Afet sonrası güçlü sosyal bağlar neden önemli?

Yapılan araştırmalar, afetlere maruz kalanların iyileşme süreçlerinde kuvvetli sosyal bağların çok olumlu etkileri olduğunu ortaya koyuyor. Peki, bu nasıl sağlanabilir? Hayata geçirilebilecek dört pratik öneri…

6 Şubat 2023’te Türkiye’nin güney doğusunu ve Suriye’nin kuzeyini vuran depremler sebebiyle en az 50 bin kişi hayatını kaybetti ve yaklaşık 26 milyon kişinin günlük hayatı kesintiye uğradı.

Bu depremler bölge tarihinin en sarsıcı afetlerinden biri olarak sayılıyor. Bu tarz büyük felaketlerden sağ kurtulanların kesinlikle yiyeceğe, suya, ilaçlara, battaniyeye ve diğer şeylere ihtiyacı var. Ama aynı zamanda psiko-sosyal ilk yardıma da ihtiyaçları var. Yani arkadaşları, akrabaları ve siyasi karar vericilerle bağlarını güçlendirmeleri de gerekiyor.

Afetten kurtulanların sosyal hayatı önemli bir şekilde kesintiye uğrar. Bazı insanlar önceki sosyal ağlarındaki insanlarla bağlarını korurken bazıları koruyamaz. Biz bu ağları korumanın nasıl fayda sağladığını inceleyen akademisyenler olarak, bu sosyal bağların[efn_note]https://www.pnas.org/doi/full/10.1073/pnas.0907905106[/efn_note] travmatik olaylardan kurtulmaya yardımcı olduğunu biliyoruz.

Acil durum destek çalışmaları

Ancak hayatta kalanları yemek, ısınma ve barınma gibi temel ihtiyaçları sağlama telaşında, psikolojik ihtiyaçlara yönelik destek akışının ihtiyaç duyulanın altında kaldığını gözlemliyoruz. Maya Vakfı ve Türk Psikologlar Derneği gibi ruh sağlığı hizmeti sunan az sayıdaki sivil toplum kuruluşu, Türkiye Deprem Yardım Fonu (TDYF) aracılığıyla ulaştırılan bağışların %5’inden daha azını almış durumda.[efn_note] (Hesaplama TDYF’nin internet sitesindeki 15 Mart 2023 açık verilerine dayanarak yapılmıştır. Detaylar için: https://donate.tpfund.org/campaign/tpf-turkiye-earthquake/c465112)[/efn_note]

Hükümet hemen Mart ayında depremin vurduğu bölgelerde 30 bin konut inşa etmeye başlayacağını ve depremden etkilenenlere nakit yardımda bulunacağını duyurmuştu. Afet yönetiminden sorumlu AFAD, güçlü bir şekilde çadırların teslimi, tıbbi bakım ve fiziksel yardım konularına odaklanıyor. Birçok uluslararası yardım grubu, özel şirket ve STK, arama ve kurtarma operasyonlarını afet diplomasisi yoluyla desteklemek için kampanyalar başlattı. Birleşmiş Milletler, üye devletlerini yardım çalışmalarını desteklemek için 1 milyar ABD doları toplamaya davet etti. ABD 100 milyon dolardan fazla yardım sağlamayı taahhüt etti.

Tüm bu yardımlar ve acil durum müdahale çabaları büyük ölçüde bölgedeki gıda, ilaç ve barınaktan oluşan insani yardımı finanse etmeye yönelik.

Afetlerin psikolojik yönleri

Dünya üzerinde farklı zaman ve yerdeki felaketlerin ardından yapılan araştırmalar, bu olaylardan sonra ruh sağlığı sorunlarının daha yaygın hale geldiğini göstermiştir.

Afetlerden sonra hayatta kalan birçok kişi, yaşadıklarından ve gördüklerinden dolayı kaygı, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) yaşar.

Bunun ilk nedenleri, felaketlerin insanları rutinlerinden uzaklaştırması ve daha önce güvendikleri duygusal destek kaynaklarına erişimlerini kesmesidir. Hayatta kalanlar çoğunlukla acil durum barınaklarına taşınır. Ve burada genelde doktorlarından, komşularından ve arkadaşlarından uzak kalırlar. Özellikle güçlü sosyal ağları olmayanlar, düzenli olarak ruh sağlığı sorunları yaşarlar.

