Kendimiz için daha iyi bir geleceği nasıl hayal edebiliriz?

Geleceği düşünürken belirsizlik veya karamsarlık mı ağır basıyor? Her ne kadar günümüz dünyasında bu hisler olağandışı olmasa da farklı bir bakış açısıyla kendiniz için daha iyi bir gelecek tasavvur etmeniz mümkün.

Bugünün koşullarında geleceği düşünmek, pek çok kişiye bir kâbus gibi gelebilir. Ancak işe kendimizden başlamak, geleceğe bakmanın yeni bir yolunu açabilir. Columbia Üniversitesi öğretim üyesi, pozitif psikolog Dan Tomasulo, Psyche internet sitesinde yayımlanan yazısında bunu nasıl başarabileceğimizi anlatıyor.

Yazının bazı bölümlerini aktarıyoruz:

“Ne istediğiniz sorulduğunda emin olmadığınızı fark ettiniz mi hiç? Akşam yemeği menülerinden veya hafta sonu planlarından değil, hayattan bahsediyorum: Ne yapmak istiyorsunuz? Kim olmak istiyorsunuz? Birçoğumuz rutin işleri yapıyoruz, bize verilen rolleri yerine getiriyoruz, ilişkileri yönetiyoruz, görevleri tamamlıyoruz. Ancak büyük resim bu kadar net olmayabilir. (…)

Araştırmalar, nereye gitmek istediğinize dair bilinçli bir vizyon oluşturmanın önemini gösteriyor. Bazı insanlar bunu doğrudan hedefler belirleyerek veya yapılacaklar listeleri hazırlayarak yapar, ancak ben daha basit bir şeyle başlamaktan bahsediyorum: ‘Mümkün olan en iyi benliğiniz’ olarak düşündüğünüz şeyi hayal etmek.

En iyi benlik egzersizi fikri, 2000’li yılların başlarında Laura King tarafından ortaya atıldı. Araştırmacıların bunun olumlu ruh halini ve iyimserliği önemli ölçüde artırdığını gözlemlemesiyle de pozitif psikolojinin en yaygın uygulamalarından biri haline geldi. (…) Temel uygulama, işlerin olağanüstü derecede iyi gittiği yakın gelecekteki hayatınız hakkında yazmayı içeriyor.” (…)

Yazar, bu egzersizin bir faydasının da dikkatimizi odaklamak olduğunu belirtiyor: “Birçoğumuz zihinsel enerjimizin büyük bir kısmını sorunları taramaya veya başarısızlıkları ya da hayal kırıklıklarını tekrar tekrar zihnimizde canlandırmaya harcarız. En iyi olası benlik egzersizini yaptığınızda, dikkatinizi bilinçli olarak yeniden yönlendirirsiniz. Zihninizi, işlerin yolunda gittiğini hayal etmeye alıştırırsınız. (…) Muhtemelen bazı olumlu duygular da üretirsiniz ve araştırmalar, iyi hissetmenin yanı sıra bu duyguların bakış açınızı genişletebileceğini ve bilişsel esnekliği artırabileceğini gösteriyor. Olumlu bir geleceği hayal etmekten kaynaklanan olumlu duygular, aksi takdirde gözden kaçıracağınız yolları fark etmenizi kolaylaştırabilir ve onları takip etme motivasyonunuzu artırabilir.

Geleceği bu şekilde düşünmek, değer verdiğiniz şeyleri de netleştirebilir. Detaylı bir şekilde tarif etmeye zorlanana kadar aslında ne istediğinizi ifade etmek son derece zordur. Tatmin edici bir gün nasıldır? Kimlerle birliktesiniz? Nasıl davranıyorsunuz? Bu egzersizin gerektirdiği ayrıntılandırma, sis perdesini aralar.

Bence tüm bu etkiler birlikte çalışıyor. Değer verdiğiniz, duygusal karşılığı olan, tutarlı bir gelecek vizyonu oluşturuyorsunuz. Bu vizyon şekillenmeye başladıkça kararlar daha da netleşiyor. (…)

Geleceğinizi hayal edin

Öncelikle yazma egzersizini ne zaman ve nasıl yapacağınıza karar verin. Bazıları pazar sabahları günlük tutma ritüelini sever. Başkaları da işe gidip gelirken görselleştirmeyi tercih edebilir. (…) Çalışmalar, egzersizi düzenli olarak tekrarlayanların (bir hafta boyunca her gün, ardından aylık veya üç aylık aralıklarla kontrol amaçlı) olumlu duygularında ve yaşam memnuniyetinde kalıcı iyileşmeler görüldüğünü ortaya koyuyor.”

