10 yıl sonra Ay bambaşka bir yer olacak. Buna hazır mıyız?

2018’de Uzay Ajansı’nı kuran, ilk yerli mikro uydu fırlatma füzesini geçen yıl deneyen, uydu geliştirme teknolojisi hızla gelişen Türkiye, uzaya ilk astronotunu da gönderdi.

Uzay çalışmalarının erişilebilir olmaya ve yaygınlaşmaya başladığı bir dönemde bu adımlar geleceğe ümitle bakılmasını sağlıyor. Dünyada ‘Yeni Uzay’ dönemi yaşanıyor. Bu döneme damgasını vuran, uzay çalışmalarının bir avuç devletin pahalı oyuncağı olmaktan çıkıp bir uzay ekonomisine dönüşmesi oldu. Özel sektör kuruluşlarının fırlatma araçlarından uzay araçları ve robotlarına, uzay turizminden uzay madenciliğine kadar pek çok alanda projeler hızla olgunlaştırılıyor. Örneğin, bir özel şirket Şubat ayında Ay’a yük seferleri başlatacak. Fantastik görünüyor ama Amerikalı gazeteci Rebecca Boyle bu gelişmeye ihtiyatlı yaklaşılmasından yana. Boyle’un New York Times’da yayınlanan yazısından bölümler aktarıyoruz:

“Uzayda tek başına duran Ay, bilinen evrende benzersizdir: Dünya’nın dörtte biri büyüklüğünde yalnız başına bir kaya parçası, şimdiye kadar canlıların ayak basabildiği tek yerdir. Bu ıssız, Güneş’in kavurduğu ve kraterlerle dolu çorak topraklarda, uzay gemilerimizle ona getirdiklerimiz dışında pek bir şey bulunmuyor. Ama bu durum değişmek üzere.

İlk yükler füzeye bindiriliyor

Önümüzdeki haftalarda bir roketin Dünya atmosferinden fırlayarak Nova-C adlı bir uzay aracını Ay’ın güney kutbuna doğru göndermesi bekleniyor. Her şey planlandığı gibi giderse, NASA’nın Ticari Ay Görev Yükü Hizmetleri programı kapsamında özel bir şirket olan Intuitive Machines tarafından inşa edilen Nova-C, yaklaşık yedi gün sonra Ay’a inecek ve bilimsel araçlardan oluşan bir yük taşıyacak.

Ayrıca mikro disklerde saklanan anlatılardan oluşan bir koleksiyon, birkaç kamera ve sanatçı Jeff Koons tarafından yapılmış, bir küpün içine yerleştirilecek ve sonsuza kadar Ay’da kalacak bir dizi küçük heykel de bulunacak.

Şubat ayında yapılması beklenen fırlatma, bir başka şirketin başarısız Ay’a iniş girişiminin hemen ardından gerçekleşecek. NASA’nın bir başka Ticari Ay Görev Yükü Hizmetleri sözleşmesi kapsamında Astrobotic Technology tarafından inşa edilen Peregrine, 8 Ocak’ta başarıyla uzaya çıkmış ancak yakıt sızıntısı nedeniyle görevi yarıda kalmıştı. Bu, Ay’a inen ilk özel görev olmadı ancak Nova-C başarılı olabilir; ondan sonrakiler ve daha birçokları da öyle…

Böyle bir tablo, insanlığın kozmik hedefleri açısından cazip görünse de bu aynı zamanda Ay’ın geri dönülmez bir şekilde dönüşüme uğrayacağı, kontrolsüz dünyevi girişimlerinin yuvası haline geleceği kaygı verici bir geleceğin de habercisi…

Dünyadan görülebilen markalar Ay’a yerleştirilebilir

İnsanlar 1972’de Apollo programının sona ermesinden bu yana Ay’a gitmedikleri gibi robotlar da genellikle başarısız olan pahalı, devlet tarafından finanse edilen çabalarla ancak ara sıra Ay’a ulaşabiliyorlar. Ancak Şubat ayında gerçekleşmesi muhtemel olan şey yeni.

Ay ilk kez, amaçları bilim ve keşfi aşan, iniş araçları ve kapsüller fırlatan küçük girişimler de dahil olmak üzere özel sermayenin işgaline uğrayacak. Bu görevler Ay’a erişmek isteyen diğer uzay ajansları ve büyük ölçüde 2026’ya kadar Ay’a ilk kadın astronotu indirmeyi hedefleyen NASA’nın Artemis programı aracılığıyla sübvanse ediliyor.

Artemis’in bir parçası olan Ticari Ay Yükü Hizmetleri programı, geleneksel NASA yapımı ekipman yaklaşımının aksine, özel şirketleri NASA’nın kullanmak için ödeme yapabileceği iniş araçları ve hatta keşif araçları inşa etmeye teşvik ediyor. Bu, şimdilik sadece devlet himayesinde bilim deneyi görev yüklerini taşıyor olsalar da, özel olarak inşa edilen ve ticari olarak finanse edilen yeni iniş araçlarının, başka müşterilere ait bilim dışı yükleri de taşıma imkanı sunacağı anlamına geliyor.

Ay’ı mikroplar basabilir

Herhangi bir yük seçme özgürlüğü tartışmalara yol açabilir. Nova-C, Columbia spor giyim markası tarafından tasarlanan termal yansıtıcı kaplamaları kullanacak. Başarısız olan Peregrine iniş aracı az miktarda yakılmış insan kalıntısı taşıyordu. 2019’da İsrail’e ait bir iniş aracı, uzay boşluğunda hayatta kalabilen mikroskobik canlılar taşıdı. İniş aracı düştüğünde bu canlılara ne olduğu bilinmiyor ancak bu girişim Ay’a biyolojik materyal götürme konusunda yeni endişeler doğurdu.