Ayrıca, bu son yaşanan deprem gibi büyük felaketlerden sonra çok sayıda can kaybı olduğundan, aileler sevdiklerini kaybetmiş olabilir ve hâlâ yas tutacakları bir mezarları olmayabilir. Örneğin, 2005’teki Katrina Kasırgası’ndan sonraki yedi hafta içinde, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri tarafından araştırılan New Orleans sakinlerinin neredeyse yarısında TSSB semptomları görülmüştü.[efn_note]http://cretscmhd.psych.ucla.edu/nola/volunteer/FoundationReports/jama.pdf[/efn_note]

Afetlerden sonra ne olduğunu araştırırken çıkardığımız önemli bir ders, güçlü sosyal ağların bu şoklardan kaynaklanan bazı zorlukları azaltabileceğidir. Bu zorlukları yaşayan biri evini ve normallik duygusunu kaybettikten sonra bile ailesi ve arkadaşlarıyla yakın temas halinde kalabilirse kayıp duygusu azabilir.

Rutinlerinin dışına itilen fakat komşularıyla bağlantıda kalmayı başaran – genellikle aynı acıyı paylaşan – insanlar daha düşük TSSB ve kaygı seviyelerine sahip olma eğilimindedir.[efn_note]https://press.uchicago.edu/ucp/books/book/chicago/B/bo40026774.html[/efn_note] Arkadaşları ve akrabaları duygusal destek sağlayabilir, bilgi sahibi olmalarına yardımcı olabilir ve ihtiyaç duyulduğunda ruh sağlığı tedavisi ve dışarıdan yardım alınmasını teşvik edebilir.

Bu yazının yazarlarından birisi (Daniel P. Aldrich), Mart 2011’de Japonya’daki büyük deprem sonrası etkilenen Fukushima Daiichi nükleer santralinin yakınında bulunan bir kasabanın yaklaşık 600 sakiniyle anket yapan bir araştırma ekibine katıldı. Bu felaketten kurtulan her dört kişiden birinde TSSB semptomları vardı.[efn_note]https://link.springer.com/article/10.1007/s11069-017-2971-7[/efn_note] Bununla birlikte, güçlü sosyal ağlara sahip olanlar, arkadaşları ve sevdikleriyle daha zayıf bağlantıları olan diğer hayatta kalanlara göre genellikle daha az ruh sağlığı sorunu yaşıyordu. Yine aynı felaket ile ilgili yaptığı bir başka çalışmada, felaketten sağ kurtulanların sosyal bağları daha güçlü ise sonrasında daha hızlı ve eksiksiz bir şekilde iyileştiğini gözlemledi.[efn_note]https://www.nature.com/articles/s41598-022-14537-8[/efn_note]

Yardımcı olabilecek 4 strateji

Görüşümüze göre, Türkiye ve Suriye’de faaliyet gösteren yardım kuruluşları ve devletin yardım kuruluşlarının ruh sağlığı önceliklerine odaklanması ve bunlara daha fazla harcama yapması gerekiyor.

Bu bağlamda dört pratik tavsiyeyi şöyle sıralayabiliriz:

  1. Afetlerden hemen sonra bölgeye giden yardım çalışanlarına psikologların, terapistlerin, sosyal hizmet uzmanlarının ve diğer ruh sağlığı uzmanlarının dahil edilmesi,
  2. İnanca dayalı yerel kuruluşların[efn_note]https://journals.sagepub.com/doi/10.1177/2158244017707003[/efn_note] ve ruhani liderlerin[efn_note]https://www.frontiersin.org/articles/10.3389/fpubh.2021.682558/full[/efn_note] iyileşme sürecinde kilit roller oynamasının sağlanması,
  3. Kafeler, kütüphaneler ve diğer toplanma noktası olarak kullanabilecek kamusal alanları mümkün olduğu kadar çalışır duruma getirmek. 
  4. Deprem sonrası yeniden yapılanma çalışmalarında iletişim teknolojisinin ıslah edilmesi yüksel bir öncelik haline getirmelidir. Gıda, çadır, battaniye, bebek karyolası ve tıbbi malzeme harcamalarına ek olarak, temel afet yardımının ücretsiz telefon görüşmeleri ve Wi-Fi erişimini içermesini öneriyoruz. Böylece hayatları alt üst olan insanlar sanal buluşmalar ile uzaktaki arkadaşları ve sevdikleriyle bağlantılarını koruyabilirler.