Yazar, hayal ettiğiniz gelecek için bir zaman dilimi belirlemeniz gerektiğini söylüyor: “Beş yıl öneririm: Gerçek bir değişim hayal edebilecek kadar uzak, ancak ulaşılabilir görünmesi için yeterince yakın. (…) Kim olduğunuz konusunda spesifik olun. Örneğin, sadece ‘Harika bir işim var’ yazmayın. Bunun yerine, ‘Önemli bir meseleye odaklanmış bir ekiple çalışmak için heyecanla uyanıyorum. Dinleyen, başkalarının başarılarını kutlayan ve hatalarımı kabul eden biriyim…’

İşte odaklanmanız gereken diğer bazı öneriler:

– İş hayatı, ilişkiler, sağlık, kişisel gelişim, katkılar veya keyifli deneyimler gibi birden fazla alanı kapsayın.

– Olumlu geleceğinizdeki belirli anları hayal edin. Tatmin edici bir gün nasıldır? Kimlerle birliktesiniz? Sizin için önemli olan ne yapıyorsunuz?

– Güçlü yönlerinizi göz önünde bulundurun. Kendinize sorun: En iyi halimde hangi güçlü yönlerimi sergilediğimi hayal ediyorum: Merak mı? Nezaket mi? Azim mi? Umut mu? Bu önemli, çünkü bugün ‘terfi almayı’ prova edemezsiniz, ancak liderlik gücünü edebilirsiniz. ‘Harika bir ilişkiye sahip olmayı’ prova edemeyebilirsiniz, ancak nezaket ve sabrı edebilirsiniz. Karakterinizin güçlü yönleri, vizyonunuz ile günlük eylemleriniz arasındaki köprüdür.

Yazarken kendinizi sansürlemeyin. En iyi halinizi düşünürken, iç eleştirmeniniz ‘Bu gerçekçi değil’ veya ‘Kendini kim sanıyorsun?’ gibi düşüncelerle sizi bölmek isteyebilir. Ona ilgisi için teşekkür edin ve yazmayı sürdürün. Gerçekçilik sonraya kalabilir. Şu anda bir vizyon oluşturuyorsunuz ve bu da özgürce keşfetmeyi gerektiriyor. (…)

Engelleri aşmak için tavsiyeler

Başlamanıza engel olabilecek diğer bazı düşünceler veya endişeler:

– Henüz ne istediğimi bilmiyorum. Başlamadan önce bilmeniz gerekmiyor; yazma süreci bunu ortaya çıkarıyor. Eğer tıkanıp kalıyorsanız, ne istemediğinizi bildiğiniz şeyle başlayıp, sonra da bunun tam tersini keşfedebilirsiniz.

– Bencilce geliyor. Yönünüz konusunda netlik kazanmayı sorumluluk almanın bir yolu olarak görün. Hayal etmediğiniz bir şeye doğru ilerleyemezsiniz. İstediğiniz yol konusunda netleştiğinizde, başkalarının yollarında onlara daha fazla destek olabilirsiniz.

– Vizyonum ve gerçeklik arasındaki uçurum ezici geliyor. Bu egzersizin amacı, mevcut benliğiniz ile mümkün olan en iyi benliğiniz arasındaki mesafeyi ölçmek değil, yön belirlemek. Vizyonunuzu tamamen gerçekleştiremeyebilirsiniz ve bu bir sorun değil. Amaç, hayatınıza hemen şimdi dahil etmek istediğiniz nitelikler, uygulamalar ve değerler kümesini ortaya koymak.

Hayal ettikleriniz üzerine düşünün

Yazmayı bitirdikten sonra, yazdıklarınızla en az birkaç dakika baş başa kalın. Sizi şaşırtan ne oldu? Açıkça görülen ne vardı? Heyecan, üzüntü, özlem veya korku vb. hissetmenize ne neden oldu? Bu tepkiler bilgilendiricidir. Örneğin, bir takımı yönetmek hakkında yazmanın sizi terfi hakkında yazmaktan daha çok motive etmesi, liderlik ve statüye bakış açınız hakkında bir ipucudur. (…)

Yazdıklarınızı sizi iyi tanıyan biriyle paylaşmayı düşünün. Belki de kaçırdığınız bağlantıları görebilir veya vizyonunuzun bazı kısımlarını hâlihazırda yaşadığınızı hatırlatabilirler. Başkalarına yüksek sesle okumak, yazdıklarınızı daha gerçekçi hale getirir ve kolayca göz ardı edebileceğiniz birer fantezi olmaktan çıkarabilir.

