Mauro Icardi – Geçmişi olmayan adam

O yeni nesil yıldızlardan. Hayatın tadını çıkarmayı seviyor; futboluyla da seyircileri mest ediyor. Ama hayatı inişler ve çıkışlarla dolu. Barça’da tutunamıyor, Inter’de ise gol makinasına dönüşüyor ve henüz 25 yaşındayken piyasa değeri 100 milyon avroya ulaşıyor; milli takımda ise kendine yer bulamıyor. Tüm bunlar niçin ve nasıl oluyor? Mustafa Göksel yazdı.

Hayatta paha biçilemez şeyler vardır. Bunlardan biri de insanların size değer vermesi, saygı göstermesidir. Bunu hissetmediğiniz anda ne kazandığınız para ne de bulunduğunuz konum bir şey ifade eder. Ayrılık vakti gelmiştir artık…

Galatasaray’ın yıldızı İtalyan asıllı Arjantinli Mauro Emanuel Icardi Rivero için bu söylediklerimizin anlamı çok daha fazla. Sebebini okudukça daha iyi anlayacaksınız. Ama gelin, ‘Kim bu Icardi?’ biraz anlatmaya çalışalım.

Barça forması giyme hayali

Icardi, Arjantin topraklarının dünya futboluna sunduğu etkileyici yıldızlardan biri. 6 yaşındayken ailesiyle İspanya’ya yerleşiyor. 7 yaşındayken Vecindario takımında futbola başlıyor. 7 sene burada forma giyen Arjantinli, altyapılarda toplam 500 gol atıyor.

Barcelona scout’larının onu, elde ettiği istatistikler sonucunda keşfetmesi zor olmuyor tabii. La Masia akademisine katılımı sonrasında Barça forması giyme hayali kurmaya başlıyor. Ancak işler istediği gibi gitmiyor. Icardi, altyapı hocalarının verdiği rapor doğrultusunda İspanya’da ayrılık sürecine giriyor ve İtalya’nın yolunu tutuyor.

Icardi için Sampdoria yeni bir başlangıç noktası. Burada aradığı ortamı bulan Arjantinli forvet, kendisine duyulan güvene attığı gollerle karşılık veriyor. 72 maçta 41 kez ağları havalandırıyor.

Icardi, 300 bin Euro’ya imza attığı Sampdoria’dan Serie A devi Inter’e 2013 yazında 13 milyon Euro karşılığında transfer oluyor. ‘Arjantinli’nin asıl macerası da burada başlıyor.

Serie A devinde iki kez gol kralı olan ve kaptanlık pazubandını takan Icardi, piyasa değerini 100 milyon Euro’ya kadar çıkarmayı başarıyor. 219 maçta tam 124 gol atıyor. Inter tarihinin en çok gol atan 10 oyuncusundan biri oluyor. Bu listenin 7’inci sırasında yer alıyor.

Yıldız oyuncu tüm bunların yanı sıra magazin sayfalarının da manşetlerini süslüyor. İtalya’dan ayrılmasının en önemli sebebi de buydu…

Inter’de ulaşılması zor bir seviyeye çıktı

Icardi’nin futbol macerasında Milano’da geçirdiği süreyi çok daha detaylı anlatmamız gerekiyor. Barcelona’da gerçekleşmeyen beklentiler Sampdoria’da filizleniyor, Inter’de ise ulaşılması zor bir seviyeye çıkıyor.

Arjantinli yıldız, Inter forması giydiği dönemde sadece futbolunu geliştirmiyor. Hayata dair de büyük bir gelişim gösteriyor. Icardi, Inter formasını terlettiği süreci ‘büyüdüğüm zamanlar’ olarak adlandırıyor. Onun için bu zaman aralığı futboluyla kendisini kanıtladığı, manevi olarak ise yıprandığı bir dönem aslında…

Bu konunun altını çizelim. Çünkü Icardi’yi Icardi yapan süreç, tam da bu zaman diliminde gerçekleşiyor. Durumu ortaya koyabilmek için onun sözlerine kulak verelim:

“Benim işim gol atmak ve takımıma maçları kazandırmak. Ama şunu söylemeliyim. Benim gol atma zorunluluğum var. Çünkü gol atmazsam ve takımım maçları kazanmazsa o akşam ben suçlanacağım. Bir gün sonra gazeteler benim özel hayatımı konuşacak. Her şeyin sorumlusu olacağım. Bunun farkındayım. Ben bu yüzden diğer forvetlerle kıyaslandığında daha fazla gol atma zorunluluğu olan biriyim…”

Para, ün, şöhret – hepsini elde etti

Icardi için formül belliydi. Ne kadar gol atarsa o kadar az konuşulacaktı. O kadar az üzerine gelinecekti. Attığı her gol kendisini eleştirenlere bir cevap olacaktı. Bunu hiçbir zaman saklamadı ve gerektiğinde konuşmaktan çekinmedi. Onun gözünden baktığınız zaman ne kadar baskı altında olduğunu anlayabiliyorsunuz.

Futbolun verdiği keyif kadar insanlar üzerinde bırakabileceği bir olumsuzluk da var. Bunu göz ardı edemezsiniz. Icardi, futbol sayesinde para, ün, şöhret hepsini elde etti. Ancak bunların bedelini de fazlasıyla ödedi. Bunlarla yüzleşti…

2014-2015 sezonunu 22 golle tamamladıktan sonra kendisiyle ilgili beklentiler yükselen Icardi sonraki sezon ise adeta yok olmuştu. Aralık ayına kadarki süreçte 12 maçta sadece 4 gol atabilen Arjantinli golcü için dönemin teknik direktörü Roberto Mancini basın toplantısında şu sözleri söyleyerek oyuncusuna sahip çıkıyordu:

“Icardi’nin durumu takım üzerinde olumsuz bir etki oluşturmuyor. Onun toparlanacağını biliyorum. Çok yetenekli bir çocuk. Aşması gereken durumlar var. Eminim gollerini yeniden atıp mutlu olacaktır…”

Futbolun süper starı

İtalyan teknik adam, Icardi’yi çok iyi anlıyordu ve yapabileceklerinin farkındaydı. Arjantinli golcünün tam ihtiyacı olan kişiydi. Ne kadar egolu bir oyuncu gibi görünse de aslında hep anlaşılmak ve üzerine eğilinmesini istiyordu.

Mancini’nin oyuncusu üzerindeki iletişimi, sonrasında olumlu sonuçlar doğurdu. O güne kadar çıktığı 12 maçta 4 gol atan Icardi sezonu 33 maçta 16 gol, 4 asistle tamamladı.

6 yıllık Inter macerasında dünya futbolunun süper starlarından birine dönüşen Icardi, İtalyan basınıyla mücadele etmekten usandı. Sadece kendisi için değil, ailesini de artık oradan çıkartmalıydı. Menajeri ile görüştü ve masadaki en cazip teklife ‘evet’ dedi. Onun için maceranın yeni adresi Avrupa’nın gözde şehri Paris olacaktı.

Icardi ile Messi

Sizlere bu büyük golcünün milli takım serüveninden bahsetmezsek olmaz. 22 yaşında Inter’de kaptanlık yapan ve Avrupa’nın etkili golcülerinden biri haline gelen bu adamın Arjantin formasıyla da harika işler yapmasını beklememiz çok doğal. Ancak Icardi, ülkesinin formasını sadece 8 kez giyebildi. 2018’de milli takımın Dünya Kupası kadrosuna alınmadı. Keza 2022’de de…

Bu kararın perde arkasında ise Icardi’nin magazinsel olaylarının etkili olduğu öne sürüldü. Icardi’nin Arjantin milli takımından çok fazla davet almaması genellikle 2013-2022 arası evli kaldığı Wanda Nara’nın, 2013’te eski eşi Maxi Lopez’den ayrılmasına Icardi’nin etki etmesiyle ilişkilendirilir.