Gelecekte daha büyük ölçekli felaketlerin olma ihtimalini göz önünde bulundurarak, yardım faaliyetlerinin içinde hayatta kalanların ruh sağlığını ve sosyal ağlarını güçlendirecek çalışmalara ağırlık vermesinin gerekli olduğuna inanıyoruz.

Bu yazı ilk kez 16 Mart 2023’te yayımlanmıştır.

 

Prof. Daniel P. Aldrich ve Yunus Emre Tapan’ın The Conversatiıon internet sitesinde yayınlanan “Afet sonrası güçlü sosyal bağlar kurmak iyileştirir” başlıklı yazısından bölümler Yunus Emre Tapan tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısı ile yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline aşağıdaki linkten erişebilirsiniz: https://theconversation.com/disaster-survivors-need-help-remaining-connected-with-friends-and-families-and-access-to-mental-health-care-200247

Fikir Turu
Fikir Turuhttps://fikirturu.com/
Fikir Turu, yalnızca Türkiye’deki düşünce hayatını değil, dünyanın da ne düşündüğünü, tartıştığını okurlarına aktarmaya çalışıyor. Bu amaçla, İngilizce, Arapça, Rusça, Almanca ve Çince yazılmış önemli makalelerin belli başlı bölümlerini çevirerek, editoryal katkılarla okuruna sunmaya çalışıyor. Her makalenin orijinal metnine ve değerli çevirmen arkadaşlarımızın bilgilerine makalenin alt kısmındaki notlardan ulaşabilirsiniz.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Son Eklenenler

Afet sonrası güçlü sosyal bağlar neden önemli?

Yapılan araştırmalar, afetlere maruz kalanların iyileşme süreçlerinde kuvvetli sosyal bağların çok olumlu etkileri olduğunu ortaya koyuyor. Peki, bu nasıl sağlanabilir? Hayata geçirilebilecek dört pratik öneri…

6 Şubat 2023’te Türkiye’nin güney doğusunu ve Suriye’nin kuzeyini vuran depremler sebebiyle en az 50 bin kişi hayatını kaybetti ve yaklaşık 26 milyon kişinin günlük hayatı kesintiye uğradı.

Bu depremler bölge tarihinin en sarsıcı afetlerinden biri olarak sayılıyor. Bu tarz büyük felaketlerden sağ kurtulanların kesinlikle yiyeceğe, suya, ilaçlara, battaniyeye ve diğer şeylere ihtiyacı var. Ama aynı zamanda psiko-sosyal ilk yardıma da ihtiyaçları var. Yani arkadaşları, akrabaları ve siyasi karar vericilerle bağlarını güçlendirmeleri de gerekiyor.

Afetten kurtulanların sosyal hayatı önemli bir şekilde kesintiye uğrar. Bazı insanlar önceki sosyal ağlarındaki insanlarla bağlarını korurken bazıları koruyamaz. Biz bu ağları korumanın nasıl fayda sağladığını inceleyen akademisyenler olarak, bu sosyal bağların[efn_note]https://www.pnas.org/doi/full/10.1073/pnas.0907905106[/efn_note] travmatik olaylardan kurtulmaya yardımcı olduğunu biliyoruz.

