Çin’in yeni gizemli milyarderleri: Labubu’dan yapay zekâya

DeepSeek, Pop Mart, miHoYo, Chagee... Çin'in yeni küresel markalarının arkasındaki genç girişimciler kim? Bu kuşak, ülkenin ekonomik ve siyasi geleceğini nasıl şekillendiriyor? Çin'in yeni milyarderleri neden göz önünde olmaktan özellikle kaçınıyor?

Çin’de zenginliğin simgeleri değişiyor. Bir dönem gayrimenkul projeleri, ağır sanayi yatırımları ve devlet yetkilileriyle kurulan yakın ilişkilerle yükselen iş insanlarının yerini; yapay zekâ, video oyunları, tüketici elektroniği, oyuncak ve içecek markaları üzerinden küresel pazarlara açılan genç girişimciler alıyor. Çin’de devletin ekonomi üzerindeki belirleyici rolü ve Amerika ile derinleşen rekabet, milyarlarca dolarlık şirketleri bile ani siyasi kararlar karşısında kırılgan hâle getiriyor. Bu ortamda basından uzak durmak yalnızca kişisel bir tercih değil, serveti ve şirketi korumaya yönelik bir stratejiye dönüşüyor. Çin’in yeni patronları dünyaya her zamankinden daha açıkken kamuoyuna karşı giderek daha kapalı bir profil çiziyor.

The Economist internet sitesinde yayımlanan yazı, Çin’in yeni milyarder kuşağının önceki dönemlerin emlak, sanayi ve internet patronlarından hangi yönleriyle ayrıldığını ele alıyor. Metin; DeepSeek, Pop Mart ve miHoYo gibi şirketlerin genç kurucuları üzerinden servetin yeni kaynaklarını, Çinli markaların hızla küresel pazarlara açılmasını ve çalışma kültürüne yönelik değişen tutumları inceliyor. Aynı zamanda devletin özel sermayeyle gerilen ilişkilerinin ve Çin-Amerika rekabetinin, bu girişimcileri neden daha temkinli ve görünmez olmaya yönelttiğini ortaya koyuyor.

Yazıdan öne çıkan bölümleri aktarıyoruz:

“Geçen yılın başlarında Çinli yapay zekâ şirketi DeepSeek, Batılı rakiplerini paniğe sürüklerken şirketin kurucusu Liang Wenfeng hakkında neredeyse hiçbir şey bilinmiyordu. Liang hâlâ gizemli bir isim. Fakat en azından bir konu artık açıklığa kavuştu. DeepSeek’in değerini 71 milyar dolara çıkaracak yeni yatırım turu tamamlanmak üzereyken Liang’ın kişisel serveti de yaklaşık 38 milyar dolara yükseldi. Böylece Anthropic’in kurucusu Dario Amodei’den ve OpenAI’ın kurucusu Sam Altman’dan çok daha zengin hâle geldi.

Çin’in kameralardan uzak yeni zenginleri

Liang’ı uluslararası konferanslarda konuşma yaparken görmek pek mümkün değil. Çin televizyonlarında bugüne kadar hiçbir canlı yayına çıkmadı. Gösterişsiz, ince yapılı görüntüsünü yansıtan yalnızca birkaç fotoğraf ve video kaydı bulunuyor. Bu yönüyle Çin’in yeni kuşak genç milyarderleri arasında hiç de sıra dışı sayılmaz. Çin Halk Cumhuriyeti, Amerika Birleşik Devletleri dışında dünyanın her yerinden daha fazla genç milyarder çıkarıyor. Dünyanın en zengin insanlarının servetlerini takip eden Hurun isimli internet sitesine göre, bu yıl Çin’de servetini kendi emeğiyle edinmiş, 40 yaşında veya daha genç en az 29 milyarder bulunuyor. Bu yıl içinde 41 yaşına girecek Liang da hesaba katıldığında sayı 30’a ulaşıyor. Bu da geçen yıla göre dokuz kişilik bir artış anlamına geliyor.

Çin’in yeni kuşak patronları, kendilerinden önce gelenlerden çarpıcı biçimde ayrılıyorlar. Gayrimenkul spekülasyonlarının ve devlet yetkilileriyle yapılan içkili akşam yemeklerinin yerini video oyunları ve Japon animeleri üzerine düzenlenen buluşmalar aldı. Aynı zamanda yaratıcı fikirleri alıp daha önce hiçbir Çinli girişimcinin başaramadığı kadar hızlı biçimde küresel şirketlere dönüştürme konusunda da son derece yetenekliler.