Arjantin’de yayın yapan OLE gazetesi, o dönem yaptığı bir haberle konuyu farklı bir noktaya taşıdı. O habere göre Icardi’yi milli takım kadrosunda istemeyenlerin başını Lionel Messi çekiyordu.

Bu noktada Icardi ve Messi’nin arasının çok da iyi olmadığını belirtelim. İki oyuncu da verdiği demeçlerde birbirlerinin isimlerini telaffuz etmekten hep çekindi. Bu konuda oldukça dikkatliydiler.

Kendisini yeniden değerli hissedeceği bir yer

Katar sermayeli Paris Saint Germain’de (PSG) 1 yıl kiralık oynayan Icardi, 50 milyon Euro’luk bonservis bedelinin ödenmesiyle Fransa’da kaldı. Neymar, Mbappe ve son olarak Messi’nin katılımıyla yıldızlar karmasına dönüşen PSG’de artık ikinci plana düşmüştü. 92 maçta 38 gol atıp 10 asist yapsa da Arjantinli forvet için kendisini yeniden değerli hissedeceği bir yer gerekiyordu.

2022’nin yaz transfer dönemi boyunca beklediği teklifi alamayan Icardi için iki ihtimal kalmıştı. Parasını alıp, takımını kulübeden ya da tribünden izlemek… Ya da aylardır kendisini bekleyen Galatasaray’ın kiralık teklifini kabul etmek…

Arjantinli yıldız, Avrupa transfer piyasasında günlerce konuşulacak o kararı verdi ve rotasını Türkiye’ye kırdı. Kendisi gibi yeniden güçlü bir başlangıca imza atmak isteyen Galatasaray’da görkemli bir şekilde karşılandı.

İlk haftalarda hazır bir görüntü çizmedi. Öyle ki Galatasaray’ın Icardi yatırımı sosyal medyada ve televizyon kanallarında ciddi şekilde eleştirilmeye başlandı. 2-1 kazanılan Beşiktaş derbisinde attığı gollerle adeta küllerinden doğdu. Takımını sırtlayan forvet, Sarı kırmızılıları lider yapan ve bu konumda tutan performanslarını sürdürmeye devam etti.

Geçmişi olmayan adam

Mauro Icardi, bir röportajında şunu söylüyor: “Ben geçmişte takılıp kalmak istemiyorum. Çünkü hayat devam ediyor. Sürekli yeni bir şeylerle karşılaşıyoruz. O zaman yapmamız gereken geleceğe odaklanmak…”

Onun için ‘geçmişi olmayan adam’ demelerinin sebebi de bu galiba. Barça altyapısında tutunamayıp Sampdoria’ya giden o genç çocuk, o gün yaptığı gibi hep bir sonraki maceraya odaklanmaya devam ediyor.

Ancak şunu da belirtelim: Geçmişi ne kadar görmezden gelsek de yaşanılanlara bir cevap vermek ister insan. Icardi’nin attığı gollerden sonra ellerini kulaklarına götürmesi gibi.

O, bu gol sevincini ‘idolüm’ dediği Juan Roman Riquelme’den gördüğünü söylese de işin aslı başka olabilir. La Masia’da kendisini takdir etmeyen hocalarına bir mesaj gönderiyor olabilir. Ya da onu beğenmeyen her kim varsa ona…

‘Sen hâlâ büyük bir yıldızsın’

Evet; Süper Lig’de bu sezon bir Icardi gerçeği yaşanıyor. Sarı saçlarıyla, yeteneğiyle, kazandırdığı maçlarla, stadyumda çalan şarkıyla ve klasikleşen gol sevinciyle asla unutulmayacak.

İstanbul, Icardi’ye çok iyi geldi. Galatasaray onu yeniden ‘sen hâlâ büyük bir yıldızsın’ motivasyonuna getirdi. Tabii ki Galatasaray da bu işten büyük bir kazanç elde etti.

Şimdi herkesin merak ettiği tek konu: Icardi, Galatasaray’da kalacak mı, gidecek mi?