Gelecekteki benliğinizle konuşun

Bazı insanlar yazmanın ötesine geçip gelecekteki benlikleriyle sohbet etmenin faydalı olduğunu düşünüyor. Yöntem, farklı benlik yönlerini dışa vurmak için boş bir sandalye kullanılan psikodramadan ilham alıyor. (…) En iyi halinizi yazdıktan sonra, karşınıza boş bir sandalye koyun. Gelecekteki halinizi, az önce tarif ettiğiniz kişiyi, o sandalyede otururken hayal edin. Bu kişiyle yüksek sesle konuşun. Sorular sorun: Buraya gelmek için neler gerekti? Neleri bilmeliyim? Şu anda senin için en önemli şey nedir? Sonra yer değiştirin ve ‘gelecekteki benliğiniz’ koltuğuna oturarak o halinizmiş gibi cevap verin. Ne derdi? Ne tür bir bilgelik sunardı? Ne tür bir teşvikte bulunurdu?

İlk başta biraz çekingen olabilirsiniz. Bu normal. Güç, her iki bakış açısını da benimsemekten gelir. Pozisyon değiştirmek, farklı bakış açılarına erişmenize yardımcı olur. Bunu yapmanız şart değil; sadece yazı da işe yarar. Ama ilginizi çekiyorsa, diyalog, yazının ortaya koyamayacağı içgörüler sunabilir. (…)

Vizyonunuzu gözden geçirin

En iyi halinizi yazıp üzerinde düşündükten sonra, yazdıklarınıza geri dönün. (…) Büyük kararlar almadan önce şu soruyu sorun: Hangi seçenek beni kendimin o versiyonuna daha çok yaklaştırıyor?

En iyi haliniz hakkında yazdıklarınızı yaşayan bir belge olarak düşünün. Vizyonunuz sizinle birlikte gelişecektir, zira bir yaşta sizin için önemli olan şeyler birkaç yıl sonra aynı şekilde hissettirmeyebilir. Yazdıklarınızı periyodik olarak gözden geçirebilir ve yeni bir versiyon yazabilirsiniz. Küçük düzeltmeler yapmanız ya da değerleriniz veya koşullarınız değiştiği için tüm bölümleri değiştirmeniz gerekebilir. Hatta daha önce hiç düşünmediğiniz tamamen yeni alanlar eklemek isteyebilirsiniz. (…) Bu egzersiz sayesinde en iyi halinizi sadece bir gün olabileceğiniz biri olarak görmek yerine, bazı yönlerden zaten o kişi olduğunuza dair kanıtlar toplamaya başlayabilirsiniz. ‘En iyi halimin yapacağı şeyi yaptım’ diye düşündüğünüzde, kendinizin o versiyonunu şu anda pekiştirmiş olursunuz.”

Bu yazı ilk kez 24 Temmuz 2026’da yayımlanmıştır.

Dan Tomasulo’nun Psyche internet sitesinde yayımlanan “How to imagine a better future for yourself” başlıklı yazısından öne çıkan bazı bölümler Nevra Yaraç tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısıyla yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline ve tamamına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz: https://psyche.co/guides/how-to-imagine-a-better-future-for-yourself

Fikir Turu
Fikir Turuhttps://fikirturu.com/
Fikir Turu, yalnızca Türkiye’deki düşünce hayatını değil, dünyanın da ne düşündüğünü, tartıştığını okurlarına aktarmaya çalışıyor. Bu amaçla, İngilizce, Arapça, Rusça, Almanca ve Çince yazılmış önemli makalelerin belli başlı bölümlerini çevirerek, editoryal katkılarla okuruna sunmaya çalışıyor. Her makalenin orijinal metnine ve değerli çevirmen arkadaşlarımızın bilgilerine makalenin alt kısmındaki notlardan ulaşabilirsiniz.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler

Son Eklenenler

Kendimiz için daha iyi bir geleceği nasıl hayal edebiliriz?