Çin’in aşırı zenginlerinin tarihi aslında çok eski değil. 1980’lerde bazı girişimciler, devlete ait varlıkların kontrolünü ele geçirmenin yollarını buldular. Mao döneminde öğretmenlere ve aydınlara korku salan öğrenci gruplarından birinde yer alan Zhang Ruimin, Haier adlı kamuya ait bir buzdolabı işletmesinin başına geçti. Daha sonra bu işletmeyi, bugün dünyanın en büyük ev aletleri üreticisi olan şirkete dönüştürdü. 1990’larda emlak piyasasının açılması ise yeni bir milyarder kuşağının ortaya çıkmasını sağladı. Bu isimler arasında, daha sonra çöken gayrimenkul şirketi Evergrande’ın kurucusu Xu Jiayin de vardı.

Labubu, sütlü çay ve yapay zekâ

2000’li yılların başında, başlangıçta batarya üreten BYD’nin kurucusu Wang Chuanfu gibi sanayiciler, Çin’in Dünya Ticaret Örgütüne katılmasıyla birlikte yeni bir imalat şirketleri dalgasına öncülük ettiler. Ardından 2010’lu yıllarda bireysel kullanıcılara ve tüketime yönelik internetin yükselişi, Çin’in ilk teknoloji patronları kuşağını ortaya çıkardı. E-ticaret devi Alibaba’nın kurucusu Jack Ma ile WeChat’in sahibi Tencent’in kurucusu Pony Ma bu kuşaktaydı. Bugün her ikisi de 40’lı yaşlarının başında olan TikTok’un sahibi ByteDance’in ve online hızlı moda şirketi Shein’in kurucuları ise servetlerini çok daha kısa bir sürede elde ettiler.

Çin’in yeni kuşak patronları farklı bir yol izliyor. Hurun’un listesindeki genç milyarderlerin üçte ikisinden fazlası servetini tüketici ürünleri veya medya sektöründen elde ettiler. Yedi kişi video oyunları geliştirerek, dört kişi ise çay ya da kahve şirketleri kurarak zengin oldu. Liang’dan sonra listenin en varlıklı ismi, sıra dışı görünümlü Labubu oyuncaklarını satan Pop Mart’ın kurucusu Wang Ning.

Yapay zekâ sayesinde büyük bir servete ulaşanların sayısı yalnızca üç. Bunlardan biri, 17 Temmuz’da Amerika’nın en iyi yapay zekâ modelleriyle rekabet edebildiği söylenen yeni bir model yayımlayan Moonshot AI’ın 34 yaşındaki genç kurucusu Yang Zhilin. Son yıllarda sektörün yaşadığı çöküş düşünüldüğünde, listede tek bir emlak patronunun bile bulunmaması ise pek şaşırtıcı değil.

İç pazardaki durgunluk, dışarıdaki büyüme

Çin’in yeni milyarderlerinin kurduğu şirketler, geçmişte ortaya çıkan büyük Çinli şirketlere kıyasla çok daha küresel bir yapıya ve uluslararası büyüme hedeflerine sahip. Eskiden Çinli girişimcilerin yurt dışına nasıl açılacaklarını çözmesi, yabancı pazarlara uygun bir strateji geliştirmesi ve küresel ölçekte tanınan bir marka yaratması on yıl veya daha uzun sürebiliyordu. Fakat durum artık böyle değil. Sütlü çay dükkânları zinciri Chagee’nin 33 yaşındaki kurucusu Zhang Junjie, şirketini 2017’de kurdu ve yalnızca iki yıl sonra ilk yurt dışı şubesini açtı. Şirket bugün New York borsasında işlem görüyor, dokuz ülkede faaliyet gösteriyor.

Yeni kuşak patronların dış pazarlara bu kadar fazla yönelmesi, kısmen Çin’deki tüketici harcamalarının zayıflamasından kaynaklanıyor. 39 yaşındaki Yu Hao tarafından kurulan tüketici elektroniği markası Dreame’in satışlarının yaklaşık yüzde 80’i yurt dışındaki müşterilerden geliyor. Küçük ve su geçirmez kameralar satan Insta360 da dış talebe neredeyse aynı ölçüde bağımlı. Pop Mart, geçen yıl Çin dışındaki pazarlarda 2 milyar doların üzerinde satış yaptı. Bu rakam, şirketin toplam satış gelirinin yaklaşık yüzde 40’ına karşılık geliyor. Chagee’nin Çin’deki satışları sert biçimde gerilerken yurt dışındaki satışları ise istikrarlı bir hızla büyümeye devam ediyor.