Galatasaraylılar onun kalmasını istiyor. Kalması için de her şeyi yapacaklardır.

Bu işin iki tarafı olduğunu unutmamak gerekiyor. Galatasaray, evet çok istiyor. Uzun zaman sonra kendini bu kadar değerli hisseden Icardi’nin gönlü de kalmaktan yana.

Arjantinli yıldızın durumunu düşününce Fransız yazar Gustave Flaubert’in İstanbul için söyledikleri canlanıyor gözümde. İstanbul üzerine okuduğum bir metinde dikkatimi çekmiş ve çok beğenmiştim.

Flaubert, bir dostuna yazdığı mektupta, İstanbul’undan ayrılışını şöyle anlatıyor: “İstanbul’a hoşça kalasın derken; geberircesine üzüntülüydüm. Hoşça kalın camiler… Hoşça kalın çarşaflı kadınlar… Hoşça kalın kahvelerdeki iyi yürekli Türkler… Beş hafta geçirdik İstanbul’da. Altı ay kalmak gerekirdi…”

Kim bilir, bu sezon belki de Icardi’nin Türkiye’deki ilk ve son sezonu değildir.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fikir Turu’nun editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı ilk kez 26 Mayıs 2023’te yayımlanmıştır.

Mustafa Göksel
Mustafa Göksel
Mustafa Göksel – Gazeteci ve moderatör. 27 Aralık 1991, İstanbul doğumlu. İlk ve orta öğrenimini Antalya’da geçirdi. Lisans eğitimimi Marmara Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Radyo Televizyon ve Sinema bölümünde aldı. 2011’den bu yana medya sektörünün içinde. TRT Haber, TRT Spor ve Eurosport Türkiye’de çalıştı. Halen Yeni Şafak Spor ve TVNET birimlerinde aktif olarak görev alıyor. Ayrıca Türkiye’nin en eski futbol programlarından biri olan 4 X 4 Futbol’un yaklaşık 4 yıldır moderatörlüğünü üstleniyor.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Son Eklenenler

Mauro Icardi – Geçmişi olmayan adam

O yeni nesil yıldızlardan. Hayatın tadını çıkarmayı seviyor; futboluyla da seyircileri mest ediyor. Ama hayatı inişler ve çıkışlarla dolu. Barça’da tutunamıyor, Inter’de ise gol makinasına dönüşüyor ve henüz 25 yaşındayken piyasa değeri 100 milyon avroya ulaşıyor; milli takımda ise kendine yer bulamıyor. Tüm bunlar niçin ve nasıl oluyor? Mustafa Göksel yazdı.

Hayatta paha biçilemez şeyler vardır. Bunlardan biri de insanların size değer vermesi, saygı göstermesidir. Bunu hissetmediğiniz anda ne kazandığınız para ne de bulunduğunuz konum bir şey ifade eder. Ayrılık vakti gelmiştir artık…

Galatasaray’ın yıldızı İtalyan asıllı Arjantinli Mauro Emanuel Icardi Rivero için bu söylediklerimizin anlamı çok daha fazla. Sebebini okudukça daha iyi anlayacaksınız. Ama gelin, ‘Kim bu Icardi?’ biraz anlatmaya çalışalım.

Barça forması giyme hayali

Icardi, Arjantin topraklarının dünya futboluna sunduğu etkileyici yıldızlardan biri. 6 yaşındayken ailesiyle İspanya’ya yerleşiyor. 7 yaşındayken Vecindario takımında futbola başlıyor. 7 sene burada forma giyen Arjantinli, altyapılarda toplam 500 gol atıyor.

Barcelona scout’larının onu, elde ettiği istatistikler sonucunda keşfetmesi zor olmuyor tabii. La Masia akademisine katılımı sonrasında Barça forması giyme hayali kurmaya başlıyor. Ancak işler istediği gibi gitmiyor. Icardi, altyapı hocalarının verdiği rapor doğrultusunda İspanya’da ayrılık sürecine giriyor ve İtalya’nın yolunu tutuyor.