Geleceği düşünürken belirsizlik veya karamsarlık mı ağır basıyor? Her ne kadar günümüz dünyasında bu hisler olağandışı olmasa da farklı bir bakış açısıyla kendiniz için daha iyi bir gelecek tasavvur etmeniz mümkün.

Bugünün koşullarında geleceği düşünmek, pek çok kişiye bir kâbus gibi gelebilir. Ancak işe kendimizden başlamak, geleceğe bakmanın yeni bir yolunu açabilir. Columbia Üniversitesi öğretim üyesi, pozitif psikolog Dan Tomasulo, Psyche internet sitesinde yayımlanan yazısında bunu nasıl başarabileceğimizi anlatıyor.

Yazının bazı bölümlerini aktarıyoruz:

“Ne istediğiniz sorulduğunda emin olmadığınızı fark ettiniz mi hiç? Akşam yemeği menülerinden veya hafta sonu planlarından değil, hayattan bahsediyorum: Ne yapmak istiyorsunuz? Kim olmak istiyorsunuz? Birçoğumuz rutin işleri yapıyoruz, bize verilen rolleri yerine getiriyoruz, ilişkileri yönetiyoruz, görevleri tamamlıyoruz. Ancak büyük resim bu kadar net olmayabilir. (…)

Araştırmalar, nereye gitmek istediğinize dair bilinçli bir vizyon oluşturmanın önemini gösteriyor. Bazı insanlar bunu doğrudan hedefler belirleyerek veya yapılacaklar listeleri hazırlayarak yapar, ancak ben daha basit bir şeyle başlamaktan bahsediyorum: ‘Mümkün olan en iyi benliğiniz’ olarak düşündüğünüz şeyi hayal etmek.

En iyi benlik egzersizi fikri, 2000’li yılların başlarında Laura King tarafından ortaya atıldı. Araştırmacıların bunun olumlu ruh halini ve iyimserliği önemli ölçüde artırdığını gözlemlemesiyle de pozitif psikolojinin en yaygın uygulamalarından biri haline geldi. (…) Temel uygulama, işlerin olağanüstü derecede iyi gittiği yakın gelecekteki hayatınız hakkında yazmayı içeriyor.” (…)

Yazar, bu egzersizin bir faydasının da dikkatimizi odaklamak olduğunu belirtiyor: “Birçoğumuz zihinsel enerjimizin büyük bir kısmını sorunları taramaya veya başarısızlıkları ya da hayal kırıklıklarını tekrar tekrar zihnimizde canlandırmaya harcarız. En iyi olası benlik egzersizini yaptığınızda, dikkatinizi bilinçli olarak yeniden yönlendirirsiniz. Zihninizi, işlerin yolunda gittiğini hayal etmeye alıştırırsınız. (…) Muhtemelen bazı olumlu duygular da üretirsiniz ve araştırmalar, iyi hissetmenin yanı sıra bu duyguların bakış açınızı genişletebileceğini ve bilişsel esnekliği artırabileceğini gösteriyor. Olumlu bir geleceği hayal etmekten kaynaklanan olumlu duygular, aksi takdirde gözden kaçıracağınız yolları fark etmenizi kolaylaştırabilir ve onları takip etme motivasyonunuzu artırabilir.

Geleceği bu şekilde düşünmek, değer verdiğiniz şeyleri de netleştirebilir. Detaylı bir şekilde tarif etmeye zorlanana kadar aslında ne istediğinizi ifade etmek son derece zordur. Tatmin edici bir gün nasıldır? Kimlerle birliktesiniz? Nasıl davranıyorsunuz? Bu egzersizin gerektirdiği ayrıntılandırma, sis perdesini aralar.

Bence tüm bu etkiler birlikte çalışıyor. Değer verdiğiniz, duygusal karşılığı olan, tutarlı bir gelecek vizyonu oluşturuyorsunuz. Bu vizyon şekillenmeye başladıkça kararlar daha da netleşiyor. (…)

Geleceğinizi hayal edin

Öncelikle yazma egzersizini ne zaman ve nasıl yapacağınıza karar verin. Bazıları pazar sabahları günlük tutma ritüelini sever. Başkaları da işe gidip gelirken görselleştirmeyi tercih edebilir. (…) Çalışmalar, egzersizi düzenli olarak tekrarlayanların (bir hafta boyunca her gün, ardından aylık veya üç aylık aralıklarla kontrol amaçlı) olumlu duygularında ve yaşam memnuniyetinde kalıcı iyileşmeler görüldüğünü ortaya koyuyor.”