Çin’in genç patronları Çin’deki çalışma kültürüne nasıl bakıyor?

Çin’de çalışmaya ve çalışma saatlerine yönelik bakış da yeni kuşağın yükselişiyle birlikte değişiyor. Son on yılda Çin iş dünyası kültürünün en tartışmalı unsurlarından biri, sabah dokuzdan akşam dokuza kadar haftada altı gün çalışmayı ifade eden ‘996’ düzeniydi. Uzun çalışma saatlerini normalleştiren bu anlayışı Alibaba’nın kurucusu Jack Ma açık biçimde savunmuş, diğer büyük Çinli teknoloji şirketleri de benzer uygulamaları benimsemişti. Bir başka e-ticaret platformu olan Pinduoduo’da bazı genç beyaz yakalı çalışanlar, ofisten eve dönerken aşırı çalışmaya bağlı nedenlerle hayatını kaybetmişti.

Çin’in yeni girişimcileri ise daha rahat bir yönetim anlayışını benimsiyorlar. Birçoğu çalışma saatleri konusunda daha esnek davranıyor ve çalışanların ofiste geçirdiği süreden çok ortaya koyduğu işe önem verilmesi gerektiğini savunuyor. Oyun şirketi MiHoYo’nun 39 yaşındaki milyarder kurucu ortağı Liu Wei, çalışanların uzun saatler boyunca yalnızca işyerinde görünür olmasını esas alan anlayıştan uzak durdu. Şirketin ‘mutlu çalışma, istikrarlı büyüme’ adını verdiği ve ruh sağlığına öncelik veren yaklaşımını hayata geçirdi.

Fakat yakın zamanda bir çalışanın aşırı çalışmayla bağlantılı sağlık sorunları nedeniyle hayatını kaybetmesi, uzun yıllar içinde yerleşmiş çalışma kültürünü değiştirmenin ne kadar zor olduğunu da gösteriyor. DeepSeek’in kurucusu Liang’ın da insan beyninin günde yalnızca altı ila sekiz saat boyunca yoğun biçimde odaklanabildiğini ve aşırı çalışmanın hatalara yol açtığını söylediği aktarılıyor.

Kısa süre önce yükselişte olan bir tüketici markasını ziyaret eden ve gördüklerinden hoşlanmayan bir özel sermaye yatırımcısı, Çin ekonomisinin son 30 yıldaki yükselişini dünyadaki herkesten daha uzun saatler çalışmaya istekli insanlara borçlu olduğunu savunuyor. Bazıları ise Çin’in genç girişimcilerinin görece rahat ve esnek tavrını, önceki kuşaklara kıyasla daha konforlu koşullarda yetişmiş olmalarına bağlıyor.

Önceki kuşak patronların, ülkenin siyasi ve ekonomik çalkantıları içinde hayatta kalabilmek ve işlerini büyütebilmek için verdikleri mücadeleyi anlatan hikâyeler artık eskisi kadar sık duyulmuyor. Çin’in genç milyarderleri arasında yalnızca Liang ile Chagee’nin kurucusu Zhang yoksul ailelerde büyüdü. miHoYo şirketinin üç kurucusu, Japon çizgi filmlerine duydukları ortak ilgi sayesinde yakınlaştı ve şirketlerini oyunlar ile çizgi romanlara duydukları tutkuyu yansıtan bir girişim olarak kurdu. Yapay zekâ laboratuvarı MiniMax’in kurucusu ise ‘Dota 2’ adlı çok oyunculu oyuna o kadar düşkün ki çalışanları ona oyundaki bir karakterin adı olan ‘IO’ diye hitap ediyor.

Çin’de zengin olmanın siyasi bedeli

Fakat Çin’in genç milyarderleri için her şey yolunda gitmiyor. Çin yönetimi ile ülkenin en zengin insanları arasındaki ilişki son birkaç yılda giderek daha fazla gerildi. Önceki kuşaktan büyük iş insanları, kendilerini ülkeyi ekonomik açıdan büyütme ve yeniden inşa etme projesinin bir parçası olarak görüyorlardı. En parlak döneminde Çin’in gayrisafi yurt içi hasılasının dörtte birine kadarını oluşturan emlak sektörü de özel girişimciler ile yerel yöneticilerin yakın iş birliğinin ürünüydü.