Icardi için Sampdoria yeni bir başlangıç noktası. Burada aradığı ortamı bulan Arjantinli forvet, kendisine duyulan güvene attığı gollerle karşılık veriyor. 72 maçta 41 kez ağları havalandırıyor.

Icardi, 300 bin Euro’ya imza attığı Sampdoria’dan Serie A devi Inter’e 2013 yazında 13 milyon Euro karşılığında transfer oluyor. ‘Arjantinli’nin asıl macerası da burada başlıyor.

Serie A devinde iki kez gol kralı olan ve kaptanlık pazubandını takan Icardi, piyasa değerini 100 milyon Euro’ya kadar çıkarmayı başarıyor. 219 maçta tam 124 gol atıyor. Inter tarihinin en çok gol atan 10 oyuncusundan biri oluyor. Bu listenin 7’inci sırasında yer alıyor.

Yıldız oyuncu tüm bunların yanı sıra magazin sayfalarının da manşetlerini süslüyor. İtalya’dan ayrılmasının en önemli sebebi de buydu…

Inter’de ulaşılması zor bir seviyeye çıktı

Icardi’nin futbol macerasında Milano’da geçirdiği süreyi çok daha detaylı anlatmamız gerekiyor. Barcelona’da gerçekleşmeyen beklentiler Sampdoria’da filizleniyor, Inter’de ise ulaşılması zor bir seviyeye çıkıyor.

Arjantinli yıldız, Inter forması giydiği dönemde sadece futbolunu geliştirmiyor. Hayata dair de büyük bir gelişim gösteriyor. Icardi, Inter formasını terlettiği süreci ‘büyüdüğüm zamanlar’ olarak adlandırıyor. Onun için bu zaman aralığı futboluyla kendisini kanıtladığı, manevi olarak ise yıprandığı bir dönem aslında…

Bu konunun altını çizelim. Çünkü Icardi’yi Icardi yapan süreç, tam da bu zaman diliminde gerçekleşiyor. Durumu ortaya koyabilmek için onun sözlerine kulak verelim:

“Benim işim gol atmak ve takımıma maçları kazandırmak. Ama şunu söylemeliyim. Benim gol atma zorunluluğum var. Çünkü gol atmazsam ve takımım maçları kazanmazsa o akşam ben suçlanacağım. Bir gün sonra gazeteler benim özel hayatımı konuşacak. Her şeyin sorumlusu olacağım. Bunun farkındayım. Ben bu yüzden diğer forvetlerle kıyaslandığında daha fazla gol atma zorunluluğu olan biriyim…”

Para, ün, şöhret – hepsini elde etti

Icardi için formül belliydi. Ne kadar gol atarsa o kadar az konuşulacaktı. O kadar az üzerine gelinecekti. Attığı her gol kendisini eleştirenlere bir cevap olacaktı. Bunu hiçbir zaman saklamadı ve gerektiğinde konuşmaktan çekinmedi. Onun gözünden baktığınız zaman ne kadar baskı altında olduğunu anlayabiliyorsunuz.

Futbolun verdiği keyif kadar insanlar üzerinde bırakabileceği bir olumsuzluk da var. Bunu göz ardı edemezsiniz. Icardi, futbol sayesinde para, ün, şöhret hepsini elde etti. Ancak bunların bedelini de fazlasıyla ödedi. Bunlarla yüzleşti…

2014-2015 sezonunu 22 golle tamamladıktan sonra kendisiyle ilgili beklentiler yükselen Icardi sonraki sezon ise adeta yok olmuştu. Aralık ayına kadarki süreçte 12 maçta sadece 4 gol atabilen Arjantinli golcü için dönemin teknik direktörü Roberto Mancini basın toplantısında şu sözleri söyleyerek oyuncusuna sahip çıkıyordu:

“Icardi’nin durumu takım üzerinde olumsuz bir etki oluşturmuyor. Onun toparlanacağını biliyorum. Çok yetenekli bir çocuk. Aşması gereken durumlar var. Eminim gollerini yeniden atıp mutlu olacaktır…”

Futbolun süper starı

İtalyan teknik adam, Icardi’yi çok iyi anlıyordu ve yapabileceklerinin farkındaydı. Arjantinli golcünün tam ihtiyacı olan kişiydi. Ne kadar egolu bir oyuncu gibi görünse de aslında hep anlaşılmak ve üzerine eğilinmesini istiyordu.