Yazar, hayal ettiğiniz gelecek için bir zaman dilimi belirlemeniz gerektiğini söylüyor: “Beş yıl öneririm: Gerçek bir değişim hayal edebilecek kadar uzak, ancak ulaşılabilir görünmesi için yeterince yakın. (…) Kim olduğunuz konusunda spesifik olun. Örneğin, sadece ‘Harika bir işim var’ yazmayın. Bunun yerine, ‘Önemli bir meseleye odaklanmış bir ekiple çalışmak için heyecanla uyanıyorum. Dinleyen, başkalarının başarılarını kutlayan ve hatalarımı kabul eden biriyim…’

İşte odaklanmanız gereken diğer bazı öneriler:

– İş hayatı, ilişkiler, sağlık, kişisel gelişim, katkılar veya keyifli deneyimler gibi birden fazla alanı kapsayın.

– Olumlu geleceğinizdeki belirli anları hayal edin. Tatmin edici bir gün nasıldır? Kimlerle birliktesiniz? Sizin için önemli olan ne yapıyorsunuz?

– Güçlü yönlerinizi göz önünde bulundurun. Kendinize sorun: En iyi halimde hangi güçlü yönlerimi sergilediğimi hayal ediyorum: Merak mı? Nezaket mi? Azim mi? Umut mu? Bu önemli, çünkü bugün ‘terfi almayı’ prova edemezsiniz, ancak liderlik gücünü edebilirsiniz. ‘Harika bir ilişkiye sahip olmayı’ prova edemeyebilirsiniz, ancak nezaket ve sabrı edebilirsiniz. Karakterinizin güçlü yönleri, vizyonunuz ile günlük eylemleriniz arasındaki köprüdür.

Yazarken kendinizi sansürlemeyin. En iyi halinizi düşünürken, iç eleştirmeniniz ‘Bu gerçekçi değil’ veya ‘Kendini kim sanıyorsun?’ gibi düşüncelerle sizi bölmek isteyebilir. Ona ilgisi için teşekkür edin ve yazmayı sürdürün. Gerçekçilik sonraya kalabilir. Şu anda bir vizyon oluşturuyorsunuz ve bu da özgürce keşfetmeyi gerektiriyor. (…)

Engelleri aşmak için tavsiyeler

Başlamanıza engel olabilecek diğer bazı düşünceler veya endişeler:

– Henüz ne istediğimi bilmiyorum. Başlamadan önce bilmeniz gerekmiyor; yazma süreci bunu ortaya çıkarıyor. Eğer tıkanıp kalıyorsanız, ne istemediğinizi bildiğiniz şeyle başlayıp, sonra da bunun tam tersini keşfedebilirsiniz.

– Bencilce geliyor. Yönünüz konusunda netlik kazanmayı sorumluluk almanın bir yolu olarak görün. Hayal etmediğiniz bir şeye doğru ilerleyemezsiniz. İstediğiniz yol konusunda netleştiğinizde, başkalarının yollarında onlara daha fazla destek olabilirsiniz.

– Vizyonum ve gerçeklik arasındaki uçurum ezici geliyor. Bu egzersizin amacı, mevcut benliğiniz ile mümkün olan en iyi benliğiniz arasındaki mesafeyi ölçmek değil, yön belirlemek. Vizyonunuzu tamamen gerçekleştiremeyebilirsiniz ve bu bir sorun değil. Amaç, hayatınıza hemen şimdi dahil etmek istediğiniz nitelikler, uygulamalar ve değerler kümesini ortaya koymak.

Hayal ettikleriniz üzerine düşünün

Yazmayı bitirdikten sonra, yazdıklarınızla en az birkaç dakika baş başa kalın. Sizi şaşırtan ne oldu? Açıkça görülen ne vardı? Heyecan, üzüntü, özlem veya korku vb. hissetmenize ne neden oldu? Bu tepkiler bilgilendiricidir. Örneğin, bir takımı yönetmek hakkında yazmanın sizi terfi hakkında yazmaktan daha çok motive etmesi, liderlik ve statüye bakış açınız hakkında bir ipucudur. (…)

Yazdıklarınızı sizi iyi tanıyan biriyle paylaşmayı düşünün. Belki de kaçırdığınız bağlantıları görebilir veya vizyonunuzun bazı kısımlarını hâlihazırda yaşadığınızı hatırlatabilirler. Başkalarına yüksek sesle okumak, yazdıklarınızı daha gerçekçi hale getirir ve kolayca göz ardı edebileceğiniz birer fantezi olmaktan çıkarabilir.