Jack Ma da Çin’in dijital ekonomisinin kurulmasında ve genişlemesinde önemli bir rol oynadı. Fakat merkezî yönetim artık bu alanlardaki birçok tanınmış ismi cezalandırdı veya hareket alanlarını ciddi biçimde daralttı. Gayrimenkul sektörünün yüksek borçlanmaya dayanarak büyüme imkânları büyük ölçüde ortadan kaldırıldı. Jack Ma’nın şirket imparatorluğu, düzenleyici kurumları açık biçimde eleştirmesinin ardından 2020’de devletin başlattığı kapsamlı müdahalenin hedefi olmuştu. Çin lideri Şi Cinping ise ‘ortak refah’ sloganı altında ekonomik eşitsizliği azaltmaya ve büyük servetler üzerindeki denetimi artırmaya çalışıyor.

Şişelenmiş su şirketi Nongfu’nun 71 yaşındaki kurucusu Zhong Shanshan’ın serveti 2021’de yaklaşık 100 milyar dolara ulaşmıştı. O tarihten bu yana, Zhong’un kendisi de dâhil olmak üzere hiç kimse bu seviyeye yeniden yaklaşamadı. Şirketinin hisse fiyatının sert biçimde düşmesiyle Zhong’un serveti yaklaşık 39 milyar dolara geriledi. Jack Ma’nın bugünkü serveti de 2021’de sahip olduğu miktarın yaklaşık beşte birine denk geliyor. Diğer pek çok internet patronu da benzer ölçekte kayıplar yaşadı. Yine de aralarından bazıları gözaltına alınan veya haklarında soruşturma başlatılan emlak patronlarına kıyasla daha iyi durumdalar.

Bu ortam, Çin’in genç milyarderleri arasında derin bir hayal kırıklığı ve belirsizlik duygusu yarattı. Xi’an Jiaotong-Liverpool Üniversitesinden Steven Hai’ye göre birçoğu ülkenin sanayi politikalarına katkı sunmaya ve devletin stratejik hedefleriyle uyumlu projelerde yer almaya istekli, fakat bunu yapabilmeleri için kendilerine pek fırsat tanınmıyor. Küresel hedefleri, onları Çin ile Amerika arasındaki giderek kötüleşen ilişkilerin ekonomik ve siyasi sonuçlarına karşı da savunmasız bırakıyor. Bir başka yapay zekâ şirketi olan Manus’un 33 yaşındaki kurucusu Xiao Hong, Çin yönetimi şirketini Amerikan teknoloji devi Meta’ya satmasını engellemeseydi bu yılın başlarında milyarder olacaktı.

Hurun’dan Rupert Hoogewerf’e göre bu insanlar, Çin’de veya Amerika’da aniden alınacak siyasi kararların şirketlerini ve uzun yıllar içinde kurdukları iş modellerini her an raydan çıkarabileceği endişesiyle yaşıyorlar. Kamuoyunun ilgisinden uzak durarak daha uzun süre ayakta kalabileceklerine inanıyor gibiler. Genç Çinli milyarderlerin çoğu yabancı basın kuruluşlarıyla bugüne kadar hiç konuşmadı. Hiçbiri The Economist’e konuşmayı kabul etmedi. Birçoğu Çin basınından ve kamuoyu önündeki tartışmalardan da özellikle uzak duruyor. Sonuçta ortaya, hem Çin’in şimdiye kadarki en küresel hem de en gizemli patronlar kuşağı çıkıyor.”

Bu yazı ilk kez 6 Ağustos 2026’da yayımlanmıştır.

The Economist internet sitesinde yayımlanan “China’s new generation of tycoons is its most enigmatic yet” başlıklı yazısından öne çıkan bazı bölümler Mert Söyler tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısıyla yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline aşağıdaki linkten erişebilirsiniz: https://www.economist.com/business/2026/07/19/chinas-mysterious-new-billionaires-are-conquering-the-world

Fikir Turu
Fikir Turuhttps://fikirturu.com/
Fikir Turu, yalnızca Türkiye’deki düşünce hayatını değil, dünyanın da ne düşündüğünü, tartıştığını okurlarına aktarmaya çalışıyor. Bu amaçla, İngilizce, Arapça, Rusça, Almanca ve Çince yazılmış önemli makalelerin belli başlı bölümlerini çevirerek, editoryal katkılarla okuruna sunmaya çalışıyor. Her makalenin orijinal metnine ve değerli çevirmen arkadaşlarımızın bilgilerine makalenin alt kısmındaki notlardan ulaşabilirsiniz.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler

Son Eklenenler

Çin’in yeni gizemli milyarderleri: Labubu’dan yapay zekâya

DeepSeek, Pop Mart, miHoYo, Chagee... Çin'in yeni küresel markalarının arkasındaki genç girişimciler kim? Bu kuşak, ülkenin ekonomik ve siyasi geleceğini nasıl şekillendiriyor? Çin'in yeni milyarderleri neden göz önünde olmaktan özellikle kaçınıyor?