Acil durum destek çalışmaları

Ancak hayatta kalanları yemek, ısınma ve barınma gibi temel ihtiyaçları sağlama telaşında, psikolojik ihtiyaçlara yönelik destek akışının ihtiyaç duyulanın altında kaldığını gözlemliyoruz. Maya Vakfı ve Türk Psikologlar Derneği gibi ruh sağlığı hizmeti sunan az sayıdaki sivil toplum kuruluşu, Türkiye Deprem Yardım Fonu (TDYF) aracılığıyla ulaştırılan bağışların %5’inden daha azını almış durumda.[efn_note] (Hesaplama TDYF’nin internet sitesindeki 15 Mart 2023 açık verilerine dayanarak yapılmıştır. Detaylar için: https://donate.tpfund.org/campaign/tpf-turkiye-earthquake/c465112)[/efn_note]

Hükümet hemen Mart ayında depremin vurduğu bölgelerde 30 bin konut inşa etmeye başlayacağını ve depremden etkilenenlere nakit yardımda bulunacağını duyurmuştu. Afet yönetiminden sorumlu AFAD, güçlü bir şekilde çadırların teslimi, tıbbi bakım ve fiziksel yardım konularına odaklanıyor. Birçok uluslararası yardım grubu, özel şirket ve STK, arama ve kurtarma operasyonlarını afet diplomasisi yoluyla desteklemek için kampanyalar başlattı. Birleşmiş Milletler, üye devletlerini yardım çalışmalarını desteklemek için 1 milyar ABD doları toplamaya davet etti. ABD 100 milyon dolardan fazla yardım sağlamayı taahhüt etti.

Tüm bu yardımlar ve acil durum müdahale çabaları büyük ölçüde bölgedeki gıda, ilaç ve barınaktan oluşan insani yardımı finanse etmeye yönelik.

Afetlerin psikolojik yönleri

Dünya üzerinde farklı zaman ve yerdeki felaketlerin ardından yapılan araştırmalar, bu olaylardan sonra ruh sağlığı sorunlarının daha yaygın hale geldiğini göstermiştir.

Afetlerden sonra hayatta kalan birçok kişi, yaşadıklarından ve gördüklerinden dolayı kaygı, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) yaşar.

Bunun ilk nedenleri, felaketlerin insanları rutinlerinden uzaklaştırması ve daha önce güvendikleri duygusal destek kaynaklarına erişimlerini kesmesidir. Hayatta kalanlar çoğunlukla acil durum barınaklarına taşınır. Ve burada genelde doktorlarından, komşularından ve arkadaşlarından uzak kalırlar. Özellikle güçlü sosyal ağları olmayanlar, düzenli olarak ruh sağlığı sorunları yaşarlar.

Ayrıca, bu son yaşanan deprem gibi büyük felaketlerden sonra çok sayıda can kaybı olduğundan, aileler sevdiklerini kaybetmiş olabilir ve hâlâ yas tutacakları bir mezarları olmayabilir. Örneğin, 2005’teki Katrina Kasırgası’ndan sonraki yedi hafta içinde, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri tarafından araştırılan New Orleans sakinlerinin neredeyse yarısında TSSB semptomları görülmüştü.[efn_note]http://cretscmhd.psych.ucla.edu/nola/volunteer/FoundationReports/jama.pdf[/efn_note]

Afetlerden sonra ne olduğunu araştırırken çıkardığımız önemli bir ders, güçlü sosyal ağların bu şoklardan kaynaklanan bazı zorlukları azaltabileceğidir. Bu zorlukları yaşayan biri evini ve normallik duygusunu kaybettikten sonra bile ailesi ve arkadaşlarıyla yakın temas halinde kalabilirse kayıp duygusu azabilir.

Rutinlerinin dışına itilen fakat komşularıyla bağlantıda kalmayı başaran – genellikle aynı acıyı paylaşan – insanlar daha düşük TSSB ve kaygı seviyelerine sahip olma eğilimindedir.[efn_note]https://press.uchicago.edu/ucp/books/book/chicago/B/bo40026774.html[/efn_note] Arkadaşları ve akrabaları duygusal destek sağlayabilir, bilgi sahibi olmalarına yardımcı olabilir ve ihtiyaç duyulduğunda ruh sağlığı tedavisi ve dışarıdan yardım alınmasını teşvik edebilir.