Ay görevlerinin bu yeni dönemi muhtemelen insanlığın Ay’la olan ilişkisini değiştirecek. Bu gerçekleşmeden önce, gezegenimizin tek doğal uydusunun neyi temsil ettiği konusunda kendimize daha dikkatli bir değerlendirme borçluyuz. Ona yapacağımız her şey sonsuza kadar sürecek. Ay’ın geleceğine ve onun yanı başında yaşayan insanların geleceğine karşı muazzam bir sorumluluğumuz var.

Yaşamda Ay’ın etkisi büyük

Ay, Dünya’nın eksenini ılımlı hale getirerek gezegenimizi iklim kaosundan koruyor. Karmaşık yaşamın evrimini destekledi. Ay, gelgiti sayesinde omurgalı hayvanları karaya çekti. Erken insanlar onu zamanı işaretlemek, takvimler oluşturmak ve ilk uygarlıkları kurmak için kullandı. Daha sonra onu gücü pekiştirmek, dini geliştirmek ve felsefe ve bilimi icat etmek için kullandık.

On yıl içinde, eğer yeterince güçlü bir teleskobunuz varsa, Ay’da insan yapısı ve hatta yerleşimi olduğuna dair kanıtlar görebilirsiniz. Mayıs 2023’te Amerikan uluslararası finansal denetim ve danışmanlık şirketi PwC, küresel uzay endüstrisinin 469 milyar dolar değerinde olduğunu ve 2030 yılına kadar 1 trilyon doları aşacağını tahmin ediyor. Nitekim ülkeler ve şirketler üretim, enerji üretimi ve veri toplamak üzere uyduları giderek daha fazla kullanıyor. NASA’nın tahminlerine bakılırsa Ay keşif programları için yapılan harcamalar 2022 yılında ABD genelinde 20 milyar dolardan fazla ekonomik çıktıyı beraberinde getirdi. Kurum, Lockheed Martin gibi dev şirketler, SpaceX ve Blue Origin gibi milyarder destekli yeni oyuncular, Astrobotic ve Intuitive Machines gibi iniş aracı üreticileri ve nükleer enerji araştırma firması Zeno Power gibi küçük girişimler de dahil olmak üzere özel şirketlere toplamda milyarlarca dolarlık sözleşme imzaladı. PwC’nin raporunda, “Daha önce bilim kurgu sayfalarında kalan fikirlerin cazip yatırım girişimlerini temsil ettiği bir dönüm noktasındayız” denildi.

Uzay lojistiği ve tedarik zinciri kuruluyor

Bu girişimlerden bazıları uzay ajansları, üniversiteler ya da özel araştırma firmaları için iniş hizmetleri sağlarken, bazıları da diğer Ay görevleri için elektrik, yön bulma ya da görev planlama hizmetlerinin sağlanmasına yardımcı olacak ve kendi kendini idame ettiren bir Ay ekonomisinin tohumlarını atacak.

Hindistan’ın uzay ajansı Ağustos ayında Ay’a yeni bir keşif aracını güvenli bir şekilde indirerek bunu yapan dördüncü ülke oldu. Cuma günü, defalarca başarısızlıkla sonuçlanan denemelerin ardından Japonya, Ay’a bir uzay aracını güvenli bir şekilde indiren beşinci ülke oldu.

Ancak Rusya’nın ve İsrailli SpaceIl firmasının Ay’a inişteki son başarısızlıklarının da gösterdiği gibi uzay hâlâ zor. Dünya’dan roket fırlatmak başka bir şey, Ay’a gitmek başka bir şey.

NASA yetkilileri 2020’den bu yana ajansın Artemis Mutabakatları aracılığıyla Ay yolculuğu için daha işbirlikçi bir yol oluşturmaya çalışıyor. 1967 Dış Uzay Antlaşması’nı teyit eden ve imzacılardan ekipman için uluslararası standartlar üzerinde anlaşarak, acil durumlarda birbirlerine yardım ederek, bilimsel verileri paylaşarak ve Apollo iniş alanlarını koruyarak uluslar arasındaki işbirliğini geliştirmelerini isteyen bağlayıcı olmayan bir çerçeve.

Ay, ne gürleyen fırtınalara, ne çarpan dalgalara, ne kuş seslerine, ne de marşlara ev sahipliği yapar. Biz onun sesi olmalıyız. Yakında yüzeyini ve onunla olan ilişkimizi sonsuza dek değiştireceğiz. En azından Ay’a bunu neden ve nasıl yapacağımızı düşünerek tartışmayı borçluyuz.

Bu yazı ilk kez 26 Ocak 2024’te yayımlanmıştır.

 

Rebecca Boyle’un New York Times’da yayınlanan “What We Do to the Moon Will Transform It Forever” başlıklı yazısından bölümler Mustafa Alkan tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısı ile yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline aşağıdaki linkten erişebilirsiniz. https://www.nytimes.com/2024/01/21/opinion/moon-commercial-companies-transform.html

Fikir Turu

Fikir Turu, yalnızca Türkiye’deki düşünce hayatını değil, dünyanın da ne düşündüğünü, tartıştığını okurlarına aktarmaya çalışıyor. Bu amaçla, İngilizce, Arapça, Rusça, Almanca ve Çince yazılmış önemli makalelerin belli başlı bölümlerini çevirerek, editoryal katkılarla okuruna sunmaya çalışıyor. Her makalenin orijinal metnine ve değerli çevirmen arkadaşlarımızın bilgilerine makalenin alt kısmındaki notlardan ulaşabilirsiniz.

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
Send this to a friend