Toplum

7 Nisan 2022

Yazdır

Ulaşımdaki devrimi ileri taşımak küresel ısınmayı durdurabilir

Türkiye’nin büyük şehirleri caddelerinde sessiz bir devrim yaşanıyor. Elektrikli mobiletler (scooter), uğurböceğine benzeyen küçük üç tekerlekli veya dört tekerlekli elektrikli araçlar, elektrikli motosikletler vızır vızır geziyor. Akaryakıt fiyatlarındaki tırmanmanın ardından bu tür araçlara ülke genelinde ilgi arttı. Dünyada da durum farklı değil. Ülkeler ve AB, elektrikli araç kullanımını teşvik etmek için türlü düzenlemelere gidiyor ve teşvik ediyor.

Bu gelişme iklim değişikliği için dünyayı harekete geçirmeye çalışan iklim uzmanlarını da umutlandırdı. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nde yayınlanan rapora göre, elektrikli araçların yaygın kullanımı küresel ısınmayı yavaşlatabilir. Ulaşım konusunda uzman bilim insanları da gelişmeden memnun. Ancak ABD’nin Kaliforniya Üniversitesi’nde ulaşım konusunda dersler veren Alan Jenn, The Conversation için kaleme aldığı yazıda elektrikli ulaşımdaki dinamikleri irdeledi ve gelecekte ulaşım sektörünün sera gazı emisyonlarını azaltmak için yapılması gerekenleri sıraladı.

Yazıdan önemli bölümleri aktarıyoruz:

“Dünya genelinde ulaşımda devrimsel değişiklikler yaşanıyor. Giderek daha fazla elektrikli araç yollara çıkıyor, insanlar Uber gibi araç paylaşımı hizmetlerinden yararlanıyor. Ayrıca COVID-19 pandemisi sırasında uzaktan çalışmanın yaygınlaşması, insanların rutin gidiş gelişleri hakkında düşündüklerini değiştirdi.

2019 yılında enerji bağlantılı karbondioksit emisyonlarının yüzde 23’ünden sorumlu olan ulaşımın küresel sera gazı emisyonlarındaki payı gittikçe artıyor.

Ulaşım sektöründe yaşanan sistematik değişimler emisyonları azaltabilir. Ancak yeterince azaltabilecek mi?

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin 4 Nisan 2022’de yayınlanan yeni raporunda dünya genelinden bilim insanları iklim değişikliği ile mücadele etme çabalarına ilişkin son araştırmaları gözden geçirdi. Raporda, yenilenebilir enerjinin ve elektrikli araç bataryalarının düşen maliyeti ile siyaset değişikliğinin iklim değişikliğinin son 10 yılda artışını yavaşlattığı, ancak emisyon artışlarını tümüyle durdurmak ve küresel ısınmayı kontrol altına almak için derin ve acil emisyon kesintilerine ihtiyaç duyulduğu sonucuna ulaşılıyor.

Benim de katkıda bulunduğum ulaşım bölümüne göre, en atılımcı senaryolar gerçekleşirse ulaşım kaynaklı sera gazı emisyonları 2050 yılın kadar bugüne kıyaysa yüzde 80 ila yüzde 90 arasında azaltılabilir. Bu tür esaslı azalma için dünya genelinde insanların nasıl seyahat edeceğini yeniden tasarlamak gerekiyor.

Elektrikli araçların geleceği

Hibrit araçların popüler olmasından sonra ve 10 yıl önce Tesla Roadstar ve Nissan Leaf’in piyasaya sürülmesinden beri elektrikli araçlar pazarı büyük ölçüde genişledi.

Sadece 2021 yılında satılan, hibritler dahil olmak üzere elektrikli binek araçlarının sayısı 6,6 milyona ulaştı ve geçen yıl satılan araçların yaklaşık yüzde 9’unu oluşturdu.

Güçlü düzenleyici politikalar elektrikli araç üretimini teşvik etti. ABD’de bazı eyaletler araç üreticilerine üretimlerinin belli bir bölümünü sıfır emisyonlu araçlara ayırma zorunluluğu getirdi; AB, yeri araçlar için karbondioksit emisyonu standartları belirledi ve Çin’in Yeni Enerji Araçları politikası elektrikli araçların benimsenmesine yardımcı oldu.

Binek otomobillerinin ötesinde çok sayıda mikro ulaşım seçeneği gelişti. Elektrikli tuk tuklar (üstü kapalı üç tekerlekli motosikletler), mobiletler ve bisikletler kadar elektrikli otobüsler de geliştirildi. Lityum-iyon bataryaların maliyeti düşerken, bu ulaşım seçenekleri giderek daha fazla kişinin satın alabileceği fiyatlara geriledi. Bu da geleneksel olarak fosil yakıtlarla çalışan araçlar yerine elektrikli araç satışlarını artırdı.

Peki, elektrik temiz mi?

Ancak ulaşım sistemleri istenildiği kadar elektrikli hale getirilirse getirilsin, sektörün sera gazı emisyonlarını kesme kabiliyeti elektrik şebekesinin ne kadar temiz olduğuna bağlı olacaktır. Örneğin Çin, 2025 yılına kadar elektrikli araçları toplam araçların yüzde 25’ini oluşturmasını hedefliyor, ama elektrik üretimi büyük oranda kömüre bağlı.

Dünya genelinde yenilenebilir enerjiye yönelim devam ederse ulaşımın da karbon emisyonu azalacak. Temiz elektrik sistemi de sağlanırsa elektrikli hale getirilmiş ulaşımın potansiyeli çok yüksek. Mesela elektrikli araç bataryaları şebeke için “elektrik depolama cihazları” görevi görebilecek, böylece yenilenebilir elektrik üretiminde hava koşullarına bağlı (rüzgâr kesildiğinde veya güneş battığında) dalgalanmalarda dengeleyici olabilecek.