Bu yazının yazarlarından birisi (Daniel P. Aldrich), Mart 2011’de Japonya’daki büyük deprem sonrası etkilenen Fukushima Daiichi nükleer santralinin yakınında bulunan bir kasabanın yaklaşık 600 sakiniyle anket yapan bir araştırma ekibine katıldı. Bu felaketten kurtulan her dört kişiden birinde TSSB semptomları vardı.[efn_note]https://link.springer.com/article/10.1007/s11069-017-2971-7[/efn_note] Bununla birlikte, güçlü sosyal ağlara sahip olanlar, arkadaşları ve sevdikleriyle daha zayıf bağlantıları olan diğer hayatta kalanlara göre genellikle daha az ruh sağlığı sorunu yaşıyordu. Yine aynı felaket ile ilgili yaptığı bir başka çalışmada, felaketten sağ kurtulanların sosyal bağları daha güçlü ise sonrasında daha hızlı ve eksiksiz bir şekilde iyileştiğini gözlemledi.[efn_note]https://www.nature.com/articles/s41598-022-14537-8[/efn_note]

Yardımcı olabilecek 4 strateji

Görüşümüze göre, Türkiye ve Suriye’de faaliyet gösteren yardım kuruluşları ve devletin yardım kuruluşlarının ruh sağlığı önceliklerine odaklanması ve bunlara daha fazla harcama yapması gerekiyor.

Bu bağlamda dört pratik tavsiyeyi şöyle sıralayabiliriz:

  1. Afetlerden hemen sonra bölgeye giden yardım çalışanlarına psikologların, terapistlerin, sosyal hizmet uzmanlarının ve diğer ruh sağlığı uzmanlarının dahil edilmesi,
  2. İnanca dayalı yerel kuruluşların[efn_note]https://journals.sagepub.com/doi/10.1177/2158244017707003[/efn_note] ve ruhani liderlerin[efn_note]https://www.frontiersin.org/articles/10.3389/fpubh.2021.682558/full[/efn_note] iyileşme sürecinde kilit roller oynamasının sağlanması,
  3. Kafeler, kütüphaneler ve diğer toplanma noktası olarak kullanabilecek kamusal alanları mümkün olduğu kadar çalışır duruma getirmek. 
  4. Deprem sonrası yeniden yapılanma çalışmalarında iletişim teknolojisinin ıslah edilmesi yüksel bir öncelik haline getirmelidir. Gıda, çadır, battaniye, bebek karyolası ve tıbbi malzeme harcamalarına ek olarak, temel afet yardımının ücretsiz telefon görüşmeleri ve Wi-Fi erişimini içermesini öneriyoruz. Böylece hayatları alt üst olan insanlar sanal buluşmalar ile uzaktaki arkadaşları ve sevdikleriyle bağlantılarını koruyabilirler.

Gelecekte daha büyük ölçekli felaketlerin olma ihtimalini göz önünde bulundurarak, yardım faaliyetlerinin içinde hayatta kalanların ruh sağlığını ve sosyal ağlarını güçlendirecek çalışmalara ağırlık vermesinin gerekli olduğuna inanıyoruz.

Bu yazı ilk kez 16 Mart 2023’te yayımlanmıştır.

 

Prof. Daniel P. Aldrich ve Yunus Emre Tapan’ın The Conversatiıon internet sitesinde yayınlanan “Afet sonrası güçlü sosyal bağlar kurmak iyileştirir” başlıklı yazısından bölümler Yunus Emre Tapan tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısı ile yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline aşağıdaki linkten erişebilirsiniz: https://theconversation.com/disaster-survivors-need-help-remaining-connected-with-friends-and-families-and-access-to-mental-health-care-200247

Fikir Turu
Fikir Turuhttps://fikirturu.com/
Fikir Turu, yalnızca Türkiye’deki düşünce hayatını değil, dünyanın da ne düşündüğünü, tartıştığını okurlarına aktarmaya çalışıyor. Bu amaçla, İngilizce, Arapça, Rusça, Almanca ve Çince yazılmış önemli makalelerin belli başlı bölümlerini çevirerek, editoryal katkılarla okuruna sunmaya çalışıyor. Her makalenin orijinal metnine ve değerli çevirmen arkadaşlarımızın bilgilerine makalenin alt kısmındaki notlardan ulaşabilirsiniz.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Son Eklenenler

0
Would love your thoughts, please comment.x