Mancini’nin oyuncusu üzerindeki iletişimi, sonrasında olumlu sonuçlar doğurdu. O güne kadar çıktığı 12 maçta 4 gol atan Icardi sezonu 33 maçta 16 gol, 4 asistle tamamladı.

6 yıllık Inter macerasında dünya futbolunun süper starlarından birine dönüşen Icardi, İtalyan basınıyla mücadele etmekten usandı. Sadece kendisi için değil, ailesini de artık oradan çıkartmalıydı. Menajeri ile görüştü ve masadaki en cazip teklife ‘evet’ dedi. Onun için maceranın yeni adresi Avrupa’nın gözde şehri Paris olacaktı.

Icardi ile Messi

Sizlere bu büyük golcünün milli takım serüveninden bahsetmezsek olmaz. 22 yaşında Inter’de kaptanlık yapan ve Avrupa’nın etkili golcülerinden biri haline gelen bu adamın Arjantin formasıyla da harika işler yapmasını beklememiz çok doğal. Ancak Icardi, ülkesinin formasını sadece 8 kez giyebildi. 2018’de milli takımın Dünya Kupası kadrosuna alınmadı. Keza 2022’de de…

Bu kararın perde arkasında ise Icardi’nin magazinsel olaylarının etkili olduğu öne sürüldü. Icardi’nin Arjantin milli takımından çok fazla davet almaması genellikle 2013-2022 arası evli kaldığı Wanda Nara’nın, 2013’te eski eşi Maxi Lopez’den ayrılmasına Icardi’nin etki etmesiyle ilişkilendirilir.

Arjantin’de yayın yapan OLE gazetesi, o dönem yaptığı bir haberle konuyu farklı bir noktaya taşıdı. O habere göre Icardi’yi milli takım kadrosunda istemeyenlerin başını Lionel Messi çekiyordu.

Bu noktada Icardi ve Messi’nin arasının çok da iyi olmadığını belirtelim. İki oyuncu da verdiği demeçlerde birbirlerinin isimlerini telaffuz etmekten hep çekindi. Bu konuda oldukça dikkatliydiler.

Kendisini yeniden değerli hissedeceği bir yer

Katar sermayeli Paris Saint Germain’de (PSG) 1 yıl kiralık oynayan Icardi, 50 milyon Euro’luk bonservis bedelinin ödenmesiyle Fransa’da kaldı. Neymar, Mbappe ve son olarak Messi’nin katılımıyla yıldızlar karmasına dönüşen PSG’de artık ikinci plana düşmüştü. 92 maçta 38 gol atıp 10 asist yapsa da Arjantinli forvet için kendisini yeniden değerli hissedeceği bir yer gerekiyordu.

2022’nin yaz transfer dönemi boyunca beklediği teklifi alamayan Icardi için iki ihtimal kalmıştı. Parasını alıp, takımını kulübeden ya da tribünden izlemek… Ya da aylardır kendisini bekleyen Galatasaray’ın kiralık teklifini kabul etmek…

Arjantinli yıldız, Avrupa transfer piyasasında günlerce konuşulacak o kararı verdi ve rotasını Türkiye’ye kırdı. Kendisi gibi yeniden güçlü bir başlangıca imza atmak isteyen Galatasaray’da görkemli bir şekilde karşılandı.

İlk haftalarda hazır bir görüntü çizmedi. Öyle ki Galatasaray’ın Icardi yatırımı sosyal medyada ve televizyon kanallarında ciddi şekilde eleştirilmeye başlandı. 2-1 kazanılan Beşiktaş derbisinde attığı gollerle adeta küllerinden doğdu. Takımını sırtlayan forvet, Sarı kırmızılıları lider yapan ve bu konumda tutan performanslarını sürdürmeye devam etti.