Çin’de zenginliğin simgeleri değişiyor. Bir dönem gayrimenkul projeleri, ağır sanayi yatırımları ve devlet yetkilileriyle kurulan yakın ilişkilerle yükselen iş insanlarının yerini; yapay zekâ, video oyunları, tüketici elektroniği, oyuncak ve içecek markaları üzerinden küresel pazarlara açılan genç girişimciler alıyor. Çin’de devletin ekonomi üzerindeki belirleyici rolü ve Amerika ile derinleşen rekabet, milyarlarca dolarlık şirketleri bile ani siyasi kararlar karşısında kırılgan hâle getiriyor. Bu ortamda basından uzak durmak yalnızca kişisel bir tercih değil, serveti ve şirketi korumaya yönelik bir stratejiye dönüşüyor. Çin’in yeni patronları dünyaya her zamankinden daha açıkken kamuoyuna karşı giderek daha kapalı bir profil çiziyor.

The Economist internet sitesinde yayımlanan yazı, Çin’in yeni milyarder kuşağının önceki dönemlerin emlak, sanayi ve internet patronlarından hangi yönleriyle ayrıldığını ele alıyor. Metin; DeepSeek, Pop Mart ve miHoYo gibi şirketlerin genç kurucuları üzerinden servetin yeni kaynaklarını, Çinli markaların hızla küresel pazarlara açılmasını ve çalışma kültürüne yönelik değişen tutumları inceliyor. Aynı zamanda devletin özel sermayeyle gerilen ilişkilerinin ve Çin-Amerika rekabetinin, bu girişimcileri neden daha temkinli ve görünmez olmaya yönelttiğini ortaya koyuyor.

Yazıdan öne çıkan bölümleri aktarıyoruz:

“Geçen yılın başlarında Çinli yapay zekâ şirketi DeepSeek, Batılı rakiplerini paniğe sürüklerken şirketin kurucusu Liang Wenfeng hakkında neredeyse hiçbir şey bilinmiyordu. Liang hâlâ gizemli bir isim. Fakat en azından bir konu artık açıklığa kavuştu. DeepSeek’in değerini 71 milyar dolara çıkaracak yeni yatırım turu tamamlanmak üzereyken Liang’ın kişisel serveti de yaklaşık 38 milyar dolara yükseldi. Böylece Anthropic’in kurucusu Dario Amodei’den ve OpenAI’ın kurucusu Sam Altman’dan çok daha zengin hâle geldi.

Çin’in kameralardan uzak yeni zenginleri

Liang’ı uluslararası konferanslarda konuşma yaparken görmek pek mümkün değil. Çin televizyonlarında bugüne kadar hiçbir canlı yayına çıkmadı. Gösterişsiz, ince yapılı görüntüsünü yansıtan yalnızca birkaç fotoğraf ve video kaydı bulunuyor. Bu yönüyle Çin’in yeni kuşak genç milyarderleri arasında hiç de sıra dışı sayılmaz. Çin Halk Cumhuriyeti, Amerika Birleşik Devletleri dışında dünyanın her yerinden daha fazla genç milyarder çıkarıyor. Dünyanın en zengin insanlarının servetlerini takip eden Hurun isimli internet sitesine göre, bu yıl Çin’de servetini kendi emeğiyle edinmiş, 40 yaşında veya daha genç en az 29 milyarder bulunuyor. Bu yıl içinde 41 yaşına girecek Liang da hesaba katıldığında sayı 30’a ulaşıyor. Bu da geçen yıla göre dokuz kişilik bir artış anlamına geliyor.

Çin’in yeni kuşak patronları, kendilerinden önce gelenlerden çarpıcı biçimde ayrılıyorlar. Gayrimenkul spekülasyonlarının ve devlet yetkilileriyle yapılan içkili akşam yemeklerinin yerini video oyunları ve Japon animeleri üzerine düzenlenen buluşmalar aldı. Aynı zamanda yaratıcı fikirleri alıp daha önce hiçbir Çinli girişimcinin başaramadığı kadar hızlı biçimde küresel şirketlere dönüştürme konusunda da son derece yetenekliler.