Diğer ulaşımın türlerinde araçların elektrikli hale getirilmesi daha zor. Daha büyük ve daha ağır araçlar genellikle elektrifikasyon için elverişli değildir, çünkü bunların ihtiyaç duyduğu gücü üretecek piller çok ağır olacak ve çok yer kaplayacaktır.

Ağır kamyonlar, gemiler ve uçaklar için fosil yakıtların yerini tutabilecek hidrojen, gelişmiş biyoyakıtlar ve sentetik yakıtlar gibi alternatifler üzerinde duruluyor. Çoğu henüz ekonomik olarak uygun değiller ve bunların düşük veya sıfır karbonlu hale getirilmesi için teknolojide büyük ilerlemeler sağlanması gerekiyor.

Taşımacılıkta emisyonları azaltmanın diğer yolları

Yeni yakıt ve araç teknolojileri genellikle karbonsuzlaştırma çözümleri olarak sunulurken, bu sektörden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını önemli ölçüde azaltmak için davranışların ve sistemdeki bazı unsurların da değiştirilmesi gerekiyor ki zaten bu değişimlerin tam ortasındayız.

Uzaktan çalışma: COVID-19 pandemisi sırasında, uzaktan çalışma ve video konferans patlaması, seyahati ve bununla birlikte işe gidip gelmeyle ilişkili emisyonları azalttı. Bunların bir kısmı toparlanacak olsa da, uzaktan çalışma birçok sektörde devam edecek gibi görünüyor.

Paylaşımlı ulaşım: Bisiklet ve mobilet paylaşım programları gibi bazı paylaşımlı ulaşım seçenekleri, daha fazla insanı araçlarından çıkmaya teşvik edebilir.

Uber ve Lyft gibi araç paylaşımı ve isteğe bağlı hizmetler, yüksek verimli veya sıfır emisyonlu araçlar kullanırlarsa veya hizmetleri, her sürücünün birden fazla yolcu aldığı dolmuş usulüne daha yatkınsa, emisyonları azaltma potansiyeline sahiptir. Ne yazık ki, bu hizmetlerin etkisi konusunda önemli bir belirsizlik var. Ayrıca bu tür hizmetler araç kullanımını, dolayısıyla sera gazı emisyonlarını da artırabilirler. Bunun için yeni düzenlemeler gerekebilir.

Toplu taşımaya uygun şehirler: Bir diğer sistematik değişiklik, kentsel planlama ve tasarıma ilişkin. Kentsel alanlarda ulaşım, küresel karbondioksit emisyonlarının yaklaşık yüzde 8’inden sorumludur.

Şehirler verimli biçimde planlanır, arazi kullanımı kentsel yayılmayı önleyecek şekilde yapılır ve toplu taşıma özendirilirse özel araçlarla yolculuğa talep azalabilir. Bu iyileştirmeler yalnızca sera gazı emisyonlarını azaltmakla kalmaz, aynı zamanda ulaşım sistemlerinin güvenliğini artırırken trafiği rahatlatabilir, hava kirliliğini ve gürültüyü azaltabilir.

Bu ilerlemeler daha düşük emisyonlara nasıl dönüşür?

Ulaşımdaki teknolojik değişimin ve diğer sistemsel değişimlerin küresel ısınmayı ne kadar etkilediği konusundaki bir belirsizlik var ve bu belirsizliğin nedeni yeni teknolojilerin benimsenmesindeki belirsizliğin çoğu, geçiş hızıyla ilgilidir.

Yeni IPCC [Hükûmetlerarası İklim Değişikliği Paneli] raporunda ulaşımdaki iyileşmelerin emisyonları ne kadar azaltabileceğine dair birkaç muhtemel senaryo da var. Bu senaryolara göre küresel ortalama sıcaklığındaki artışı 1,5 santigrat derecenin altında tutmak için, ulaşımdan kaynaklanan sera gazı emisyonlarının 2050 yılına kadar yüzde 91 oranında azaltılması gerekiyor. Elbette ulaşımda kullanılan elektriğin de temiz kaynaklardan elde edilmesi gerekiyor.

Bu azalmalar, ulaşım sektöründeki mevcut artan emisyon eğilimlerinin tamamen tersine çevrilmesini gerektirecektir, ancak ulaşımdaki son gelişmeler bu zorluğun üstesinden gelmek için birçok fırsat sunuyor.”

Bu yazı ilk kez 7 Nisan 2022’de yayımlanmıştır.

 

Alan Jenn’in, The Conversation’da yayınlanan “IPCC: Elektrikli Araçlardan Paylaşımlı Araçlara Kadar Ulaşımda Devrim Yaratan Değişiklikler Küresel Isınmayı Yavaşlatabilir” başlıklı yazısından bölümler Mustafa Alkan tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısı ise yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline aşağıdaki linkten erişebilirsiniz: https://theconversation.com/revolutionary-changes-in-transportation-from-electric-vehicles-to-ride-sharing-could-slow-global-warming-if-theyre-done-right-ipcc-says-179535

Fikir Turu

Fikir Turu, yalnızca Türkiye’deki düşünce hayatını değil, dünyanın da ne düşündüğünü, tartıştığını okurlarına aktarmaya çalışıyor. Bu amaçla, İngilizce, Arapça, Rusça, Almanca ve Çince yazılmış önemli makalelerin belli başlı bölümlerini çevirerek, editoryal katkılarla okuruna sunmaya çalışıyor. Her makalenin orijinal metnine ve değerli çevirmen arkadaşlarımızın bilgilerine makalenin alt kısmındaki notlardan ulaşabilirsiniz.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x
Send this to a friend