Geçmişi olmayan adam

Mauro Icardi, bir röportajında şunu söylüyor: “Ben geçmişte takılıp kalmak istemiyorum. Çünkü hayat devam ediyor. Sürekli yeni bir şeylerle karşılaşıyoruz. O zaman yapmamız gereken geleceğe odaklanmak…”

Onun için ‘geçmişi olmayan adam’ demelerinin sebebi de bu galiba. Barça altyapısında tutunamayıp Sampdoria’ya giden o genç çocuk, o gün yaptığı gibi hep bir sonraki maceraya odaklanmaya devam ediyor.

Ancak şunu da belirtelim: Geçmişi ne kadar görmezden gelsek de yaşanılanlara bir cevap vermek ister insan. Icardi’nin attığı gollerden sonra ellerini kulaklarına götürmesi gibi.

O, bu gol sevincini ‘idolüm’ dediği Juan Roman Riquelme’den gördüğünü söylese de işin aslı başka olabilir. La Masia’da kendisini takdir etmeyen hocalarına bir mesaj gönderiyor olabilir. Ya da onu beğenmeyen her kim varsa ona…

‘Sen hâlâ büyük bir yıldızsın’

Evet; Süper Lig’de bu sezon bir Icardi gerçeği yaşanıyor. Sarı saçlarıyla, yeteneğiyle, kazandırdığı maçlarla, stadyumda çalan şarkıyla ve klasikleşen gol sevinciyle asla unutulmayacak.

İstanbul, Icardi’ye çok iyi geldi. Galatasaray onu yeniden ‘sen hâlâ büyük bir yıldızsın’ motivasyonuna getirdi. Tabii ki Galatasaray da bu işten büyük bir kazanç elde etti.

Şimdi herkesin merak ettiği tek konu: Icardi, Galatasaray’da kalacak mı, gidecek mi?

Galatasaraylılar onun kalmasını istiyor. Kalması için de her şeyi yapacaklardır.

Bu işin iki tarafı olduğunu unutmamak gerekiyor. Galatasaray, evet çok istiyor. Uzun zaman sonra kendini bu kadar değerli hisseden Icardi’nin gönlü de kalmaktan yana.

Arjantinli yıldızın durumunu düşününce Fransız yazar Gustave Flaubert’in İstanbul için söyledikleri canlanıyor gözümde. İstanbul üzerine okuduğum bir metinde dikkatimi çekmiş ve çok beğenmiştim.

Flaubert, bir dostuna yazdığı mektupta, İstanbul’undan ayrılışını şöyle anlatıyor: “İstanbul’a hoşça kalasın derken; geberircesine üzüntülüydüm. Hoşça kalın camiler… Hoşça kalın çarşaflı kadınlar… Hoşça kalın kahvelerdeki iyi yürekli Türkler… Beş hafta geçirdik İstanbul’da. Altı ay kalmak gerekirdi…”

Kim bilir, bu sezon belki de Icardi’nin Türkiye’deki ilk ve son sezonu değildir.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fikir Turu’nun editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı ilk kez 26 Mayıs 2023’te yayımlanmıştır.

Mustafa Göksel
Mustafa Göksel
Mustafa Göksel – Gazeteci ve moderatör. 27 Aralık 1991, İstanbul doğumlu. İlk ve orta öğrenimini Antalya’da geçirdi. Lisans eğitimimi Marmara Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Radyo Televizyon ve Sinema bölümünde aldı. 2011’den bu yana medya sektörünün içinde. TRT Haber, TRT Spor ve Eurosport Türkiye’de çalıştı. Halen Yeni Şafak Spor ve TVNET birimlerinde aktif olarak görev alıyor. Ayrıca Türkiye’nin en eski futbol programlarından biri olan 4 X 4 Futbol’un yaklaşık 4 yıldır moderatörlüğünü üstleniyor.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Son Eklenenler

0
Would love your thoughts, please comment.x