Gelecekteki benliğinizle konuşun

Bazı insanlar yazmanın ötesine geçip gelecekteki benlikleriyle sohbet etmenin faydalı olduğunu düşünüyor. Yöntem, farklı benlik yönlerini dışa vurmak için boş bir sandalye kullanılan psikodramadan ilham alıyor. (…) En iyi halinizi yazdıktan sonra, karşınıza boş bir sandalye koyun. Gelecekteki halinizi, az önce tarif ettiğiniz kişiyi, o sandalyede otururken hayal edin. Bu kişiyle yüksek sesle konuşun. Sorular sorun: Buraya gelmek için neler gerekti? Neleri bilmeliyim? Şu anda senin için en önemli şey nedir? Sonra yer değiştirin ve ‘gelecekteki benliğiniz’ koltuğuna oturarak o halinizmiş gibi cevap verin. Ne derdi? Ne tür bir bilgelik sunardı? Ne tür bir teşvikte bulunurdu?

İlk başta biraz çekingen olabilirsiniz. Bu normal. Güç, her iki bakış açısını da benimsemekten gelir. Pozisyon değiştirmek, farklı bakış açılarına erişmenize yardımcı olur. Bunu yapmanız şart değil; sadece yazı da işe yarar. Ama ilginizi çekiyorsa, diyalog, yazının ortaya koyamayacağı içgörüler sunabilir. (…)

Vizyonunuzu gözden geçirin

En iyi halinizi yazıp üzerinde düşündükten sonra, yazdıklarınıza geri dönün. (…) Büyük kararlar almadan önce şu soruyu sorun: Hangi seçenek beni kendimin o versiyonuna daha çok yaklaştırıyor?

En iyi haliniz hakkında yazdıklarınızı yaşayan bir belge olarak düşünün. Vizyonunuz sizinle birlikte gelişecektir, zira bir yaşta sizin için önemli olan şeyler birkaç yıl sonra aynı şekilde hissettirmeyebilir. Yazdıklarınızı periyodik olarak gözden geçirebilir ve yeni bir versiyon yazabilirsiniz. Küçük düzeltmeler yapmanız ya da değerleriniz veya koşullarınız değiştiği için tüm bölümleri değiştirmeniz gerekebilir. Hatta daha önce hiç düşünmediğiniz tamamen yeni alanlar eklemek isteyebilirsiniz. (…) Bu egzersiz sayesinde en iyi halinizi sadece bir gün olabileceğiniz biri olarak görmek yerine, bazı yönlerden zaten o kişi olduğunuza dair kanıtlar toplamaya başlayabilirsiniz. ‘En iyi halimin yapacağı şeyi yaptım’ diye düşündüğünüzde, kendinizin o versiyonunu şu anda pekiştirmiş olursunuz.”

Bu yazı ilk kez 24 Temmuz 2026’da yayımlanmıştır.

Dan Tomasulo’nun Psyche internet sitesinde yayımlanan “How to imagine a better future for yourself” başlıklı yazısından öne çıkan bazı bölümler Nevra Yaraç tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısıyla yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline ve tamamına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz: https://psyche.co/guides/how-to-imagine-a-better-future-for-yourself

Fikir Turu
Fikir Turuhttps://fikirturu.com/
Fikir Turu, yalnızca Türkiye’deki düşünce hayatını değil, dünyanın da ne düşündüğünü, tartıştığını okurlarına aktarmaya çalışıyor. Bu amaçla, İngilizce, Arapça, Rusça, Almanca ve Çince yazılmış önemli makalelerin belli başlı bölümlerini çevirerek, editoryal katkılarla okuruna sunmaya çalışıyor. Her makalenin orijinal metnine ve değerli çevirmen arkadaşlarımızın bilgilerine makalenin alt kısmındaki notlardan ulaşabilirsiniz.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler

Son Eklenenler

0
Would love your thoughts, please comment.x