Çin’in aşırı zenginlerinin tarihi aslında çok eski değil. 1980’lerde bazı girişimciler, devlete ait varlıkların kontrolünü ele geçirmenin yollarını buldular. Mao döneminde öğretmenlere ve aydınlara korku salan öğrenci gruplarından birinde yer alan Zhang Ruimin, Haier adlı kamuya ait bir buzdolabı işletmesinin başına geçti. Daha sonra bu işletmeyi, bugün dünyanın en büyük ev aletleri üreticisi olan şirkete dönüştürdü. 1990’larda emlak piyasasının açılması ise yeni bir milyarder kuşağının ortaya çıkmasını sağladı. Bu isimler arasında, daha sonra çöken gayrimenkul şirketi Evergrande’ın kurucusu Xu Jiayin de vardı.

Labubu, sütlü çay ve yapay zekâ

2000’li yılların başında, başlangıçta batarya üreten BYD’nin kurucusu Wang Chuanfu gibi sanayiciler, Çin’in Dünya Ticaret Örgütüne katılmasıyla birlikte yeni bir imalat şirketleri dalgasına öncülük ettiler. Ardından 2010’lu yıllarda bireysel kullanıcılara ve tüketime yönelik internetin yükselişi, Çin’in ilk teknoloji patronları kuşağını ortaya çıkardı. E-ticaret devi Alibaba’nın kurucusu Jack Ma ile WeChat’in sahibi Tencent’in kurucusu Pony Ma bu kuşaktaydı. Bugün her ikisi de 40’lı yaşlarının başında olan TikTok’un sahibi ByteDance’in ve online hızlı moda şirketi Shein’in kurucuları ise servetlerini çok daha kısa bir sürede elde ettiler.

Çin’in yeni kuşak patronları farklı bir yol izliyor. Hurun’un listesindeki genç milyarderlerin üçte ikisinden fazlası servetini tüketici ürünleri veya medya sektöründen elde ettiler. Yedi kişi video oyunları geliştirerek, dört kişi ise çay ya da kahve şirketleri kurarak zengin oldu. Liang’dan sonra listenin en varlıklı ismi, sıra dışı görünümlü Labubu oyuncaklarını satan Pop Mart’ın kurucusu Wang Ning.

Yapay zekâ sayesinde büyük bir servete ulaşanların sayısı yalnızca üç. Bunlardan biri, 17 Temmuz’da Amerika’nın en iyi yapay zekâ modelleriyle rekabet edebildiği söylenen yeni bir model yayımlayan Moonshot AI’ın 34 yaşındaki genç kurucusu Yang Zhilin. Son yıllarda sektörün yaşadığı çöküş düşünüldüğünde, listede tek bir emlak patronunun bile bulunmaması ise pek şaşırtıcı değil.

İç pazardaki durgunluk, dışarıdaki büyüme

Çin’in yeni milyarderlerinin kurduğu şirketler, geçmişte ortaya çıkan büyük Çinli şirketlere kıyasla çok daha küresel bir yapıya ve uluslararası büyüme hedeflerine sahip. Eskiden Çinli girişimcilerin yurt dışına nasıl açılacaklarını çözmesi, yabancı pazarlara uygun bir strateji geliştirmesi ve küresel ölçekte tanınan bir marka yaratması on yıl veya daha uzun sürebiliyordu. Fakat durum artık böyle değil. Sütlü çay dükkânları zinciri Chagee’nin 33 yaşındaki kurucusu Zhang Junjie, şirketini 2017’de kurdu ve yalnızca iki yıl sonra ilk yurt dışı şubesini açtı. Şirket bugün New York borsasında işlem görüyor, dokuz ülkede faaliyet gösteriyor.

Yeni kuşak patronların dış pazarlara bu kadar fazla yönelmesi, kısmen Çin’deki tüketici harcamalarının zayıflamasından kaynaklanıyor. 39 yaşındaki Yu Hao tarafından kurulan tüketici elektroniği markası Dreame’in satışlarının yaklaşık yüzde 80’i yurt dışındaki müşterilerden geliyor. Küçük ve su geçirmez kameralar satan Insta360 da dış talebe neredeyse aynı ölçüde bağımlı. Pop Mart, geçen yıl Çin dışındaki pazarlarda 2 milyar doların üzerinde satış yaptı. Bu rakam, şirketin toplam satış gelirinin yaklaşık yüzde 40’ına karşılık geliyor. Chagee’nin Çin’deki satışları sert biçimde gerilerken yurt dışındaki satışları ise istikrarlı bir hızla büyümeye devam ediyor.

