki kulüp de bu süreci ‘acaba’ diyerek takip etti, ancak İlkay imza attığı Barcelona’da yoluna devam etti. İlk 4 maçta oyuna girdi. 2 de asist yaptı. 345 dakika sahada kaldı.

Dortmund efsanesi

İlkay Gündoğan futbol tarihinin en parlak isimlerinden. O Dortmund efsanesi, o bir Manchester City efsanesi. Milli Takım tercihi ne kadar tartışılsa da Türkiye’ye yaptığı yatırımlar ve sosyal yardım projeleri onu takip edenlerin hafızalarında.

6 Şubat depremlerindeki tutumu ve göndermiş olduğu yardımlar da unutulmayacaktır.

Almanya’da doğan bir Türk çocuğunun geldiği noktayı anlatmaya çalıştık. Kim ne derse desin o bir Türk. Almanya forması giymesi birçoğumuzu rahatsız etmiş olsa da onun başarılarıyla mutlu olanlar ve zaferlerinin yol gösterdiği Türkler olduğu mutlak bir gerçek…

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fikir Turu’nun editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı ilk kez 8 Eylül 2023’te yayımlanmıştır.

Mustafa Göksel
Mustafa Göksel
Mustafa Göksel – Gazeteci ve moderatör. 27 Aralık 1991, İstanbul doğumlu. İlk ve orta öğrenimini Antalya’da geçirdi. Lisans eğitimimi Marmara Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Radyo Televizyon ve Sinema bölümünde aldı. 2011’den bu yana medya sektörünün içinde. TRT Haber, TRT Spor ve Eurosport Türkiye’de çalıştı. Halen Yeni Şafak Spor ve TVNET birimlerinde aktif olarak görev alıyor. Ayrıca Türkiye’nin en eski futbol programlarından biri olan 4 X 4 Futbol’un yaklaşık 4 yıldır moderatörlüğünü üstleniyor.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Son Eklenenler

0
Would love your thoughts, please comment.x