Çin’in genç patronları Çin’deki çalışma kültürüne nasıl bakıyor?

Çin’de çalışmaya ve çalışma saatlerine yönelik bakış da yeni kuşağın yükselişiyle birlikte değişiyor. Son on yılda Çin iş dünyası kültürünün en tartışmalı unsurlarından biri, sabah dokuzdan akşam dokuza kadar haftada altı gün çalışmayı ifade eden ‘996’ düzeniydi. Uzun çalışma saatlerini normalleştiren bu anlayışı Alibaba’nın kurucusu Jack Ma açık biçimde savunmuş, diğer büyük Çinli teknoloji şirketleri de benzer uygulamaları benimsemişti. Bir başka e-ticaret platformu olan Pinduoduo’da bazı genç beyaz yakalı çalışanlar, ofisten eve dönerken aşırı çalışmaya bağlı nedenlerle hayatını kaybetmişti.

Çin’in yeni girişimcileri ise daha rahat bir yönetim anlayışını benimsiyorlar. Birçoğu çalışma saatleri konusunda daha esnek davranıyor ve çalışanların ofiste geçirdiği süreden çok ortaya koyduğu işe önem verilmesi gerektiğini savunuyor. Oyun şirketi MiHoYo’nun 39 yaşındaki milyarder kurucu ortağı Liu Wei, çalışanların uzun saatler boyunca yalnızca işyerinde görünür olmasını esas alan anlayıştan uzak durdu. Şirketin ‘mutlu çalışma, istikrarlı büyüme’ adını verdiği ve ruh sağlığına öncelik veren yaklaşımını hayata geçirdi.

Fakat yakın zamanda bir çalışanın aşırı çalışmayla bağlantılı sağlık sorunları nedeniyle hayatını kaybetmesi, uzun yıllar içinde yerleşmiş çalışma kültürünü değiştirmenin ne kadar zor olduğunu da gösteriyor. DeepSeek’in kurucusu Liang’ın da insan beyninin günde yalnızca altı ila sekiz saat boyunca yoğun biçimde odaklanabildiğini ve aşırı çalışmanın hatalara yol açtığını söylediği aktarılıyor.

Kısa süre önce yükselişte olan bir tüketici markasını ziyaret eden ve gördüklerinden hoşlanmayan bir özel sermaye yatırımcısı, Çin ekonomisinin son 30 yıldaki yükselişini dünyadaki herkesten daha uzun saatler çalışmaya istekli insanlara borçlu olduğunu savunuyor. Bazıları ise Çin’in genç girişimcilerinin görece rahat ve esnek tavrını, önceki kuşaklara kıyasla daha konforlu koşullarda yetişmiş olmalarına bağlıyor.

Önceki kuşak patronların, ülkenin siyasi ve ekonomik çalkantıları içinde hayatta kalabilmek ve işlerini büyütebilmek için verdikleri mücadeleyi anlatan hikâyeler artık eskisi kadar sık duyulmuyor. Çin’in genç milyarderleri arasında yalnızca Liang ile Chagee’nin kurucusu Zhang yoksul ailelerde büyüdü. miHoYo şirketinin üç kurucusu, Japon çizgi filmlerine duydukları ortak ilgi sayesinde yakınlaştı ve şirketlerini oyunlar ile çizgi romanlara duydukları tutkuyu yansıtan bir girişim olarak kurdu. Yapay zekâ laboratuvarı MiniMax’in kurucusu ise ‘Dota 2’ adlı çok oyunculu oyuna o kadar düşkün ki çalışanları ona oyundaki bir karakterin adı olan ‘IO’ diye hitap ediyor.

Çin’de zengin olmanın siyasi bedeli

Fakat Çin’in genç milyarderleri için her şey yolunda gitmiyor. Çin yönetimi ile ülkenin en zengin insanları arasındaki ilişki son birkaç yılda giderek daha fazla gerildi. Önceki kuşaktan büyük iş insanları, kendilerini ülkeyi ekonomik açıdan büyütme ve yeniden inşa etme projesinin bir parçası olarak görüyorlardı. En parlak döneminde Çin’in gayrisafi yurt içi hasılasının dörtte birine kadarını oluşturan emlak sektörü de özel girişimciler ile yerel yöneticilerin yakın iş birliğinin ürünüydü.

Jack Ma da Çin’in dijital ekonomisinin kurulmasında ve genişlemesinde önemli bir rol oynadı. Fakat merkezî yönetim artık bu alanlardaki birçok tanınmış ismi cezalandırdı veya hareket alanlarını ciddi biçimde daralttı. Gayrimenkul sektörünün yüksek borçlanmaya dayanarak büyüme imkânları büyük ölçüde ortadan kaldırıldı. Jack Ma’nın şirket imparatorluğu, düzenleyici kurumları açık biçimde eleştirmesinin ardından 2020’de devletin başlattığı kapsamlı müdahalenin hedefi olmuştu. Çin lideri Şi Cinping ise ‘ortak refah’ sloganı altında ekonomik eşitsizliği azaltmaya ve büyük servetler üzerindeki denetimi artırmaya çalışıyor.

Şişelenmiş su şirketi Nongfu’nun 71 yaşındaki kurucusu Zhong Shanshan’ın serveti 2021’de yaklaşık 100 milyar dolara ulaşmıştı. O tarihten bu yana, Zhong’un kendisi de dâhil olmak üzere hiç kimse bu seviyeye yeniden yaklaşamadı. Şirketinin hisse fiyatının sert biçimde düşmesiyle Zhong’un serveti yaklaşık 39 milyar dolara geriledi. Jack Ma’nın bugünkü serveti de 2021’de sahip olduğu miktarın yaklaşık beşte birine denk geliyor. Diğer pek çok internet patronu da benzer ölçekte kayıplar yaşadı. Yine de aralarından bazıları gözaltına alınan veya haklarında soruşturma başlatılan emlak patronlarına kıyasla daha iyi durumdalar.

Bu ortam, Çin’in genç milyarderleri arasında derin bir hayal kırıklığı ve belirsizlik duygusu yarattı. Xi’an Jiaotong-Liverpool Üniversitesinden Steven Hai’ye göre birçoğu ülkenin sanayi politikalarına katkı sunmaya ve devletin stratejik hedefleriyle uyumlu projelerde yer almaya istekli, fakat bunu yapabilmeleri için kendilerine pek fırsat tanınmıyor. Küresel hedefleri, onları Çin ile Amerika arasındaki giderek kötüleşen ilişkilerin ekonomik ve siyasi sonuçlarına karşı da savunmasız bırakıyor. Bir başka yapay zekâ şirketi olan Manus’un 33 yaşındaki kurucusu Xiao Hong, Çin yönetimi şirketini Amerikan teknoloji devi Meta’ya satmasını engellemeseydi bu yılın başlarında milyarder olacaktı.

Hurun’dan Rupert Hoogewerf’e göre bu insanlar, Çin’de veya Amerika’da aniden alınacak siyasi kararların şirketlerini ve uzun yıllar içinde kurdukları iş modellerini her an raydan çıkarabileceği endişesiyle yaşıyorlar. Kamuoyunun ilgisinden uzak durarak daha uzun süre ayakta kalabileceklerine inanıyor gibiler. Genç Çinli milyarderlerin çoğu yabancı basın kuruluşlarıyla bugüne kadar hiç konuşmadı. Hiçbiri The Economist’e konuşmayı kabul etmedi. Birçoğu Çin basınından ve kamuoyu önündeki tartışmalardan da özellikle uzak duruyor. Sonuçta ortaya, hem Çin’in şimdiye kadarki en küresel hem de en gizemli patronlar kuşağı çıkıyor.”

Bu yazı ilk kez 6 Ağustos 2026’da yayımlanmıştır.

The Economist internet sitesinde yayımlanan “China’s new generation of tycoons is its most enigmatic yet” başlıklı yazısından öne çıkan bazı bölümler Mert Söyler tarafından çevrilmiş ve editoryal katkısıyla yayına hazırlanmıştır. Yazının orijinaline aşağıdaki linkten erişebilirsiniz: https://www.economist.com/business/2026/07/19/chinas-mysterious-new-billionaires-are-conquering-the-world

Fikir Turu
Fikir Turuhttps://fikirturu.com/
Fikir Turu, yalnızca Türkiye’deki düşünce hayatını değil, dünyanın da ne düşündüğünü, tartıştığını okurlarına aktarmaya çalışıyor. Bu amaçla, İngilizce, Arapça, Rusça, Almanca ve Çince yazılmış önemli makalelerin belli başlı bölümlerini çevirerek, editoryal katkılarla okuruna sunmaya çalışıyor. Her makalenin orijinal metnine ve değerli çevirmen arkadaşlarımızın bilgilerine makalenin alt kısmındaki notlardan ulaşabilirsiniz.

YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler

Son Eklenenler

0
Would love your thoughts, please comment.x